İzmirdeki araç ticaretine dayalı kambiyo senetleri üzerinden açılan menfi tespit davasında, ödenen borçlara rağmen kötü niyetli faiz talebi ve tefecilik suçlaması.
Özet: Taraflar arasındaki araç alım satımından kaynaklanan kambiyo senetleri ile ilgili bu menfi tespit davasında davacı, borcunun tamamını ödediğini, hatta davalının tehdit ve aşırı faiz talepleriyle ek ödemeler yaptığını, ancak davalının elindeki senetleri iade etmeyerek kötü niyetle icra takibi başlattığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini ve tazminat talep ederken; davalı ise davacının iddialarını reddetmekte ve önceki araç alım satımlarından bakiye borçlar bulunduğunu ileri sürerek kendi savunmasını sunmaktadır.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında hiçbir alacak yahut borç ilişkisi söz konusu olmadığını, davalı şirket sahibi ve muhasebecisi hiçbir alacağın kalmadığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak elinde bulundurulan senedi icraya koymuştur ve müvekkillerini zor durumda bıraktığını, davalı, her ne kadar İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibi başlatmış ise de davalı ile müvekkilleri arasında herhangi bir borç ilişkisi mevcut olmadığını, davalı tamamiyle art niyetli olarak icra takibine devam ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında daha önceye dayalı araç alım satımı ile alakalı ticareti olduğunu, müvekkilleri, █████/2022 tarihinde 2010 Model... kamyonet tipli araç almak için İzmir ilindeki davalı şirket sahibinin adresine yanına gittiğini, aracı almak için taksitle anlaşıldığını, müvekkilinin borcunun yaklaşık 40.000,00 TL kaldığı zaman bu defa müvekkilleri █████/2023 tarihinde tekrar davalı şirket sahibinin İzmir ilindeki işyerine giderek bu defa 2010 model alına...avalı şirket sahibine devretmiş bunun karşılığında 2014 Model... ve 1990 model ... aldığını, müvekkilleri işbu ticaretin kapanmasına karşılık senedin bir tanesinin 128.600,00 TL ve diğerlerinin 120.000,00 TL olmak üzere toplam 3 adet senet düzenlemiş ve işbu senetleri davalı şirket sahibine verdiğini, müvekkilleri senetleri ödemesine rağmen davalı şirket sahibi bu defa ticaretin sınırlarının dışına çıkmış ve müvekkillerinden faiz istemeye başladığını, davalı şirket sahibi, toplam alacağı 368.600,00 TL iken müvekkilinden toplam 100.000,00-TL faiz istemesi ne kadar kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiğini, ayrıca davalı şirket sahibi, işbu elindeki senetleri müvekkili toplam borcunu ödemesine rağmen iade etmediğini ve faiz istemeye devam ettiğini, müvekkili ise senetleri icraya vermekle tehdit ettiği için mecbur kalarak davalı şirket sahibine █████/2024 tarihinde faiz parası olarak 40.000,00 TL daha gönderdiğini, ancak davalı şirket sahibi faiz parası olarak 100.000,00 TL istediği için bu defa elindeki senetlerin birini icraya verdiğini ve müvekkillerine işbu icra kağıdının geldiğini, müvekkili..., davalı şirket sahibinin muhasebecisine █████/2023 tarihinde mesaj atarak toplam borcunu sorduğunu ve davalı şirket sahibinin muhasebecisinin de atmış olduğu ses kaydında aynen ve beyanen "yani şu an görünürde 165.800,00 TL kalmış total, bunun dediğimiz şekilde aracın değer kodu da yansıyacak ... abi ne yansıtır ne eder bilmiyorum sen bu şekilde öde yani 165.800,00 TL sonrasında ... abiyle konuşursunuz artık" dediğini, işbu beyanlarda dahi muhasebeci... isimli kişi şifreli konuşmaya çalışsa da açıkça ne kadar faiz ister bilemiyorum mihvalinde bir konuşma olduğunu, müvekkili de 165.800,00 TL kaldı denilmesine rağmen toplamda o tarihten sonra 200.000,00 TL ödeme yaptığını, işbu yaşananlar kesinlikle hukuki bir ihtilaf olmaktan çıkmış açıkça tefecilik suçunun yasal unsurlarını oluşturduğunu, ayrıca davalı şirket sahibi hakkında Demirci Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda da bulunulduğunu, müvekkili muhasebecinin 165.800,00 TL kaldığını söylemesine rağmen baskılarla toplam faiz ödemesi olarak 34.200,00 TL yapmasına rağmen şüpheli daha da durmayarak elindeki senetleri kötü niyetle kullandığını ve 120.000 TL asıl alacak ve 10.038,08 TL TL de faiz alacağı olacak şekilde icra takibi açtığını belirterek İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden borçtan dolayı ve müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetle hareket ederek müvekkillerine onarılmaz zararlar veren davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davasını ve iddialarını kabul etmediklerini, dava dilekçesinde eksik ve yanlış bilgiler verildiğini, davacı ... diğer davacı ...'ın dayısı olduğunu, davacı ... kendi ticari işlerinde kullanmak üzere yeğeninin üzerine araç satın aldığını, davacılar, müvekkili şirket ile daha önce de araç alım işlemi yaptığını, müvekkilinden 2010 model... kamyonet satın aldığını, bu araç da davacıya taksitli olarak satılmış olup bu araç için de müvekkiline ödemesi gereken borcu ödemediğini ve bakiye borcu kaldığını, davacı tarafın bankadan ödemiş olduğu 40.500 TL'yi eski araç satımından bakiye kalan ödeme olarak müvekkilinin banka hesabına yatırdığını, davacı tarafından dosyaya sunulu dekontlardan görüleceği üzere davacı tarafın yapmış olduğu 21.03.2023 tarihli 20.000 TL ve 27.03.2023 tarihli 30.000 TL miktarlı ödemeler de eski araç satımına ilişkin ödemeler olduğunu, buna rağmen davacılar tekrar müvekkili ile irtibata geçerek 2010 model...kamyoneti daha yeni bir model ile değiştirmek istediğini ve bir de... araç satın almak istediğini belirttiğini, müvekkili şirket yetkilisi ile aralarında yapmış oldukları sözleşme ile hem davacılara kilometresi daha az ve 4 yıl daha yeni bir araç satıldığı için hem de 1994 model ... araç satımı ile ilgili olarak toplamda 505.800 TL bedel üzerinden anlaşıldığını, davacı taraf 1994 model... modelini 1990 olarak yazmış aynı zamanda müvekkilinin araç alım satımı için müvekkiline vermiş olduğu 3 adet 128.600 TL ve bir adet 120.000 TL'lik senet miktarlarını da hatalı olarak dilekçesinde yazdığını, davacılara... Plakalı 1994 model ... aynı gün...Plakalı 2014 Model...kamyonet 28.03.2023 tarihinde Bornova... Noterliği'nin... yevmiye nolu işlemleri ile satıldığını, miktarlı senetler davacılardan alındığını, bu kadar esnek ödeme planına rağmen davacılar 2 3 ayda bir çok cüz'i bir rakam ödeyerek müvekkilini oyalamaya çalıştığını, toplamda 420.500 TL ödeme yaptığını, eski araç olan 2010 model... satışından müvekkile kalan borcu 40.500 TL olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulu dekontlardan görüleceği üzere davacı tarafın yapmış olduğu 21.03.2023 tarihli 20.000 TL ve 27.03.2023 tarihli 30.000 TL miktarlı ödemeler de eski araç satımına ilişkin ödemeler olduğunu, 40.500-TL de senet bedellerinden hariç olarak eski araç satımına ilişkin olarak taraflarına ödendiğini, davacılar 505.800 TL olan senet bedellerinden senetlere karşılık 380.000 TL ödeme yaptığını, davacıların müvekkiline 125.800 TL ödemesi kaldığını, bu sebeple ödenmeyen son senet olan 10.08.2024 tarihli 120.000 TL'lik senet müvekkili tarafından icra takibine konu edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye bakıldığında ticari sözleşmenin içinde geç ödemeden kaynaklı davacılardan cezai şart da istenebileceği yazılıyken müvekkili sadece senet tutarları kadar ödeme almış, son senet olan 120.000-TL'den hiç ödeme almadığını, esasen davacılar davalarında haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davacıların müvekkiline hala İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki borcu bulunduğundan menfi tespit davasının reddi ile taraflarının lehine asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatı ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesini,davacılar davalarında haksız ve kötü niyetli oldukları için haklarında %10 para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU
:
Açılan dava, davacının İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasından kaynaklı davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi taleplerin ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Sayılı dosyası incelendiğinde davalı alacaklı... Kiralama Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı borçlular hakkında █████/2023 düzenleme tarihli, █████/2024 vade tarihli, 120.000,00-TL bedelli senede dayalı olarak 10.038,08- TL işlemiş faiz ve 120.000,00-TL asıl alacak olmak üzere toplam 130.038,08-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşıldı.
█████/2025 tarihli duruşma tutanağının 4 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekilinin davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Taraflara ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, dava ve cevap dilekçeleri, tarafların ticari defterleri incelenip irdelenmek suretiyle taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşme ile ilgili davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ve davalıdan dava dilekçesindeki iddia ettiği ve icra dosyasında tahsilini talep ettiği miktarda alacağın bulunup bulunmadığı, davalı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı yapıldı ise miktarı, yapılan ödemelerin neye ilişkin olduğu hususlarında rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi █████/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; Davalı tarafın E- Defter mükellefi olduğu ve E- Defter beratlarının zaman damgalı olarak Gelir İdaresi Başkanlığına beyan edildiği,
davacı taraf vergi mükellefi olamadığından incelenecek ticari defter ve belge olmadığından iş bu rapor
dosya içeriği ve davalı ticari defterleri incelenerek hazırlandığı,
davalı / alacaklının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davacıdan alacaklı olmadığı, taraflar arasında yapılan 280.03.2023 tarihli sözleşmeye göre davacı borçlunun davalı alacaklıya
508.800,00 TL + eski kalan bakiye 40.500,00 TL olmak üzere toplam 546.300,00 TL borçlu olduğu, davalı ticari defterlerinde kayıtlı 175.000,00 TL tutarında ki ödeme belgesi dosya içeriğinde
sunulmadığı, iş bu ödeme belgesinin Sayın Mahkemenize sunulması halinde davacının davalı tarafa
49.200,00 TL fazla ödeme yaptığının hesaplandığı, aksi durum olan ödeme belgesinin davacı tarafından sunulamaması halinde bu defa davacının takip tarihi itibari ile davalı alacaklıya
125.800,00 TL borçlu olacağı hususlarında görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer.
Somut olayda dava konusu senedin, taraflar arasındaki araç alım satımı karşılığında davalı tarafa verildiği ihtilaf konusu olmayıp senedin ödenip ödenmediği uyuşmazlık konusudur.
Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.201'daki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Her ne kadar HMK 203/1-a maddesinde kardeşler arasındaki işlemlerin ispatı açısından senetle ispat zorunluluğunun bulunmadığı belirtilmiş ise de bu hüküm senede karşı senetle ispat yasağının istisnaları arasında kabul edilmemektedir.
Somut olayda da davacıların ödeme iddiasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlaması gerektiği, davacıların ödeme nedeniyle dava konusu ve takip dayanağı bono yönünden borçlu olmadığı iddiasını HMK’nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille veya diğer kesin delillerle ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın bu nedenlerle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE
1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 2.220,73
-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.605,33-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
2-Davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
3-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.3200,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!