Bankanın, vefat eden murisin konut kredisi borcuna hesabından yaptığı usulsüz mahsup ve hukuka aykırı ihtarnamesine karşı mirasçıların açtığı menfi tespit davası.
Özet: Mirasçılar, vefat eden murislerinin konut kredisi borcuna karşılık bankanın hesabından bildirim yapmadan tek taraflı mahsup ettiği meblağın iadesi ile bankanın eksik sigorta ve usulüne uygun olmayan ihtarname ile borcun tamamını muaccel kıldığı iddiasıyla menfi tespit davası açmış; ilk derece mahkemesi, bankanın bildirim yapmaksızın yaptığı mahsubun ve tüketiciyi koruma kanununa aykırı düzenlenen muacceliyet ihtarnamesinin geçersiz olduğuna karar vererek, mirasçıların icra takibindeki borcun bir kısmından sorumlu olmadığına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 12. Tüketici MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkilerinin murisi ....un davalı Bankadan 08.03.2016 tarihinde 798.750,00 TL tutarında konut kredisi kullandığını, murisin 21.04.2016 tarihinde vefat ettiğini, daha başka iki mirasçısı daha olduğunu, davalı bankanın müvekkillere bildirim yapmadan müteveffanın hesabında bulunan 398.600,05 TL'yi kredi borcuna mahsup ettiğini, davalı bankanın ihtarname keşide etmeden, hesabı kat ettiğini bildirmeden, tek taraflı tasarrufu ile mahsup etmesinin kabul edilemeyeceğini, ayrıca davalı bankanın söz konusu kredi için davacıların murisine düşük bedelle, uygun olmayan bir hayat sigortası yaptığını, bundan da davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunu, sigortanın rizikonun gerçekleştiği andaki kredi borcunu karşılamaması nedeniyle, davalı bankanın bakiye kredi borcundan sorumlu olduğunu, davacı bankanın müvekkiller aleyhine ..... İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, usulsüz işlemler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu icra takibinin iptaline, ayrıca davalı banka tarafından el konulan 398.600,05 TL'nin el koyma tarihi olan 16.12.2016 tarihinden itibaren, mevduata işlemiş en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacı ...'un babasını kasten öldürmekten hüküm giymesi halinde mirasçılık sıfatını kaybedeceğini, işbu davada davacılık sıfatının da kalmayacağını, hüküm giymemesi halinde müteveffanın intihar etmiş olduğunun ortaya çıkacağını, bu durumda da sigorta şirketinin ödeme yapmayacağını, müvekkil bankanın kredi sözleşmesinde yer alan takas ve mahsuba ilişkin hükümler gereğince müşterinin vadesiz hesabındaki bakiyesini mevcut borcuna mahsup ettiğini, yasal düzenlemeler gereği konut kredilerinde hayat sigortası zorunluluğu bulunmadığını, müvekkil bankanın müşterisi olan müteveffanın kendi belirlediği 300.000,00 TL sigorta bedeliyle sigorta işleminin yapıldığını, sözleşmede yer alan düzenlemeler çerçevesinde hesapta bulunan bakiyenin kredi borcuna mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar imzalanan Konut Finansmanı Sözleşmesinde yer alan "Bankanın Rehin, Takas, Mahsup ve Hapis Hakkı" hükmü ile yine davalı banka ile müteveffa arasında imzalanan 23.02.2016 tarihli Mevduat Hesabı Sözleşmesi'nin "Sona Erme ve Fesih Şartları" başlıklı 4. maddesi çerçevesinde müteveffanın hesaplarının kapatılması için herhangi bir bildirimin sunulmadığı, buna göre, davacı bankanın müteveffa ....'un vadeli hesabından davaya konu konut kredisine mahsup edemeyeceği, mirasçıların mahsup edilen miktarı taleple bağlı kalınarak talep edebilecekleri, kredi taksitlerinin muaccel olup olmadığının tespiti yönünden yapılan değerlendirmede ise, dava konusu tüketici kredisinin vadeli hesap bakiyesinin borca mahsubu sonrası güncel ödeme planında yer alan taksitlerden 08.07.2016-08.12.2016 tarihleri aralığındaki 6 adet taksitin 02.01.2017 ihtarname tarihi itibarıyla ödenmediği, vadeli hesap bakiyesinin borca mahsup edilmediği durumda da, eski ödeme planına göre 08.07.2016-08.12.2016 tarih aralığındaki 6 adet taksitin 02.01.2017 ihtarname tarihi itibarıyla ödenmediği, 02.01.2017 tarihli ihtarnamede, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a (6502 sayılı Kanun) uygun olarak, vadesi geçmesine rağmen ödenmemiş taksitlerin ödenmesi için 30 günlük süre tanınmadığı, bunun yerine henüz vadesi gelmemiş taksitlerin ana paraları da dahil olmak üzere tüm borcun 1 hafta içerisinde ödenmesini talep edildiği, buna göre, davacı banka tarafından davalıya kullandırılan tüketici kredisi sebebiyle keşide edilen 02.01.2017 tarihli ihtarnamenin tüm alacak bakımından muacceliyet sağlamadığı, bu nedenle davalının muaccel olan taksitler yönünden talepte bulunabileceği bakiye kısımdan mirasçıların borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, menfi tespit talebi yönünden.... terekesinin .... İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyası nedeniyle takip tarihi itibariyle 394.815,12 TL asıl alacak ve 1.484,59 TL BSMV'den borçlu olmadığının tespitine, alacak istemi yönünden ise davanın kabulü ile, 398.600,05 TL'nin 16.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak ....un terekesine ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde tereke temsilcisi ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile ...'ın tereke temsilcisi olarak atandığı ve tereke temsilcisinin huzuru ile davanın görülüp sonuçlandığı dikkate alındığında, her ne kadar atanan tereke temsilcisi asli müdahil olarak gösterilmiş ve davayı takip etmişse de bu hususun sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, davalının sıfat yokluğuna yönelik istinafının yerinde görülmediği, ayrıca dava konusu 52943936 - ... nolu konut kredisinin 08.06.2016 tarihli 3. taksitinin 08.06.2016 tarihinde tam olarak ödenmesinden sonra, henüz 15.07.2016 tarihli 4. taksitin vade tarihi gelmeden önce, başka bir ifadeyle kredinin gecikmiş herhangi bir taksit borcu yok iken, murisin davalı banka nezdindeki ..... nolu vadeli hesabının kapatılarak 407.136,16 TL'nin murisin....- ... nolu vadesiz hesabına 15.06.2016 tarihinde aktarılarak, aynı gün hesaptaki tüm bakiyenin dava konusu konut kredisi borcuna "Ara Ödeme" olarak mahsup edildiği, muris....tarafından imzalanan Konut Finansmanı Sözleşmesinde yer alan "Bankanın Rehin, Takas, Mahsup ve Hapis Hakkı" hükmü ile yine davalı banka ile müteveffa arasında imzalanan 23.02.2016 tarihli Mevduat Hesabı Sözleşmesi'nin "Sona Erme ve Fesih Şartları" başlıklı 4. maddesi çerçevesinde murisin hesaplarının kapatılması için koşul olan bildirim ile ilgili olarak; keşide edilmiş herhangi bir bildirimin bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu miktarın davacıların murisinin borcundan mahsup edilemeyeceği, Mahkemece bu yönde verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan, davacıların murisi....'a, davalı bankaca 08.03.2016 tarihinde.... nolu, 798.750,00 TL tutarında, 120 ay vadeli konut kredisi kullandırıldığı, dava konusu kredinin kullandırıldığı 08.03.2016 tarihinde, davacıların murisi....'a ....kayıt nolu Yıllık Yenilemeli Konut Kredisi ....Sigortasının yapıldığı, söz konusu sigortanın vefat teminatının 300.000,00 TL olduğu ve 08.03.2016 - 07.03.2017 tarih aralığını kapsayacak şekilde 1 yıllığına yapıldığı, prim tutarı olan 436,58 TL'nin müteveffanın vadesiz hesabından peşin olarak tahsil edildiği, davacıların murisi ile davalı banka arasındaki Sabit Faizli Konut Finansmanı Kredisi Sözleşmesinin 14. maddesi uyarınca, sigortanın, kredi konusuyla ve meblağ sigortalarında kalan borç tutarı ve vadesiyle uyumlu olmak kaydıyla müşterinin istediği bir sigorta şirketinden yaptırılabileceğinin düzenlendiği, bu durumda konut kredisinin 798.750,00 TL olan miktarı gözetilerek, bununla uyumlu olarak hayat sigortasının düzenlenmesi gerektiği, hayat sigortasının bu şekilde düzenlenmemesinden davalı bankanın sorumlu olduğu, davacıların murisinin terekesinin .... İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, ancak tereke temsilcisinin bu hususu istinafa getirmediği, davalı yönünden ise aleyhe kaldırma yasağı gözetildiğinde, Mahkemece menfi tespite yönelik olarak verilen hükmün kaldırılması mümkün olmadığından, tereke temsilcisi ile davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davacı ...'in aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, kasten öldürme suçundan hüküm giydiğini, vadeli hesaptan takas mahsubun usule uygun olduğunu, hayat sigortasının müşterinin isteğine göre yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, konut kredisi sebebiyle murisin hesabındaki mevduata el konulması nediyle istirdat, ayrıca konut kredisinin ödenmeyen kısmına ilişkin başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibine vaki menfi tespit istemine ilişkindir.Eldeki davada, davacılar murisinin kullanmış olduğu banka kredisi nedeniyle 08.03.2016 - 07.03.2017 tarihlerini kapsayan hayat sigorta sözleşmesi düzenlendiği, poliçenin düzenlenmesinden sonra 21.04.2016 tarihinde davacıların murisinin vefat ettiği, dava konusu ...- ... nolu konut kredisinin 08.06.2016 tarihli 3. taksitinin 08.06.2016 tarihinde tam olarak ödenmesinden sonra, henüz 15.07.2016 tarihli 4. taksitin vade tarihi gelmeden önce, müteveffanın davalı banka nezdindeki ..... nolu vadeli hesabının kapatılıp 407.136,16 TL'nin müteveffanın.... nolu vadesiz hesabına 15.06.2016 tarihinde aktarılarak, aynı gün hesaptaki tüm bakiyenin (hesaptaki mevcut bakiyeyle birlikte, kulllanılan kredili mevduat hesabı kredisi ve vadeli hesaptan aktarılan tutar) dava konusu konut kredisi borcuna "Ara Ödeme" olarak mahsup edildiği görülmüştür.Ayrıca muacceliyet ve kat ihtarlarının 6502 sayılı Kanun'da öngörülen süre ve usulde yapılmadığı anlaşılmış olup, konut kredisi kullanımında ise, yine aynı Kanun'a göre hayat sigortası yapma zorunluluğu bulunmadığı, eğer sigorta yapılacak ise kredinin süresi ve miktarı ile uyumlu olması gerektiği belirtildiğinden, mütevaffa adına yapılan 300.000,00 TL tutarlı hayat sigortasının, kredinin güvence altına alınmayan bakiye kısmından Bankanın sorumlu olduğu aşikardır.Bu açıklamalar ışığında, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, taraflar arasında imzalanan Konut Finansmanı Sözleşmesinde yer alan "Bankanın Rehin, Takas, Mahsup ve Hapis Hakkı" hükmü ile 23.02.2016 tarihli Mevduat Hesabı Sözleşmesi'nin "Sona Erme ve Fesih Şartları" başlıklı 4. maddesi çerçevesinde müteveffanın hesaplarının kapatılması için koşul olan bildirimin sunulmadığı, Sabit Faizli Konut Finansmanı Kredisi Sözleşmesinin 14. maddesi uyarınca, sigortanın, kredi konusuyla ve meblağ sigortalarında kalan borç tutarı ve vadesiyle uyumlu olmak kaydıyla müşterinin istediği bir sigorta şirketinden yaptırılabileceğinin düzenlendiği, konut kredisinin 798.750,00 TL olan miktarı gözetilerek, bununla uyumlu olarak hayat sigortasının düzenlenmesi gerektiği, hayat sigortasının bu şekilde düzenlenmemesinden davalı bankanın sorumlu olduğu, ancak tereke temsilcisinin bu hususu temyize getirmediğinin anlaşılmasına ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.