Hazine adına tespit edilen taşınmazların, kadastro öncesi nedene dayalı harici senet ve zilyetlikle tapu iptali ve tescili davasında Yargıtay bozması sonrası davanın kabulü.
Özet: Bu dava, davacının kadastro öncesi harici senetle iktisap ettiğini iddia ettiği, başlangıçta hazine adına tespit ve tescil edilen 117 ve 126 parsel sayılı taşınmazların tapu iptali ve adına tescili talebiyle açılmış olup; yerel mahkemece verilen kabul kararlarının, zilyetlik, imar-ihya ve senedin kapsamı yönünden yetersiz araştırma gerekçesiyle Yargıtayca defalarca bozulması üzerine, yeniden yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, 1956 tarihli harita ve 1985 tarihli hava fotoğrafları gibi delillerle taşınmazların tarımsal kullanımda ve davacının zilyetliğinde olduğu sabit görülerek, 117 parselin tamamı ile 126 parselin belirli kısımlarının tapusunun iptali ve davacı adına tesciline karar verilmiş, bu kararın 117 parsel yönünden Daire tarafından onandığı anlaşılmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2025/5 E., ███████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın 14.06.1963 tarihli ve 464 nolu tapu kaydı esas alınarak tarla niteliği ve 19741, 89... yüz ölçümü ile 10.07.2000 tarihinde Hazine adına tespit edildiği ve tespite itiraz edilmekle Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas sayılı kararı ile hükmen ifraz neticesinde 102 67... miktarı ile 25.01.2010 tarihinde davalı Hazine adına tescil edildiği; 1 26... sayılı parsel sayılı taşınmazın ise senetsizden, ham toprak niteliği ve 59946, 39... yüz ölçümü ile 27.07.2000 tarihinde Hazine adına tespit edildiği, tespitin itiraza uğramadan 10.01.2001 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacı; 1 26... ve 1 17... parsel sayılı taşınmazlar ... oğlu ... adına kayıtlı iken 29.10.1994 tarihinde taşınmazları harici senetle satın aldığını, o tarihte ... köyünde öğretmenlik yaptığını, sonra ...'a tayini çıktığından taşınmazların kullanımını kayınpederi ... ...'e bıraktığını, taşınmazları devraldığına ilişkin senetleri dava dilekçesi ekinde sunduğunu, ancak taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında hatalı şekilde davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini belirtip tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Hazine temsilcisi; davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davanın kabulüne, 1 26... nolu parselin fen bilirkişinin 09.06.2012 tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen 13654, 91... 'lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarası verilerek davacı adına tesciline, 1 17... nolu parselin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davacının dayandığı 29.10.1994 tarihli harici satış senedinin çekişmeli taşınmazların hangi bölümüne uyduğunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla belirlenmesi, özellikle 1 26... nolu parselin tespit sırasındaki niteliğine göre dava konusu yapılan yerde davacı ve bayii yararına imar-ihya ve zilyetlik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması gerektiğine değinilerek karar bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece; davanın kabulüne, çekişmeli 1 17... parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 1 26... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; karara karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; 1 26... parsel sayılı taşınmaz yönünde davanın kabulünün doğru olduğu ancak infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, 1 17... parsel sayılı taşınmaz bakımından ise yapılan araştırma ve incelemenin karar vermeye yeterli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş; Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; 1 26... parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın kabulü ile 01.07.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda; (A) ve (C) harfi ile gösterilen kısımların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, (B) ve (D) harfi ile gösterilen kısımların ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş, 1 17... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ise kadastro tutanağının 1963 tarihli Toprak Tevzi Komisyonu tarafından tutulan kayıtlara uygun olarak düzenlendiği, 1963 tarihli ve 464 sıra nolu tapu kaydı ile davacı tarafından ibraz edilen 29.10.1994 tarihli senetlerin bu taşınmazı kapsadığı, 1956 tarihli memleket haritasında taşınmazın tarımsal amaçlı olarak kullanılan arazi şeklinde gösterildiği, 19 85... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın tarım arazisi olarak görüldüğü, komşu parseller olan 16, 17, 20... parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının da yön olarak bu taşınmazı okuduğu, taşınmazın da 68 parsel sayılı taşınmaz gibi dava dışı ... ... tarafından 1980 yılından evvel olacak şekilde, zilyetlikle mülkiyet iktisabını sağlayacak surette kullanıldığı, daha sonra birbiri ile uyumlu mahalli bilirkişi beyanlarından da anlaşıldığı üzere 1994 yılında davacıya devrinin gerçekleştirildiği, bu tarihten itibaren davacı ve davacının akrabaları tarafından ekilip dikilmek suretiyle davacının zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 17... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 21.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; 1 17... parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen karar onanmış; 1 26... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise Mahkemece bozma ilamları öncesinde verilen 20.05.2015 tarihli ve 13.06.2012 tarihli kararlarda fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline tesciline karar verildiği, (C) harfi ile gösterilen kısım yönünden bir hüküm bulunmadığı ve söz konusu kararların sadece davalı Hazine tarafından temyiz edildiği, bu durumda (A) harfi dışında kalan kısımlar yönünden davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşacağı anlaşılmakla Mahkemece yalnızca fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi, (C) harfi ile gösterilen kısmın ise davalı Hazine adına tesciline hükmedilmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1 17... parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 1 26... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ... imzalı 01.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 13.700 m²'lik kısmı yönünden davanın kabulüyle tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tesciline, 1 26... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (B), (C) ve (D) harfleriyle belirtilen taşınmaz bölümlerinin ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmiştir.Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden ve 1 17... parsel sayılı taşınmaz bakımından bozmadan önce verilen kabul kararının Dairemizin 21.03.2024 tarihli kararı ile onanıp kesinleştiğinden, anılan taşınmaz bakımından bozmadan sonra yeniden davanın kabulü yönünde hüküm tesisi doğru değil ise de bu husus bozma nedeni yapılmayıp eleştirilmekle yetinildiğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Tufanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.