Yargıtay, haksız gözaltı, arama ve el koyma nedeniyle açılan koruma tedbirleri tazminat davasında eksik manevi tazminat miktarını ve arama yönünden değerlendirme eksikliğini bozma nedeni saydı.
Özet: Haksız yere gözaltına alınarak terör örgütü üyeliği suçundan beraat eden davacının, uygulanan koruma tedbirleri nedeniyle talep ettiği tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerince hükmedilen 1.500 TL manevi tazminatın, davacının durumu ve olayın özelliklerine göre yetersiz olduğu, ayrıca dava dilekçesinde açıkça belirtilen haksız arama, el koyma ve adli kontrol taleplerinin 5271 sayılı CMKnın 141/1(i) maddesi kapsamında değerlendirilmeden göz ardı edilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, bu hususlarda da tazminat koşullarının tartışılması gerektiği hükmedilmiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, arama, el koyma ve adli kontrol nedeniyle 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 23.09.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe ve hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin "6.000,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "1.500,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine ve davalı vekilinin temyiz istemine yönelik manevi tazminatın fazla olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, dava dilekçesinde belirtilen arama, el koyma ve adli kontrole ilişkin hukuka aykırılıkların tespit edilerek talep edilmesine rağmen belirtilen hususlarla ilgili değerlendirme dahi yapılmadığına davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, reddedilen kısım üzerinden lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 23.09.2008 - 26.09.2008 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm fıkrasındaki manevi tazminat miktarının ''1.500,00 TL'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm ile davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2-5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde; hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde arama nedenliyle de tazminat talebinde bulunduğu ancak mahkemece davacının belirtilen tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan yalnızca gözaltı koruma tedbiri yönünden inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla; bu hususta tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması suretiyle davacı vekilinin taleplerine dayanak tüm bilgi ve belgeler Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak yapılacak değerlendirme neticesinde karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Davacı vekilinin dava dilekçesinde davacı hakkında 9 yıl yurt çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulandığını belirtmesine karşın mahkemece davacının belirtilen tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla; bu hususta tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması suretiyle davacı vekilinin taleplerine dayanak tüm bilgi ve belgeler Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak yapılacak değerlendirme neticesinde karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Gerekçeli karar başlığında "15.06.2020" olan dava tarihinin gösterilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!