İcra takibinin düşmesine rağmen taşınmaz satışının gerçekleştirilmesi ve tasarrufun iptali davası sonuçlanmadan artan bedelin haksız dağıtımı sonucu oluşan zararın icra memuru kusuruyla tazmini davası.
Özet: Davacı, ipotekli olarak edindiği taşınmazın, İİK 150/e maddesi uyarınca düşmesi gereken icra takibi sonucunda usulsüzce satıldığını ve satış sonrası kalan bedelin, kendisine devirden sonra konulan hacizler veya tasarrufun iptali davaları kesinleşmemiş alacaklılara haksız yere ödendiğini belirterek, icra müdürlüğünün bu hukuka aykırı ve kusurlu işlemleri nedeniyle uğradığı zararın İİK 5. maddesi uyarınca Bakanlıktan tahsilini talep etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada; dava dışı taşınmazın eski maliki tarafından .... Bankasına genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak 5.000.000,00 TL bedelle ipotek ettirildiğini, aynı taşınmaz üzerine 2. dereceden ..... lehine 1.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis ettirildiğini, müvekkilinin taşınmazı 14.06.2010 tarihinde ipotekleri ile birlikte satın aldıklarını, ipotek alacaklıları tarafından borçların ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 150/e maddesi uyarınca 1 yıl içerisinde satış talep edilmesi gerekirken süresinde satış talebinde bulunulmadığını, haczin düşmüş olmasına rağmen satış işlemlerine devam edildiğini, taşınmazın Kazan İcra Müdürlüğünün █████████ Tal. Sayılı dosyasından 02.11.2012 tarihinde 3. kişilere satıldığını, icra takibi düşmesine ve tasarruf iptal edilmeden sıra cetvelinde pay ayrılmayan kişilere artan paranın paylaştırılarak ödeme yapıldığını, 22. İcra Müdürlüğünün █████████ E. Sayılı dosyasından düzenlenen 22.11.2013 tarihli sıra cetvelinde ipotek alacaklılarına ödeme yapıldığını, icra müdürlüğünce taşınmazın devri sonrasındaki hacizler dikkate alınarak İİK'nin 100. madde bilgisi talep edildiğini, devirden sonra haciz uygulayan dosyalara kalan bedelin dağıtılmasının yasaya aykırı olduğunu, dava dışı .... ve .... tarafından açılan tasarrufun iptali davalarının yargılaması sürerken ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonrası yapılan satıştan kalan bedelin takip dosyalarına ödendiğini, haciz alacaklılarına müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını, dava dışı .... tarafından eski malik aleyhine 17.06.2010 tarihinde Ankara 18. İcra Müdürlüğünün █████████-7469 arası esas nolu dosyaları ile takibe geçildiğini, işbu dosyalarından tatbik edilmek istenen haczin reddedildiğini, alacaklı tarafından Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E. Sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açtığını, dava dışı.... tarafından eski malik aleyhine 17.06.2010 tarihinde Ankara 18. İcra Müdürlüğünün █████████-7097 arası esas nolu dosyaları ile takibe geçildiğini, iş bu dosyalarından tatbik edilmek istenen haczin reddedildiğini, alacaklı tarafından Kazan Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açtığını, tasarrufun iptali kararı verilmeden alacaklı tarafa ödeme yapan icra müdürlüğünün işlemlerinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; İİK'nın 5. maddesi kapsamında şimdilik 200.000,00 TL ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen davada; Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████████ E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, İİK' nın 150/e maddesine göre ve izah edildiği üzere diğer nedenlerden dolayı takibin düştüğü halde icra müdürlüğünün takip yenilenmeden yeniden haciz işlemleri yapılmadan, ipotek konusu taşınmazın satışını yapması ve satış bedelinin ayrıca alacaklılara dağıtılmasının, ipotek konusu olan taşınmazların ipotekle yüklü olan üçüncü şahıs ...'e tapu ile devir edildikten sonra devir eden borçlunun aleyhinde yapılan takip nedeniyle 6 ada 2 parsel ve 37 13... parseldeki taşınmazın üzerine konulan hacizler sırasında hacizler konulmadığını, aciz belgesi alınmadığından veya aciz içerisinde olduğu bilinmeden veya geçici aciz belgesi hükümünde herhangi bir bilgi olmadığını, İİK'nın 277 vd maddesine göre tasarrufun iptali davası açılmışsa da, tasarrufun iptali davasının reddedildiğinin veya konusuz kalması nedeniyle yapılan ihaleden ele edilen paranın ipotek alacaklılarının paralarının ipotek alacaklılarına paraları ödendikten sonra kalan paranın taşınmazın satış tarihindeki maliki olan müvekkiline ödenmesi gerektiğini, haksız ve sebepsiz yere hukuka aykırı olarak müvekkiline ödenmesi gereken paraların bu taşınmazda haczi olmayan ve tasarrufu da iptal edilmeyen icra takip alacaklısı olan .... Bankasına haksız yere ödenmesinin de icra müdürlüğünün açık ve net kusuru ile olduğunu, takip düştüğü halde satış bedelinin ödeme yapılmaması gerekirken haksız ve sebepsiz yere icra müdürünün bu ödemenin hukuka uygun olup olmadığının denetlemeden bu şekilde müvekkiline zarar verdiğini ve bu şekilde icra müdürünün müvekkilinin verdiği bu kusurlu hareketinden dolayı İİK'nun 5. maddesine göre Bakanlığın sorumlu olduğunu ileri sürerek; 100.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan yani ödeme tarihi olan 13.09.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı Bakanlıktan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; İcra Müdürlüğünce sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun yapıldığını, davacı yan dosyalarda her seferinde yapılan işlemlere karşı şikayet ve yargı yoluna gitmesine rağmen sıra cetveline itiraz etmediğini, sıra cetvelinin yargı denetiminden geçmeden kesinleşmesini kendisinin de istediğini, sıra cetveline karşı itiraz etmeyen ve bu yönde dava açmayan davacı tarafın, bu davada sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden, davacının davaya konu taşınmazın İİK'nın 150/e maddesine göre satışının süresinde olmadığına ve takibin düşürülmesi gerektiği yönündeki iddiasının, takibin 28.10.2010 tarihinde başlatılmış olması ve satış talep süresi olan 2 yıl içinde (takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİk 150/e maddesine göre) satış talep ederek masraf yatırılmış olması, birleşen dava yönünden, davacının birinci derece ipotek alacaklısına takipten değil haricen ödeme yapılması gerektiği yönündeki beyanı dikkate alınarak, yapılan incelemede icra müdürlüğü tarafından doğrudan ipotek alacaklısı bankaya verilen cevapta ipotek alacaklarının 1.139.433,08 TL olduğunun belirtildiği, sıra cetvelinde aynı ipotek alacaklısına ayrılan payın 1.108.711,21 TL olduğu dikkate alındığında davacının bu yöndeki itirazında hukuki bir yararı olmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; öncelikle satış yapılan taşınmazdaki haczin İİK'nın 150/e maddesine göre düştüğünü, yenilenmesi yapılmadan haksız yere satıldığını, bu düşme işlemini icra memurunun resen dikkate alması gerekirken haksız yere satış yapması nedeniyle emredici kurala aykırı işlemi ile kusurlu olduğunu, davacının söz konusu taşınmazı satın aldıktan yaklaşık 2 yıl kadar sonra .... ve ... ellerindeki senetler ile .... İnş. Taahhüt San. Ltd. Şti. ve ....’den aldıkları çokça senedi aynı anda ayrı ayrı icra takibine koyarak.....’ye ödeme emri gönderildiğini, arkasından borçlu adına kayıtlı olan tapu sicillerine haciz müzekkereleri gönderildiğini, gelen cevabı yazılarda herhangi bir sicile kayıtlı taşınmazları ve araçları olmadığı hususunun kendilerine bildirildiğini, bunun üzerine İİK’nın 277. maddesine göre Kazan Tapu Müdürlüğünün 6 ada 2 parsel (yeni 37 13... parsel) sayılı taşınmazın mal kaçırmak kastı ile davacıya satıldığını, ayrıca bu satışın da 278/1-2 maddelerine aykırı olarak satıldığını iddia ederek “Tasarrufun İptali” için dava açıldığını, ancak mahkemeler tarafından tasarrufun iptaline karar verilmediğini, bu nedenle İİK’nın 277, 278, 2 80... . maddelere göre müvekkilinin satın aldığı kişi aleyhine yaptıkları icra takiplerinden dolayı alacaklarını işbu müvekkiline ait taşınmazda almaya hakları yokken bunu da haksız yere icra müdürlüğünün ödemesi suretiyle haksız ve müvekkiline zarar verici bir eylem olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi nedeniyle yapılan ihaleden elde edilen paranın ipotek alacaklarına paraları ödendikten sonra kalan para taşınmazın satış tarihindeki maliki olan davacıya ödenmesi gerekirken, taşınmazda haczi olmayan ve tasarrufu da iptal edilmeyen icra takip alacaklıları olan ...ve...’a ve .... Bankasına haksız yere ödenmesinin de icra müdürlüğünün açık ve net kusuru ile olduğunu, icra müdürlüğünün denetim yapmadan yanlış olan derece kararı ile bunlara ödeme yaptığını, bu şekilde icra müdürünün müvekkile verdiği bu kusurlu hareketinden dolayı İİK’nın 5. maddesine göre davalı Bakanlığın sorumlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle davalı Bakanlığın meydana gelen zararlardan sorumlu olabilmesi için; görevlilerin kusurlu hareket etmesi, bu hareket sonucu zararın doğmuş olması ve zararla hareket arasında illiyet bağının bulunmasının gerekmesine, yapılan işlemlerde icra memurunun hukuka aykırı ve kusurlu bir işleminin bulunmamasına, tasarrufun iptali davalarında davacıya yapılan tasarrufların mal kaçırma amacıyla yapıldığının tespit edilmesine, icra dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin kesinleşmiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!