Demir çelik sektöründe küresel ve ulusal ekonomik krizden etkilenen şirketin ve kefil ortağının, borçlarını ödeyerek faaliyetine devam etme hedefli adi konkordato davası.
Özet: Çelik boru üretimi ve ticareti alanında faaliyet gösteren davacı şirket ve ortağı, küresel ekonomik krizler, enflasyon ve diğer jeopolitik etkiler nedeniyle ödeme güçlüğü çektiğini, ancak güçlü varlık yapısıyla borca batık olmadığını ve tüm alacaklıların alacaklarına tam olarak kavuşmasını sağlayacak şekilde, ana paraya bir kez %25 faiz uygulanarak 2026 Mayıs ayından itibaren 32 ay boyunca eşit taksitlerle borçların %100ünü ödeme taahhüdünde bulunan bir konkordato ön projesiyle mahkemeye başvurmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket yönünden; müvekkili şirket --- adresinde olup, başlangıçta ----- ürünlerinin satışı ve taşımacılığını yaparken artan müşteri portföyü ile birlikte gelişen talepler doğrultusunda satış vizyonunu genişleterek ithal ürün gruplarını da satış portföyüne ekleyerek ticaretine devam ettiğini, Türkiye ve Dünyadaki birçok demir çelik tesisinin ürünlerini stoklarında ve satış ağında bulundurarak müşterilerinin beklenti ve taleplerine en hızlı şekilde cevap veren bir şirket olduğunu, ---- Bölgesinde 20.000 m² üretim tesisinde en güncel teknoloji ile donatılmış üretim hattı ile Spiral Kaynaklı Çelik Boru üretimi gerçekleştirdiğini, yıllık 150.000 ton üretim kapasitesine sahip olan fabrikasında tozaltı kaynak yöntemi ile 4 mm- 25 mm arası kalınlık 219 mm - 2540 mm arası çaplarda SAW Spiral Kaynaklı Boru üretimi, 219 mm - 2032 mm arası çaplarda İç ve Dış Boru İzolasyonu ile ulusal ve uluslar arası standartlara uygun üretim yaptığını, tüm dünyayı etkisi altına alan savaşlar, pandemi ile başlayıp devam eden hem ülkemiz hemde dünyayı etkileyen ekonomik krizler, sürekli dalgalı seyir eden enflasyon etkileri, ülkemizin jeopolitik yapısı ve bulunduğu konum itibari ile dış dünyadan gelen sarsıntılar Türkiye'yi derinden etkilendiğinden müvekkili şirkettin de etkilendiğini, ülkeler arası yaptırımların zaman içinde enflasyonu, faizleri artırdığını, sektördeki alım gücünü azalttığını, yatırımlar ve üretim kapasitesini düşürdüğünü, büyümeyi yavaşlattığını, müvekkili şirket yetkililerinin tün alacaklılarına borçlarını ödemek ve hiç duraksamaya sebebiyet vermeden faaliyetine devam etmek istediklerini, müvekkili şirketin bu durumdan çıkmak için, kapasite ve ürün verimliliğinin yönetimi, bütçe ve nakit akış esasında mali disiplin, faaliyet giderlerinin minimuma indirilmesi ve kısıtlanması, genişletilmiş karar alma ve bütçe/gerçekleşen tabanında takip süreçleri, yurt içi ve yurt dışı pazar payının kademeli olarak artırılması, yüksek finansman maliyeti ve faiz yükünün kaldırılmasını sağlayarak mahkememize sunulan "Konkordato Ön Projesi" ile işletmenin nakit akışının dengelenmesi ve ödemelerin sürdürülebilir hale gelmesini hedeflediğini, müvekkili şirketin etkin bir varlık ve borç yönetimi ile, konkordatonun tasdikinden itibaren başlamak üzere ana paraya bir kereye mahsus uygulanacak %25 faiz uygulanmak sureti ile 2026 Mayıs ayından başlamak üzere 32 ay ve aylık eşit taksitlerle 2028 yılı sonunda tüm borçları konkordato projesi doğrultusunda %100’ünü ödemeyi teklif ettiğini, ön proje içerisinde yer alan tabloda ayrıntılı olarak yer verildiği üzere, şirketin rayiç değerler esasına göre çıkarılmış bilançosunda, varlıkları borçlarını karşılamaya yettiğini ve varlıklarının borçlarını 167.513.737,03 TL aştığını, diğer bir deyişle özvarlıkları pozitif olan müvekkili şirketin borca batık olmadığını,davacı ---- yönünden; müvekkili ---- 1994 yılından bu yana demir çelik sanayinde faaliyet gösteren, tecrübesiyle sektörün beklentilerini de birleştirerek başarıya ulaşmış basiretli bir iş adamı olduğunu, 22.07.2008 tarihin---- unvanı ile ticari faaliyette bulunduğunu, 18.06.2008 Tarihinde -----kurduğunu, şuan 10.000.000,00 TL tutarında sermayesi olan şirketin %100 hissedarı olduğunu, 24.07.2018 tarihinde ise-----Şirketi`ni kurduğunu, şuan 30.750.000,00 TL tutarlık sermaye payı ile şirketin %50 hissedarı olduğunu, başlangıçta Yerli Yassı Demir Çelik ürünlerinin satışı ve taşımacılığını yaparken artan müşteri portföyü ile birlikte gelişen talepler doğrultusunda satış vizyonunu genişleterek ithal ürün gruplarını da satış portföyüne eklediğini, ortağı bulunduğu grup şirketler---- Şirketi ve ----- mali yapılarının bozulması ve işletme sermayelerinin yetersiz kalması, vadesi gelen ödemelerin yapılabilmesi için gerekli nakit fonlarının sağlanamayacak duruma gelmesi, satıcılara olan borçların ve kullanılan banka kredilerinin ödenememesi riski ile karşı karşıya kalınmasından dolayı borç ödeme acziyeti içerisine düşmeleri nedeni ile şirketleri tarafından, aktif ve pasif dengesini düzeltmek, mevcut borçlarını şu an içinde bulunduğu ödeme güçlüğünden kurtararak ödemek, alacaklıların, alacaklarına tam olarak kavuşmalarını temin amacıyla konkordato başvurusu yapma kararı aldığını, şirketin bankalardan kullandığı bir kısım kredilere şahsen ve tüm mal varlığı ile kefil olduğunu ve şirketin riskini bu şekilde üstlendiğini, ---- ortağı olduğu şirketlerin bankalara olan borçlarına kefaleti bulunduğunu beyan ederek; İİK 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebi ile 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesi’ni, İİK 287/2 gereği geçici komiser tayini kararı verilmesini, davacı şirketin İİK nın 297/2. maddesinin doğrultusunda, her türlü malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına karar verilmesini, İİK. 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, mühlet içinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın davacılar aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini, müvekkili şirket aktiflerinde bulunan taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerin şirket lehine alacaklılara tahsis ettiği rehin ve ipotek işlemlerine ilişkin rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde satışların durdurulmasına karar verilmesini, şirket aleyhine yapılmış ve yapılacak her türlü takipteki muhafaza, teslim ve tahliyeye dair icra-i işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini, müvekkili şirketin elde ettikleri gelirler ve mevduatlar üzerine haciz veya ihtiyati haciz uygulanması halinde şirketin faaliyetlerine devam edemeyeceğinden davacı şirketlerin hak ve alacaklarına haciz veya ihtiyati haciz yolu ile haciz ihbarnamesi gönderilmemesini, gönderilmiş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirket tarafından işletmenin faaliyeti nedeni ile alacaklılara/bankalara verilen teminat mektubu ve yine teminat amaçlı verilmiş müşteri çeklerinin konkordato komiserlerinin denetiminde işleyecek şirket hesabına yatırılmak üzere şirkete iadesine, davacı şirketin araçları üzerine haciz veya ihtiyati haciz yolu ile yakalama kararı konulmaması konulmuş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemine ilişkindir.Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış komiser raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. ( Yargıtay -- Hukuk Dairesinin -- esas----- sayılı kararı )Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK'nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK'nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. ( Yargıtay --- Hukuk Dairesinin ---- esas -- sayılı kararı )İİK'nun 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir.İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır.Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, █████/2024 tarihli ara karar ile davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmış ve komiser heyetinden davacıların sunmuş olduğu proje ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmıştır.-Komiser heyetinin █████/2025 tarihli geçici mühlet dönemine ilişkin raporda; " ...davacı----.yönünden; 31.12.2024 kaydi bilançoya göre 13.342.529,99 TL olduğu ve öz varlıklarını korumadığı, şirketin borca batık olduğu, projesinde borca batıklıktan kaynaklı 9430 tenzilat talebinde bulunduğu, mevcut proje kapsamında kârlılık hedeflerinin 2 aylık ek süre içerisinde heyetimizce incelemeleri sonucunda değerlendirileceği, şirketin çalışan sayısının 12 kişi olduğu, şirketin faaliyetine aralıksız devam ettiği, rayiç bilanço için bilirkişi raporlarının henüz sunulmadığından bu aşamada rayiç öz varlık tespitinin yapılamadığı, Konkordato Talep Eden Şahıs --- yönünden sunulan projelerde eksiklikler bulunmadığı,davacı ---- yönünden; borçların ayrıntısı ve hangi kaynak yapısı ile hangi şirketin borcunun nasıl ve ne şekilde ödeneceğinin açıkça belirttiği, mevcut verilere göre şirket ve şahıs projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin değerlendirilmesi açısından ve davacı şirketin borca batıklık tespiti için bilirkişilerin raporlarının henüz sunulmadığı görüldüğünden İİK Md. 287/1V uyarınca geçici mühlet süresinin şirket ve şahıs yönünden 2 ay uzatılması gerektiği" yönünde tespitlerini sundukları anlaşılmıştır.Üç aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında; davacılar verilen geçici mühletin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Komiser heyetinin █████/2025 tarihli kesin mühlet değerlendirme raporunda;" ...davacı -----yönünden; mali durumu duruşma tarihine en yakın 28.02.2025 tarihli mali verileri dikkate alınarak hesaplandığı, 28.02.2025 tarihli mali verileri doğrultusunda kaydi bilançoya göre öz varlığının (+)141.894.752,89 TL olduğunun tespit edildiği, ancak teknik bilirkişilerin (stoklar yönünden) değer tespitleri 30.11.2024 tarihli mali kayıtlar esas alınmak suretiyle hazırlandığından, 30.11.2024 tarihli mali verilere göre rayiç bilanço hesaplandığı, borca batıklık tespitinin yapıldığı ve rayiç değerlere göre özvarlığının [398.797.895.59 TL (Varlıkların Değeri) -165.415.872.90 TL(Borçlar)=](+) 223.382.022,69 TL olduğu, şirketin rayiç değerlere göre borca batık olmadığı ve öz varlıklarını koruduğu, ciro ve kârlılık hedeflerinin proje kapsamında uygulanabilir olduğu, şirketin faaliyetine aralıksız devam ettiği,davacı ----- yönünden; varlıklar (kaynaklar) ve borçlar yönünden şirketlerden bağımsız bir projenin sunulduğu, sunulan projede şirket borçlarını üstlendiği, borçlu şirketler yönünden şahsi kefaletinin bulunduğu ve ilaveten şahsi borçlarını, adına kayıtlı taşınmaz satışı ve belirtilen başkaca gelirleri ile ödeneceğinin açıkça belirtildiği ve alacaklıların alacaklarını 2026 Mayıs ayından başlamak üzere 32 ay ve aylık eşit taksitlerle ödenmesini taahhüt ettiği, proje kapsamında varlık satışı ile borçlarının ödenebilir ve uygulanabilir olduğu, her iki davacı yönünden projelerin başarıya ulaşmasının mümkün olduğu, kesin mühlet kararı verilebileceği," yönünde rapor düzenlenmiştir.Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasında " Davacılar; --- Şirketi ile ----- hakkında █████/2025 tarihinden itibaren İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca bu davacılara 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine, Komiser heyetinin görevinin İİK.nun 290. Maddesi kapsamında devamına," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.Celse arasında;-davacılar vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile; " ---- şirketinin faaliyetlerinin yürütülmesinde, (örneğin: şirkete Genel Müdür atanması, Fabrika Müdürü atanması, personel/ işçi alımı yapılması gibi vs konularda) uyumsuzluklar başladığını ve şirketin aleyhine olabilecek muvazaalı işlemler yapıldığının tespit edildiğini, şirketin zarar görmesini engellemek, alacaklılar nezdinde şeffaf, dürüst ve eşitlik ilkesine uygun yönetimle gerekli kararların alınmasının sağlanması ve şirketin işleyişinin sorunsuz yürütülmesi amacı konkordato komiserlerine şirket faaliyetlerine nezaret etme yanında, şirket yetkililerinin mühlet devamınca münferiden olan yetkilerini kaldırarak profesyonelce yönetilmesini sağlamak amacı ile şirkete genel müdür, fabrika müdür gibi atamaları yapmak, personel alımlarına karar vermek yönünden de yetki verilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini " talebi üzerine,-komiser heyetinin █████/2026 tarihli; "...borçlu şirketin sağlıklı işleyişinin korunması, mevcut ortaklar arasındaki yönetim krizinin çimlenmesi, konkordatonun başarıya ulaşması için gereken kurumsal yapının sağlanması açısından, şirket yetkililerinin mühlet devamınca münferiden olan yetkilerinin kaldırılarak, şirket adına genel müdür/fabrika müdürü atama, personel alımına karar verme, gerekli görülen diğer idari ve yönetsel kararların alınması hususlarında, üçüncü kişiye yetki verilmesinin yerinde olacağı" şeklinde görüş bildirdiği,-Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile; " ...Davacı ---- kesin mühlet süresi içerisinde projenin başarıyla yürütülmesini sağlamak amacıyla İİK.m.290 hükmü gereğince atanan komiser heyetinin şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmasına, Komiser heyetine gerekli gördüğü takdirde; -şirketin günlük olağan faaliyetlerinin yürütülmesini sağlamak amacı ile sundukları görüş içerisinde belirtmiş oldukları ve bilirkişilik listesi içerisinde yer alan kişilerle sınırlı kalmak kaydıyla davacı şirkete yetkili müdür ataması yapmaları için yetki verilmesine, -Komiser heyeti tarafından yetkili müdür ataması yapılması halinde atanacak kişi için şirketin mali durumu ve konkordato süreci dikkate alınarak uygun ve aylık ücret takdir etmeleri, ayrıca ücretin davacı şirketin konkordato komiser denetiminde bulunan hesabından karşılanmak suretiyle atanacak kişiye ödenmesi yönünde komiser heyetine yetki verilmesine, Bu hususun ----- gazetesi ve Basın ilan kurumunda ilanına, " karar verildiği anlaşılmıştır.Komiser heyeti tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli komiser heyeti raporunda;"... davacı ----- yönünden, taşınmaz satışlarına ait heyetlerine bir bilgi iletilmediği, ancak mevcut ön projesinde taşınmaz satışı ile iflâs durumundaki ---Şirketi'nin borçlarının ödeneceğinin belirtildiği, ---- borçlarına olan kefaletten kaynaklı mal varlığının borcunu karşılamasında yetersiz kaldığı, söz konusu taşınmazların konkordato talep eden borçlu -----. yönünden kaynak olarak kullanılabilmesi için revize projeye gerek olduğu, borçlu şirketin 31.10.2025 tarihli kaydi bilançoya göre öz varlığının (+)168.957.933,32 TL ve mevcut bilirkişi raporları dikkate alınarak hesaplanan rayiç bilançoya göre öz varlığının (+)240.963.233,97 olduğu, iki durumda da şirketin borca batık durumda olmadığı, ancak, rayiç olarak 240.963.233,97 TL özvarlık tutarından, borçlu şirketin iflâs durumundaki----. banka kredi borçlarına olan kefaletine ait 87.824.129,26 TL'yi eksilttiğimizde kalan rayiç özvarlık tutarının: (240.963.233,97-87.824.129,26=) (+)153.139.104,71 TL olduğu, şirketin bu durumda da borca batık olmadığı, borçlu şirketin ███████,12 aylar ve 2025 yılı 10 aylık dönemle birlikte toplam 15.916.666,67 TL dönem kârı öngörüldüğü hâlde 21.797.656,16 TL fazlasıyla 37.714.322,83 TL dönem net kârı elde ettiği ve hedeflerinin üzerinde gerçekleştirildiği, ana faaliyetine aralıksız devam ettiği, borçlu şirketin konkordato ön projesinde kaynak fazlasının 10.656.577,27 TL olduğu, banka bilirkişisinin vermiş olduğu raporda ----- Şirketi'nin banka borçlarına kefil olduğu göz önüne alındığında tespit edilen kefalet borcunun 87.824.129,26 TL olduğu, kefalet borçlarının eklenmesi suretiyle (-) 77.167.551,99 TL kaynak eksikliğinin meydana geldiği ve bu aşamada mevcut projenin uygulanabilirliğinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, bu kaynak eksikliğinin tamamlanması için revize projeye ihtiyaç duyulduğu, her ne kadar revize projesi sunulması yetkisi önceden şirket ortaklarına ait ise de şu anda yönetim yetkisine komiser heyetinin sahip olduğu, komiser heyetince yapılan değerlendirmeler, mali analiz ve incelemeler sonucunda revize projenin kendilerince değerlendirilebileceği, ----- Şirketi'nin kaynakları, kefalet borçları, yetersiz sipariş durumu ve diğer mali veriler değerlendirildiğinde bugün itibariyle somutlaşmış ve uygulanabilir bir revize proje sunulmasının mümkün olmadığı, satışlara ait somut sipariş eksikliği, kefalet durumundan doğan kaynak eksikliği, orantılı ve uygulanabilir bir revize proje yapılmasına engel olduğundan heyetlerince olumlu değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığı " şeklinde tespitlerin sunulduğu,Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile;İİK md.292 - (Değişik
: 28/2/2018-███████ md.) " İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa yada borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir " şeklinde düzenleme gereğince, konkordato komiser heyetinin raporu doğrultusunda; İİK 292 madde uyarınca borçlular hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasının gerekip gerekmediği konusunda belirlenen duruşma gün ve saatinde değerlendirme yapılmasına, duruşma gününün █████/2025 tarihi olarak belirlendiği anlaşılmıştırMahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında; " ...Davacılar hakkında █████/2025 tarihinde verilen 1 yıllık kesin mühlet sürecinin ve konkordato tedbirlerin aynen devamına, " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile; " ... █████/2024 tarihli ara kararla konkordato komiseri olarak görevlendirilen ---- ve----görevlerine derhal son verilmesine, -Konkordato komiseri olarak Mali Müşavir --- ve Hukukçu ----- görevlendirilmesine, -Mahkememizin █████/2025 ara kararının aynen icrası kapsamında, davacı ------ kesin mühlet süresi içerisinde konkordato ön projesinin başarıyla yürütülmesini sağlamak amacıyla mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile eski Yönetim Kurulunun tedbiren yönetim kurulu üyeliği durdurularak, şirketi temsil ve ilzam yetkisine son verilmiş olduğundan, -İİK'nun 297/1. madde hükmü gereğince atanan komiser heyeti Mali Müşavir ------tedbiren üyeliği durdurulan yönetim kurulu yerine şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmasına, " karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile; " ...Dosyanın gelmiş olduğu aşama gözönüne alınarak tedbiren yetkileri durdurulan yönetim kurulu yerine davacı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınan komiser heyeti ------ temsil ve ilzama ilişkin yetkisinin sona erdirilmesine, " karar verildiği anlaşılmıştır.Davacıların mal varlıklarının rayiç değerleri ile ilgili teknik raporların alındığı anlaşılmıştır.Komiser heyetince, davacı şirket ve davacı şahıs yönünden hazırlanan 03.02.2026 tarihli çekişmeli alacaklar raporunun sunulduğu, mahkememizin 05.02.2026 tarihli ara kararıyla çekişmeli alacakların hangi miktar üzerinden alacaklılar toplantısına ilişkin nisaba dahil edileceğine ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.Komiser heyeti tarafından İİK.nun 301.maddesine göre alacaklıların, alacaklarını bildirmeye davet edildiği, bu konuda Basın İlan ve---- Gazetesi ilanları yapıldığı, █████/2026 tarihinde alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır.Komiser heyeti tarafından dosyaya sunulan █████/2026 tarihli komiser heyeti raporunda;"...davacı şirket yönünden; konkordato teklifinin alacaklı çoğunluğu bakımından %50 oranıyla, alacak çoğunluğu bakımından ise %16.26 oranıyla kabul edildiği, buna göre borçlu Şirket'in İİK m. 302 hükmünde konkordato projesinin kabulü için öngörülen çoğunluğu sağlayamadığı, İİK m.308/h uyarınca rehinli alacaklı yönünden herhangi bir anlaşma sağlanmadığı, şirket alacaklılar toplantısında İİK m.302'de öngörülen çoğunluğu sağlamadığından diğer tasdik şartları yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, şirket'in 31.12.2025 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden özkaynaklarının (+)165.055.026,51 TL olarak hesaplandığı, şirket'in rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı,davacı şahıs yönünden; konkordato teklifinin alacaklı çoğunluğu bakımından %9.09 oranıyla alacak çoğunluğu bakımından ise %10,15 oranıyla kabul edildiği, buna göre borçlu gerçek kişinin İİK m.302 hükmünde konkordato projesinin kabulü için öngörülen çoğunluğu sağlayamadığı, İİK m.308/h uyarınca rehinli alacaklısının bulunmadığı, şirket alacaklılar toplantısında İİK m. 302'de öngörülen çoğunluğu sağlamadığından diğer tasdik şartları yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, gerçek Kişi'nin Tacir Sıfatının bulunmadığı" şeklinde tespitlerin sunulduğu,Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile; "...Konkordato davasının duruşmalı olarak incelenmesine, duruşmanın █████/2026 günü, saat12:00'de yapılmasına, duruşma gün ve saatinin İİK 288. madde gereği ilanına, İlan metninde İİK 304. Maddesi gereği itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 (üç) gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin belirtilmesine, Gelecek celse dinlenmek üzere davacı şirket yetkilisine davetiye çıkarılmasına," karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamı ve komiser raporlarında yapılan tespitlerde dikkate alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede; davacı şirketin, konkordato teklifinin alacaklı çoğunluğu bakımından %50 oranıyla, alacak çoğunluğu bakımından ise %16.26 oranıyla kabul edildiği, davacı şahsın ise, konkordato teklifinin alacaklı çoğunluğu bakımından %9.09 oranıyla, alacak çoğunluğu bakımından ise %10,15 oranıyla kabul edildiği, davacıların alacaklılar toplantısında kullanılan kabul ve red oylarına göre İİK.nun 302 maddesine göre çoğunluğu sağlayamadıkları, ayrıca İİK m.308/h uyarınca rehinli alacaklı yönünden herhangi bir anlaşma da sağlanamadığı, bu nedenlerle komiser heyeti tarafından davacılarla ilgili tasdik şartları yönünden bir değerlendirmenin yapılamadığı, komiser heyeti raporunda şirketin, 31.12.2025 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığının tespit edildiği, davacı şahsın tacir sıfatının bulunmadığı, İİK.nun 302 maddesine göre yeterli çoğunluk sağlanamadığından tasdik şartlarının mevcut olmadığı kanaatine varılarak davacıların konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine, kesin mühletin kaldırılmasına, davacı şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar ---Şirketi ile ----- konkordato taleplerinin reddine, kesin mühletin kaldırılmasına, davacı şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,2-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevine son verilmesine,3-Harçlar kanunu uyarınca her bir davacı yönünden alınması gereken 1.464,00 TL.(732,00*2) harçtan peşin alınan 855,20 TL. (427,60*2)'nin mahsubu ile bakiye 608,80 TL. harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Kararın ---- Gazetesinde ve Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına,5-İİK'nun 288/3 maddesi uyarınca ilgili kurumlara bildirimlerin yapılmasına,6-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,Dair, davacılar vekili, davacı şirket yetkilisi/asil ve bir kısım alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.