İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağı itirazının iptali ve %20 icra inkar/kötü niyet tazminatı talepli davanın özeti.
Özet: Bu hukuki belge, davacı şirketin ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebiyle açılan bir davayı incelemektedir; davacı, 5.096,06 TLlik alacağın tahsilini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep ederken, davalı ise borcun bulunmadığını, takibin dayanağının olmadığını, cari hesap sözleşmesinin mevcut olmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını iddia ederek davanın reddini ve kendi lehine kötü niyet tazminatı ödenmesini istemektedir.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin karşı taraf ile ticari ilişkisinden kaynaklanan 5,096,06-TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı tarafla cari hesap alacağının ödenmesi için yapılan görüşmelerin sonuç vermediğini, davalı tarafın söz konusu borcu ödemekten kaçındığını, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı tarafın ise işbu takip dosyasında borca itiraz ettiğini ve söz konusu takibin durdurulduğunu, meydana gelen zarar miktarı ve davalının sorumlulukları açık ve kesin olmasına rağmen haksız ve kötü niyetle takibe itiraz edildiğinden ileride doğabilecek hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı icra takip dosyasına olan itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ikame edilen işbu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili lehine dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından borcun sebebi olarak "█████/2016 tarihli diğer 5.096,09 TL" açıklaması ile icra takibi başlatıldığını, ancak takip dayanağı olarak icra dairesine herhangi bir belge sunulmadığını, taraflarına da herhangi bir takip dayanağı belge tebliğ edilmediğini, davacı tarafın müvekkili şirketten hiçbir şekil ve nam altında herhangi bir alacağı bulunmadığını, bu nedenle de müvekkili şirket aleyhine ikame edilen takip dosyasından düzenlenen ödeme emrine itiraz edildiğini, davacının dava dilekçesinde icra takibinin cari hesap alacağına yönelik olduğu, müvekkili tarafından yapılan itirazın iptali gerektiğinden bahisle itirazın iptali davası ikame ettiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibi esnasında cari hesap ilişkisinden bahsedilmemiş olup cari hesaba ilişkin olarak da belge sunulmadığını, müvekkili şirket tarafından imza edilen herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, alacak talebinin de davacı tarafından belirtilen tarih esas alındığında zamanaşımına uğradığını, bu itibarla alacağın varlığı mahkemece kabul edilse dahi zamanaşımına uğradığından tahsili mümkün bir alacak bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine ikame edilen itirazın iptali davasının öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, zamanaşımı def'imizin kabulünü, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı/alacaklı aleyhine müvekkili şirket lehine dava konusu edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,2-İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası,3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,5-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları,6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları,7-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin █████/2025 havale tarihli raporu,8-Sair deliller.DAVA KONUSU
:Açılan dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında bulunduğu iddia edilen cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., ███████ K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının...Gıda Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ise ... İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 5.096,09-TL asıl alacak, 240,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.336,41-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.Dava konusu uyuşmazlık cari hesaptan kaynaklı olarak var olduğu iddia edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yöneltilen itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, takip talebi ödeme emrinde borcun sebebinin █████/2016 tarihli 5.096,09-TL tatarındaki alacak olarak belirtildiği, takip talebinin █████/2022 tarihinde gerçekleştirildiği ve takibin bu tarihte başlatıldığı, alacakların 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, takibin başlatılması ile birlikte zamanaşımı süresinin kesildiği, kaldı ki, dava tarihi itibarıyla da zamanaşımı süresinin henüz sona ermediği anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.█████/2025 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.█████/2025 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalıya ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı vekili davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı gibi ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmemiştir.Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın mahkememizce resen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki cari hesap kayıtları, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ilişkinin alım satım ilişkisi mi yoksa hizmet ilişkisi mi olduğu, bu ilişki çerçevesinde cari hesap kayıtları düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise cari hesap kayıtlarında yer aldığı belirtilen alacak bedeline dayanak olması ihtimali olan ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmedikleri veya hizmetin davalı şirkete verilip verilmediği, teslim veya hizmetin verildiği olgusuna yönelik olarak davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde herhangi yazılı bir delil bulunup bulunmadığı, cari hesapta yer aldığı belirtilen alacak verisinin davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile BA/BS formlarında yer alıp almadığı, neticeten davacı şirketin var ise cari hesaptan kaynaklı olarak davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi... Talimat dosyasında Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi █████/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacının █████████/█████████/2024 dönemine ait Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin süresi içerisinde beratlarının gönderildiği, Envanter Defterinin süresi içerisinde açılış onayının yapıldığı, davacının yasal defterlerinin, 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine uygun olduğu kanaatinin hasıl olduğunu, davacı tarafın, icra takibinde toplam alacağına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9,75 oranında ticari faiz talep ettiği, taraflar arasında borcun ödeme zamanı tespit edilmediği, “Taleple Bağlılık ilkesi” gereği talep tebliğ tarihi (+7) gün dikkate alınarak faiz hesaplaması yapıldığını, mahkemece davacının davasında haklı görülmesi halinde İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile 5.096,09-TL asıl alacağına istinaden dava tarihine kadar 1.196,56-TL faiz talep edebileceğini mütalaa etmiştir.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin █████/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında bulunduğu iddia edilen cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine olduğu, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 5.096,09-TL asıl alacak, 240,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.336,41-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında alım satıma dair ticari ilişki bulunduğu, icra takibine konu edilen alacak bedeline dayanak faturalarda davalı şirkete ait kaşelerin mevcut olduğu, faturaların davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde kayıtlı olduğu, ancak davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sunulmaması ve bulundukları yerin de bildirilmemesi sebebiyle davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde herhangi bir inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, faturalarda davalı şirkete ait kaşelerin bulunması çerçevesinde teslim olgusunun ispatlandığı, davalı şirketin dava açılmadan önce temerrüte düşürüldüğünün ise ispatlanamaması kapsamında temerrütün takip tarihi itibarıyla vuku bulduğu, bu sebeple işlemiş faiz bedeli talep edilmesinin mümkün olmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,1-Davalı ... İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 5.096,09-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 5.096,09-TL asıl alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa %9,75 oranında ve değişen oranlarda ticari faiz uygulanmak suretiyle devamına, 240,32-TL işlemiş faiz bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen miktar olan 5.096,09-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı... İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinden alınarak davacı ...Gıda Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine,3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere olmak üzere toplam 855,20-TL giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 85,00-TL elektronik tebligat, 345,00-TL KEP+posta masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.430,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 4.230,49-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 5.096,09-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 240,32-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 2.979,49-TL'sinin davalıdan, 140,51-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim...e-imzalıdır