Danıştay 9. Daire, kanuni temsilcinin vergi borcundan kaynaklı taşınmazına uygulanan haczinin, ödeme emirlerinin Vergi Usul Kanununa aykırı tebligatı nedeniyle kaldırılmasını uygun buldu.
Özet: Bu hukuki metin, bir şirketin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle kanuni temsilcinin taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması talebini ele almakta olup, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, hacze dayanak teşkil eden ödeme emirlerinin Vergi Usul Kanununun 102. maddesi ile 485 sıra nolu Genel Tebliğ hükümlerine aykırı şekilde usulüne uygun tebliğ edilmediği, özellikle mükellefin adreste bulunmaması halinde tebliğ evrakının idareden alınabileceğine dair kapıya asılan pusulanın varlığının tebligat zarfı üzerinde usulüne uygun şerh ve imza edilmemiş olmasının tebligat işlemini geçersiz kıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve haczin iptaline karar vermiştir; temyiz aşamasında da bölge idare mahkemesi kararının onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Defterdarlığı-...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
:...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vadesinde ödenmeyen ve şirketten tahsil imkanı bulunmayan vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına kayıtlı Mersin İli, Toroslar İlçesi, ... Köyü, ... parsel, bağımsız bölüm 8' de yer alan taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; hacze dayanak ödeme emirlerinin ilk defa █████/2022 tarihinde "... Mah. ... Sk. K.No:... D:... Toroslar/Mersin" adresinde davacıya tebliğe çalışıldığı, ancak tebliğ alındısının üzerine "mükellefin bulunamadığı tespit edilmiştir." kaşesi vurularak iade edildiği, ödeme emirlerinin █████/2020 tarihinde tekrar aynı adreste davacıya tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak tebliğ alındısında sadece "ikinci tebligat" olduğu şerhine yer verilerek ve arkasına herhangi bir şerh düşülmeden tebligat pusulası yapıştırılarak merciine iade edildiği, 213 sayılı Kanun'un 102'inci maddesinin 5'inci fıkrası ve 485 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ'i hükümleri uyarınca, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilemediği hallerde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılması ve posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine "muhatabın adreste bulunamama sebebi ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığı hususunun" şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edilmesi gerekirken, tebligat pusulasının usulüne uygun olarak tebliğ zarfına yapıştırılmasına rağmen, muhatabın adreste bulunamama sebebi ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığına dair hususun, tebliğ zarfı üzerinde şerh ve imza edilmediği görüldüğünden, davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...,...,... ve ... takip no'lu ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşıldığından, bu ödeme emirlerine dayalı olarak davacının taşınmazı üzerine uygulanan haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idarece, savunma ve istinaf dilekçelerindeki iddiaları tekrarla kararın bozulması istenilmiştir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:... Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vadesinde ödenmeyen ve şirketten tahsil imkanı bulunmayan vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına kayıtlı Mersin İli, Toroslar İlçesi, ... Köyü, ... parsel, bağımsız bölüm 8' de yer alan taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması istenilmektedir.İLGİLİ MEVZUAT
:6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde; hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiş, "Kanuni ve İdari Süreler" başlıklı 14. maddesinde; vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edildiği, Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde onbeş günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliğ yapacak olan idarenin belirleyeceği ifade edilmiştir.Aynı Kanunun 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.485 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Ek:1 bölümünde iki kısımdan oluşan pusula örneğine yer verildiği, söz konusu pusulanın "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlığını taşıyan kısmında; “Tebliğ evrakını gönderen idareden alabileceğiniz duyurulur. Tebellüğden imtina edilmesi halinde pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte tebliğ yapılmış sayılır. Yerleşim yeri adresine ikinci defa gidildiği halde tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (geçici ayrılmayı da kapsar) tebliğ evrakının pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde alınması halinde alındığı gün, bu süre içerisinde alınmaması halinde 15. günde tebliğ yapılmış sayılır.” şerhinin matbu olarak yer aldığı, pusulanın diğer kısmı olan "Tebligat Pusulası" başlığını taşıyan ve idarede kalacak olan kısmında ise söz konusu şerhin yer almadığı görülmüştür.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Dosyasının incelenmesinden, asıl borçlu ... Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vadesinde ödenmeyen ve şirketten tahsil imkanı bulunmayan vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ...tarih ve...,...,...ve ... takip no.lu ödeme emirlerinin düzenlendiği, söz konusu ödeme emirlerinin ilk defa █████/2020 tarihinde "... Mah. ... Sk. K.No:... D:... Toroslar/Mersin" adresinde davacıya tebliğe çalışıldığı, ancak tebliğ alındısının üzerine "mükellefin bulunamadığı tespit edilmiştir." kaşesi vurularak iade edildiği, akabinde ödeme emirlerinin █████/2020 tarihinde tekrar aynı adreste davacıya tebliğ edilmeye çalışıldığı ve mükellefin adresinde bulunmadığı için tebligat pusulasının kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği ve ödeme emirlerine karşı dava açılmaması üzerinde de davacının taşınmazına dava konusu haciz işleminin uygulandığı anlaşılmaktadır.Temyize konu kararda; dava konusu haciz işlemi öncesinde davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin belgeler incelendiğinde; ikinci tebligat olarak gönderilen tebliğ alındısına istinaden kapıya yapıştırılan tebligat pusulasının, muhatabın adreste bulunmama sebebi ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içermediğinden söz konusu ödeme emirlerine dayanılarak dava konusu haciz işleminin uygulanmasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yukarıda belirtilen ve 485 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Ek:1 bölümünde yer verilen ve iki kısımdan oluşan pusula örneğinde de görüldüğü üzere, iki kısımdan oluşan tebligat pusulasının "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlığını taşıyan ilk kısmı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda kapıya yapıştırılacak olan ve tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren matbu bir pusula olduğu, tebligat pusulasının diğer kısmının ise "Tebligat Pusulası" başlığını taşıyan ve idarede kalacak olan kısım olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine göre ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda, adreste bulunamama, adresin kapalı olması vb. sebepler ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren tebligat pusulasının (muhatap) kapıya yapıştırıldığına dair hususun tebliğ zarfı üzerine şerh ve imza edilerek adresin kapısına "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlıklı matbu pusulanın doldurularak yapıştırılmasının yeterli olduğu, idarede kalacak olan "Tebligat Pusulası" başlıklı kısmın ise, yapılan tebligatı belgelendirme ve gerektiğinde delillendirme işlevi gördüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalı idare tarafından dosyaya sunulan tebliğ alındısında; tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren tebligat pusulasının (muhatap) kapıya yapıştırıldığına dair hususun, posta memuru tarafından şerh ve imza edildiği görülmüştür. Fakat davacının ikamet adresine ilk defa █████/2020 tarihinde gidildiği ancak adreste bulunmadığı belirtilerek tebliğ evrakının iade edildiği, daha sonra aynı adrese 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14 ve 102. maddeleri uyarınca münasip bir süre beklenmeksizin (altı) gün sonra █████/2020 tarihinde ikinci kez tebliğe çıkarıldığı, tebliğ yapılan adresin davacının yerleşim yeri adresi olduğu nazara alındığında iki tebligat arasında beklenilen sürenin makul kabul edilemeyeceği, münasip süre beklenmeksizin yapılan bu tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, ödeme emirlerinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun kesinleşmeyen vergi borçlarının tahsiline yönelik dava konusu haciz işleminde hukuka uygunluk görülmediğinden, davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Adana Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.