Aile konutu niteliğindeki taşınmazda ipoteğin kaldırılması davasında, arsa vasıflı ve çok bölümlü mülkte aile konutu kısmının keşif ve bilirkişiyle tespit edilerek ipoteğin sadece o bölüme özgü kaldırılması gerektiği.
Özet: Bir ipoteğin kaldırılması davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararını takiben Bölge Adliye Mahkemesi, davalı kadının açık rızası alınmadığı gerekçesiyle taşınmaz üzerindeki bir ipoteğin kaldırılmasına karar vermiş, ancak temyiz incelemesinde bu kararın kapsamı ele alınmıştır. Yüksek Mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesinin davalı kadının rızası alınmadığı için ipoteği kaldırma kararını prensipte doğru bulmakla birlikte, dava konusu taşınmazın tapuda arsa olarak kayıtlı olması ve birden fazla bağımsız bölüm içerme ihtimali karşısında, aile konutu olarak kullanılan spesifik bölümün keşif ve bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi ve ipoteğin yalnızca bu bölümle sınırlı olarak kaldırılması gerektiği belirtilerek, taşınmazın tamamına yönelik ipotek kaldırma kararının hatalı olduğu sonucuna varmış ve kararı bu yönden bozmuştur. Diğer temyiz itirazları ise reddedilmiştir.

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ
: İpoteğin KaldırılmasıİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 22. Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı banka vekili tarafından kabul edilen kısım yönünden; davacı erkek vekili tarafından ise duruşma istemli olarak reddedilen kısım yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. Davalı vekili Avukat ... ...'ın mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan mazeretin reddine, karar verildikten sonra, işin evrak üzerinde incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekilinin tüm, davalı banka vekilinin vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.İlk Derece Mahkemesince ipoteğin kaldırılması davasında davanın reddine karar verilmiş, davacı erkek vekilinin istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek yeniden hüküm tesisine, taşınmaz üzerinde 26.10.2011 tarihinde tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına, 17.08.2011 tarihli ipotek yönünden ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı ve davalı Banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere 26.10.2011 tarihli ipotek tesisi yönünden davalı kadının açık rızası alınmadığından ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi yerinde ise de dava konusu taşınmazın tapuda "arsa" vasfıyla kayıtlı olduğu, dosya içindeki beyanlara göre taşınmaz üzerinde birden fazla bağımsız bölüm bulunduğu ileri sürülmüştür. Dava aile konutu olarak kullanıldığı ileri sürülen taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılmasına yönelik olduğuna göre, öncelikle aile konutu olarak kullanılan bölümün belirlenmesi gerekir. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; taşınmazın vasfı da dikkate alınarak, dava konusu taşınmazda usulünce keşif yapılıp, ipotek tesis tarihinde ve halen tarafların aile konutu olarak kullandıkları bağımsız bölümün belirlenmesi, uzman bilirkişilerden "aile konutu" olarak kullanılan bölümün kroki ve harita üzerinde işaretlenmesinin istenmesi, aile konutu olarak kullanılan bu bölümün değerinin belirlenip, bu bölümle sınırlı olacak şekilde ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamına yönelik olarak ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere BOZULMASINA,2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı erkek vekilinin tüm, davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.