İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ayıplı dijital baskı makinelerinin iadesi ve satış bedelinin tahsili talepli ticari istirdat davasında, gizli ayıp ve servis kayıtlarının sunulmamasının değerlendirildiği kararı.
Özet: Dijital baskı makineleri satın alan davacının, makinelerin kurulum sonrası sürekli arıza vermesi ve teknik raporla gizli ayıplı olduğunun tespiti üzerine, sözleşmeden dönme hakkını kullanarak ödediği bedelin iadesini ve bakiye borçtan muafiyetini talep ettiği ticari istirdat davasında, davalı satıcının mahkemece talep edilen servis kayıtlarını sunmaması nedeniyle ayıp ihbarının süresinde yapıldığına dair davacı iddiaları kabul edilerek, ilk derece mahkemesi tarafından ayıplı makinelerin davalıya iadesi karşılığında davacının talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
:█████/2024
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan),
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2 adet digital baskı makinesi alım satımı konusunda anlaşma sağlandığını, makinelerin müvekkili şirkete █████/2017 tarihinde teslim edildiğini, makinelerin değerinin 427.679 TL olup kurulumunun davalı şirket tarafından yapıldığını, makinelerin 315.157,14 TL bedelinin ödendiğini, bakiye meblağın ise 112.522,06 TL olduğunu, makinelerin kurulumundan sonra çalışmadığını, bu hususun davalı şirkete bildirildiğini, makinelerin ya çalışmadığını ya da arıza verdiğini, makinelerin yerli üretim olmadığını, ...’de üretildiğini yine gelen mühendislerden öğrendiğini, makinelerin yedek parçasının olmadığını, yerli üretim diye satışının yapıldığını, arıza kayıtlarının ayıp ihbarı olduğunu, son görüşmelerde makinaların iade alınacağının bildirildiğini, makineler iade edilmeden kayyım atandığını, makinaların ayıplı olduğunu, müvekkilinin seçim hakkını “satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” yönünde kullandığını, davalının satış bedelini faiziyle birlikte ödemekle yükümlü olduğunu, belirterek sözleşmeden haklı olarak dönüldüğünden bakiye bedel olan 112.522,06 TL bedel yönünden borçlu olmadığının tespitine, ayıplı malların iadesi ile ödenen 315.157,14 TL’nin en yüksek faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Kayyım olarak atanan ... vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde; davacı tarafın kayyım atanmasını fırsat bilerek işbu davayı açtığını, dava konusu makinelerin davacıya █████/2017 tarihinde tam ve çalışır olarak teslim edildiğini, makinelerin çalıştırılırken Orijinal boyası ile çalıştırılmasının gerektiğini, kendi Orijinal boyası dışında çalıştırılmasının garantisine zarar verdiğini, makinelerin iadesi konusunda anlaşma sağlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirkete █████/2018 tarihinde mahkeme kararı ile el konulmuş olup 9 ay boyunca kullanılmış makinelerin baştan beri ayıplı olduğu iddiası ile hiçbir hukuki başvuru yapılmamış olmasının, ancak şirkete el konduktan sonra dava açılmasının da davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve kötüniyetli olduğunu gösterdiğini belirterek davanın red -dini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalıya cevap dilekçesi ibrazı için süre verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, ara karardan rücu edilmesinin gerektiğini, makinelerin ayıplı olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2024 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında; "... Davacı vekili tarafından dava konusu makinelerin çalışmaması ve arızalanması üzerine davalı şirket yetkililerinin teknik servis elemanının geldiği, ancak servis kayıtları ve tutanaklarından kendilerine verilmediği beyan edilmiş ve servis kayıtlarının celbi talep edilmiştir. Davalı tanığı ....... de davacının beyanını doğrulamış ve makinelerde arıza olduğunda teknik servisin yönlendir -ildiğini beyan etmiştir. Servis kayıtları da ayıp ihbarının yapıldığı hususunda geçerli bir delildir. Alınan kök ve ek teknik bilirkişi raporunda ayıbın kullanmakla ortaya çıkacak gizli ayıp olduğu tespit edilmiş, davacı tarafça makine çalıştırılamadığında ve arıza çıktığında karşı tarafa bildirildiği ve teknik servisin müdahale ettiği iddia edilmiştir. Bilirkişi tarafından kullanmakla ortaya çıkan gizli ayıp olduğu tespit edildiğinden artık TTK 23. maddesi değil, TTK'nın 223/2 maddesi somut olayda uygulama alanı bulacak ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususu servis kayıtları incelendikten sonra bu madde hükmü kapsamında değerlendirilecektir. Mahkememizce ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığını tespit amacıyla dava konusu makineye davalı tarafın dan yapılan kurulum, onarım, bakım ve tüm işlemlere ilişkin servis kayıtlarının davalı şirketten HMK'nun 220. maddesi şerhi ile birlikte celbi için kesin süre verilmiş olmasına rağmen davalı tarafça servis kayıtları mahkememize ibraz edilmemiştir. Usulüne uygun olarak HMK'nun 220.maddesinde verilen süre içerisinde servis kayıtları ibraz edilmediğinden davacı tarafın beyanına itibar edilerek ayıp ihbarının süresinde yapıldığı ve davanın sübut bulduğu anlaşılmak la açılan davanın kabulü ile ayıplı olduğu tespit edilen 2 adet baskı makinesinin davacı tarafından davalıya teslimine, davacının 112.522,06 TL borçlu olma -dığının tespitine, satış bedeli olarak ödenen 315.157,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, satış bedeline makinelerin iade tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,
''AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
-Ayıplı olduğu tespit edilen 2 adet baskı makinesinin davacı tarafından davalıya teslimine,
-Davacının 112.522,06 TL borçlu olmadığının tespitine,
-Satış bedeli olarak ödenen 315.157,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, satış bedeline makinelerin iade tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararına göre davacıya teslim edilen makinelerde gizli ayıp olduğundan TTK 23/c maddesi değil TBK 223/2 maddesi uygulama alanı bulacağınının belirtildiğini, her iki tarafın da tacir olduğunu, “basiretli tacir olma” yükümlülüğü bulunduğunu, TTK 23/c. madddesi gereği ayıp açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya inceletmek ve bunun sonucunda satıcıya ihbar etmekle yükümlü olduğunu, baskı makinesi gibi teknik bir donanıma sahip makineyi satın alan bir alıcının basiretli tacir olarak gereki incelemeyi veya inceletmeyi yapmış olma sı gerektiğini, makinenin çalışıp çalışmadığı gizli bir ayıp olsa dahi bugünün teknolojik gelişmesinde sekiz gün içinde anlaşılacağını, TBK 223/2 maddesi ise olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıpların bulunması hâlinde, uzun süre kullanım sonrası ortaya çıkan ayıplar için uygulanacak bir kanun maddesi olduğunu, davada uygulanması gereken kanun maddesi TTK 23/c maddesi olması gerektiğini ve davacı, alıcının en geç sekiz gün içinde ihbarda bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerktiğini, mahkemenin bozmadan önceki kararı bu anlamda hukuka uygun bir karar verdiğini gerek TTK 23/c maddesindeki hüküm uygulansın ister TBK 223/2 maddesindeki hüküm uygulansın her iki kanun maddesi incelendiğinde alıcının ayıp ihbar ında bulunması gerektiğinden yani ispat külfetinin alıcıda olduğundan bahsettiğini, Kanun maddelerinin aksine Mahkeme ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığını tespit amacıyla dava konusu makineye onarım, bakım ve tüm işlemlere ilişkin servis kayıtlarının ibrazı için davalı müvekkil şirkete satıcıya kesin süre verildiğini, davacı şirket ile müvekkil şirket söz konusu baskı makinalarının satışı sonrasında davacıya "servis hizmeti verileceği, parça ve malzeme tedari ki sağlanacağı" konusunda taraflar arasında yapılmış yazılı hiçbir taahhüt, sözleşme bulunmadığını, dolayısıyla makine ile ilgili müvekkil şirketin elinde bakım onarım ve servis kayıtları olmadığını, ispat külfetinin davacıda olmasına rağmen mahkeme davalı müvekkil şirketten olmayan bir evrağın ibrazını talep ettiğini , Mahkeme usulüne uygun olarak HMK'nun 220.maddesinde verilen süre içerisinde servis kayıtları ibraz edilmediğinden davacı tarafın beyanına itibar edilerek ayıp ihbarının süresinde yapıldığı ve davanın sübut bulduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar verdiğini, Mahkemenin sayılan ilgili kanun maddeler ince ayıp ihbarının alıcı davacı tarafından ispat etmesi gerekirken ispat külfetinin yer değiştirilerek satıcıya davalıya yükletilmesi sebebiyle müvekkile olmayan servis kayıtlarının ibraz edilemediği gerekçesiyle sadece davacı tarafın beyanına itibar ederek davanın kabulüne karar vermesi açıkça kanun ve hukuka aykırlık teşkil ettiğini, Yargıtay HGK 2012/-██████ ve ████████ K sayılı kararında gizli ayıp, ayıp ihbarı, ispat külfeti ana başlıklarından oluşan emsal karar niteliğinde olduğunu, ispat yükünün yani ayıp ihbarının ispatının davacıda olduğuna karar verdiğini, ekte sunduğu faturalara göre davacı makineleri aldığı tarihten, davalı şirkete el koyulduğu tarihe kadar her ay sürekli makineleri için boya satın aldığını, davacının sürekli olarak boya alması makinelerde ayıp olmadığını, ayıp olmuş olsa da ihbarda bulunmadığını kanıtladığını, ekte sunduğu faturalardan da anlaşılacağı gibi davacı firma makinelerin alım tarihinden 30.12.2017 sonra düzenli olarak her ay müvekkil şirkete el konulana kadar 20.09.2018 sürekli olarak boya satın aldığını, müvekkil şirkette bu boya alımı ile ilgili davacı şirkete fatura kestiğini, davacının müvekkil şirketten boya almaya devam etmesinin iki anlama geldiğini, birincisi makinelerin ayıp olmadığını, makineler için boya almaya devam edildiğini, ikincisi eğer makinelerde ayıp tespit edilmiş ise makinenin kullanılmamalı ve satıcı bu ayıp satıcıya süresinde ihbar edilmesi gerektiğini, davacının satıcı müvekkil şirkete herhangi bir ayıp ihbarı olmadığı gibi, her ay mütemadiyen makinesinde kullanmak üzere boya aldığını, yani makineyi kullanmaya devam ettiğini, Mahkemenin kararında ismi geçen davacının arıza sebebiyle servis talebinde bulunduğuna dair iddiasını doğrulayan tanık ... ise müvekkil şirkette depo ve sevkiyat sorumlusu olarak çalışan bir personel olduğunu, bu şahsın teknik servis hakkında herhangi bir bilgisi ve görgüsü olmadığını, görev tanımı olarak depocu ve sevkiyatçı olan birisinin başka bir mekanda çalışan yani aynı ortamda olmadığı aşikar olan bir kişinin davcının teknik servis talebini görnüş veya duymuş olacağı hem fiziken mümkün olmadığı gibi hem de mantıken mümkün olmadığını, bu sebeple makineler hakkında herhangi bir teknik bilgisi olmayan ve depocu ve sevkiyatçı olduğun dan davacının servis talep ettiğini duymuş veya görmüş olması mümkün olmayan tanık beyanın esas alınarak makinelerin ayıp ihbarının yapıldığna dair hüküm kurulması hukuka ve hakkaniyete aykrırlık teşkil ettiğini, davacı dilekçesinde Makinelerin 30.12.2017 tarihinde teslim edildiği ve kurulumu yapıldığını ve dilekçesinin ikinci sayfasında makinelerin kurulum yapıldıktan sonra çalışmadığını beyan ve ikrar ettiğini, davacı dilekçesinin devamında servis için talepte bulunulduğunu ve servisten .....li'nin yönlendirmesi ile iki kişinin geldiğinini beyan ettiğini, ayıp ihbarı sayılan bu servis kaydının ne zaman yapıldığına dair bir belge veya bilgi sunmadığını, dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı ispatlanamadığını, davacının bu beyanında göre teslim tarihinden itibaren makinelerin ayıplı olduğu ve çalışmadığı beyan edilmiş olmasına rağmen ekte sunduğu faturalara göre çalışmayan bu makinelere boya alımı devam ettiğini, makineler çalışmamakta ise boya alımının niye yapıldığını, bununla birlikte davacının tanığı ... ise Tanık beyanında; "Ben 12 sene davacı şirkette teknik serviste çalıştım. 1,5 sene önce davacı iş yerinden ayrıldım. Dava konusu 2 adet makina benim çalıştığım dönemde kurulumu yapıldı. Kurulumdan birkaç ay sonra sıkıntı başladı." beyanında bulunduğunu, davacının beyanı ile tanığı ...'in beyanlarının doğru olduğunu kabul edip ,bu iki beyanı birleştirildiğinde makineler teslim edildikten ve kurulumu yapıldıktan sonra test edildiğini ve makinelerin çalışmadığının anlaşılmış olmasına rağmen kurulumdan bir kaç ay sonra servis ayıp talebinde bulunulduğunu, TBK 223/2 göre gizli ayıbın tespiti halinde hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğini, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayıldığını, maddede geçen "hemen" kavramından anlaşılması gereken zaman kavramının Yargıtayın kararına göre noter vs yapılacak ihbarlarda mesai saatlerinin dışında ise ilk mesai saatinde ve elektronik bildirimler için internetin vs bulunmaması durumlarında ilk internetin bulunması anında, şahısla yapılacak bildirimlerde şahsın gönderilme süresi için gerekli bulunan adrese kara yolu ile bile gidilse bile iki günü aşmayacağı, telefonla ihbarın yapılması düşüldüğünde telefonun çekmediği anlardan hemen sonrası, iadeli mektup ile ayıp ihbarının yapılmasının düşülmesi halinde postada geçen sürenin iki haftayı geçemediği düşünüldüğünden ihbarın en hızlı ve en ivedi yöntem kullanarak yapılması gerektiğini, ekli iki Yargıtay kararında TBK 223 /2 göre gizli ayıp ihbarının hemen yapılması gerektiği ve ispat yükünün davacıda olduğuna dair emsal kararlar olduğunu, (Yargıtay 19.HD █████████ ve █████████ K sayılı kararı ve Yargıtay 11.HD █████████ E ve █████████ K sayılı kararı) ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki makine alım satımına ilişkin ticari satım sözleşmesi kapsamında teslim edilen makinelerin ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden dönülerek makine karşılığında ödenen bedelin iadesi ve ödenmeyen bedel yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece █████/2021 tarih, █████████ Esas - ████████ Karar sayılı ilamı ile davacının usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı, muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2023 tarih, ████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamı ile "Davacı vekili tarafından dava konusu makinelerin çalışmaması ve arızalanması üzerine davalı şirket yetkililerinin teknik servis elamanının geldiği, ancak servis kayıtları ve tutanaklarından kendilerine verilmediği beyan edilmiş ve servis kayıtlarının celbi talep edilmiştir. Davalı tanığı ...'de davacının beyanını doğrulamış ve makinelerde arıza olduğunda teknik servisin yönlendirildiğini beyan etmiştir. Servis kayıtları da ayıp ihbarının yapıldığı hususunda geçerli bir delildir. Ancak Mahkemece servis kayıtlarının celbi için davalı şirkete müzekkere yazılmamış, davalı vekiline bu hususta süre verilmiş, davalı vekili tarafından beyanda bulunulmamıştır. Mahkemece davacının TTK'nın 23. maddesi uyarınca muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediği kabul edilmiştir. Ancak alınan kök ve ek teknik bilirkişi raporunda ayıbın kullan makla ortaya çıkacak gizli ayıp olduğu tespit edilmiş, davacı tarafça makine çalıştırılamadığında ve arıza çıktığında karşı tarafa bildirildiği ve teknik servisin müdahale ettiği iddia edilmiştir. Bilirkişi tarafından kullanmakla ortaya çıkan gizli ayıp olduğu tespit edildiğinden artık TTK 23. maddesi değil, TTK'nın 223/2 maddesi somut olayda uygulama alanı bulacak ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususu servis kayıtları incelendikten sonra bu madde hükmü kapsamında yapılacaktır. Mahkemece yapılacak iş, dava konusu makineye davalı tarafından yapılan kurulum, onarım, bakım ve tüm işlemlere ilişkin servis kayıtlarının davalı şirketten HMK'nın 220 maddesi şerhi ile birlikte celbi ile ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığını tespit etmek, servis kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ek rapor almak ve ayrıca davacı vekilinin tüm aşamalarda davalının ağır kusurlu olduğunu iddia etmesi karşısında servis kayıtları incelenmek ve TBK'nın 225 maddesinin değerlendirilmek suretiyle sonuca gitmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 220. Maddesinin birinci fıkrasına göre; ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise; mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Hükmün üçüncü fıkrasına göre; belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, verilen kesin süre içerisinde belgeyi ibraz etmez, delilleriyle birlikte ibraz etmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret sunmaz veya belgenin elinde bulunduğunu inkar etmesine rağmen teklif edilen yemini kabul etmez ise, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Bu durumda mahkemece, dava konusu makinelere yapılan kurulum, onarım, bakım ve tüm işlemlere ilişkin servis kayıtları ve belgelerin elinde olduğunu inkar eden davalı temsilcisine, belgenin elinde olmadığına dair yemin teklif edilmesi, yemini eda edip etmemelerine göre HMK'nın 220/3 fıkrası çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması ve davalı temsilcisine HMK 220/3 maddesi şerhi ve ihtarını kanun maddesinde belirtildiği şekilde taşıyan usulüne uygun tebligat çıkarılmaması isabetli olmamıştır. Yine Dairemiz kaldırma kararında TBK'nın 225 maddesinin değerlendirilerek davalının ağır kusurlu olup olmadığı ve buna göre ayıp ihbar sürelerine uyulmadığına ilişkin def'in ileri sürülüp sürülemeyeceğine ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği açıkça belirtilmesine rağmen bu hususta bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle olumlu/olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmaması da isabetli olmamış ve Dairemiz kaldırma kararında belirtilen eksiklikler giderilmemiş olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri haklı görülmüştür.
Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../███████ tarih ve 2023/.. Esas- 2024/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!