Miras bırakanın okur-yazar olmamasından yararlanma iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, mirasbırakan babaya ait taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında okuryazar olmamasından yararlanılarak kardeşi ve çocukları adına tescil edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi tarafından, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin kadastro tespit tutanaklarının 2003te kesinleşmesine rağmen davanın 2019da açılması nedeniyle geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay ise bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Camii Mahallesi 1 12... , 1 17... , 34, 30, 31, 32... , 1 18... , 40, 41, 42... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının 12.03.2003 tarihinde hükmen kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı; muris babası ...'a ait 1 12... , 1 17... , 34 (geldisi 1 17... ), 1 17... , 31, 32 (geldileri 1 17... ), 1 17... , 1 18... , 1 18... , 41, 42 (geldileri 1 18... ) ve 1 18... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında, okur-yazar olmamasından yararlanılarak kardeşi davalı ... ile çocukları adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının 2003 yılında kesinleştiği, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 07.11.2019 tarihinde açıldığı, bu sebeple davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TLbakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.