Sigorta şirketinin AVMdeki pis su sızıntısı kaynaklı zararı sigortalıya ödeyerek halefiyetle adi ortaklık aleyhine başlattığı itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının AVMdeki işyerinde ortak atık su hattından kaynaklanan ve onarım çağrılarına rağmen giderilmeyen sızıntı sonucu oluşan maddi zararı ödedikten sonra, zarardan sorumlu tuttuğu AVM yönetimini temsil eden adi ortaklığa karşı itirazın iptali davası açmıştır; davacı, davalının kusurlu eylemini ve halefiyet hakkını ileri sürerken, davalı taraf ise adi ortaklığın tüzel kişiliği olmaması nedeniyle tek başına davalı sıfatına sahip olamayacağını, davanın husumet, yetki ve zamanaşımı gibi usul eksiklikleri nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde 27.02.2023-27.02.2024 tarihlerini kapsar --------- poliçe no’lu Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile ----------Şirketinin sigortalı olduğunu, 23.03.2023 tarihinde,--------- İli, --------- İlçesi, ---------- Mahallesi No: --------- adresinde yer alan, sigortalıya ait ve rizikoya konu gayrimenkul içerisinde, borçlu -------- ait olan ---------- Avm bünyesinde birinci bodrum katında sol arka kısımda tavandan geçen binaya ait ortak atık su hattından akan pis suların zeminde bulunan kaplamalara, duvar kaplamalarına ve top havuzundaki toplara zarar vermesiyle ve pis su teması ile zarar gören ürünlerin çocukların oyun alanı olması ve buna bağlı olarak hijyen kalitesini bozmasıyla kullanılamayacak hale gelmesi sonucu zarar meydana geldiğini, Müvekkili nezdinde sigortalı şirket tarafından bina yönetiminin zarara sebep olan hasarlı borunun onarımı için defalarca ikaz edilmesine karşın davalı, hasarı onarmaması ve bununla birlikte hasarın büyümesine neden olması sebebiyle kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının hasar durumunu bildirmesi üzerine müvekkili şirketin sigortalı konutta ekspertiz çalışması yaptırdığını, Ekspertiz raporuyla hasarın sebebi, miktarı, boyutunun tespit ettirdiğini, Söz konusu hasarın binaya ait ortak atık su hattından pis suların akması sonucu meydana gelmiş olduğunun belirlendiğini, Eksper raporun sonucunda hasarın teminat kapsamında kaldığı tespit edilmiş olup, hasar miktarı da dekorasyon için *158.160,00-TL, eşya için *17.100,40-TL olmak üzere toplam *175.260,00-TL olarak tespit edildiğini, tespit edilen zararın müvekkili tarafından ödendiğini ve TTK m.1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, zararın tahsili amacı ile -------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyası vasıtasıyla icra takibi başlatıldığını itiraz nedeni ile takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk süreci işletildiğini, anlaşmaya varılamadığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; Davanın kabulü ile borca karşı yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, icra takiplerinin kaldığı yerden devamına; davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine ikame olunan davada dosya kapsamında davacının taleplerine ilişkin olarak usul kazanılmış hak doğmaması açısından dava şartı yokluğu, yetki, görev, husumet ve zamanaşımı defi itirazında bulunduklarını ve davanın reddini talep ettiklerini, davanın husumet nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından işbu davanın yöneltildiği ---------- TBK 620. maddesinde düzenlendiği şekliyle bir adi ortaklık olup ekte sunulan ortaklık sözleşmesine göre müvekkil şirketler --------Ş, --------Ş. ile -----Ş adi ortaklığının tüzel kişiliğinin bulunmadığını taraf ehliyetinin olmadığını, bu nedenle tek başına davalı olarak gösterilemeyeceğini, İcra takiplerinde yada davalarda adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığından ortaklığı oluşturan tüm şirketlere birlikte husumet yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafça ---------İcra Dairesinin --------- esas sayılı dosyasından yapılan ilamsız icra takibinde borçlu olarak taraf ehliyeti bulunmayan ---------- gösterildiği, ödeme emrinin adi ortaklığa tebliğ edildiğini, İcra takibine yapılan itirazda borçla birlikte husumete de itiraz edildiğini, adi ortaklığın taraf olarak gösterilmesi suretiyle başlatılan takiplerde ortada usulüne uygun yapılmış bir takibin söz konusu huzurdaki davanın itirazın iptali davası olup yine taraf sıfatı bulunmayan adi ortaklığın davalı olarak gösterildiğini, davanın yasal süresinde açılmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, Müvekkillerine ait -------- ili -------- ilçesi --------- ada,--------- parsel, ---------- Mahallesi. ---------- Caddesi, no:-------- --------- adresinde bulunan -------- isimli AVM nitelikli taşınmazda bulunan ------- kat -------- numaralı iş yeri 04.09.2022 tarihli kira sözleşmesinin davacı yanın sigortalısı dava dışı -------- Şti 'ye kiralandığını, bu işyerinin ------- adı altında bir süre faaliyet gösterdikten sonra anılan şirketten kaynaklı sebeplerle faaliyetinin durduğunu, sonraki süreçte kira sözleşmesine ilişkin kira bedeli, ortak gider vs. yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı müvekkili tarafından ---------- Şti'ye karşı ---------- nezdinde tahliye davası açıldığını, bu dönemde yaklaşık 2 yıl boyunca anılan işyerinin bu şirket tarafından sürekli kapalı olarak bulundurulduğunu, bu süre zarfında müvekkili şirketin anılan işyerine girmesi yada müdahelede bulunmasının mümkün olmadığını, temizlik ve bakımı yapılmadığından AVM içerisinde çirkin bir görüntüye neden olduğunu, bu durumun müvekkillerine ticari olarak olumsuz yansımaları olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebi haksız olduğunu, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.KALDIRMA İLAMI ÖNCESİİNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, -------- İcra Müdürlüğünün---------- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK’nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davası bir süreye tabi olup alacaklı, bu davayı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açabilir. Bu maddede gösterilmiş olan süre, hak düşürücü süre olup açık kanuni düzenlemeye göre, dava açma süresi itirazın tebliği ile başlar. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı TK hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamaz.6100 sayılı HMK'nın 114/d bendinde; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak düzenlenmiştir.Taraf ehliyeti, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır Buna göre; medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek yada tüzel kişi davada taraf ehliyetine sahip kabul edilmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Adi ortaklığa karşı açılacak davaların da davanın bütün ortaklara karşı birlikte açılması (mecburi dava arkadaşlığı) gerekir.Bununla birlikte İİK 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerekir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; icra takibi adi ortaklık aleyhine başlatılmış, ödeme emri adi ortaklığa tebliğ edilmiş, adi ortaklık adına vekaletname ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. İş bu davada da dava dilekçesi adi ortaklığa hitaben düzenlenmiş, adi ortaklık adına vekaletname ve cevap dilekçesi sunulmuştur.Davacı vekili tarafından █████/2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuş ve iradi taraf değişikliği talep edilmiştir. Davacı vekili tarafından ıslahla dava türü alacak davası olarak değiştirilmiş ise de HMK'na göre iradi taraf değişikliği, karşı tarafın rızasıyla veya maddi hatadan veya dürüstlük kuralına aykırı olmaması halinde hakim izniyle yapılabileceği ıslah yoluyla taraf değişikliği yapılamayacağı, dosya kapsamı itibariyle de maddi hataya dayalı bir yanılma olmadığı için bu durumda iş bu dava, adi ortaklığı oluşturan şahıslar aleyhine açılması gerekirken taraf ve dava ehliyeti olmayan adi ortaklık aleyhine açılmış olup, adi ortaklığı oluşturan şahısların da cevap dilekçesi ve vekaletname sunmuş olmasının taraf ve dava ehliyetine ilişkin dava şartı eksikliğini ortadan kaldırmayacağı açıktır. Bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.KALDIRMA İLAMI SONRASIİNCELEME VE GEREKÇE
: Mahkememiz █████/2025 tarihli kararı---------- sayılı kararı ile; yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlığın ortak alandan kaynaklı zarar oluştuğu iddiası nedeniyle Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve Mahkemenin görevli olup olmadığının tartışılması gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. " gerekçeleriyle kaldırılarak yargılamaya mahkememiz ---------- Esas sayılı dosya üzerinden devam olunmuştur. Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir.Öte yandan-------- Esas, ---------- Karar ve █████/2014 tarihli kararında belirtildiği üzere, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 35. maddesi hükmünde, ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için kat maliklerinin yararına gereken tedbirlerin alınması yöneticinin görevleri arasında sayılmıştır.Yine aynı yasanın Ek-1 maddesi uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği kararlaştırılmıştır. Uyuşmazlığın ortak alandan kaynaklı zarar oluştuğu iddiası nedeniyle Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için taşınmazın tapu kayıtları --------- Tapu Müdürlüğünden celp edilmiştir. ---------- Tapu Müdürlüğünün █████/2026 tarihli yazı cevabına göre ilgili taşınmazda █████/2022 tarihinde Kat Mülkiyetine geçildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın Kat Mülkiyet Kanunundan doğduğu ve Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026