Bakanlık bünyesinde çalışan işçinin toplu iş sözleşmesi kaynaklı fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları talepli davasında tekrarlanan bozma kararları ve uzman raporlarına dayalı yargılama süreci özeti.
Özet: Davacı işçinin, davalı bakanlık bünyesinde toplu iş sözleşmeleri ve protokollerin eksik uygulanması iddiasıyla açtığı fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağı davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından birden fazla kez bozulmasıyla uzun bir yargılama sürecinden geçmiştir; Yargıtay, özellikle toplu iş sözleşmesi hükümleri, çift zam uygulamaları, ücret üst limitleri, kadroya geçiş sonrası kıdem terfi primleri ve bilhassa 5. dönem toplu iş sözleşmesinin geçici 2. maddesinin doğru değerlendirilmesi gerekliliği üzerinde durarak hatalı hesaplamaları ve eksik incelemeleri gerekçe göstermiş; son olarak ilk derece mahkemesi, Yargıtayın bozma kararına uyarak ve yeni bilirkişi raporu doğrultusunda, geçmişte ödenen ücretin fazla olduğu ve 31.12.2014 tarihi sonrası için fark alacak oluşmayacağı tespitiyle davayı kısmen kabul etmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 25.03.2016İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1993 tarihinden itibaren vasıflı işçi olarak davalı Bakanlık bünyesinde çalıştığını, çalışma döneminde 11, 12, 13, 14... , 2, 3, 4 ve 5. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri ile 20 05... Kamu Çerçeve Anlaşma Protokollerinin eksik uygulandığını ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin doğru olarak belirlendiğini, talebinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ödenmeyen veya eksik ödenen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli kararı ile; toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 30.06.2020 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince 15.10.1997-14.11.1997, 15.11.1997-14.12.1997 tarihleri arasında ücret zamlarının iki kez uygulandığı, 01.01.1999-31.12.2000 tarihleri arasından yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine göre iyileştirmeler sonrasında işçi ücretinin 4.666.667 TL'yi geçemeyeceği düzenlenmesine rağmen bu hükmün hesaplamada dikkate alınmadığı, 15.02.1998-14.03.1998 tarih aralığının hesaplamada yer almadığı ve bu dönem için toplu iş sözleşmesine göre uygulanması gereken zam oranlarının uygulanmadığı, 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin imza tarihinde sendikaya üye olan davacının bu toplu iş sözleşmesinden faydalanma hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği, davacının kadroya alındığı 06.02.2001 tarihinden itibaren kıdem terfiinden faydalanması gerektiği ayrıca 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 2. maddesi de değerlendirmeye tâbi tutulup dava tarihi itibarıyla davacının ücreti belirlenerek davalı İdare tarafından ücret eksik ve hatalı belirlenmiş ise hatalı noktalar ve yanlış yapılan uygulamaların açıkça belirtilmesi, bundan sonra hüküm altına alınacak fark alacak miktarları bakımından davacının hükmü temyiz etmemesi sebebiyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada bilirkişiden ek rapor aldırıldığı, davacının 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandığının anlaşıldığı, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre hesaplama yapıldığı, davacı işçinin kadroya alındığı 06.02.2001 tarihinden itibaren kıdem terfi primlerinden yararlanması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 2. maddesi bir değerlendirmeye tâbi tutularak denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararı ile bozma ilâmına uyulduğu açıklanarak, hükme esas alınan 14.10.2024 tarihli ek bilirkişi raporuna göre 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 2. maddesi gereğince yapılan değerlendirme neticesinde geçmiş yıllarda ödenen ücretin fazla olduğunun tespit edildiği ve 31.12.2014 tarihi itibarıyla ücretlerin dondurulduğu bu nedenle 31.12.2014 tarihinden sonrası için fark alacak oluşmayacağı gerekçesiyle yeniden yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğine göre 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 2. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde geçmiş yıllarda ödenen ücretin fazla olmadığı anlaşıldığından Mahkemece bozma öncesinde olduğu gibi dava tarihi esas alınarak yapılan hesaplamaya göre hüküm tesis edilmesi gerekirken 14.10.2024 tarihli bilirkişi raporundaki tespit hatalı değerlendirilerek davacının 31.12.2014 tarihine kadar olan fark alacaklarının hüküm altına alınmasının yeniden bozmayı gerektirdiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı üçüncü kez bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonunda bozma öncesinde aldırılan 22.02.2022 tarihli bilirkişi raporundaki gibi dava tarihi esas alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Tablo hâlinde sunulan yevmiye tespit çizelgelerinin dikkate alınmadığını,2. 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 2. maddesi hükmünün ve Maliye Bakanlığının 03.05.2005 tarihli Genelgesi'nin dikkate alınmadığını,3. Davacının eksik ödenen hiçbir ücretinin olmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve protokol hükümlerine göre davacının ücret seviyesinin doğru belirlenip belirlenmediği ile buna göre dava konusu alacakların hesabı hususlarına ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.