Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen hükmü, eksik inceleme, HTS kayıtları ve tanık beyanlarının alınmaması nedeniyle bozmuştur.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarından verilen hükümlerin temyiz edilemez olduğu belirtilirken, hırsızlık suçundan kurulan hüküm; sanığın olay tarihindeki telefon HTS kayıtlarının getirtilip alibisinin doğruluğunun araştırılmaması, benzin istasyonu görevlileri ile araç sahibinin tanık sıfatıyla dinlenmemesi gibi eksik inceleme ve kovuşturma nedenleriyle bozulmuş, sanığın hukuki durumunun tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek yeniden takdir edilmesi amacıyla dava dosyası ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, mala zarar verme, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmaSUÇLARIN TARİHİ
: 20.03.2018HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, düzeltilerek onamaI-Sanık hakkında mala zarar verme ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesindeHükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesine gelinceİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin; suçu işlemediğine ve kendisine iftira atıldığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya arasında yer alan tutanağa göre, şikâyetçinin benzin istasyonuna girmesinden hemen sonra iş yeri görevlilerinin plakayı belirterek araçtan hırsızlık olduğunu söylemeleri üzerine olayın fark edildiği, yine aracın ruhsat sahibi olan ...'nın kolluk aşamasında alınan ifadesinde, aracı sanık ... ve ...'ya verdiğini belirttiğinin anlaşıldığı, ancak kovuşturma aşamasında benzin istasyonu görevlilerinin ve ...'nın bahse konu hususlara ilişkin beyanlarının alınmadığı, yine sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği ve olay tarihinde Ankara'da olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın olay tarihindeki telefon numarası tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra olay gününden 10 gün öncesi ve 10 gün sonrasını kapsar şekilde HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilip savunmasının doğruluğu araştırılarak ve benzin istasyonu görevlileri ile ...'nın tanık sıfatıyla dinlenmesi suretiyle, tüm deliller bir bütün hâlinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.