Zincirleme nitelikli zimmet suçunda Yargıtayın bozma kararlarına karşılık yerel mahkemenin delil değerlendirmesi ve beraat hükmü konusundaki direnme kararı.
Özet: Sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan hapis cezasıyla yargılandığı davada, Yargıtayın eksik inceleme, yetersiz gerekçe ve suçu nitelendirme hatası nedeniyle ilk hükmü bozmasının ardından yerel mahkeme beraat kararı vermiştir; ancak Yargıtay, önceki bozma ilamındaki tespitlere rağmen yetersiz bilirkişi raporuna dayalı beraat kararını ikinci kez bozmuş, buna karşılık yerel mahkeme kooperatif kayıtlarındaki iade gösterilen ödemelere dayanarak zimmet iddialarının soyut olduğu ve makbuzla iade edilen paranın nakden tahsil edildiği gerekçesiyle beraat hükmünde direnmeyi sürdürmüştür.

YARGITAY DAİRESİ
: 5. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Ağır CezaSAYISI
: 263-74I. HUKUKÎ SÜREÇSanığın zincirleme olarak nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247/1-2, 43, 62, 53... . maddeleri uyarınca 7 yıl 8 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 30.12.2011 tarihli ve 133-417 sayılı hükmün, sanık müdafi ve şikâyetçi Kooperatif vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 15.01.2013 tarih ve 6635-358 sayı ile gerekçeli kararın Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, yargılama sırasında katılma talebinde bulunan ancak mahkemece bir karar verilmeyen S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine, katılanlar S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ve S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ile katılma talebi reddedilen S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine tebliği ile temyiz edilmesi hâlinde düzenlenecek ek tebliğname ile gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildiği, hükmün şikâyetçi Kooperatif vekili tarafından da temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 11.03.2014 tarih ve 8896-2617 sayı ile; "...... AŞ. ile yapılan sözleşme nedeniyle Birlik tarafından yapılmış gösterilen ödemeler toplamının, adı geçen şirketin kayıtlarına göre yapılan ödemelerden fazla olması, şirket tarafından Birliğe █████/2005 tarihli makbuz ile iade edilmiş gösterilen 249.097,82 TL'lik ödemenin gerçeği yansıtmadığının adı geçen şirket tarafından bildirilmesi, zimmete konu bu eylemin Birlik kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkarılması mümkün olmayıp şirket kayıtlarındaki karşıt inceleme ile belirlenebilmesi, bu eylem yönünden sadece sanık ... hakkında dava açılmış olması karşısında; mahkemece bu kalemde 203.251,99 TL'nin temellük edilmesi olarak kabul edilen eylemin sanık ... yönünden nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile basit zimmet olarak kabul edilmesi ... Bu eksiklikler giderildikten sonra toplam zimmet miktarının önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla her bir sanık ve eylem yönünden ayrı ayrı belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmasının gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması..." isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.Bozmaya uyan Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucu 11.05.2017 tarih ve 179-161 sayı ile sanığın, nitelikli zimmet ve zimmet suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, bu hükümlerin de katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 29.09.2020 tarih ve 1580-12423 sayı ile; "...Uyulmasına karar verilen Dairemizin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı bozma ilamında, ... A.Ş ile yapılan sözleşme nedeniyle Birlik tarafından yapılmış gösterilen ödemeler toplamının, adı geçen şirketin kayıtlarına göre yapılan ödemelerden fazla olduğu, bu kalemde 203.251,99 TL'nin temellük edilmesi olarak kabul edilen eylemin Birlik kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkarılması mümkün olmayıp şirket kayıtlarındaki karşıt inceleme ile belirlenebilmesi nedeniyle nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun ifade edilmesine rağmen bozma sonrası alınan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi ise 10.03.2020 tarih ve 263-74 sayı ile; "...İddianamede, ... A.Ş isimli şirket ile yapılan sözleşmeye dayalı olarak, birlik tarafından yapıldığı gösterilen ödemelerin ... A.Ş kayıtlarında fazla olduğuna ilişkin iddia ile ilgili, bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelere göre, noterlikçe tasdiki yapıldığı anlaşılan birliğe ait 2005 yılı yevmiye defteri kayıtlarına göre, ... A.Ş ile yapılan sözleşmeye dayalı olarak trafo yapımı işleri ile alakalı şirket tarafından S.S. ...Konut Yapı Kooperatifler Birliğine 148.640 TL, 81.567 TL, 44.840 TL ve 100.000 TL olmak üzere toplam 375.087.18 TL fatura kesildiği, ancak bilahare trafoların BEDAŞ tarafından yapılacağının anlaşılması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği ve ... A.Ş üzerinde ödenen avanstan geriye 249.097,82 TL’nin 20.9.2005 tarihli ve 22 nolu makbuz ile birliğe iade edildiği, bu hususun yevmiye defterinde yer aldığı, kayıtlara intikal ettirildiği, kasa hesabına girişinin yapıldığı, bu paranın nakit olarak hesaplara girmemiş olmasının mümkün bulunmadığı, bu tespitin yevmiye defterinde yer alan girişin aksine bir beyanın bu kayıtlar karşısında anlamı olmadığı, zira 2005 yılı sonunda kapanış işlemi yapılmış olup bu miktarın bulunmaması hâlinde dengenin kurulmasının da mümkün olmadığı, bu nedenle 249.097,82 TL’nin nakten tahsil edildiğinin kabulünün gerekeceği belirtilmiş olduğundan bu konuda sanıkların üzerinde zimmet bulunduğuna ilişkin iddiaların da soyut ve belgeye dayalı olmadığı kanaatine varılmış, bu durum karşısında, mahkememizce verilen 2014/1 79... /161 karar sayılı kararda bu konu ile alakalı sanık ... hakkında verilen beraat kararının dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun bulunduğu..." şeklindeki gerekçeyle bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar vermiştir.Direnme kararına konu bu hükmün, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2022 tarihli ve 53248 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince 25.06.2024 tarih ve 7872-7660 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSUDirenmenin kapsamına göre inceleme sanık hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;1- Sanığın yönetim kurulu başkanı olduğu S.S. ...Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin üyesi olan ... Konut Yapı Kooperatifinin sanığa isnat edilen zimmet suçundan yapılan yargılamada kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin olup olmadığının,2- Adı geçen Kooperatifler Birliğinin ... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş’ye yaptığı ödemelere ilişkin olarak sanığa isnat edilen zimmet suçu açısından eyleminin sabit olup olmadığının belirlenebilmesi için direnme hükmüne esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığının,Belirlenmesine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİncelenen dosya kapsamından;S.S. ...Konut Yapı Kooperatifleri Birliği Başkanı olan sanığın 29.06.2003 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu başkanlığına seçildiği ve 21.04.2005 tarihine kadar görevini sürdürdüğü,S.S. ...Konut Yapı Kooperatifleri Birliği ile ... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş arasında düzenlenen elektrik işlerine ait sözleşmeye göre; anılan Şirket tarafından 12 adet beton trafo köşkü ve 12 adet AG panolarının imal edilmesi işine ilişkin 2002 yılında trafo köşkünün 7’si, 2003 yılında ise 5 adetinin imal edileceği, sözleşmenin 6. maddesinde, ödemelerdeki gecikmelerde TL bazında aylık yüzde on, döviz bazında aylık yüzde üç gecikme faizi ödemeyi Birliğin taahhüt ettiği,Birlik tarafından adı geçen Şirkete yazılan 21.03.2006 tarihli yazı ve eklerine göre; sanığın savunmasında anılan Şirket tarafından Birliğe 20.09.2005 tarihli ve 00072 sayılı makbuzla 249.097,82 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeye ilişkin muavin düzenlendiği, ancak Birliğin 2005 yılı yevmiye defterinde makbuzun kayıtlardan çıkarıldığının belirtildiği, ekindeki 26.09.2005 tarihli tutanağa göre de; Birliğin tahsilat makbuzunun üç suret olarak basıldığı, ödeneceği beklendiği için düzenlenip imzalanan 20.09.2005 tarihli ve 00072 sayılı makbuzun bedeli tahsil edilemediği için gerekirse yeniden makbuz düzenlenmek kaydıyla söz konusu makbuzun iptal edildiği, üst asıl bir adet nüshasının bulunamadığının belirtildiği, Birlik denetim kurulu başkanınca adı geçen Şirkete 249.097,82 TL’lik bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine 22.03.2006 tarihli yazıda, Şirketin muhasebe kayıtlarında belirtilen şekilde bir ödeme yapılmadığının belirtildiği,Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 30.07.2005 tarihli raporda; trafo inşaatı için ... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş’den alınan hizmet karşılığında, Birlik tarafından bu Şirkete 646.185 TL'nin ödendiği, ancak istenilen belgelere göre, Şirket tarafından Birliğe 10.11.2003 tarihli ve ... numaralı 148.680 TL, 15.11.2003 tarihli ve ... numaralı 44.840 TL ve 19.12.2003 tarihli ve ... numaralı 81.567,188,480 TL olmak üzere toplam 275.087 TL tutarında fatura kesildiği, şirkete ödenen para toplamının banka, kasa, çekler ve senetler dahil olmak üzere 287.530 TL olduğu, 12.442,81 TL’nin fazla ödendiği, yapılan ödemeler tutarı düşüldüğünde, 358.655 TL’nin Birlik tarafından anılan Şirkete ödenmediği hâlde ödenmiş gibi gösterilerek sanık tarafından zimmetine geçirildiği,Soruşturma aşmasında Sayıştay emekli uzman denetçilerinden alınan 08.11.2005 tarihli bilirkişi raporuna göre; Birlik kayıtlarında, ... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş’ye 20 02... yıllarında 646.185 TL ödenmiş gözükse de anılan Şirket tarafından Birlik adına üç adet fatura düzenlendiği ve faturaların toplam tutarının 275.087 TL olduğu, ayrıca dosyadaki firmaya ait cari hesap tablosundan da anlaşıldığı üzere Birlik tarafından anılan Şirkete, 12.442 TL fazla ödendiği, bu tutarın Birliğin adı geçen Şirketten alacağı olduğu, bu durumda anılan Şirkete fiilen ödenen meblağın 275.087 TL ve 12.442 TL olmak üzere toplam 287.530 TL olup, şirkete ödenen 646.185 TL'den bu miktar düşüldüğünde 358.655 TL'nin ödendiğinin gösterildiği, bu meblağın sanığın zimmetinde olduğu,Birliğin Yönetim Kuru Başkanı sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede bir kısım nitelikli zimmet ve zimmet kapsamında değerlendirilen eylemlerinin yanı sıra; Birlik tarafından ... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş ile 19 adet trafonun yapılması karşılığında 646.185 TL'nin ödenmesi konusunda yapılan sözleşmenin, BEDAŞ tarafından trafo yapımı işinin iptal edilmesinden dolayı ilgili Şirkete tasfiye tutanağı düzenlenip o güne kadar yapılan iş karşılığı 375.000 TL'nin ödendiği, fazla ödenen 249.097 TL'nin de daha sonra ödenip Birlik kasasına girdiğinin savunulmasına karşılık, gerek Birliğin, gerekse anılan Şirketin düzenlediği faturaların incelenmesinde, Birlikten anılan Şirkete 343.130 TL'nin ödenmiş olduğu, 19.12.2003 tarihli faturanın düzenlenip işleme konulmasından sonra Birliğin Firmadan olan alacağının 68.042,816,520 TL olduğu, vade farkı için düzenlenen 44.480 TL'nin ise sanığın zimmetinde olduğundan bahisle TCK’nın 247/1, 53/1-5 ve 55/1-2. maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edildiği,Sayıştay emekli uzman denetiçileri ve inşaat mühendisinden oluşan heyet tarafından düzenlenen 05.02.2010 tarihli bilirkişi ve 28.07.2011 tarihli ek bilirkişi raporlarına göre; sanığın Birlik adına 19 adet trafo yapımı için ... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş ile 29.04.2002’de sözleşme imzaladığı, 19.09.2005 tarihli ibra sözleşmesine göre 05.05.2002 tarihinde ödenmesi öngörülen 100.000 TL’nin şirketin avans hesabına kaydedilmek üzere kasa tahsil fişi karşılığında muhasebe kayıtlarına alındığı, anılan Şirketten bir talepte bulunulmayacağından ibra ettiklerinin yazıldığı, 20.09.2005 tarihli tasfiye tutanağında; anılan Şirketin kestiği mal bedeli ve vade farkı faturalarını Birliğin kayıtlara alacağı, hesap mutabakatını Şirketin kayıtlarına uygun olarak sağlayacağının belirtildiği, Şirket tarafından Birliğe 10.11.2003 tarihli ve ... numaralı 1250 KVA beton köşk için 148.680 TL, 15.11.2003 tarihli ve ... numaralı vade farkı olarak 44.840 TL, 19.12.2003 tarihli ve ... numaralı boş 500 KVA beton köşk için 81.567,188,480 TL olmak üzere toplam 375.087,188,480 TL’lik faturaların düzenlendiği, Birliğin tahsilat makbuzu, bordro ve çek senet devir listeleri incelendiğinde ödemeler toplamı olan 646.185 TL’den, 375.087 TL’nin fatura karşılığı, 249.097 TL ve 22.000 TL’nin ise nakden yapıldığı, 08.10.2005 tarihli verilere göre anılan Şirkete fatura edilen iş bedelinden fazla olarak 433.499,180 - 375.087,188,480 = 58.411.991 TL fazla ödeme yapıldığı, 100.000 TL fatura girişi ile 20.09.2005 tarihli 249.097,820 TL’lik nakit tahsilatın Birliğin kayıtlarına alındığı, anılan Şirkete fatura düzenlenmeden avans adı altında ödeme yapılıp 20 02... yılında fazla yapılan ödemelerden 249.097,820 TL’nin Şirketin üzerinde 2-3 yıl kaldığı, yapılan işin tespit ve kabulü yapılmadan teslim ve ibra sözleşmesi düzenlenmesi sonucu anılan Şirket üzerinde toplam 58.411,991,520 TL’nin kaldığı, Şirket ile 29.04.2002 tarihinde sözleşme imzalanmış olup Şirketin ilk imalat faturasını 01.11.2003, ikinci imalat faturasını ise 19.12.2003 tarihinde düzenlendiği, BEDAŞ’ın sözleşmeyi 11.12.2003 tarihinde feshettiği, bu faturalarla yapılan toplam tutarın 148.680 TL ve 81.567,188,480 TL olmak üzere 230.247,188,480 TL olduğu, sözleşme tarihinden ilk fatura tarihi olan 01.11.2003'e kadar Birliğin Şirkete 624.990 TL avans ödemesi yaptığı, ikinci faturanın düzenlendiği tarihe kadar ise firmaya 682.590 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeler karşılığı düzenlenen imalat faturası toplamının ise 230.247,188,480 TL olduğu, Şirket tarafından fazladan ödenen 682.590 TL'den imalat faturaları toplamı olan 230.247,188,480 TL düşüldüğünde 452.342,811,520 TL'nin ödendiği, anılan Şirketin Birliğe 15.11.2003 tarihinde vade farkından kaynaklanan 44.840 TL ve 30.09.2005 tarihinde fiyat farkından kaynaklanan 100.000 TL olmak üzere toplam 144.840 TL’lik düzenlenen vade ve fiyat farkı faturalarının kabul edildiği, Birliğin adı geçen Şirkete fazla ödeme yapıp fiyat ve vade farkı ödemelerinin söz konusu olamayacağı, henüz iş yapılmadan yapılması beklenen iş bedelinden fazla olarak avans verildiği, netice olarak anılan Şirketin fatura karşılığı toplam 230.247,188 TL’lik yaptığı iş karşılığında iadeler hariç 433.499,180 TL net olarak ödendiği, 29.02.2002 tarihinde sözleşme imzalanıp hiç fatura düzenlenmeden 646.140 TL ödendiği hâlde anılan Şirkete 144.840 TL fiyat farkı faturasının düzenlendiği, Birlik yönetim kurulunca bu faturaların kabul edildiği, netice olarak; Birliğin ödemiş olduğu nakit, çek ve senet toplamının 703.740 TL olduğu, iadeler toplamının 270.247,820 TL (10.150 TL ve 11.000 TL’lik çek ve senetlerin iadesi ile 20.09.2005 tarihinde nakit olarak yapılan Birliğin kasasına giren 249.097,820 TL toplamı) olduğu; toplam ödenen meblağdan iadeler toplamı düşüldüğünde 433.499,180 TL'nin kaldığı, anılan Şirketin fatura karşılığı toplam 230.247,188 TL’lik yaptığı iş karşılığında iadeler hariç 433.499,180 TL'nin net olarak ödendiği, fazla ödenen meblağın aradaki fark olan 203.451,991,520 TL olduğu, bunun sanığın zimmetinde kaldığı, Birliğin 03.05.2002-01.12.2003 tarihleri arasında fazla ödediği 249.097,820 TL’nin 20.09.2005 tarihinde tahsilat fişi ile iade edildiğinden belirtilen tarih aralığında toplam 659 gün nemalanıldığı ve nema tutarının 166.063 TL olduğu,Sayıştay emekli uzman denetiçileri ve mali müşavirden oluşan heyet tararafından düzenlenen 01.03.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre; noterlikçe tasdiki yapıldığı anlaşılan Birliğe ait 2005 yılı yevmiye defteri kayıtlarına göre, ... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş ile yapılan sözleşmeye dayalı olarak trafo yapımı işleri ile alakalı anılan Şirket tarafından Birliğe 148.640 TL, 81.567 TL, 44.840 TL ve 100.000 TL olmak üzere toplam 375.087,18 TL'lik faturaların kesildiği, ancak bilahare trafoların BEDAŞ tarafından yapılacağının anlaşılması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği ve anılan Şirkete ödenen avanstan geriye 249.097,82 TL’nin 20.09.2005 tarihli ve 22 numaralı makbuz ile Birliğe iade edildiği, bu hususun yevmiye defterinde yer aldığı, kayıtlara intikal ettirildiği, kasa hesabına girişinin yapıldığı, Birliğin mali defter ve kayıtlarına göre 30.09.2008 tarihli ve ... numaralı fatura karşılığı olarak 249.097,82 TL’nin kaydının yapıldığı, kasa defterine de 279 02.01 numaralı olarak "... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş kasa işlemi" açıklamasında bulunulduğu, bu işlemlerin "S.S. ...Konut Yapı Kooperatifleri Birliği" başlığı bulunan 20.09.2005 tarihli ve ... numaralı para makbuzunda ... Elektrik Sanayi ve Tic. A.Ş'den tasfiye tutanağı gereği tahsil edilen ve ... tarafından alınan ve üç imza bulunan makbuz ile 249.097.82 TL’nin ... Elektrik Sanayi ve Tic. A.Ş’den nakden tahsil edilerek hem kasa hesabına hem de yevmiye kayıtlarına intikal ettirildiğinin bildirildiği, bu tarihten sonra ... Elektrik Sanayi ve Tic. A.Ş'den Birlik Denetim Kurulu Başkanı ...'e yazılan yazıda, Şirket kayıtlarında belirtilen miktar ile ilgili herhangi bir işlem ve ödeme yapılmadığı hususu belirtilmiş ise de, anılan Birliğin kayıtlarında özellikle kasa defterinde yevmiye kayıtlarına alınan 249.097,82 TL'nin nakit olarak bir yerden gelmesinin zorunlu olduğu, bunun kaynağının da belirtilen üç imzalı makbuz olduğu, muhasebe kaydında yer alan bir paranın kayıtlardan usulsüz bir şekilde çıkarılması mümkünken, kasa ve yevmiye defterlerine 249.097,82 TL'nin kaydı için rast gele ya da olmayan bir paranın kayıt yapılmasının gerekeceği, bu parayı yöneticilerin bir yerden bularak ya da alarak yapmalarının zorunlu olduğu, anılan Şirketin bu şekilde nakden ödeme yapmadığını beyan etmesinin bu kayıtlar karşısında bir anlamı bulunmadığından, Birlik muavin ve kasa defterleri kayıtlarında yer alan bu miktarın kasaya girmemesi hâlinde yıl sonu itibarı ile mali anlamda denge kurulmasının mümkün olamayacağı, bu nedenle söz konusu miktarın ... Elektrik Sanayi ve Tic. A.Ş'den alınarak, muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmiş olduğu, bu nedenle 249.097,82 TL’nin nakden tahsil edilmiş olduğunun kabulünün gerekeceği, Birlik ile anılan Şirket arasındaki ticari işlem ve eylemlerde herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı ve sanığın sorumlu olmadığı, önceki bilirkişi raporunda Birliğin 03.05.2002-01.12.2003 tarihleri arasında fazla ödediği 249.097,820 TL’nin 20.09.2005 tarihinde tahsil fişi ile iade edildiği belirtilerek 166.063 TL kullanma zimmeti olarak kabul edilmiş ise de belirtilen tarihte iade edilen ve anılan Şirket ile 703.740 TL’lik işlem yapılmasının ticari muamele kapsamında kalıp söz konusu paranın iadesi öncesi Birliğin üzerinde kalmış gibi düşünülmesinin ve kullanma zimmeti olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunun belirtildiği,Anlaşılmaktadır.Tanık ...; ... Elektrik Sanayi ve Tic. A.Ş’nin yetkilisi olduğunu, iş gereği beton trafo merkezleri yaptıklarını, karşılığında Birliğin ödeme yaptığını, ödemenin vadeli çeklerle yapıldığı ve zamanında ödenmediği için tahakkuk eden faizleri de Birliğin ödediğini, sonrasında BEDAŞ’ın sözleşmeyi feshedince Birliğin işi durdurduğunu, vade farkından kaynaklanan faturanın düzenlendiğini ancak miktarını hatırlamadığını, yaptıkları işlerin belgelerinin olduğunu ve 249.099 TL’nin geri ödemesi yapılıp yapılmadığını aradan zaman geçtiği için hatırlamadığını beyan etmiştir.Sanık; anılan Şirket ile yapılan sözleşme gereği 19 adet mobil trafonun yapımı karşılığında 646.185 TL'nin nakit ödenmesi konusunda anlaşıldığını, ancak BEDAŞ tarafından trafo yapımı feshedildiğinden tasfiye tutanağı düzenlenip ibralaşıldığını, o güne kadar yapılan iş karşılığında 375.000 TL'nin ödendiğini, fazla ödenen 249.097 TL'nin ise Birliğe iade edilerek Birliğin kasasına girdiğini, bu miktara ilişkin vade farkı ödemesi olup bunun da zimmet kapsamında kalmadığını savunmuştur.IV. GEREKÇE1- Sanığın yönetim kurulu başkanı olduğu S.S. ...Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin üyesi olan ... Konut Yapı Kooperatifinin sanığa isnat edilen nitelikli zimmet suçundan yapılan yargılamada kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin olup olmadığı;Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve 614-340 sayılı kararında açıklandığı üzere;CMK'nın 237/1. maddesinde; "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler." hükmü ile kamu davasına katılma hak ve yetkisi bulunanlar üç grup halinde belirtilmiştir.Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların kanunun kendilerine tanıdığı hak ve yetkileri haiz olarak davada yer almasına öğreti ve uygulamada davaya katılma veya müdahale denilmekte, davaya katılma talebinin kabul edilmesi hâlinde ise davaya katılma isteminde bulunan kişi katılan ya da müdahil sıfatını almaktadır.Kamu davasına katılma için aranan suçtan zarar görme kavramı kanunda açıkça tanımlanmamış, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli olarak anlaşılıp uygulanmış, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir.Nitekim bu husus, Ceza Genel Kurulunun 08.11.2016 tarihli ve 830-412, 03.05.2011 tarihli ve 155–80, 04.07.2006 tarihli ve 127–180, 22.10.2002 tarihli ve 234–3 66... .04.2000 tarihli ve 65–69 sayılı kararlarında; "dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez." şeklinde açıkça ifade edilmiştir. Ayrıca, Ceza Genel Kurulunca 25.03.2003 tarih ve 41-54 sayı ile; "Tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılma, dolayısıyla verilen hüküm hakkında yasa yollarına başvurmanın olanaksız olduğu..." karara bağlanarak kamu davasına katılmanın ve dolayısıyla kanun yollarına başvurmanın mümkün olmadığı bazı durumlara örnek verilmiştir.Bir tüzel kişinin kamu davasına katılabilmesi için CMK'nın davaya katılmayı düzenleyen genel kural niteliğindeki 237. maddesinde belirtilen şartın gerçekleşmesi, başka bir deyişle suçtan doğrudan zarar görmüş olması veya herhangi bir kanunda, belirli bir tüzel kişinin bazı suçlardan açılan kamu davalarına katılmasını özel olarak düzenleyen bir hükmün bulunması gerekir. Örneğin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun davaya katılmayı düzenleyen 18. maddesi uyarınca Gümrük İdaresinin, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet Ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca ... ve Maliye Bakanlığının, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun usulüne uygun başvuruda bulunmaları hâlinde kamu davasına katılacakları açıkça hükme bağlanmıştır. Özel kanun hükümleri uyarınca davaya katılmanın kabul edildiği bu gibi durumlarda, belirtilen kurumların suçtan zarar görüp görmediklerini ayrıca araştırmaya gerek bulunmamaktadır. Ceza Genel Kurulunun 03.05.2011 tarihli ve 155-80, 22.10.2002 tarihli ve 234-3 66... .02.2012 tarihli ve 279– 55... .04.2014 tarihli ve 599-190 sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.Yerel Mahkemece sanığın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu S.S. ...Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin üyesi olan ... Konut Yapı Kooperatifinin, davaya katılmasına karar verilmiş ise de; sanığa isnat edilen zimmet suçundan anılan Kooperatifin doğrudan bir zarar görmemesi ve dolaylı veya muhtemel zararların kamu davasına katılma hakkı vermemesi hususları nazara alındığında, ... Konut Yapı Kooperatifinin sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına ilişkin katılma hak ve yetkisinin olmadığının kabulü gerekmektedir.Bu itibarla, sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davası nedeniyle suçtan doğrudan zarar görmeyen ve kanunda da kamu davasına katılabileceğine ilişkin hüküm bulunmayan anılan Kooperetifin temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince reddine; incelemenin, katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir.2- Adı geçen Kooperatifler Birliğinin ... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş’ye yaptığı ödemelere ilişkin olarak sanığa isnat edilen zimmet suçu açısından eyleminin sabit olup olmadığının belirlenebilmesi için direnme hükmüne esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı;Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararında açıklandığı üzere;Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile, taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir.Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır.Maddi sorunun, delil serbestîsi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür.Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - ████████ Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez.Somut Olayda Hukuki Değerlendirme
:Sanık hakkında zincirleme olarak nitelikli zimmet ve zimmet suçundan açılan davada sanığın bazı eylemlerinin yanı sıra, S.S. ...Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin yönetim kurulu başkanı olan sanığın, trafo yapımı inşaatı için ... Elektrik Sanayi ve Tic.A.Ş ile Birlik adına anlaştığı, yapılan hizmet karşılığında, Birliğin defter ve kayıtlarına göre anılan Şirkete yapılan ödemeler ile anılan Şirketin belge ve faturalarına göre, Birliğe yapılan ödemeler toplamının farklılık arzettiği, Birliğin anılan Şirketten olan alacağının yanı sıra vade farkı için düzenlenen fatura tutarı olan 44.480 TL’nin sanığın zimmetinde olduğu iddia olunan olayda;28.07.2011 tarihli bilirkişi raporunda, Birlik tarafından adı geçen Şirkete yapılmış gösterilen ödemeler toplamının, anılan Şirketin kayıtlarına göre yapılan ödemelerden fazla olduğu, 249.097,82 TL'de dahil olmak üzere tüm iadeler toplamı çıkarıldıktan sonra 203.251,99 TL'nin fazla olarak ödendiğinin kayıtlarda yer aldığı, bu meblağın sanığın zimmetinde kaldığı belirtilmesine rağmen; sanığın, 646.185 TL’nin ödenmesi konusunda yapılan sözleşmenin BEDAŞ tarafından iptal edilmesi üzerine anılan Şirkete tasfiye tutanağı düzenlenip o tarihe kadar 375.000 TL ödendiği, fazla ödenen 249.097 TL’nin ise anılan Şirket tarafından daha sonra iade edildiği ve Birliğin kasasına girdiğininden zimmetinde para olmadığını savunması, bozma ilamı sonrası düzenlenen ve direnme hükmüne esas alınan 01.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise; Şirket tarafından Birliğe kesilen toplam fatura miktarı ile anılan Şirkete ödenen avanstan geriye 249.097,82 TL’nin 20.09.2005 tarihinde makbuz ile Birliğe iade edilip bu hususun yevmiye defterinde yer alıp kayıtlara intikal ettirildiği, kasa hesabına girişinin de yapıldığı dikkate alınarak sanığın zimmetinde para olmadığının belirtilmesi karşısında; düzenlenen bilirkişi raporları arasında çelişkinin bulunması, isnat edilen olayın teknik bilgi arz etmesi ve mevcut bilirkişi raporları ile uygulamanın denetlenememesi nedeniyle dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek Şirket tarafından yapılan işler ile Birlik tarafından adı geçen Şirkete yapılmış olan ödemeler, düzenlenen faturalar ile tüm iade tutarları net bir şekilde tespit ve temin edildikten sonra sanığın uhdesinde para olup olmadığının somut ve denetime elverişli olarak belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulduğu kabul edilmelidir.Bu itibarla, Yerel Mahkemece kurulan direnme kararına konu beraat hükmünün, sanık hakkında eksik araştırma sonucu karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.V. KARARAçıklanan nedenlerle;1- Sanığın yönetim kurulu başkanı olduğu S.S. ...Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin üyesi olan ... Konut Yapı Kooperatifinin sanığa isnat edilen nitelikli zimmet suçundan yapılan yargılamada kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisi olmadığından temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin, katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılmasına,2- Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 263-74 sayılı direnme kararına konu beraat hükmünün, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,3- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.