İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, bir doğal bileşiğin kısaltması olan ... markasının tanımlayıcılığı, tescil hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarını kapsayan detaylı bir fikri mülkiyet uyuşmazlığı davası.
Özet: Bu hukuki dava, "..." ibaresi taşıyan markaların hükümsüzlüğü üzerine odaklanmaktadır; asıl davacı, söz konusu ibarenin doğal bir maddeye atıfta bulunan tanımlayıcı, jenerik ve herkesçe kullanılan bir kısaltma olduğunu, dolayısıyla kimsenin tekeline bırakılamayacağını iddia ederek karşı tarafın markalarının hükümsüzlüğünü ve kullanılmama nedeniyle iptalini talep ederken, davalı-karşı davacı ise bu ibarenin kendi şirketi tarafından keşfedilen benzersiz bir ürüne verilmiş, ayırt ediciliği yüksek bir marka adı olduğunu savunarak asıl davanın reddini, davacı-karşı davalının kendi marka haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davacının markasının hükümsüzlüğünü istemektedir.

T.C.
İSTANBUL2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA - KARŞI DAVA
: Asıl Dava Marka Hükümsüzlüğü, Karşı Dava Marka Hakkına Tecavüz, Haksız Rekabet, Marka HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ - KARŞI D. TARİHİ
:█████/2023 - █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı karşı davalı vekili, davalı-karşı davacı adına tescilli olan “...” ibareli markaların davanın ikame edildiği tarih itibari ile tanımlayıcı ve sektördeki herkes tarafından kullanılan ibareler olduğunu; tanımlayıcılığın tanımlayıcı sözcük grupları için söz konusu olabileceği gibi, bu gibi tanımlayıcı sözcük gruplarının baş harflerinden oluşan kısaltmalarıyla beraber kullanıldığı markalar bakımından da söz konusu olabileceğini; Bir “...” ibaresinin huzurda bulunan davanın ikame edildiği tarih itibari ile tıpkı C Vitamini, D Vitamini, Collagen vs. gibi kimsenin tekeline bırakılamayacak olan bir ibare olduğunu; Dava konusu “...” ibaresinin “...”in kısaltması olduğunu; Bu ibarenin bazı basidiomycetes türlerinden ekstrakte edilen doğal bir madde olduğunu; ... mantar sınıfından fermantasyon ve benzeri işlemler ile elde edildiğini; “...”nin ... mantarından fermantasyon yolu ile tanımlanmış bir yöntem ile elde edilen alfa-glukan, beta-glukan ve polisakkaritlerden oluşan doğal bir bileşik olduğundan, Türkiye dahil dünyanın her yerinde farklı kişi ya da firmalar tarafından “...”nin üretilmekte olduğunu; Dünya üzerinde herkes tarafından kullanılabilecek, harcıalem halde bulunan ... ibaresinin, asli unsur olarak davalı yan adına tescilli olmasının, ilgili ibarenin bu özelliğini ortadan kaldıramayacağını; Bir işaretin tanımlayıcı olup olmadığı dava tarihi itibari ile incelenmeli ve hükme bağlanması gerektiğini; davalı-karşı davacı adına tescilli olan “...” ibaresinin ilgili sektörde tanımlayıcı bir ibareolduğunu; Davalı adına tescilli olan ...,...ve ... tescil no.lu markaların ... sınıfta tescilli oldukları emtialar yönünden SMK m. 51/c-d uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini; davalı karşı davacının kullanmadığı ...ve ... tescil no.lu markaların kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini; haksız karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı karşı davacı .... LTD. vekili, bitkilerin doğuştan gelen gücünü maksimuma çekebilecek yenilikçi bir malzeme geliştirmeye yönelik güçlü bir hırsla motive olan bir tarımsal biyostimülan müvekkili ...'ın, 1981 yılında doğduğunu, yüksek verimli, hastalığa dirençli bitki ve mahsullerin üretilmesine yardımcı olmak için tasarlandığını, dava konusu “...” markası ile üretim ve satışı yapılan müvekkil ürünlerinin dünyada ilk defa müvekkili firma tarafından keşfedilmiş ürünler olduğunu; “...” ibaresinin müvekkilinin Türkiye’deki tek yetkili satıcısı olduğu ... firması tarafından geliştirilmiş olan takviye gıda ürünün markası olduğunu; “...”nin doğada kendiliğinde var olan herhangi bir maddenin yahut mantarın ismi değil, ürünün mucidi ... tarafından takviye gıda ürününe verilmiş olan marka adı olduğunu, nitekim buluşun belli bir coğrafyada yetişen özel bir mantarın belirli işlemlerden geçirilmek suretiyle açığa çıkarılan maddelerin bileşiminden oluştuğunu dolayısıyla buluşa “...” anlamındaki ibarenin kısaltması olarak baş harflerinden oluşan markanın ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunu; “...” markasını içeren ürünlerin ana maddesinin ilk defa müvekkili tarafından keşfedilmiş olduğunu, bunun üzerinde ... bileşik unsurunu içeren müvekkil ürünlerinin ilk 20 yıl boyunca yalnızca müvekkil firma tarafından üretilmiş ve satılmış olduğunu, müvekkilinin “...” markasını ciddi bir şekilde distrübitörleri aracılığıyla tüm dünyada kullanmakta olduğunu, asıl davadaki hükümsüzlük ve iptal taleplerinin reddinin gerektiğini, Davalı karşı dava dilekçesinde, davacı karşı davalının müvekkilinin markasının esas unsurunu marka olarak tescil ettirmiş olduğunu, davacı-karşı davalının müvekkiline ait markayı kötüniyetli bir şekilde kendisine aitmiş gibi kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, eylemlerinin haksız rekabete sebebiyet verdiğini, ayrıca davacı karşı davalıya ait ...tescil no.lu markanın SMK m. 6/4 ve 6/9 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen ... 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili şirketin 1979 yılında Türkiye’nin küçük bir ilçesi olan ...’de ....olarak faaliyetlerine başladığını, müvekkil şirketin 1999 Yılından itibaren ise ...olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü; müvekkili şirketin 2003 yılında faaliyetlerini, Türkiye’nin başkenti olan ...’ya taşıdığını ve ...’na dönüştüğünü; 2011 senesinde ...olarak faaliyetlerine devam ettiğini, 2018 yılında genel merkezini ...'a taşıdığını, daha çok uluslararası platformda çalışmalarına ağırlık veren müvekkil firmanın Türkiye de dahil olmak üzere 30’u aşkın ülke ile ticaret hacmini daha da büyüttüğünü, müvekkil ...olarak çalışmalarını 2018 yılında ... devi ... firması ile işbirliği yaparak daha da geliştirmiş olduğunu, müvekkilin, ... menşeili ... firmasının Türkiye’deki tek distribütörü ve tek yetkili satıcısı olduğunu, “...”nin doğada kendiliğinden var olan bir etken madde olmadığı, tamamen marka sahibi ...Ltd. tarafından bulunmuş tescilli üretim süreci ile elde edilen, ... mantarının özel miselleme yöntemi ile kültürlenmesi sonucu ortaya çıkan ve standartlaştırılmış bir besin takviyesi markası olduğunu; dünya çapında üretilen diğer ürünlerin içeriğinde ... markalı takviye gıda ürünündeki “...” maddesinin kullanılması halinde dahi “...” ibaresinin markasal olarak kullanılamayacağını; “...” ibaresi şeklindeki markanın tüm hakları ... firmasına ve Türkiye’de bu firmanın verdiği yetki ile müvekkiline ait olduğundan, bu şekilde bir ibarenin kullanılması...firmasının ve müvekkilinin haklarını ihlale, Türkiye’de tek yetkili satıcı olan müvekkili ile haksız rekabet ve tecavüze neden olacağını, müvekkilin markasal kullanım haklarına sahip olduğu"..." ibareli ve esas unsurlu markaların birebir aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı surette kullanıldığını, ... tescil no.lu markanın SMK m. 6/4 ve 6/9 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesini talep etmiştir.Birleşen ... 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalılar ... vekili, ilaç markalarında da genellikle ilacın etken maddesinden hareketle marka oluşturulduğu için, bu şekilde oluşturulan ilaç markaları zayıf markalar olduğunu, markaların zayıflığının, markanın tescilli olduğu veya tescil başvurusu yapılan işaretle yakınlığından kaynaklandığından, mal ve/veya hizmet bakımından farklılaştıkça markanın zayıflık özelliğinin azaldığını, dava konusu “...” ibaresi tıpkı C Vitamini, D Vitamini, Collagen vs. gibi kimsenin inhisarına bırakılamayacak olan bir ibare olmak ile birlikte, ilgili etken maddenin (tıpkı Müvekkilin yaptığı gibi) başına sonuna ayırt edici kelime unsurları, şekil unsurları eklenmek sureti ile yapılan kullanımların (sektörde çok sayıda firmanın yaptığı gibi) yasal düzenlemelere uygun olacağı, kimsenin marka hakkını ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceğini, dünya üzerinde herkes tarafından kullanılabilecek, harcıalem halde bulunan ... ibaresinin, asli unsur olarak davacı yanı yetkilendirdiği iddia edilen dava dışı bir firma adına tescil edilmiş olması, ilgili ibarenin bu özelliğini ortadan kaldıramayacağını, ...’nin 1989 yılında ... çalışmaları sonucunda patentinin alındığı ve 2009 yılında patent süresinin dolmasıyla dünya çapında birçok üretici tarafından üretilip ... ibaresini içermek suretiyle satışasunulduğu bilgisine ulaşılırken, davacı yanın arz edilen hususlar yokmuş gibi ikame etmiş olduğu davasının hukuken kabul edilebilirlikten uzak olduğu noktasında herhangi bir duraksama bulunmadığını, bununla birlikte, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından “Takviye Edici Gıdalar Kısıtlı Maddeler Listesi” başlığıyla yayınlanan 22.09.2021 tarihli belge incelendiğinde dahi “... (...)”nin “...” başlığı altında yer aldığı görülmekteyken, davacı yan tarafından ... ibaresinin arz edilen çerçevedeki durumuna rağmen ikame etmiş olduğu davasının ve buna bağlı taleplerinin tümden reddinin gerekeceğini, ... tarafından davacı yana marka hükümsüzlük davası açabilmesi bakımından herhangi bir yetki verilmediğinden davacının aktif dava ehliyeti olmadığını, hükümsüzlük koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.Mahkememizin █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...tıbbi farmakolojik açıdan değerlendirildiğinde davaya konu muhtahsar ilacın isimlendirilmesinde jenerik isminin tüm dünyada kabul gördüğü, üretici firmanın ticari isim olarak jenerik ismi kullandığı, ilaçların jenerik isimlerinin ve baş harflerinin marka olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, jenerik ismin açık şekilde de yazıldığı her isimlendirmenin kullanılabileceği ve mustahzar ilacın bu şekilde piyasalanabileceği, ...tescil no.lu “...” markası .... sınıflarda, ... tescil no.lu “...” markası ... sınıfta ve ....tescil no.lu “...” markası ... sınıflarda davalı-karşı davacı adına tescil edilmiş olduğu, Tıbbi farmakoloji yönünden yapılan incelemede “...”un kısaltması olan “...” ibaresinin jenerik bir ad olduğu tespit edilmiş olmakla davalı-karşı davacı adına tescilli olan ..., ... ve ... tescil no.lu markaların 05. sınıfta tescilli oldukları emtialar yönünden SMK m. 5/1/c uyarınca hükümsüzlük koşulları olduğu kabul edilebileceği, ...” ibaresi ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığından SMK m. 5/1/d uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, Esas davada kullanılmadığı iddia edilen ...ve ... tescil no.lu markaların sürekli kullanıma ilişkin yapılan incelemede; 2019 yılından 2022 yılına kadar faturalar incelenmiş olup, ... markasının düzenli olarak davalı tarafından satışının yapıldığı görülmüştür. İthalat faturaları incelendiğinde davalının Japonya menşeli “amınoup” firmasından 2022 yılına kadar düzenli olarak ... markalı ürünleri ithal ettiği görülmüştür.Firmaya ait broşür, katalog, tanıtım filmi vb. reklam çalışmalarında ... markasının kullanıldığı görülmüştür. ... markasının davalı tarafından ciddi ve sürekli olarak kullanıldığı, Bir sektörde tanımlayıcı olan ibarenin sektörde faaliyet gösteren kişilerce kullanılması marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilmediğinden karşı dava ve birleşen davada marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "... mantarından elde edilen, Tarım ve Orman Bakanlığı Kısıtlı Maddeler Listesi’nde yer alan 3g/gün limit ile yasal olarak kullanılabilen bir takviye edici gıda etken maddesidir, davanın tarafları arasında anlaşmazlık konusunu oluşturan, söz konusu etken maddenin kullanılması değil “...” ifadesinin kullanımı olup, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca üretilmesi, ithalatı ve ihracatına izin verilen takviye edici gıdalar arasında ... ifadesinin kullanılmasına izin verilen ... Şirketi’ne ait ... tarih ve ... Takviye Edici Gıda Onay Numaralı ...Takviye Edici Gıda ve yine ... Şirketi’ne ait ... tarih ve ... Takviye Edici Gıda Onay Numaralı ... Takviye Edici Gıda dışında ürün bulunmadığı, dava konusunu oluşturan “...” ifadesinin kullanımı, ... kullanılamayacağı şeklinde yorumlanamayacağı keza bu haliyle yasal olarak satılan 13 farklı takviye edici gıdanın bulunduğu,..., özellikle bağışıklık sistemini modüle edici, dolaylı anti-tümöral, antioksidan ve hepatoprotektif etkileriyle bilinen mantar kökenli bir takviye maddesi olduğu, Japonya'da klinik destek ürün olarak kullanımının yaygın olduğu; ancak Türkiye ve Avrupa’da daha çok gıda takviyesi statüsünde olduğu, dava konusu ürünlerin hepsinin gıda takviyesi olarak T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından satışına onay verilmekte ve denetlenmekte olduğu, Türkiye'de ... içeren çeşitli gıda takviyelerinin bulunduğu, bu ürünler genellikle bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla kullanıldığı, Türkiye'de satılan bazı ... içeren gıda takviyelerinin: ... kapsül formu, ..., ... kap., ...olduğu, Asıl Davada SMK 5/1-C Kapsamında Hükümsüzlük Değerlendirmesi Sonucunda: Dava konusu ürünler üzerinde kullanılan ibarenin ...olmadığı, ürünler üzerindeki markasal kullanım ... olduğu, ... ibaresinin direkt ürünün içeriğini çağrıştırmadığı, ürünün içeriğine ait bileşenlerin baş harflerine atıfta bulunmasından kaynaklı kısmen de olsa ayırt edicilik vasfına haiz olduğu, yine dosyaya sunulu mahkeme kararları ve uluslararası tescil ofis kararları da göz önüne alındığında, SMK 5/1-C kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı heyetimizde hakim olup, nihai ve hukuki takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğuna, Asıl Davada SMK 9/1 Kapsamında Marka İptal Değerlendirmesi Sonucunda: Davalı tarafın web sitesi, faturaları, tanıtım araçlarındaki kullanımlarının incelenmiş olduğu, dava konusu ... markasının tescil edildiği emtiada, özellikle Nice ... Sınıf “takviye edici besin, gıda” kapsamında fasılasız olarak kullanıldığı, bu kullanımın ciddi bir maka kullanımı sayılabileceği, işbu sebeple asıl davada SMK 9/1 kapsamında“kullanmama sebebi ile marka iptali” koşullarının ... kod numaralı ... unsurlu, ... kod numaralı ... unsurlu markaların tescilli oldukları tüm emtialar bakımından olumlu karşılanmadığının takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğuna, Birleşen Davada SMK 29 Kapsamında Marka Hakkına Tecavüz Değerlendirmesi Sonucunda:Davacının ... markasının ürünün içeriğini çağrıştırmamakta olduğu, ürünün içeriğine ait bileşenlerin baş harflerine atıfta bulunmasından kaynaklı kısmen de olsa ayırt edicilik vasfına haiz olduğu ve zayıf marka olarak değerlendirilebileceği, taraflar arasında sadece .. ibaresinin ortak olduğu, birleşen davada davalı marka kullanımlarında ... ibaresinin markaların sonunda tali unsur olarak kullanıldığı işbu sebeple markalar arasında ortalama tüketici algısında karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceği hususunun takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğuna, Birleşen Davada SMK 6/1 Kapsamında Hükümsüzlük Değerlendirmesi Sonucunda: Birleşen davada, davacının ... markasının ürünün içeriğini çağrıştırmamakta olduğu, ürünün içeriğine ait bileşenlerin baş harflerine atıfta bulunduğu, kısmen de olsa ayırt edicilik vasfına haiz olduğu ve zayıf marka olarak değerlendirilebileceği, taraflar arasında sadece ... ibaresinin ortak olduğu, birleşen davada davalı marka kullanımlarında ... ibaresinin markaların sonunda tali unsur olarak kullanıldığı işbu sebeple markalar arasında ortalama tüketici algısında karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceğinden SMK 6/1 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı hususunun takdirinin Yüce Mahkemeye ait oduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.Birleşen ... 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda;"...davacı tarafından tespiti için dosyaya sunulan ve bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 23.10.2020 tarihinde kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “...” adına kayıt edildiği, tespite konu ilgili “...” internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde şirket ünvanının “... Şirketi” olarak, adresinin “...”, olarak, iletişim numarasının “...” olarak sitenin “İletişim” sayfasında açıkça belirtildiği ve web sitesi içerisinde tespite konu “...” ibareli ürünler bulunduğu,tespite konu bahsi geçen “...” isimli sosyal medya hesabına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde ”...” sayfasıyla ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun anlaşıldığı ve bahse konu sosyal medya içeriklerinde tespite konu “...” ibarelerinin ve görsellerinin kullanıldığı, davacı tarafından tespiti için bahsi geçen ilgili “...” internet sitesinde bulunan “...” isimli mağazanın, “....com” internet sitesinde bulunan “...” isimli mağazanın, “...” internet sitesinde bulunan “...” isimli mağazanın, “...” internet sitesinde bulunan “...” isimli mağazanın, “...” internet sitesinde bulunan “...” isimli mağazanın, “...” internet sitesinde bulunan sayfa linkinin, güncel olarak yayında olduğu ve “...” ibareli ürünlerin aktif olarak satışlarının yapıldığı, bahsi geçen bütün satış sitelerindeki satıcının aynı kişi/kişiler olduğu kanaatine varıldığı, satıcı üye mağaza detaylarına bakıldığında Şirket Ünvanının “...ŞİRKETİ” olduğu, Vergi Kimlik Numarasının “...” olduğu, Satıcı Şehir’in “...” olduğu detaylarına ulaşıldığı, “...” adresinde 08.03.2022 tarihinde yapılan incelemede, işyerinde ... vergi numaralı “... Şirketi”nin faaliyet gösterdiği ve ... markalı herhangi bir ürün ya da kullanımın bulunmadığı, ...” adresinde 08.03.2022 tarihinde yapılan incelemede, işyerinde... vergi numaralı “...Şirketi”nin faaliyet gösterdiği ve ... markalı herhangi bir ürün ya da kullanımın bulunmadığı, davalının internet üzerindeki kullanımları ve sunulan ürün örnekleri incelendiğinde, davaya dayanak alınan markalar ile davalı kullanımlarının yüksek derecede benzer olduğu, davalı kullanımlarının ...Ltd markalarının tescilli olduğu ... sınıftaki “Tıbbi amaçlı olmayan tamamlayıcı gıda maddeleri” kapsamında bulunduğu, ilgili tüketicinin söz konusu ürünlerin ve hizmetlerin aynı şirketten ya da ekonomik olarak birbirlerine bağlı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketicinin dikkat düzeyinin günlük mallara oranla daha yüksek olmasının dahi varılan bu sonucu değiştirmeyeceği, davaya dayanak alınan tescilli markalar, davacı ve davalıların faaliyet alanları ve fiili kullanımları dikkate alındığında, davalıların ... ibareli kullanımlarının davacı aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.Birleşen ... 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında alınan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;"...iltibasa yol açan unsurun “...” olduğu, “...” veya “...” olarak ifade edilen etken madde isminin iltibasa yol açmayacağı görüş ve kanaatine ulaşılmış olup, kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerden dönülmesini gerektiren bir durum saptanmadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.İNCELEME VE DEĞERLENDİRMEDava, asıl davada marka hükümsüzlüğü/markanın kullanmama nedeni ile iptali talebi ile karşı davada marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile marka hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir.Birleşen dava da yine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları ile kötü niyetli olduğu belirtilen tescil nedeni ile marka hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir.Davacı karşı davalı adına ... tarih ve...no ile kayıtlı ... ibareli markanın ... sınıfta tescilli olduğu, davalı karşı davacı adına █████/2007 başvuru tarihli,...tescil no.lu “...” markasının... sınıflarda, 08.07.2015 başvuru tarihli, ... tescil no.lu “...” markasının .... sınıfta, █████/2018 başvuru tarihli, ... tescil no.lu “...” markasının ...sınıflarda, █████/2019 başvuru tarihli,...tescil no.lu, “...” markasının ... sınıflarda,... başvuru tarihli,... tescil no.lu, “...” markasının ... sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmaktadır.Mahkememizin asıl dosyasında davacı .. A.Ş, davalı ...'ye ait ;-... kod numaralı ... unsurlu markanın tescilli olduğu Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in .... Sınıfında bulunan tüm emtiaların;-... kod numaralı ... unsurlu markanın tescilli olduğu Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in .... Sınıfında bulunan tüm emtiaların;-... kod numaralı ... unsurlu markanın tescilli olduğu Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in .... Sınıfında bulunan tüm emtiaların;SMK 5/1-c ve d hükümleri kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesini;-... kod numaralı ... unsurlu, ...kod numaralı ... unsurlu markaların ise tescilli oldukları tüm emtialar bakımından kullanılmamaları nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin asıl dosyasında açılan karşı davada ise, karşı davacı ...Ltd, karşı davalı .... A.Ş'nin eylemlerinin ; asıl davada hükümsüzlüğü ve iptali talep olunan -karşı dava davacısına ait- marka tescillerine ve yine kendisine ait ... ibareli sair marka tescillerine tecavüz teşkil ettiğini ve aynı zamanda eylemlerin haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürmüş, bununla birlikte 16.03.2021 tarih ve ... no ile tescilli -karşı dava davalısı ... A.Ş'ye ait- “...” esas unsurlu ve ... ibareli markanın, 6769 sayılı SMK’nın .... maddeleri doğrultusunda kötüniyet nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz dosyası ile birleştirilen ... 4. FSHHM'nin ... esas sayılı dosyasında ise, davacı ... A.Ş vekili, -asıl dava davacısı- davalı ...A.Ş ile birlikte, davalılar ...A.Ş ve ....Ltd.'nin eylemlerinin, müvekkilinin markasal kullanım hakkının bulunduğu ... ibareli marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve eylemlerin haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürmüş, yine davalı ...A.Ş'ye ait- ... no ile tescilli “...” esas unsurlu ve ...ibareli markanın, 6769 sayılı SMK’nın... maddeleri doğrultusunda kötüniyet nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin asıl dosyasında hükümsüzlük talebi yönünden yapılan değerlendirmede;Davacı taraf davalı tarafa ait ;-... kod numaralı .. unsurlu markanın tescilli olduğu Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ... Sınıfında bulunan tüm emtiaların;-... kod numaralı ... unsurlu markanın tescilli olduğu Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in .... Sınıfında bulunan tüm emtiaların;-... kod numaralı ... unsurlu markanın tescilli olduğu Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ... Sınıfında bulunan tüm emtiaların;SMK 5/1-c ve d hükümleri kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 25 “Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi” Madde(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilebileceğine hükmedilmiştir.Bu çerçevede;6769 S.M.K.(Sınai Mülkiyet Kanunu) Md.5/c “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar” tescil edilemez şeklindedir.Kanunun 5/1/d maddesine göre ise “Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler”in hükümsüzlüğü talep edilebilir. Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların tescilinin reddi öngörülmüştür.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle tespit olunduğu üzere, asıl dosya davalısına ait ve asli ibaresi ... olan markaların birçok ülkede tescil edildiği görülmektedir.İçerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu yukarıda özetlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit olunduğu üzere ,“...”nin (...) ...'da geliştirilmiş, ... mantarı (...) başta olmak üzere bazı Basidiomycetes türü mantarların miysel hücre duvarı özütlerinden elde edilen takviye edici ürün olduğu, ... yani Türkçesi ... olan kelimenin baş harflerinden oluşturulmuş ... ibaresinin ilgili olduğu sektörde ve ticaret alanında cins, çeşit, vasıf ve tanımlayıcılık bildirir herhangi bir kullanımının bulunmadığı,ibarenin ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare de olmadığı, bununla birlikte ... ibaresinin ürünün içeriğine ait bileşenlerin baş harflerine atıfta bulunmasından kaynaklı, ayırt edici gücünün yüksek olduğundan da bahsedilemeyeği,her ne kadar █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda “...”un kısaltması olan “....” ibaresinin jenerik bir ad olduğu tespit edilmiş ise de, ürünler üzerinde kullanılan ibarenin ... olmadığı, ürünler üzerindeki markasal kullanım ... şeklinde olduğu, ... ibaresinin direkt olarak ürünün içeriğini çağrıştırdığından bahsedilemeyeceği, ibarenin ürünün içeriğine ait bileşenlerin baş harflerine atıfta bulunmasından kaynaklı kısmen de olsa ayırt edicilik vasfına haiz olduğu ve yukarıda da açıklandığı üzere bir çok tescilinin bulunduğu, yine bu konuda dosya kapsamında mevcut uluslararası tescil ofis kararları da göz önüne alındığında █████/2024 tarihli rapora itibar edilemeyeceği ve SMK 5/1-c-d kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.Mahkememiz asıl dosyasında marka iptali talebi yönünden yapılan değerlendirmede ;Davacı taraf davalı tarafa ait ... kod numaralı ... unsurlu ve ... kod numaralı ... unsurlu markaların tescilli oldukları tüm emtialar bakımından kullanılmamaları nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununda tescilli markanın kullanılması zorunluluğu getirilmiştir. SMK m. 9 anlamında markanın kullanılmasından söz edilebilmesi için markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılması gerekir. Markanın kullanılmaması bir iptal sebebidir. Kullanmama nedeniyle markanın iptali SMK m. 26/1’de düzenlenmiştir. Buna göre, markanın beş yıl içinde Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmaması ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmesi bir iptal sebebidir. Beş yıllık süre tescil tarihinden itibaren başlar. Marka hakkında iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse, iptal talep tarihinden önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanımlar dikkate alınmaz.Markanın kullanmama nedeniyle iptali talep edildiğinde, ciddi biçimde kullanımın var olup olmadığı konusundaki ispatın kim tarafından yapılacağı SMK’da düzenlenmemiştir. Ancak, SMK m. 25/7 markanın hükümsüzlüğü davasında markanın kullanılmadığının def’i olarak ileri sürülmesini düzenlemektedir. Buna göre, hükümsüzlük davalarında markanın kullanılmadığı def’i ileri sürülürse, marka sahibinin markasını kullandığını ispatlaması gerekmektedir. SMK m. 19/2 ye göre de marka sahibinin, üçüncü kişi tarafından yapılan yeni tescile itiraz edebilmesi için markayı kullandığını ispatlaması gerekmektedir. Yine AB Marka Tüzüğü m. 64’te de markanın kullanıldığının veya kullanmama için haklı sebeplerin bulunduğunun marka sahibi tarafından ispatlanması gerektiği düzenlenmiştir.Bu kapsamda, davalı tarafın web sitesi, faturaları, tanıtım araçlarındaki kullanımları bilirkişi heyeti tarafından incelenmiş olup, davalıya ait dava konusu ... markalarının tescil edildiği emtiada, özellikle Nice .... Sınıf “takviye edici besin, gıda” kapsamında fasılasız olarak kullanıldığı, bu kullanımın ciddi bir marka kullanımı sayılacağı, işbu sebeple SMK m. 9/1 kapsamında “kullanmama sebebi ile marka iptali” talebine dair markaların tescilli oldukları tüm emtialar bakımından iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.Mahkememizin asıl dosyasında açılan karşı dava yönünden yapılan incelemede ;Karşı davacı taraf, karşı davalının kullanımlarının asıl davada hükümsüzlüğü ve iptali talep olunan -karşı dava davacısına ait- marka tescillerine ve yine kendisine ait ... ibareli sair marka tescillerine tecavüz teşkil ettiğini ve aynı zamanda eylemlerin haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürmüş, bununla birlikte ... tarih ve ... no ile tescilli -karşı dava davalısı ...A.Ş'ye ait- “...” esas unsurlu ve ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.Ayrıca Avrupa Marka ve Tasarım Ağı Ortak Bildirgesinde de belirtildiği üzere, markalar düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır (Karasu, Rauf/ Suluk, Cahit/ Nal Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara, 2018, s. 189). Başka bir deyişle önceki markanın ayırt edici niteliği düşük ise markaların örtüşmeyen bileşenlerinin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınarak sonuca gidilecektir.Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) ve Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) Kararlarında da genel kabul, zayıf markalara, ayırt ediciliği yüksek markaların aksine geniş bir koruma sağlanamayacağı yönündedir. Zayıf bir marka tescil ettiren kişi, o marka ile normal koşullarda karıştırılma ihtimali oluşturabilecek benzer işaretlerin üçüncü kişiler tarafından kullanılmasına katlanmak durumundadır. Nitekim, ayırt ediciliği düşük ibarelere yapılan bazı küçük eklemeler dahi bu ibareleri birbirlerinden farklılaştırabilmektedir ve marka olarak tescil edilmiş olsa bile ayırt ediciliği düşük bir işaret üzerinde bir kişiye geniş, mutlak bir hak tanınması mümkün değildir.Karşı davacının markasına bakıldığında, markanın düz yazıyla büyük harflerle ve herhangi bir figüratif unsur kullanılmadan ... şeklinde karakterize edildiği, karşı davalı markasına bakıldığında ise markanın düz yazıyla küçük harflerle ...şeklinde karaterize edildiği, yine karşı davalı marka kullanımına bakıldığında, üstte yelpazesel bir figüratif unsurun bulunduğu, altında ise... ibaresinin kullanıldığı, taraflar arasında sadece ... ibaresinin ortak olduğu, karşı davalı marka kullanımlarında ... ibaresinin markaların sonunda tali unsur olarak kullanıldığı ve anılan ibarenin direkt ürünün içeriğini çağrıştırmadığı, karşı davacının markasının ayırtediciliğinin düşük nitelikte olduğu, markalar ve karşı davalı kullanımları arasında ortalama tüketici algısında karıştırılmaya sebebiyet verecek bir durumun bulunmadığı, markalar ve kullanımlar arasında iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği, bu nedenle markaların tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı anlaşılarak, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar birleşen dosyada alınan bilirkişi raporlarında karşı davalıların ... şeklinde kullanımlarının karşı davacı markası ile iltibas yarattığı kanaatine varılmışsa da ,mahkememizce varılan kanaat çerçevesinde karşı davalının kullanımında ... ibaresinin tali olarak yer aldığı ve ibarenin ... ibaresi ile birlikte kullanıldığı, bu haliyle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, sektörel anlamda ayırtediciliği düşük markaya sahip karşı davacının bu ve benzeri kullanımlara katlanması gerektiği, karşı davalının markasını karşı davacının markasına yakınlaştırma gayesinin de bulunmadığı, ayrıca dosya kapsamında alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun da dosya kapsamına uygun, çelişkileri karşılar nitelikte ve mahkememizin kanaatine de uygun olduğu anlaşılmakla birleşen dosyada alınan bilirkişi raporlarındaki aksi görüşlere itibar olunmamıştır.Karşı davada, karşı davalıya ait “...” esas unsurlu ve ... ibareli markanın hükümsüzlüğü de talep olunmuştur.SMK md. 25/1’e göre hükümsüzlük halleri açısından SMK md. 5’te düzenlenen mutlak ret sebepleri ile SMK md. 6’da düzenlenen nispi ret sebeplerine atıf yapılmıştır. 5. maddede anlamını bulan “Aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetler için tescil edilmiş veya daha önce başvurusu yapılmış aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markaların tescil edilmiş olması.” ve 6. Maddede yer alan “Tescil başvurusu yapılan markanın daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış marka ile aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsaması ile birlikte aynı ya da benzer olması, bu durumunda halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunması” hükümsüzlük gerekçeleri olarak SMK’da zikredilmiştir. Taraf markalarının ise aynı sınıfta (.... Sınıf) tescil edildiği anlaşılmaktadır.Yukarıda da açıklandığı üzere karşı dava davacısının ... markasının ürünün içeriğini çağrıştırmamakta olduğu, ürünün içeriğine ait bileşenlerin baş harflerine atıfta bulunduğu, kısmen de olsa ayırt edicilik vasfına haiz olduğu ve zayıf marka olarak değerlendirilebileceği, taraflar arasında sadece ... ibaresinin ortak olduğu, karşı davalının marka kullanımlarında ... ibaresinin markaların sonunda tali unsur olarak kullanıldığı, görsel ve işitsel açıdan da davalı markasının davacı markasından ayrıştığı,karşı davacının tescilli markasının imajını karşı davalının kendi ticari faaliyetlerine transferi kastını taşımadığı, karşı davalının ticari hayatın olağan akışı içinde bu ibareyi başka unsurlarla da ayrıştırarak markasal olarak kullandığı, işbu sebeple markalar arasında ortalama tüketici algısında karıştırılmaya sebebiyet verecek bir durumun bulunmadığı, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada karşı davalının markasını kötüniyetle tescil ettirdiği hususunun dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre ispatlanamadığı, SMK hükümleri kapsamında markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ;Davacının marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve hükümsüzlük iddialarını dayandırdığı ...sayılı ... ibareli markalar asıl dava davalısı/karşı dava davacısı ...LTD firması adına kayıtlıdır.Dava dilekçesi ekinde bulunan ve davacı ile ... arasında imzalanan 01.06.2021 tarihli distribütörlük sözleşmesine göre, davacı .. markalı ürünlerin Türkiye’de satış ve pazarlaması konusunda münhasır yetkili kılınmıştır.Marka sahibi ...LTD firmasının, distribütörü olan davacı ... Tic. A.Ş.’ne, marka ihlali halinde, marka hakkına dayalı olarak dava açma yetkisi verdiği ve işbu davanın bu açık yetki kapsamında açıldığı görülmektedir.Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede detaylandırıldığı üzere birleşen dosyada alınan bilirkişi raporlarındaki aksi görüşlere itibar olunmamıştır.Her ne kadar davacı ... A.Ş , -asıl dava davacısı, karşı dava davalısı- davalı ...A.Ş ile birlikte, davalılar ...A.Ş ve...Ltd.'nin eylemlerinin, davacının markasal kullanım hakkının bulunduğu ... ibareli marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve eylemlerin haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürmüş ve yine davalı ...A.Ş'ye ait- ... no ile tescilli “..” esas unsurlu ve ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş ise de, birleşen dosya ile karşı davaya konu taleplerin aynı olduğu, karşı davada yapılan değerlendirmelerin birleşen dosya için de aynen geçerli olduğu, bu kapsamda özetle , ... markasının ürünün içeriğini çağrıştırmamakta olduğu, ürünün içeriğine ait bileşenlerin baş harflerine atıfta bulunduğu, kısmen de olsa ayırt edicilik vasfına haiz olduğu ve zayıf marka olarak değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında sadece ... ibaresinin ortak olduğu, davalıların marka kullanımlarında .. ibaresinin markaların sonunda tali unsur olarak kullanıldığı, görsel ve işitsel açıdan da davalıların kullanımlarının ve davalı .. markasının davacı taraf markasından ayrıştığı, ... ibareli tescilli markaların imajını davalıların kendi ticari faaliyetlerine transferi kastını taşımadığı, davalıların ticari hayatın olağan akışı içinde bu ibareyi başka unsurlarla da ayrıştırarak markasal olarak kullandıkları, işbu sebeple markalar arasında ortalama tüketici algısında karıştırılmaya sebebiyet verecek bir durumun bulunmadığı, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada davalı Silvershell'in markasını kötüniyetle tescil ettirdiği hususunun dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre ispatlanamadığı, SMK ve TTK hükümleri kapsamında marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın tümden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Asıl dava yönünden1-Asıl davanın tümden reddine,2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile 552,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre tespit olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Karşı dava yönünden;1-Karşı davanın tümden reddine,2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan karşı dava harçları toplamından oluşan 920,00 TL'den düşümü ile artan 188,00 TL'nin davalı karşı davacı tarafa iadesine,3-Yargılama giderlerinin davalı karşı davacı üzerinde bırakılmasına,4-Karşı davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası yönünden AAÜT'ye göre tespit olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacı ...'den alınarak, karşı davalıya ödenmesine,5-Karşı davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden haksız rekabet davası yönünden AAÜT'ye göre tespit olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacı ...'den alınarak, karşı davalıya ödenmesine,6-Karşı davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hükümsüzlük davası yönünden AAÜT'ye göre tespit olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacı ...'den alınarak, karşı davalıya ödenmesine,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,Birleşen dava yönünden;1-Birleşen davanın tümden reddine,2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile 651,3 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalılar yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası yönünden AAÜT'ye göre tespit olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara ödenmesine,5-Davalılar yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden haksız rekabet davası yönünden AAÜT'ye göre tespit olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara ödenmesine,6-Davalı ... yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hükümsüzlük davası yönünden AAÜT'ye göre tespit olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya ödenmesine,7-Dosya kapsamında verilen tedbir kararının karar kesinleşince kalkmış sayılmasına,8-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır