Mal rejimi tasfiyesi davalarında katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı hesaplamasında muvazaalı dava alacağı yerine taşınmazın güncel rayiç değerinin esas alınması gerektiği Yargıtay kararı.
Özet: Eşler arası mal rejimi tasfiyesinde katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı talepli davada, mahkemenin genel olarak önceki bozmaya uygun işlem yaptığı ve hukuki eksiklik bulunmadığı kabul edilerek diğer itirazlar reddedilmiş; ancak tasfiyeye konu belirli taşınmazların değerinin, önceki muvazaa davasındaki alacak miktarına göre değil, tasfiye anındaki güncel piyasa (rayiç) değeri esas alınarak yeniden belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle ilgili kısım bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ
: Katkı Payı, Değer Artış Payı ve Katılma AlacağıTaraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacı vekilinin tasfiye konusu 19 77... parsel 10 nolu bağımsız bölüm ve 26 92... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur. TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan eşlere ait kişisel ve edinilmiş mallar, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına (nitelik, seviye, aşama vb.) göre değerlendirilir (TMK md. 228/1). Bu malların, kural olarak tasfiye anındaki (TMK md. 227/1 ve 235/1), sürüm (rayiç) değerleri (TMK md. 2 32... /1) hesaba katılır. Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihidir.Tasfiyeye konu mal elden çıkarılmışsa, değer artış payı alacağının hesaplanmasında Mahkemece hakkaniyete uygun olarak değer tespiti yaptırılmalıdır (TMK md. 227/2). Artık değere katılma alacağı isteği söz konusu olduğunda ise, davalı eş TMK'nin 229. maddesinde belirtilen amaç doğrultusunda malı elden çıkarmışsa, başkasına devredilen malvarlığı mevcutmuş gibi tasfiye hesabına dahil edilir ve devir tarihindeki durumu gözetilerek değerlendirme yapılır (TMK md. 235/2).Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve Dairemizin ilkeleri uyarınca yapılan incelemede, somut olayda, tasfiye konusu eklenecek değer kabul edilen 19 77... parsel 10 nolu bağımsız bölüm ve 26 92... parsel sayılı taşınmazın tasfiyede esas alınacak değeri belirlenirken, yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, taşınmazların taraflar arasındaki muvazaaya dayalı dava dosyasındaki hükmedilen alacak miktarı dikkate alınarak değer artış payı ve katılma alacağının belirlenmiş olması doğru olmamıştır. O halde, Mahkemece, tasfiye konusu taşınmazların tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitireceğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, değer artış payı ve katılma alacağı hesaplanarak ve talep miktarı da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, tasfiye konusu 19 77... parsel 10 nolu bağımsız bölüm ve 26 92... parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA,2. Bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.