Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan çocuk, yemek, yakacak yardımı, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı gibi işçilik alacaklarından asıl işverenin sorumluluğu üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Dava, davalı idarenin işyerinde alt işveren işçisi olarak çalışan davacının, sendika üyesi olması ve yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi kapsamında doğan çocuk yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının tahsili talebine ilişkin olup, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalı ile yüklenici şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğunu ve davalı asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklardan alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu kabul ederek davanın kabulüne karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA TARİHİ
: 09.11.2021İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 6. İş MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:II. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren ... Genel Müdürlüğüne ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, davalı İdarenin asıl işveren olduğunu, işyerinde Yüksek Hakem Kurulunun 02.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını, davacının sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen alacakların işverence hiç ödenmediğini iddia ederek çocuk yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, sendikanın işçi adına dava açma yetkisinin araştırılması gerektiğini, İdarenin ihale makamı olduğunu, davacı ile işçi işveren ilişkileri olmadığını, yüklenici şirketler ile İdare arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, alacağa dayanak olan toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, bu nedenle de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödeme yükümlüklerinin bulunmadığını, davacının rutin yol bakım ve onarım ile kar ve buz mücadelesi yapılması işine ait ihale kapsamında çalıştığını, ihalenin yapım ihalesi olduğunu, husumet itirazları olduğunu, davanın dava dışı alt işveren şirketlere ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Müdürlüğüne ait bir kısım yolların bakım ve onarım gibi rutin işlerinin yapılan iş alım sözleşmeleri ile verildiği, sözleşme konusu karla mücadele, yol bakım vb. işlerin niteliği itibarıyla iş alımı kapsamında olduğu ve anahtar teslimi şeklinde olmadığı, davalı İdare ile yüklenici şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davacının toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihinde sendika üyesi olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kurum ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davalı İdarenin alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olmakla davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarından sorumlu olduğunun kabulü ile hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ... Sendikası üyesi olduğu, yüklenici şirketler ile işyerinde yetkili sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi kapsamında davacının alacağının bulunduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara işletilen faiz türünde ve faiz başlangıç tarihinde bir hatanın bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde
:1. Müvekkilinin toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle davacının taleplerinden sorumlu tutulamayacağını,2. Davacının İdare çalışanı olmadığını, davacı ile İdare arasında herhangi bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, yüklenici şirketler bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, başka sorumluluğunun bulunmadığını,3. Yargılama aşamasında yapılan hesaplamaların kabulüne olanak bulunmadığını,4. Kabul edilen alacaklar bakımından uygulanan faiz türünün ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olup olmadığı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, davalının bu alacaklardan sorumlu olup olmadığı, alacaklara uygulanması gereken faizin türü ile başlangıç tarihi hususlarındadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.