Kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili davasında, fiili el atmanın tespiti sonrası verilen kabul kararının temyizinde kesinlik sınırı ve usule ilişkin inceleme.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilip Bölge Adliye Mahkemesince bu kararın onanması üzerine, davalı idarenin temyiz başvurusu incelenirken, bazı davacılar için hükmedilen tazminat bedellerinin temyiz kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle temyiz dilekçeleri reddedilmiş, ancak diğer davacılar yönünden temyiz şartları oluştuğundan dosyanın esasının incelenmesine karar verilmiştir; uyuşmazlık, davalı idarece imar planında park veya resmi kurum alanı olarak ayrılan taşınmazlara fiilen el atılması iddiasıyla bedel tahsili talebine ilişkindir ve Bölge Adliye Mahkemesi de fiili el atma olgusunu tespit etmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 12. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.Mahkemece davacılar ... ve ... lehlerine hükmedilen tazminat bedelleri Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından adı geçen davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı idare vekilinin, davacı ... ve ...yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu .. ili, .. ilçesi, ../.. Mahallesi 55 21... parsel, 55 18... parsel, 55 06... parsel, 54 61... parsel, 54 39... parsel, 56 16... parsel, 54 92... parsel ile ../.. Mahallesi 53 18... parsel sayılı taşınmazların imar planında park alanında kaldığını ve davalı idarece fiilen el atıldığını belirterek taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara fiilen el atılmadığını ve kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, davacıların dava konusu taşınmazları kısıtlı olduğunu bilerek satın aldıkları, taşınmazların el atmadan arta kalan kısımları yönünden ise idari yargının görevli olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dört ayrı davacı için dava konusu 8 adet parsel hakkında tek bir dosya ile yargılama yapılabilmesi için tüm davacıların 8 adet parselde de hissedar olmaları gerektiğini, dava konuları ortak olmadığından öncelikle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi, aksi hâlde, dosyanın davacılar yahut dava konusu parseller açısından tefrik edilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesinin usule uygun olmadığını, dava konusu 54 39... parsel, 55 18... parsel ve 53 18... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak hükme esas alınan fen bilirkişisi raporunda fiili el atma olmadığı belirtilmiş olup “hukuki el atma” olduğu gözetilerek harç ve yargılama giderlerinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, fiilen el atılmayan taşınmazlarda görev yönünden davanın reddi gerektiğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, emsalin uygun olmadığını, gerçek bedeli yansıtmadığını, 16.11.2022 tarihinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4'ün son cümlesi uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerektiğini, temyize konu karar yasal düzenleme yürürlüğe girmeden önce verildiğinden harçlar nispi olarak belirlenmiş ise de harçların kamu düzenini ilgilendirdiği gözetilerek karara esas alınan bilirkişi raporunda fiili el atma yanında hukuki el atma da olduğu belirtilen kısımlar için vekâlet ücretinin nispi değil, maktu olarak hesap edilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlardan 54 39... parsel dışındakilerin 1/1000 ölçekli planda park alanında kaldığı, 54 39... parselin ise resmi kurum alanında kaldığı, taşınmazların bir kısmına stabilize yol, kaldırım, otopark, çöp deposu konulmak ve ağaçlandırma yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, tüm parsellerde davalı belediyenin hissedar olduğu, dolayısıyla kamulaştırmasız el atmanın varlığının sabit olduğu anlaşılmakla arsa niteliğindeki taşınmaza dava tarihinden öncesine ait özel amacı olmayan taşınmaz satışı esas alarak, emsal ile eksik ve üstün yanları karşılaştırılmak suretiyle değer biçilmesi isabetli olup taşınmazların fiilen el atılmayan kısımlarında davacıların müstakilen kullanım hakkının kalmaması ve aynı davalı idarenin sorumluluğu altında olması sebebiyle tamamının bedeline hükmedilmesi ve bir kısım taşınmazda önceden kurulu irtifak hakkı da gözetilerek tazminat belirlenmesi yerinde görülmekle dava dilekçesinde her bir davalı yönünden talep edilen tazminat tutarının belirtilmiş olması, aynı şekilde ıslah dilekçesinde de her bir davacı yönünden talebi artırılan miktarların belirtilmiş olması sebebiyle davalının bu yöndeki itirazının reddi gerektiği, davalının yargılama giderlerinin hatalı olduğuna dair itirazının ise bilirkişilere taşınmazların sayısı gözetilerek sonradan ek ücret takdir edilmiş olması ve hüküm fıkrasında ayrıntılı şekilde yargılama giderlerinin gösterilmiş olması sebebiyle yerinde görülmediği belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği hukuken el atılan dava konusu ../.. Mahallesi 55 18... parsel, 54 39... parsel ve ../.. Mahallesi 53 18... parsel sayılı taşınmazlar yönünden maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ... ‘e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,B.Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ...’a İlişkin Temyizi Yönünden;1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;a. Harca ilişkin (12) numaralı bendi hükümden çıkartılması, yerine “Alınması gerekli fiilen el atılan taşınmazlar yönünden 98.280,55 TL ve hukuken el atılan taşınmazlar yönünden 80,70 TL olmak üzere toplam 98.361,25 TL karar ve ilâm harcından, 54,40 TL peşin harç ve 32.499,34 TL ıslah harcının toplamları olan 32.553,74 TL'nin mahsubu ile bakiye 65.807,51 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,” cümlesinin yazılması,b. Vekâlet ücretine ilişkin (15) numaralı bendinde yer alan “97.957,25TL nispi” ibaresi hükümden çıkartılması, yerine “fiilen el atılan taşınmazlar yönünden 83.156,01 TL nispi ve hukuken el atılan taşınmazlar yönünden 4.080,00 TL maktu” ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.