Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi ve cenaze giderleri talepli sigorta davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacıların desteği olan bisiklet sürücüsünün, plakalı bir araç tarafından çarpışma sonucu ağır yaralanıp vefat etmesi üzerine açılan bu trafik sigortası kaynaklı tazminat davasında, davacılar destekten yoksun kalma, tedavi ve cenaze giderlerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ederken, davalı vekili sorumluluğun sigortalının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, vefat edenin kask takmaması nedeniyle %40 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş; mahkemece tarafların kusur durumları, tazminat miktarı ve giderlerin tespiti için ceza dosyaları, adli tıp ve aktüerya raporları gibi çeşitli deliller değerlendirilmiştir.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACILAR
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
:
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı dava dilekçesinde özetle; .....sevk ve idaresinde bulunan .....plaka sayılı araç tarafından .....tarihinde bisikletiyle ile seyir halinde olan .....çarptığını, çarpma neticesinde .....ağır şekilde yaralandığını ve Diyarbakır SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki sağlanarak tedavi altına alındığını, yapılan tedavi ve müdahalelere rağmen kurtarılamadığını .....tarihinde vefat etiğini, olay nedeniyle kaza tespit tutanağında sürücü .....2918 Sayılı KTK'nın 52/1-A (Aracın Hızını Kavşaklara Yaklaşırken Azaltmamak) kuralını ihlal ettiğini, .....ise 2918 Sayılı KTK'nın 57/1-C (kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımında farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş kavşaklarda motorsuz araç sürücülerinin motorlu araçlara geçiş hakkı vermemesi) kuralını ihlal ettiği tespit edildiğini, söz konusu kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .....sayılı soruşturma başlatıldığını ve soruşturma sürecinin devam ettiğini, .....ölümü nedeniyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, .....kaza tarihi olan .....tarihinden vefat ettiği .....tarihine kadar hastanede tedavi gördüğünü, bu süreç içerisinde müvekkilleri tarafından her gün hastaneye gidildiğini, hastane kapısı önünde beklendiğini, gelen misafirlerin ağırlandığını, yemek ve diğer ihtiyaçların orada karşılamak zorunda kalındığını, .....vefatı akabinde gömülmesi için masraflar yapıldığını, 3 gün yas kurulduğunu ve yas yeri kiralandığını ve din adamlarına ücret ödenmek zorunda kalındığını, .....tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak yapılan yazışmalar ve görüşmeler neticesinde herhangi bir sonuca varılamadığından, fazlaya ilişkin talep ve hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tedavi giderleri ve maddi kayıplar için 1.000,00 TL, cenaze giderleri için 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .....plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu ve davacının yoksun kaldıkları gerçek destek miktarı ile sınırlı olduğunu, davaya konu olayda vefat edenin kask ve koruyucu ekipman takmadığını bu nedenle müvekkil şirketin sorumluluğunun en %40 oranında müterafik kusur indirimin yapılması gerektiğini, müvekkil şirket sorumluluğunun tespiti açısından davacıların gerçekten de destekten yoksunluk zararları olup olmadığının davacı tarafça ispatlanmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştirler.
DELİLLER;
Diyarbakır SGK İl Müdürlüğünden müteveffanın hizmet döküm cetveli dosyamız arasına alınmıştır.
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinden müteveffanın trafik kazası ile ilgili olarak tedavisine ilişkin belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....soruşturma sayılı dosyası Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Adli Tıp Kurumundan meydana gelen trafik kazasında kusur durumunu bildirir rapor alınmıştır.
Mahkememizce aktüerya bilirkişisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, haksız fiil nedeni ile tazminat davasıdır.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde müvekkillerinin desteği olan .....tarihinde trafik kazası geçirip, .....tarihinde vefat etmesi nedeni ile 1.000,00 TL destekten yoksun tazminatı, 1.000,00 TL tedavi gideri ve 1.000,00 TL cenaze giderinin, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili .....tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde davacılar yönünden ayrıştırma yapmadan talep ettiği toplam 1.000,00 TL tedavi gideri ve 1.000,00 TL cenaze giderini, her bir davacı için 500,00'er TL olarak ayrıştırmış, davacı .....için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 387.309,51 TL'ye ve davacı .....için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 458.597,07 TL'ye yükseltmiştir.
.....tarihinde saat
:.....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile Mastfroş istikametinden .....sokak kesişimine geldiği esnada aracının ön kısmıyla; seyir istikametine göre sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen sürücü .....idaresindeki elektrikli bisikletin sol yan kısımlarına çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Söz konusu kaza sonucu .....hastaneye kaldırılmış, hastaneye kaldırıldığı tarihten itibaren yoğun bakımda tedavi görmüş ve hastaneden hiç çıkmadan .....tarihinde vefat etmiştir.
Mahkememizce kusur hususunda ATK'dan rapor alınmış, .....tarihli raporda özetle; sürücü .....idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşağa geldiğinde seyrini mahal özelliklerine göre her an tedbir alabilecek şekilde ayarlaması gerekirken bu hususa riayet etmediği, mevcut hızı ile kavşak üzerinden geçişini sürdürdüğünde ise sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen elektrikli bisiklete önlemsizce çarptığı anlaşılmakla kusurlu olduğu, kusur oranının % 25 olduğu, sürücü .....sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile olay mahalli kavşağa geldiğinde dikkatini yola vermesi, seyir yönüne hitaben bulunan levhaları dikkate alması ve sol tarafındaki bölünmüş yolu takiben gelen otomobile ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce kavşak üzerinden geçişini sürdürdüğünde ise sol tarafındaki kavşak kolundan gelen aracın seyir yönünü kapattığı anlaşılmakla; kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, kusur oranının % 75 olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. ATK kusur raporu, kaza tespit tutanağı ve Savcılık aşamasında alınan kusur raporu ile uyumlu olup, Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Böylelikle davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun % 25 olduğu anlaşılmıştır.
Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden; Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
TBK’nun 53/3. maddesinde sözü edilen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.(Yargıtay HGK’nun █████/1982 gün ve 1979/4-1528 E,████████ K, sayılı kararı)
Nüfus kayıtlarının incelenmesinden, davacılardan .....vefat eden .....babası, .....ise annesi olduğu, müteveffanın evlenmediği anlaşılmıştır.
Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ██████████ E. █████████ K sayılı içtihadı). Yargıtay kararları ile yerleşik hale geldiği üzere, çocuğun anneye ve babaya destek olacağı farazi olarak kabul edilmiştir. İzah edilen nedenlerle davacılar destekten yoksun kalma tazminatı davası açmakta haklıdır.
Mahkememizce davacıların destekten yoksun kalma zararı ile ilgili .....tarihli aktüerya raporu alınmış, ancak daha sonra SGK tarafından davacılara rücuya tabi ödeme yapılmış olması nedeni ile .....tarihli aktüerya ek raporu alınmıştır. Aktüerya ek raporunda, SGK tarafından yapılan ödemenin ne kadarının hesaplamadan mahsup edileceği yönünde ihtimalli rapor hazırlanmış, birinci ihtimalde SGK tarafından ödenen PSD'nin yarısı tazminattan indirilirken, ikinci ihtimalde SGK tarafından ödenen PSD'nin tamamı tazminattan mahsup edilmiştir. Mahkememizce aktüerya ek raporunda hesaplanan birinci ihtimal hükme esas alınmıştır. Zira 5510 sayılı Kanunun "İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin (somut olayda sigortalı araç sürücüsünün) sorumluluğu başlıklı" 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında "İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir " hükmünün bulunmakta olup, bu hükme göre SGK tarafından iş kazası kapsamında davacılara bağlanan gelir nedeniyle oluşan SGK zararının % 50’sinin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ███████ Esas █████████ Karar sayılı içtihadı da bu yöndedir.
Her ne kadar davalı vekili aktüerya raporuna karşı itiraz dilekçesinde, hesaplama yapılırken progresif rant yönteminin esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre hesaplama yapılırken TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğinden (bu yönde Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar sayılı içtihadı) davalı vekilinin aktüerya raporuna karşı itirazları yerinde görülmemiştir.
Aktüerya ek raporunda, SGK tarafından iş kazası kapsamında davacılara bağlanan gelir nedeniyle oluşan SGK zararının % 50’sinin hesaplanan tazminattan indirilmesi esasına göre hesaplanan birinci ihtimalde, davacı .....bakiye zararı 422.192,41 TL ve davacı .....bakiye zararı 509.447,77 TL olduğu hesaplanmıştır.
Dosyadaki delillerden ve davacı .....Huzur Polis Merkezi Amirliği'nde verdiği .....tarihli ifadeden, müteveffanın kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmış, davaya konu zararın gerçekleşmesinde müteveffanın müterafik kusurunun olduğu anlaşılmış, davacılar yararına hesaplanan zarardan % 20 oranında indirim yapmak gerekmiştir. Buna göre davacı .....% 20 müterafik kusur indirimi sonucu 337.753,92 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı .....% 20 müterafik kusur indirimi sonucu 407.558,21 TL destekten yoksun kalma tazminatı davası açmakta haklı olduğu anlaşılmıştır.
.....plaka sayılı otomobilin davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsayacak şekilde ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığı, teminat limitinin 1.200.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Davacıların cenaze ve defin gideri talebi yönünden; 6098 sayılı TBK’nın 53. maddesinde ölüm halinde uğranılan zararlar arasında cenaze giderleri sayılmış olup, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre cenaze giderleri arasında defin gideri, yıkama gideri, cenazenin taşınması ve baş sağlığı için gelenlere ikram edilen yiyecek içecek kabul edilmekte olup, söz konusu zararların bir çoğunun belgelendirilmesi mümkün değildir. Davacılar vekilinin talep ettiği cenaze ve defin gideri belgesi olmamasına rağmen, örf ve adet gereği yapılacak makul bir meblağ olup, zenginleşmeye yönelik haksız bir talep değildir.
İzah edilen nedenlerle % 20 müterafik kusur indirimi sonucu davacı .....için 400,00 TL ve davacı .....için 400,00 TL'nin davalıdan alınıp davacılara ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacıların tedavi gideri talebi yönünden; 6098 sayılı TBK’nın 53. maddesinde ölüm halinde uğranılan zararlar arasında ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri sayılmış olup, murisin kazadan sonra hayatta kaldığı süre içinde tedavi gideri için muris tarafından açılmış bir dava yoktur. Bu zararı talep hakkı, müteveffaya ait olup, müteveffanın sağlığında açmış olduğu bir dava olmadığı gibi davacıların da bu yönde bir iddiası yoktur. Müteveffanın sağlığında açmadığı bir davayı, mirasçıları dava edemez. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ██████████ Esas █████████ Karar sayılı içtihadı da bu yöndedir. İzah edilen nedenle davacıların söz konusu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekili talep olunan zarara kaza tarihinden itibaren ticari faizi talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi haksız fiil tarihinde temerrüte düşmemekte olup, KTK'nun 97.maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra 8 iş günü geçtikten sonra temerrüte düşmektedir. Somut olayda davacılar vekili .....tarihinde davalı sigorta şirketine başvurmuş olup, davalı vekili eksik evrak iddiasında bulunmamıştır. .....tarihinden itibaren 8 iş günü hesaplandığında, davalının temerrüt tarihinin .....olduğu anlaşılmıştır.
Kazaya karışan araç hususi olup, zarara neden olan araç ticari olmadığından ticari faize hükmedilemez. (Aynı doğrultuda Yargıtay 17.HD █████████-12232 E-K) Bu nedenlerle yasal faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce her ne kadar müterafik kusur indirimi davacıların bir kısım destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin gideri talepleri yönünden % 20 indirim yapılarak kısmen red kararı verilmiş ise de Yargıtay'ın yerleşik kararları doğrultusunda müterafik kusur indirimi sonucu red edilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş, yalnız reddine karar verilen tedavi gideri yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, davacı .....için % 20 müterafik kusur indirimi sonucu 337.753,92 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 400,00 TL cenaze gideri, davacı .....için % 20 müterafik kusur indirimi sonucu 407.558,21 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 400,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 746.112,13 TL tazminatın, .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 50.966,91 TL harçtan davacılar tarafından peşin yatırılan 427,60 TL ile tamamlama harcı 2.886,00 TL'nin mahsubu ile eksik 47.653,31 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 4,48 TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen ve 3.795,52 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından yapılan başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 427,60 TL, tamamlama harcı 2.886,00 TL olmak üzere toplam 3.741,20 TL harcın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan ATK rapor ücreti 3.900,00 TL, bilirkişi ücreti 5.250,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 365,50 TL olmak üzere toplam 9.515,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 9.504,28 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı .....kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 54.098,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya ödenmesine,
8-Davacı .....kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 65.289,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya ödenmesine,
9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davacı .....alınarak davalıya ödenmesine,
10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davacı .....alınarak davalıya ödenmesine,
11-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kabulüne karar verilen kısım için gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, reddine karar verilen kısım için miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!