İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde haksız eylemden kaynaklanan kaçak elektrik kullanımı borcuna itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı davası.
Özet: Bu dava, davacının, davalının kaçak elektrik kullandığı tespitine dayanarak başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali, takibin devamı, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil niteliğinde olduğu gerekçesiyle alacağa gecikme zammı ve icra inkar tazminatı uygulanması talepleriyle açılmış olup, davalının davaya cevap vermemesi ve duruşmalara katılmaması üzerine mahkemece mevcut deliller ve icra dosyası incelenerek uyuşmazlığın kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan fatura alacağının tahsiline yönelik olduğu değerlendirilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----tarafından, davalının kaçak elektrik kullandığı iddiasına dayalı olarak ----- sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle işbu davanın ikame edildiğini, davacı tarafından; ------ tarihinde yapılan denetimde davalıya ait kullanım yerinde sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı şekilde elektrik kullanıldığının tespit edildiği, bu hususta kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği ve davalının kaçak kullanıma devam etmesi üzerine-----tarihli ek tutanakların da düzenlendiği, bu tutanakların aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belgeler olduğunu, bu tespitlere dayanılarak davalı adına kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanıp faturalandırıldığı ve anılan icra dosyası üzerinden takibe konu edildiği, ancak davalının borca ve ferilerine haksız şekilde itiraz ettiğini, davacı, kaçak elektrik kullanımının -------- kapsamında açıkça düzenlendiğini, tüketim miktarının ve bedelinin yönetmelik hükümlerine göre hesaplandığını, ayrıca dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak davalının toplantıya katılmaması nedeniyle sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil niteliğinde olduğu, bu nedenle faizin kaçak kullanımın tespit edildiği tarihten itibaren işletilmesi gerektiği ve alacağa 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı uygulanmasının hukuka uygun olduğu, icra dosyasına yapılan itirazın haksız olduğu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa gecikme zammı ve ferilerinin uygulanmasına, ayrıca davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın en az %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP /TALEP
:6100 Sayılı HMK'nın 322.maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı duruşmalara katılmamış, kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.DELİLLER
: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı,---- Esas sayılı dosyası, Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları, Faturalar, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI : Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince abone sözleşmesine aykırı olarak kaçak elektrik kullanımına bağlı olarak düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine açılmış; itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. --------- 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sebep ve sonuçları açıklanarak takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davanın dayanağı ------ sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş ve bir örneği dosya arasına alınarak içeriği incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; ----- Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ----- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ----- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. -----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ------ Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden haretketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir...İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6098 Sayılı TBK'nin 470. maddesinde"Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.' şeklinde düzenlenmiştir. Eser sözleşmesi ise iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK'nin 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı vekili tarafından ------Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında kaçak elektrik kullanımına bağlı olarak düzenlenen fatura alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyasında itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her halde (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, taraflar arasında bu konuda bir itilaf bulunmadığından temelde kaçak elektrik kullanma tutanağı ve bu kapsamda düzenlenen faturalara göre çözülmesi gerekmektedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, davalı davaya süresinde yanıt vermediğinden HMK'nin 128. maddesi gereğince davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının inkar edildiği kabul edilerek sadece davacı vekili tarafından gösterilen deliller toplanmıştır. Buna göre dosyaya sunulan kaçak elektrik kullanma tutanaklarının davalı için düzenlendiği, eleştiriğin kesildiği, davalının ticari nitelikte iş yeri bulunduğu anlaşılmakla elektriğin kesilmesi nedeniyle açtırma işlemi yapmadan kullanmasının hayatın olağan akışını ve hayat ve hakimlik bilgi ve tecrübesine göre beklendiği, düzenlenen faturaların miktarının kullanıma göre yönetmelik hükümlerine uygun ve yerinde olduğu gibi icra takibine konu miktarın her halde toplam borç içinde göründüğü, eldeki işte usul ekonomisi ilkesi gereği bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği, davalının itirazında ödemeye ilişkin bir belge ve bilgi de bulunmadığı, itirazın tamamen alacağı sürüncemede bırakmaya matuf, yersiz ve haksız yapıldığı sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri gereğince mevcut kaçak elektrik tespit tutanakları , faturalar ve icra dosyası ile anılan diğer durum ve deliller karşısında ispatladığı sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile davalı-borçlunun ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın tümüyle iptali ile icra takibinin aynen devamına karar verilmesi gerekmiştir. -----Davacı tarafın icra inkar tazminatı isteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; ------ kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku açısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibin ve davanın dayanağının haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik enerjisi kullanılmasına dayanması nedeniyle alacağın varlığı ve miktarının yapılan yargılamaya göre belirlenmesi karşısında davalı borçlu yönünden dava konusu alacağın takip tarih itibarıyla davalı açısından muayyen/likid olmadığı anlaşılmakla icra ve iflas kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmadığından davacı vekilinin mütemerrid icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince esasa ilişkin aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ----- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın KABULÜNE,2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın tümüyle iptali ile icra takibinin aynen devamına,3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,6-)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 256,00 TL posta masrafı olmak üzere olmak üzere toplam 1.574,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-)Davacı şirket kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca toplam 5.788,95 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (5.788,95 TL<40.000,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026