4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine göre açılan kamulaştırma bedeli tespiti ve tescil davasında istinaf red kararına karşı Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tescili talebine ilişkin açılan davada, ilk derece mahkemesi bazı parseller için davanın kısmen kabulüne, diğerleri için ise kesin hüküm veya pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiş; davacı idare ve davalıların tespit edilen bedelin yüksekliği, taşınmaz vasfı ve değerleme yöntemlerine ilişkin itirazlarıyla yapılan istinaf başvuruları, bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilmiş olup, bu karar taraflarca temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.Bir kısım davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.12.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... ile davalılar ... vd. vekili Avukat ... gelmiş, diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. köyü 27,28,110,120 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. köyü 27... parsel sayılı taşınmazlar için Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 22.04.2021 tarihinde kesinleştiği dikkate alınarak kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine, 1 10... parsel sayılı taşınmazlar için açılan davanın kabulüne, davalılar ..., ..., ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, ürünlerin net gelirinin yüksek hesaplandığını, bu nedenle bedelin hakkaniyete aykırı olarak arttığını, hesaplamanın resmi verilerle örtüşmediğini, ürünlerin verim miktarı ile satış fiyatının yüksek, üretim masrafının düşük alındığını, objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını, kısmi ret kararı usulden kaldırılmayacak ise idareye iade edilecek toplam bedelin 554.298,65 TL olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar arsa vasfında olduğu hâlde, arazi olarak değer biçildiğini, birbirine bitişik iki taşınmazın birine kiraz ve zeytin gelirine göre değer biçilirken diğerine sırf üstünde ekilen bir ürün görmedikleri için buğday dane/saman gelirine göre fiyat biçilmesinin Anayasa Mahkemesinin kararına aykırı olduğunu, .. ilçesinde en çok kiraz yetiştirildiği için kiraz ürününe göre değer biçilmesi gerektiğini, ürünlerin verim miktarının düşük alındığını, bedel düşük belirlenmek suretiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, dava konusu taşınmazlardan 110 parsel sayılı taşınmazın ..-..Yoluna cepheli olduğunu ve tüm belediye hizmetlerinden yararlandığını, 1 10... parsel sayılı taşınmazların bitişik olup en yakın yerleşim alanına 150 metre mesafede olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki 120 parsel ile kısmen kapama zeytinlik, kısmen kapama kiraz bahçesi niteliğindeki 110 parsel sayılı taşınmazların zeminine gelir metoduna göre, üzerinde bulunan yapılara, resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise maktuen değer biçilmesine, 110 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümü için % 20 değer azalışı uygulanmasına ve tespit edilen bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, mirası reddeden muris mirasçılarından ...'in isminin hüküm fıkrasına .. olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu belirtilerek davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Bir kısım davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, Anayasa Mahkemesinin iptal kararın doğrultusunda yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Kısmen sulu kapama zeytinlik, kısmen sulu kapama kiraz bahçesi, kısmen sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir.4. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.