5. Ceza Dairesinin tefecilik davalarında istinafın temyiz sayılması, zamanaşımıyla düşme önceliği ve kesinleşen hükümlerin temyiz reddini içeren detaylı içtihat metni.
Özet: Tefecilik suçundan açılan davalarda, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının istinaf incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi bazı sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerini kaldırarak kamu davalarını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür; Yüksek Mahkeme, derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında, zamanaşımı nedeniyle düşme kararının öncelikli olduğunu vurgulayarak usul hukukuna ilişkin önemli prensipleri ortaya koymuş, ayrıca bazı istinaf başvurularının temyiz dilekçesi olarak değerlendirildiği, kimilerinin ise kesin nitelikte olması veya hukuki yarar bulunmaması nedeniyle reddedildiği belirtilmiştir.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMELERİ :1. Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesi

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
SAYILARI
: 1. ████████ Esas, 2022/6 59... . █████████ Esas, █████████ Karar
SUÇ
: Tefecilik
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat ve mahkumiyet hükümleri kaldırılarak kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, istinaf başvurularının esastan reddi
EK KARAR
: Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İncelenmeksizin iade, temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların ve İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Sanıklar ... ve ... hakkında Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ ve Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyalarında kurulan mahkumiyet hükümlerinin sırasıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve █████████ Esas, 2021/3 75... .02.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamları ile bozulmasına karar verildiği bozma üzerine yapılan yargılamada dosyaların aynı sanıklar hakkında açılmış ve daha önce temyiz incelemesinden geçmemiş dava dosyaları ile birleşmesi sonrasında Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf talebinde bulunulması karşısında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından hükümlerin incelenmesi için Yargıtay ilgili ceza dairesine gönderilmesine karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca söz konusu hükümlere karşı sadece temyiz yoluna başvurabileceği bu itibarla adı geçenler müdafiinin ve katılanlar ... ve ... vekilinin sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sundukları istinaf dilekçelerinin 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesi uyarınca temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 253/6. maddesine paralel bir şekilde; "derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında, "Zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi aksi halde yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan açılan kamu davasında 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a) madde-fıkra ve bendi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düşme kararlarının, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin reddine dair ek Kararın ve İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz edilebilir olduğu, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiileri ile katılanlar vekilinin, temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Sanıklar ... ve ... yönünden
A. İlk Derece
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamları üzerine Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 03.07.2024 tarihli ve ███████ 26... /1730 sayılı Kararı ile sanıklar hakkındaki hükümlerin daha sonradan Yargıtay tarafından bozulması nedeniyle dosyanın bu sanıklar yönünden, esas hakkında bir karar verilmeksizin Yargıtay'a gönderilmesine karar verilmiştir.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden
A. İlk Derece
Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince sanıklardan ...'in 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası, ..., ... ve ...'nın ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasına, ..., ..., ... ve ...'ın ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 03.07.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri ile ..., ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verilmek suretiyle hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin 25.07.2024 tarihli temyiz dilekçesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı ek Kararı ile temyiz talebi 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi gereğince hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz talebinin reddine dair ek Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ek Kararın kaldırılarak temyiz başvuru yolunun sanık lehine açılması talebine yöneliktir.
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında beraat hükmü kurulmasına karşın lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılanlar vekilinin Temyiz İstemleri
Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik 18.11.2022 Tarihinde İstinaf Dilekçesi Olarak Sunulan Ancak Temyiz Talebi Olarak Değerlendirilen İstemi
Sanıkların üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
22.08.2024 Tarihli Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında düşme kararı verilmesinin ve mahkumiyetine karar verilen sanıklar yönünden katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine dair ek Karar yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2.Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri ile ..., ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin kararlar yönünden
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair kararlar usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekilinin ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3.Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli, ████████ Esas ve ████████ sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, keza 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında; inceleme konusu ana dosyada iddianame tarihinin 10.02.2014 olduğu ve bu tarihte hukuki kesintinin oluştuğu, birleşen İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden sonra Kasım 2014 olduğunun soruşturma aşamasında alınan mağdur beyanlarından anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında zincirleme tefecilik suçundan iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken hukuki kesinti gerçekleştikten sonra işlenen suçun da teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak kamu davasının düşmesine karar vermek suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik müdafiinin ve sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle ek Kararda hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
3.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen kararda, katılanlar vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
4.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle; sanıklar ... ve ... müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden adı geçen sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1, 4. maddesi gereği Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!