Tır şoförünün iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada, kusur tespiti, takoğraf kayıtları ve bilirkişi raporlarının temyizen incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, 2017 yılında bir tır şoförünün geçirdiği iş kazası sonucu talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasını ele almaktadır; ilk derece mahkemesi ve istinaf, davacının kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu ve aracın tekerlek patlamasından ziyade şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana geldiği sonucuna vararak davanın reddine karar vermiştir. İstinaf aşamasında takoğraf kayıtları ve çeşitli bilirkişi raporları üzerinde yoğunlaşılmış, ancak son değerlendirmelerde davacının tek kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili ise temyiz dilekçesinde, kusur raporlarının eksik olduğunu, tanık beyanlarının ve aracın teknik eksikliklerinin göz ardı edildiğini, dinlenme sürelerine uyulmadan çalıştırıldığını ve salt takoğraf kayıtlarına dayanılmaması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çorum 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14.08.2017 tarihinde davalı iş yerinde tır şoförü olarak çalışırken iş kazası geçirdiğini, normal şartlar altında deneyimli bir sürücü olan müvekkilinin boş bir yolda bu kazayı yapmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, kazanın meydana gelmesine aracın tekerinin patlamasının sebebiyet verdiğini belirterek; iş kazası sonucu işgücü kaybı nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu kazanın tamamen davacının kusurlu eylemi nedeniyle, davacının kendisine teslim edilen araç ile seyir halinde iken aşırı hızla araç kullanması sebebiyle meydana geldiğini, müvekkilinin araçlarının düzenli olarak bakımlara tabi tutulduğunu ve gerekli olan tüm işlemlerin yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu iş kazasının 14.08.2017 tarihinde saat 03:30 sıralarında davacı sürücü ...'ın sevk ve
idaresindeki çekici ile seyir halinde iken kaza mahalli olan virajlı yol bölümüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip sağ taraftan bariyerlere çarpıp yol dışı kalması şeklinde meydana geldiği, davaya konu iş kazası nedeniyle davalının kusurlu olmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına alınan 06.06.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda iş güvenliği mevzuatı ve tanık beyanları da dikkate alınarak davacının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu yönündeki tespiti sonrası takoğraf kayıtları incelemesi sonrası takoğraf kaydında tespit edilen tüm saat diliminde davacının çalıştığının kabulü ile düzenlenen 17.02.20 22... .11.2022 tarihli bilirkişi raporlarında davacının %60 davalı işverenin %40 kusurlu olduğu yönünde tespit yapılmış ise de işbu raporların düzenlenme tarihi sonrası davalının davacının vardiyalı çalıştığı ve araçtaki takoğrafa göre sürenin tamamında davacının çalışmadığı yönündeki itirazı üzerine takoğraf kayıtları üzerinde yeniden yapılan incelemede takoğraf cihazına ehliyet takılmadığını ve kaza günü tespit edilen sürenin tamamında aracı davacının sürdüğünün bilgisine erişilmediğinin tespiti üzerine mahkemece dosya kapsamına alınan 06.06.2021 tarihli kusur raporuna ve yine denetime elverişli olarak düzenlenmiş olan Kurumca davalılara karşı yöneltilen İstanbul 20. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası kapsamında alınan 15.02.2023 tarihli kusur raporuna itibar edilerek davacının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunda iş kazası olayını yalnızca trafik kazası gibi değerlendirildiği, tanık beyanları ve diğer hususların göz ardı edildiği, araçta bulunan eksiklikler gibi hususların değerlendirmeye alınmadığı, mahkemece salt takograf kayıtları baz alınarak davalının kusurlu olmadığı kanaatine varıldığı, bahsedilen çalışma sürelerinde davacının çalıştığının aşikar olduğu, tanık beyanları ile bu hususun desteklendiği, ayrıca yine takograf kayıtlarına ilişkin çözümlemeden sonra dosyanın kusur raporuna gönderilmediğini, kanunda geçen dinlenme sürelerine riayet edilmeden çalıştırıldığını, manevi tazminat talebinin reddinin ise usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!