Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak ifası imkansızlaşan taşınmaz paylarının üçüncü kişiye satışı nedeniyle tazminat talebi ve zamanaşımı savunmasının incelenmesi.
Özet: Davacı, 1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak, davalının 2016 yılında üçüncü kişiye satış yaparak ifasını imkansız hale getirdiği taşınmaz hisselerinin bedeli olarak 873.800,00 TLnin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalının zamanaşımı itirazını, ifanın imkansız hale geldiği tarihten önce mülkiyetin davalı adına tescilinin 2013te gerçekleşmesi nedeniyle zamanaşımının bu tarihten önce başlamadığı gerekçesiyle reddederek davayı kabul etmiş, bunun üzerine davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ..... geldi, başka gelen olmadığından hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalının ..... Noterliğinin 26.03.1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile Mandırlar 4 86... parseldeki muris ve murisi evvellerinden gelen hisselerini satma vaadinde bulunarak bedelini aldığını, satış vaadine konu olan 486 parselin Antalya ili .... ilçesi ..... Mah. 14 68... , 14 67... , 15 09... , 14 65... ve 15 01... ve 15 11... parsel olduğunu, davalının bu parsellerdeki hissesini 16.08.2016 tarihinde müşterek mülkiyete çevirerek 02.09.2016 tarihinde üçüncü kişiye 873.800,00 TL karşılığında sattığını, gerçek satışın bu miktarın çok üzerinde olduğunu, taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin belirlenerek belirsiz alacak olarak 873.800,00 TL'nin satış tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davaya dayanak gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin üzerinden 30 yıldan fazla geçtiğini, bu sebeple öncelikle zamanaşımı itirazının bulunduğunu, davacının müvekkilden aldığı yetki ile iştirak halindeki mülkiyeti müşterek mülkiyete çevirmeye yetki ve imkanı bulunmasına rağmen iştiraki çözmek için girişimde bulunmadığını, davacının iyi niyetli olması halinde bu taşınmazı iştirakin feshini sağlayarak adına tescilini yaptırabileceğini, müvekkilinin okuma yazma bilmediğini, satış vadi sözleşmesinde tanık olarak geçen kişileri tanımadığını, böyle bir satıştan haberi olmadığını, sözleşmeye konu taşınmazların davaya konu edilen taşınmazla aynı olup olmadığının bilinmediğini savunarak davanın reddini istemiş, yargılama sırasında davalı ... vefat etmiş olup, mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı ile davalı arasında resmi şekilde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve davalının bu sözleşme tarihinde adına kayıtlı olmayan hisselerinin devri için bir vekalet verilmiş ise de, davalının, incelenen tapu kayıtlarından 30.05.2013 tarihine kadar söz konusu taşınmazları adına kaydetmediği, davacı ile davalı arasındaki sözleşme kapsamındaki zamanaşımı süresinin 2013 tarihine kadar başlamayacağı, davalının söz konusu taşınmazları 02.09.2016 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye resmi satış senediyle sattığından bu tarih itibariyle ifanın imkansız olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 873.800,00 TL'nin 16.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline
karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının istinaf itirazında davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi şeklinde istinaf itirazında bulundukları ancak 03.05.2023 tarihli tahsis dilekçesiyle aynı konu hakkında tavzih talebinde bulundukları, Mahkemece HMK'nın 305/a maddesi gereğince hükmün bu talep doğrultusunda tavzih edildiği, buna göre istinaf talebinde bulunmaları konusunda hukuki yarar kalmadığı, davalılar vekillerinin istinaf itirazları incelendiğinde; söz konusu taşınmazların 2013 yılına kadar iştirak halinde mülkiyetlerinin bulunduğu, bu tarihten sonra peyderpey intikallerin yapıldığı, buna göre taraflar arasındaki sözleşme kapsamında zamanaşımının 2013 tarihine kadar başlamayacağının kabulü gerekeceği, davalı tarafça sunulan ve tapu iptale konu olan taşınmazın parsel numarası ve bu parsel hakkında uygulanan işlemlerin dava konusu parsellerle bir irtibatının olmadığı ve ilgisinin bulunmadığı, aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında ifanın imkansız olduğu tarih itibariyle rayiç bedelin belirlendiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğundan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; aynı sözleşmeye dayanılarak devri yapılmayan parseller yönü ile açılmış olan Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası zaman aşımına uğramış bulunmasından dolayı reddedildiğini, ifa imkansızlığından bahsetmenin mümkün olmadığını, TBK ilgili hükümleri gereği davacı tarafın talep ve dava hakkının sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle 26.03.2007 tarihinde 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, davacının hiçbir zaman zilyet olmadığını, müvekkillerinin murisinin vefatı nedeniyle mirasçılarının davalı haline geldiğini, rayiç değere hükmedilmesinin hakkaniyetli olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinin ifasının imkansız hale gelmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, yapılan satımın geçerli bir satım olması nedeniyle davacının taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği tarihteki rayiç değerini talep edebilecek olmasına, taşınmazın rayiç değerinin denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiğinin anlaşılmasına göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!