Sahte vekaletname ile yapılan satışa rağmen iyiniyetli üçüncü kişinin tapu tescilinin korunması davası onandı.
Özet: Bir mirasçının, annesine ait taşınmazın sahte vekaletnameyle davalıya devredildiği iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında, vekaletnamenin sahte olduğu Adli Tıp Kurumu raporuyla sabit olsa da, taşınmazı yıllar önce iyiniyetle satın alıp üzerine bina yaparak ikamet eden davalının iyiniyetinin aksinin ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine ilişkin yerel mahkeme ve istinaf kararı hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Dava, yolsuz tescil (sahtecilik) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; muris annesi ...'ın (... ) maliki olduğu 8101 parsel sayılı taşınmazın sahte vekaletname ile hukuka aykırı şekilde davalıya satış yoluyla temlik edildiğini, temliki, Tapu Müdürlüğüne devir işlemleri için gittiğinde öğrendiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı; taşınmazı emlakçı aracılığıyla 1993 yılında bedelini ödeyerek satın aldığını, arsa niteliğindeki taşınmazın üzerine yıllar önce bina yaptırıp halen o binada ikamet ettiğini, iyiniyetli 3. kişi konumunda bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının murisi ... adına yapılan satışa dayanak belge niteliğindeki vekaletnamenin sahte olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği ancak son kayıt maliki olan davalının ediniminin iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sahtecilik iddiasının ispatlandığı ancak taşınmazı 3. devralan kişi olan davalı bakımından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinde belirtilen iyiniyet karinesinin aksinin ispatlanması gerektiği, davalının, taşınmazı satın aldığı 31.08.1993 tarihinden itibaren elinde tutup üzerine bodrum+zemin+6 katlı bina yaptığı, davalı ile vekil olarak satışı yapan kişinin eylem ve iş birliği içerisinde olduğunun dosyada mevcut delillerle ispatlanamadığı, bu haliyle verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dava adli yardımlı görüldüğünden, başlangıçta alınmayan aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!