Eczacının sahte sağlık raporuyla verilen ilaç bedeli kesintisi işlemine karşı açtığı iptal davası, eczacının sorumluluğu, sözleşme hükümleri ve yargılama harcı eksikliği ekseninde Yargıtay nezdindeki temyiz incelemesi.
Özet: Bir eczacı, sahte sağlık raporu ve reçete ile verilen ilaçlar nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunun hesabından yaptığı kesintinin iptali ve muarazanın giderilmesi talebiyle açtığı davada, yerel mahkeme eczacının kusuru olmadığını ve teknik sahtecilik araştırması yapma yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davasını kabul etmiş; ancak Yargıtay önceleri kesintinin protokol hükümlerine uygun olduğunu değerlendirerek kararı bozmuş, daha sonra ise dava değerine göre eksik harç ödenmesi nedeniyle usulden bozma yapmış; harç eksikliği giderildikten sonra yerel mahkeme yine eczacı lehine karar vermiş ve bu karar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tekrar temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 18.02.2011Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesi adı altında eczacı olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait eczaneye elinde A. Ç.'e ait sağlık raporu olan hastanın geldiğini, hastaya ait 05.11.2010 tarihli reçete ve ekindeki 30.09.2010 tarihli ilaç kullanım raporu ile sisteme giriş yapıldığını ve Kurumun provizyon sisteminin onay vermesini müteakip hastaya ilaçları teslim edildiğini, ilgili reçetenin Kuruma fatura edilerek bedelinin müvekkilinin hesabına ödendiğini, 2010 Kasım ayının sonlarına doğru Kuruma gelen ihbar üzerine 1 adet sahte ... raporunun piyasada eczacıları dolandırmak üzere kullanıldığı bilgisine ulaşıldığını, SGK Eczacılar odasının koordineli çalışmasını müteakip yaklaşık 35 eczaneden bu şekilde ilaç alınmış olduğunun tespit edildiğini, ilgili ilacın verilmesi noktasında eczacıların bir sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek; davalı Kurum tarafından müvekkiline gönderilen 26.01.2011 tarih ve 1566410 sayılı Kurum zararının tahsili konulu yazıları ile 11.935,23 TL para kesintisi yapılacağına ilişkin işlemin iptali ile bu suretle yaratılan muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; yapılan işlemin sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 29.12.2011 tarihli kararıyla; Kurum işleminin dayanağı olan taraflar arasındaki Protokolün (4.3.6) maddesinin (6.3) maddesindeki fiillerin tespiti hâlinde uygulanacak yaptırımlar açısından belirleyici olduğu, yapılan bildirimde davacının ve çalışanların kastının olmadığı anlaşıldığından herhangi bir cezai şarta gerek duyulmadığının belirtildiği, bu maddelerin uygulanmaması nedeniyle ilgili kesintinin hukuki dayanağının kalmadığı, davacının şikâyetçi sıfatıyla yer aldığı ceza yargılamasında eczanenin kendisine gelen reçete ve raporların şeklen usulüne uygun olup olmadığı yönünden inceleme dışında teknik anlamda sahtelik araştırması yapmasının mümkün olmadığının belirtildiği, Kurum tarafından reçete bedelinin tahsiline yönelik işlemin hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Yargıtay (Kapatılan) 13 . Hukuk Dairesince verilen 04.10.2012 tarihli ilamla; davacı tarafından verilen ilaca ilişkin sağlık raporu ve reçetenin sahte olduğunun Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda anlaşıldığı, davalı Kurumun 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19) ve (4.3.6) maddeleri uyarınca yapmış olduğu işlemin sözleşmeye uygun olduğu, bu itibarla Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle; kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozma ilamına direnilmesine karar verilen Mahkemenin 25.06.2013 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile 30.09.2010 tarihli rapordan dolayı 05.11.2010 tarihli reçeteden dolayı 11.935,23 TL'nin bedelinden kesinti yapılacağına ilişkin davalı Kurumun 26.01.2011 tarihli ve 1566410 sayılı kararı ile yarattığı muarazanın men'ine karar verilmiş; direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2018 tarihli ilamıyla; dava kabul edilecek olur ise, kabul edilecek dava değeri nispetince borçlu olunmadığının tespit olunacağı ve bu miktar üzerinden mahsupla mahrum kaldığı alacağına kavuşacak olan davacının değeri para ile ölçülebilir mahiyetteki davada 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28. maddesinin 1/a bendi gereğince dava değeri üzerinden hesaplanacak karar ve ilâm harcının dörtte birini peşin olarak ödemesinin gerekli olduğu, bu yükümlülük yerine getirilmediğinden aynı Kanunun 32. maddesi gereğince Mahkemece herhangi bir işlem yapılamayacağı, davacının maktu yatırdığı peşin harcın usul ve yasaya uygun şekilde tamamlatıldıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalının temyiz itirazları incelenmeksizin karar bozulmuştur.4. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilamı doğrultusunda, davacı tarafa, başta yatırılan maktu harcın mahsubu ile eksik peşin nispi harç tamamlatıldığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; Kurumun yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu, Mahkemece beyanların dikkate alınmadığını, eksik inceleme sonucu verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı Kurum tarafından 2009 yılı Eczane Protokolünün (Protokol) (4.3.6) maddesi uyarınca davacı eczacı hakkında uygulanan Kurum işleminin iptali ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.Protokolün (6.3.3) maddesine göre; eczanenin Kuruma fatura ettiği reçetelerde bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Aynı Protokolün (4.3.6) maddesinde ise, Protokolün (6.3) numaralı maddesindeki fiillerin tespit edildiği reçetede fiili ilgilendiren reçete veya ilaç bedellerinin ödenmeyeceği, Kurumca yapılan yersiz ödemeler varsa ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte eczacının kurumda tahakkuk etmiş alacağından mahsup edileceği, eczacının alacağının yersiz ödeme tutarını karşılamaması veya alacağının olmaması halinde, genel hükümlere göre tahsil edileceği öngörülmüştür.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 02.07.2013 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. sayılı düzeltilerek onama ilamında; "... sanıklardan ..., öncesinde ecza depolarında çalışmakta iken ayrıldığı, diğer sanık ... ise iş aradığı bir vesile ile tanıştığı sanık .... kendisine birlikte çalışmayı teklif ettiği ve her iki sanığın da bilgisayar ortamında hasta isimlerini değiştirerek sahte heyet raporları ve Üniversite hastanesinde görevli doktorların kaşe ve imzalarını taklit ederek sahte reçeteler oluşturdukları, sanık .... da bu sahte belgeleri müşteki eczacılara götürüp reçetelerin arkasına hayali kişilere ait isim yazmak ve imzalamak suretiyle her bir reçete kapsamındaki 1 kutusunun fiyatı 3.900,00 TL olan ... isimli kanser hastalığında kullanılan ilacı alıp ilaç depolarına satmak suretiyle kamu kurumu olan SGK aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.'' tespitine yer verilmiş ve Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E., ████████ K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; davaya konu ilaç kullanım raporlarının fotokopilerinin doktorlar F. Y., E. G., İ. F. B. tarafından imzalandığı, ilaç kullanım raporlarından faydalanılarak (Hastanın adı soyadı, hastanın dosya numarası, T.C. kimlik no bölümlerinin bilgileri değiştirilmek suretiyle fotokopi ya da bilgisayar donanımları tarayıcı yazıcı marifeti ile) sahte olarak oluşturulmuş oldukları ve düzenlendiği makamdan araştırılmadığı sürece sahteliklerinin anlaşılmayacağı, dolayısı ile aldatma kabiliyetinin bulunduğu, ayrıca raporda ayrıntıları belirtilen 36 adet reçetenin arkasında bulunan ilaçları teslim alan şahıslarla ilgili imzaların sanık ... elinden çıktığı, yine 31 adet reçetenin arkasında yazılı yazıların sanık ... elinden çıktığı tespit edilmiştir.Bu durumda; dolandırıcılık suçundan mahkum olan ... ceza dosyası kapsamı itibarıyla ilacı teslim alan ve ilacın teslimine ilişkin imzayı atan kişi olduğu sabit olmasına rağmen, sahte raporda ismi yer alan A.Ç isimli hasta/ hasta yakınına teslim edilmiş gibi imzanın alındığı, aynı konuda, davalı Kurum tarafından başka bir eczaneye uygulanan cezai şartın iptali istemi ile Adana 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince, davacı eczane tarafından verilen ilaca ilişkin sağlık raporunun ve reçetenin sahte olduğunun Adana 2.Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esaslı dosyası ile yapılan yargılamadan anlaşıldığı gerekçesiyle, davalı Kurumun uyguladığı ceza işleminin doğru olduğuna, davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde bozma kararı üzerine, Mahkemece direnildiğine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-267 Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; davacının sözleşme ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği ve kendilerine ibraz edilen sahte reçete ve raporlarda belirtilen ilaçları teslim ederken sözleşmeye aykırı davrandıkları, davalı Kurumun işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Yine, davacı eczacı hakkında ; Adana SGK İl Müdürlüğünün 11.11.2013 tarihli ve 4181128 sayılı yazısı ile eczanesi hakkında, kuruma fatura edilen ... isimli kanser ilacına ilişkin 05.11.2010 tarihli ve ... numaralı 1 adet reçetede bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine dair imzanın, reçetede teslim edildiği yazılı şahsa ait olmadığından bahisle Protokolün (6.3.3) maddesi gereğince 11.935,23TL reçete bedelinin beş katı olmak üzere 59.676,15 TL tutarında ceza tahakkuk edildiği; Dairenin 28.11.2024 tarihli ve ████████ E., █████████ K. sayılı ilamından anlaşılmıştır.Somut olaya ilişkin yukarıda açıklanan aşamalar dikkate alındığında, davacının sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği ve sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, Mahkemece; davalı Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin hukuka uygun olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.V. KARARTemyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.