Yargıtay 12. Ceza Dairesinin Kanun Yararına Bozma kararı, sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarının tek seçimlik hareketli suç olduğunun tespitiyle ayrı cezalandırmanın hatalı bulunması.
Özet: Adalet Bakanlığının talebi üzerine yapılan kanun yararına bozma incelemesinde, sanığın aynı takvim yılında hem sahte belge düzenleme hem de sahte belge kullanma eylemleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmasına dair mahkemenin kesinleşmiş kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun seçimlik hareketli suçlara ilişkin ilkesine aykırı olduğu; Vergi Usul Kanunu kapsamında sahte belge düzenleme veya kullanma suçunun, birden fazla eylem içerse bile tek bir suç oluşturduğu ve bu durumun cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla sanığın tek suçtan cezalandırılması gerekirken iki kez mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğu tespit edilmiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR
: Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 2020 takvim yılında sahte belge düzenlemek ve sahte belge kullanmak suçlarından 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43... . maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve istinaf edilmeksizin 24.12.2024 tarihinde kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.04.2025 tarihli ve 94660652-105-16-5775-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 359/b (iki kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 (iki kez) ve 62. (iki kez) maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın yetkilisi olduğu firma adına 2020 yılında birden çok kez sahte belge düzenlediği ve birden çok kez sahte belge kullandığından bahisle, düzenleme ve kullanma eylemlerinden dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de,
Benzer bir olayla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2024 tarihli ve ███████-280 esas, ████████ karar sayılı ilâmında yer alan, "... fail tarafından sahte belgelerin/faturaların doğrudan vergi kaçakçılığına matufen düzenlenmesinin yanı sıra, bir başkası tarafından aynı amaçla düzenlenen diğer sahte belgelerin/faturaların da vergi beyannamelerine müstenidat yapılarak kullanılması hâlinde, belgelerin tür, amaç ve işlevleri aynı olduğundan maddi konunun da aynı olduğunun, Buna bağlı olarak da; VUK’un 359. maddesinin b fıkrasında yer alan sahte belge düzenleme veya bu sahte belgeyi kullanma suretiyle işlenen vergi kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketli bir suç olması nedeniyle seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi icra edilmiş olsa dahi tek suç oluşacağının ancak bu durumun TCK'nın 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde göz önünde tutulabileceğinin kabulü gerekir." şeklindeki açıklamalar karşısında,
Sanığın yetkilisi olduğu firma adına 2020 yılında birden çok kez sahte belge düzenleme ve kullanma eylemine ilişkin somut olayda, anılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu ilamında da belirtildiği üzere, sahte belge düzenleme veya bu sahte belgeyi kullanma suretiyle işlenen vergi kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketli bir suç olması nedeniyle seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi icra edilmiş olsa dahi tek suç oluşacağı nazara alınarak, sanığın tek suçtan cezalandırılması; ancak seçimlik hareketlerden birkaçının gerçekleşmesi durumunun 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğinden, sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde iki kez cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İnceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlünün " 2020 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün, yine " 2020 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan da 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bahse konu hükümlerin istinaf edilmeksizin 24.12.2024 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminde; "... Yargıtay Ceza Genel Kurulu ilamında da belirtildiği üzere, sahte belge düzenleme veya bu sahte belgeyi kullanma suretiyle işlenen vergi kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketli bir suç olması nedeniyle seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi icra edilmiş olsa dahi tek suç oluşacağı nazara alınarak, sanığın tek suçtan cezalandırılması; ancak seçimlik hareketlerden birkaçının gerçekleşmesi durumunun 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğinden, sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeden.." şeklinde görüş belirtilmiş ise de, kanun yararına bozmanın, kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğu, bununla birlikte; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da, "...sonuç olarak, 15.6.1949 tarihli ve 4-11 sayılı içtihadı birleştirme kararı da gözetildiğinde, yargısal içtihat değişikliklerinin kural olarak olarak geriye yürümeyeceği, yorum farklılığı sebebiyle içtihadın değişmiş olmasının, usul ve maddi hukuka uygunluk taşımayan karara yönelik, olağanüstü kanun yollarına başvuru nedeni oluşturmayacağının kabulü gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin sanığın yargılanıp hükmün kesinleştiği tarihten sonraki kararlarla değiştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile reddine karar verilmelidir...." denildiğinin anlaşılması karşısında; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!