Danıştay, konkordato sürecindeki şirketin kat karşılığı inşaat teslimlerinde düşük fatura düzenlemesi nedeniyle kesilen vergi ziyaı ve usulsüzlük cezasının kaldırılması kararını onadı.
Özet: Bir inşaat şirketinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında daireleri maliyetinin altında sattığı iddiasıyla resen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile özel usulsüzlük cezalarına karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesi, şirketin konkordato sürecinde olması ve vergi matrahını aşındırmak amacıyla düşük bedelle satış yapıldığına dair somut tespit bulunmaması nedeniyle kurumlar vergisi ile Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasını kaldırırken, aynı maddenin 6. bendi uyarınca kesilen cezayı hukuka uygun bularak kısmen reddetmiş; bu karar, istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında teslim ettiği daireler karşılığında düşük tutarlı fatura düzenlemek suretiyle kurum kazancını eksik beyan ettiği yolunda saptamaları içeren vergi tekniği raporuna istinaden tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılak adına 2018 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. ve 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Vergi tekniği raporunda, uyuşmazlığa konu taşınmazların maliyet tutarının altında satıldığı hususunda ihtilaf bulunmamakla birlikte davacı ve ilişkili kişilerin banka hesaplarında, tapu kayıtlarında ve alıcılar nezdinde gerçekleştirilen incelemelerde, taşınmazların faturalarda beyan edilen tutardan farklı bir tutarda satıldığına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı, ticari faaliyetin zarar edecek şekilde sürdürülmesi ticari hayatın olağan akışına aykırı olmakla birlikte, olay döneminde davacı şirketin konkordato sürecinde olduğundan ticari faaliyetinin sekteye uğradığı da dikkate alındığında, davacının inşaa ettiği taşınmazları vergi matrahını aşındırmak amacıyla düşük bedelle sattığına ilişkin herhangi bir somut tespit bulunmadığından yapılan tarhiyatta ve 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, aynı maddenin 6. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka aykırlık görülmediği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, aynı maddenin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Dava konusu dönemde nakit sıkıntısı nedeniyle İller Bankası Anonim Şirketi ile nakit akışını düzenlemek ve projenin devamlılığını sağlamak amacıyla maliyet bedelinin altında satış protokolü imzalandığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!