Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonrası araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin sigorta şirketinin yaptığı ödemenin yetersiz bulunmasıyla açılan tazminat davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu, davacının aracıyla davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında, davacı aracında oluşan değer kaybının davalı şirketçe yapılan kısmi ödemeye rağmen yetersiz olduğu iddiasıyla, kalan değer kaybı tazminatının tahsili amacıyla açtığı bir belirsiz alacak davasıdır; davacı, kaza sonrası aracında oluşan değer kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 100 TL talep ederken, davalı şirket ise hasar ve değer kaybı ödemelerini yaptığını ve davanın reddi gerektiğini savunmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendisine ait .....plakalı araç Diyarbakır İlinde Seyrantepe Köprülü Kaşvak İstikametinde Elazığ bulvarı üzeinde seyir halinde iken .....plakalı aracın müvekkile ait olan araca çarptığını ve maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonrası müvekkile ait araçta meydana gelen hasarın .....plakalı aracın poliçesini düzenleyen sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ancak kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın farklı noktalarında değişim ve onarım olduğunu bu nedenle araçta değer kaybı meydana geldiğini, ekte sunulan Ekspertiz Raporunda müvekkiline ait araçta KDV dahil 26.398,05 Tl tutarında hasar meydana geldiğini, iş bu kazada davalı şirkete ZMMS ile sigortalı .....plakalı araç sürücüsünün de %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, arz ve izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. Madde gereğince (Belirsiz Alacak davası olarak) alacağın miktarı veya değerinin belirlenmesinden sonra arttırılmak üzere 100,00 TL değer kaybının davalı şirkete müracaat tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan .....plakalı aracın müvekkili şirket tarafından .....numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, ihbar sonrası müvekkili şirketin araçtaki değer kaybı bedelini görevlendirilen eksper vasıtasıyla tespit ettiğini, tespit edilen tutar 4.000,00 TL değer kaybınnı davacı vekili hesabına .....tarihinde ödendiğini, bunun yanında müvekkili şirketin araçtaki hasara ilişkin alınan eksper raporuna göre tespit edilen 26.398,05 TL'yi de .....tarihinde davacı asil hesabına hasar bedeli olarak ödendiğini, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin 4.000,00 TL ödemenin davacı vekili hesabına yapıldığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluştuğunun kabulü halinde davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, davalı tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı buradan varılacak sonuca göre bakiye değer kaybı zararının bulunmadığının tespiti ile neticeten tazminatın miktarı ile faiz türü ve başlangıcının tespiti etrafında toplandığı anlaşıldı.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.Mahkememize sunulan .....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; "Şoför .....(.....plakalı):(.....plakalı Yarı Römork) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin137.maddesinde yer alan (67/1-A
: Araç sürücülerinin; park etmiş araçlar arasındançıkarken, taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, şerit değiştirirken, sağa, sola, geriyedönerken, geri giderken ve bunlara benzer hallerde; karayolunu kullananlar için tehlike veengel yaratmamak, zorundadırlar kuralına riayet etmediği) açıklaması yukarıda genişçeyapılan kuralları ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada % 100 (YÜZDEYÜZ) ORANINDA KUSURLU olduğu kanaatine varıldığı, Sürücü .....(.....plakalı ):(.....Kurum Plakalı)2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alanherhangi bir kural ihlal yapmadığı, anlaşıldığından meydana gelen kazada KUSURSUZ olduğu, Sürücü .....(.....plakalı):2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alanherhangi bir kural ihlal yapmadığı, anlaşıldığından meydana gelen kazada KUSURSUZ olduğu" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurla olduğu, davacının anılan kazanın oluşumunda atfı kabil kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; "Davaya konu .....tarihli trafik kazası sonucunda hasar gören ve davacıya ait .....plakalı araca ilişkin olarak yapılan teknik ve belgeye dayalı inceleme neticesinde; Araçta oluşan hasarın, meydana gelen kazayla uyumlu olduğu, Kazaya ilişkin olarak düzenlenen ekspertiz raporunda belirtilen değişen ve onarılanparçalar ile yapılan işçiliklerin kazayla uyumlu olduğu ve bu doğrultuda araç üzerindegerçekleştirilen tamir işlemlerinin yerinde ve uygun olduğu, Araçta oluşan hasara bağlı olarak bir değer kaybının meydana geldiği, Araçta meydana gelen değer kaybı miktarının, kaza tarihi itibarıyla 65.000,00 TL(altmışbeş bin Türk Lirası) olduğu,Davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından, değer kaybı bedeline ilişkin olarak .....tarihinde davacı vekiline yapılan 4.000,00 TL tutarındaki ödemenin, ödeme tarihiitibarıyla araçta oluşan gerçek değer kaybı bedelini karşılamaya yeterli olmadığı,Davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından ödenen 4.000,00 TL’nin, toplam 65.000,00 TLolarak hesaplanan değer kaybı bedelinden tenzili suretiyle, bakiye değer kaybımiktarının 61.000,00 TL (65.000,00 TL – 4.000,00 TL) olduğu" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının bakiye değer kaybı zararının 61.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir.Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 4.000,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sürücünün %100 kusurlu olmasına göre tespit edilen 65.000,00 TL değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Davadan önce yapılan 4.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 61.000,00 TL olup, davacı tarafından bakiye değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın, dava değeri artırım dilekçesi de dikkate alınarak bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak;Sigortalı aracın kullanım amacının ticari olduğu gözetildiğinde davacının ticari işlerde uygulanan avans faizi talep edebileceği kabul edilmiştir.Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvurusu sonrasında sigorta şirketince değer kaybı yönünden .....tarihinde rapor talep edildiği hususunun cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerden anlaşıldığı dikkate alındığında davalı sigorta şirketinin bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu nedenle, kabul edilen miktara davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere1-Davanın KABULÜNE; 61.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2- Kabul edilen bedel 61.000,00 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 4.166,91 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 3.551,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı ve sonradan yatırılan 1.040,00 TL olmak üzere toplam 2.270,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından tebligat, posta masrafı ve bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 7.098,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip Hakim