İş Mahkemesinin Prime Esas Kazanç Tespiti Davasında Direnme Kararına Yargıtay 10. Hukuk Dairesinden Onama ve Kendi Bozma İlamını Kaldırma Kararı, Karşı Oyda Kapsamlı Resen Araştırma Vurgusu.
Özet: Prime esas kazancın tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin kararının üst mahkemece bozulması sonrası mahkemenin direnmesi üzerine yapılan incelemede, direnme hükmü haklı bulunarak üst mahkemenin önceki bozma kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirilen kararı oy çokluğuyla onanmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.... ile davalı ... adına Av.... ve davalılar ...Ticaret ve ... Şirket, ..., ..., ... tasfiye memurları ..., ... arasındaki dava hakkında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen 01.03.2024 gün ve ████████ E., ████████ K. sayılı hükmün, Dairemizin 03.07.20 24... /4625E., █████████ K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası, Denizli 4. İş Mahkemesinin verdiği 19.12.2024 gün ve ████████ E.-████████ K. sayılı karar ile önceki kararında 6100 sayılı HMK.’nın 373/(5). maddesi uyarınca direndiği anlaşılmış olmakla ve direnme üzerine yapılacak işlemlerin neler olduğu 6100 sayılı HMK.’nın 373. maddesinin (5). fıkrasında; “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (6) fıkrasında da; “(6) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” şeklinde ifade edilmiş olmakla birlikte 5 Temmuz 2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 40. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddedeki; “Bölge adliye mahkemelerinin, 5235 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, Yargıtayın bozma kararlarına karşı verilen direnme kararının temyizi halinde dava dosyası, önce kararı veren daireye gönderilir. Direnme kararları daireler tarafından öncelikle incelenir. Kararı veren daire, direnmeyi yerinde görürse kararı düzeltir; yerinde görmezse talebi on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletir.” şeklindeki düzenleme karşısında, direnme kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;Prime esas kazancın tespiti istemine ilişkin davada, İlk Derece Mahkemesince ilk yargılamada gerekli inceleme ve araştırma yapılıp usul ve yasaya uygun hüküm oluşturulduğu, belirgin bulunmakla, Dairemizin bozma ilamının ortadan kaldırılarak direnme hükmünün onanması gerektiği anlaşılmıştır.KARAR1) Denizli 4. İş Mahkemesince verilen direnme hükmü açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan, Dairemizin 03.07.2024 tarihli █████████E., █████████ K. sayılı bozma ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,2) Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmünün ONANMASINA,3) Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan vekili ... Üyeler; ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,11.02.2026 gününde karar verildi.KARŞI OY GEREKÇESİI. Daha önce Dairemizin ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;1.Sigortalının prime esas kazancının tespitinde, mahkemece resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanmalı, tarafların vazgeçmesi ve kabulü ile bağlı olunmadığı gibi salt tanık beyanları ile de yetinilmemeli, 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri(vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı, bu konuda açılmış işçilik alacakları davası var ve kesinleşmiş ise delil kabul edilmeli, dolayısı ile inandırıcı, ciddi deliller doğrultusunda ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmeli, ücretin işçinin yazılı onayı olmadan düşürüldüğü durumda ise yazılı muvafakati yoksa önceki yüksek ücreti esas alınarak prime esas kazanç saptanmalıdır.2. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2020 tarih ve ███████-376 Esas, ████████ Karar, 09.07.2020 tarih ve : ███████-904 Esas, ████████ Karar ve 16.07.2020 tarih ve ███████-2141 Esas, ████████ Karar sayılı kararları ile kabul edilmiştir.3. Prime esas kazanç tespiti davası kamu düzeninden olduğuna göre kural olarak işçilik alacakları davasında saptanan ücret, prime esas kazanç tespiti davasında kesin delil niteliğinde kabul edilemez. Ancak bu işçi ile işveren arasında kesinleşmiş ve tahsil edildiğinde anılan ücret, fazla mesai, tatil ücret alacakları gibi alacaklarda sigorta primi kesintisi yapılarak kuruma ödeneceğinden, bir anlamda prime esas kazanç dolaylı olarak belirlenmiş olacaktır. Dolayısı ile unsur etkisi yaratarak kuvvetli(ciddi) delil niteliğinde kabul edilmesi kaçınılmazdır. İşçilik alacakları davasında tespit edilen ücretin, prime esas kazanç tutarı olarak kabulü gerekir(Y. HGK. 16.07.2020 tarih ve ███████-2141 Esas, ████████ Karar).Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda:“Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır. Nitekim Yargıtaya göre işçilik alacakları davasında -açılmış ise- kural olarak hizmet tespiti davasının sonucu beklenmelidir. Yine Yargıtay kararlarında her iki davanın birbirlerini etkilemesi mümkün ise de davaların niteliği gereği farklı sonuçlara varılabileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Zira hizmet tespiti davalarında -kamu düzenine ilişkin olduğundan- resen araştırma ilkesinin, işçilik alacaklarıyla ilgili davalarda ise taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle işçilik alacakları davasında verilen karar hizmet tespiti davasında kesin delil değil güçlü delil olarak kabul edilmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki delil değerlendirmesi derece mahkemelerinin takdirinde olup bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu değildir. Bununla birlikte bağlantılı davalarda birbirine aykırı karar verilmesi hâlinde bu aykırılığın -taraflarca ileri sürülmesi durumunda- gerekçesinin açıkça ortaya konması anayasal bir yükümlülüktür ve bu husus Anayasa Mahkemesinin inceleme alanı kapsamındadır”gerekçesi ile hizmet tespit davasında işçilik alacaklarına ilişkin ücret tespitinin delil olarak dikkate alınmamasını, gerekçe yapılmamasını hak ihlali olarak kabul etmiştir(B. No: ██████████, 20.10.2021).4. Belirtmek gerekir ki sigortalı aynı zamanda bireysel iş hukuku kapsamında işveren aleyhine işçilik alacakları davası açmış ve bu davada işçilik alacaklarına esas hizmet süresi veya prime esas kazanç ücreti belirlenmiş ise bu tespit davasında unsur etkisi yaratacak şekilde bir kuvvetli delil niteliğinde kabul edilecektir.II. Dairemizin █████████ E, ██████████ Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;5. 5510 sayılı kanunun 80/1.d maddesindeki son aya mal etme uygulaması, yanlış bir yorumla yapılmaktadır. Zira maddeye göre “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir”. Görüldüğü gibi son aya mal edilecek ödeme, ücret dışındaki ödemelerdir. Oysa burada karar altına alınan ücret olduğuna göre son aya değil, tüm hizmet süresine mal edilmesi ve ödenip ödenmemesine bakılmaması gerekecektir.6. Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin bir numaralı alt bendi gereğince prime esas kazançların hesabında, “hak edilen ücretlerin brüt toplamı” esas alınmaktadır. Aynı maddenin (d) bendi, “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur”, düzenlemesi gereğince ücretler, hak edilen ay esas alınmak sureti ile prime tabi tutulur. Ücretlerin, hak edildiği ayın prime esas kazancına dâhil edilmesi için hak edilmesi yeterli olup, ödenip ödenmediğine bakılmaz (.... Yargı Kararları ile Sigortalılara Yapılan Ödemelerin Prime Tabi Tutulması. (...). Cilt 6. Sayı: 2 2023. s: 553-580, .... Sosyal Sigortalar Uygulaması. .... İstanbul. 2017. s.464; ..., .... Sosyal Güvenlik hukuku. 3. Baskı. .... 2022. s.109; .... 5510 Sayılı Kanuna Göre Sigor-ta Primine Esas Kazançların Hesaplanması. .... Sayı. 93. 2009. s.316; .../..., Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri. 20. Baskı. .... İstanbul. 2019. s.176; .../.../..., Sosyal Güvenlik Hukuku. 18. Baskı. .... İstanbul 2020. s.236; .... Sosyal Güvenlik Hukukunun Esasları. 2. Baskı. .... 2009, s.135; ..., Y. Sosyal Güvenlik Hukuku. 11. Baskı. .... 2020. s.166.).6. Çoğunluk görüşü ile somut uyuşmazlıkta, "yazılı delil aranması, kesinleşen işçilik alacaklarının ücrete ilişkin kararının kuvvetli delil kabul edilmemesi ve davacının kesinleşmiş ve dönemlerine göre de işçilik alacakları tespitine esas olmuş belirlenen ücreti işçilik alacaklarında ödeme olgusuna bağlı olarak son aya tavanı geçmemek sureti ile mal edilmesi" gerekçesi ile verilen yerel mahkeme kararının bozulmasın üzerine, yerel mahkemece işçilik alacaklarına ilişkin kararın kıdem tazminatına yönelik olduğu, ücret alacaklarına ilişkin olmadığı, ödeme olgusunun aranmayacağı gerekçesi direnme kararı çoğunluk görüşü ile onanmasına karar verilmiştir.7. Belirtmek gerekir ki işçilik alacaklarında kıdem tazminatına esas ücret belirlenmiş olup, kıdem tazminatına esas ücret belirlenmiş olduğuna ve ücretler hak edildikleri aya mal edileceğine göre yerel mahkemenin direnme kararı ve davanın reddi kararı açıkça yasaya aykırıdır. Çoğunluğun yazılı delil araması, kesinleşmiş işçilik alacaklarındaki ücrete ilişkin tespiti kuvvetli delil kabul etmemesi ve ayrıca işçilik alacaklarında belirlenen ücreti ise ödenmesi halinde son aya mal etme kararı yasanın açık düzenlemesine aykırı olup, temel sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmaktadır. Kararın onanması görüşünde olduğumdan onama gerekçesine katılınmamıştır.