Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talepli davada, adi ortaklık sorumluluğu ile vekalet ücreti hesaplama esaslarına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Dava; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle satın alınan villanın tapu devrinin, bedelinin tamamen ödenmesi ve taşınmazın teslim edilmesine rağmen, davalılar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı sorunlar nedeniyle yapılmaması üzerine, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bağımsız bölümün güncellenmiş değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir; ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davacının edimlerini yerine getirdiği ve tapu tesciline hak kazandığı yönündeki kararlarının ardından, davacı vekili bölge adliye mahkemesinin son karar tarihindeki tarifenin dikkate alınması gerektiğini ve davalı lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek vekalet ücreti takdirini temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/8 E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... Yapı A.Ş. arasında harici olarak düzenlenen 24.10.2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile müvekkilinin 236 ada, 1 parselde kain tip 24 villa niteliğindeki taşınmazı satın aldığını, satış bedelinin tamamen ödenmiş olduğunu ve taşınmazın müvekkiline 25.07.2018 tarihinde fiilen teslim edildiğini, fakat çeşitli nedenler ileri sürülerek tapu devrinin yapılmadığını, davalılar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğundan müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün davalı ...Ş. adına kayıtlı tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde bağımsız bölümün denkleştirici adalet ilkesi gereğince tespit edilecek güncellenmiş değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile diğer davalı arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmayan, arsa maliki davalı aleyhine dava açılmasının hukuken mümkün olmadığını, sözleşmenin adi ortaklık olarak nitelendirilemeyeceğini, ... Şirketi ile diğer davalının müşterek ve müteselsil sorumlu olmalarını gerektirecek hukuki bir ilişki bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... Yapı A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ......A.Ş.'nin diğer davalı şirket ile yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde davacıya dava konusu villanın satıldığını ve teslim edildiğini, diğer davalı şirketin yarattığı haksız ve mesnetsiz muaraza nedeni ile tapu devrinin yapılamadığını, dava konusu villanın tapusunun diğer davalı şirket üzerinde olup, davacıya tapu devrinin gerektiğini, davalılar arasındaki sözleşmenin karma nitelikte bir sözleşme olmakla birlikte adi ortaklık unsurunu öne çıkaran bir sözleşme niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.11.2019 tarih, ████████ E., ████████ K. kararı ile her iki davalı arasındaki sözleşme hükümlerinden davacının sorumlu olmadığı, bu sözleşmenin davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, fesih işleminin sözleşmenin tarafı olmayan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, her iki davalı arasındaki temerrüt ve diğer hukuki sorunlardan davacının sorumlu olmadığı, 24.10.2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve borçlanma sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getiren davacının tapu tesciline hak kazandığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 17.03.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kabulüne, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde yapılan özetlemenin, somut olay ile uyarlık göstermediği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı üzerine düşen edim borcunu yerine getirmiş olduğundan diğer davalıların aralarındaki adi ortaklık ilişkisi nedeniyle ortaklardan ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'nin dava konusu bağımsız bölümü davacı adına tescil etmesi gerektiği ancak yargılama giderleri hususunda adi ortaklık hükümleri doğrultusunda davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine vekalet ücreti takdiri yapılırken Bölge Adliye Mahkemesinin son karar tarihindeki tarifenin dikkate alınması gerektiğini, davalı ... lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava; taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise bedel tahsili istemine ilişkindir.1. A.A.Ü.T.'nin 21/1. maddesi; "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır" hükmünü ihtiva etmektedir.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, son karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tespiti gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin 2019 yılında vermiş olduğu nihai kararla birlikte hükmedilmiş olan ve 2019 yılına ait Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlendiği anlaşılan tutarın davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.2. 5235 sayılı Kanun uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin denetim ve hüküm mahkemesi sıfatlarına haiz adli yargı ikinci derece mahkemeleri olduğu, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı tarafların itirazları doğrultusunda istinaf yolu incelemesi görevini yerine getirirken istinaf başvurusunun esastan reddi veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil denetim ve hüküm mahkemesi olarak gerekli tüm kararları verebileceği, ancak İlk Derece Mahkemesi kararına müdahale ettiği noktalarda Yargıtay’ın bozma kararı vermesi durumunda, dosyanın karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, bu noktada Bölge Adliye Mahkemesinin alt derece hüküm mahkemesi olarak İlk Derece Mahkemesiyle aynı sıfatla yargılama yaptığı, denetim görevini kullanmadığı, temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen İlk Derece Mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olduğu, açılan bu duruşmada istinaf yolu incelemesi yapmadığı ve bu nedenle ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceği sabittir.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; bozma ilamı sonrası yapılan inceleme istinaf yolu incelemesi olmadığından, davacı aleyhine duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.Açıklanan tüm bu nedenlerle; kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.VII. KARARAçıklanan sebeplerle,1. ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2024 tarihli kararının hüküm fıkrasının 5. bendindeki "84.078,25 TL" ibareleri hükümden çıkarılarak, yerine "250.927,50 TL" ibarelerinin yazılmasına,2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2024 tarihli kararının hüküm fıkrasının 10. bendinin hükümden çıkarılmasına ve kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.