Ticari nitelikte haksız fiilden kaynaklanan enerji altyapı hasarı iddiasıyla açılan itirazın iptali davasının, kamu hizmeti eyleminden doğan zararların idari yargı görev alanına girmesi nedeniyle usulden reddedilmesi.
Özet: Enerji dağıtım altyapısına verilen zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararına atıfla, kamu hizmeti yürüten idarenin kusurundan kaynaklanan zararların idare hukuku ilkelerine göre değerlendirilmesi gerektiğini ve bu tür uyuşmazlıkların idari yargı yerinde çözümlenmesinin zorunlu olduğunu belirterek, davanın adli yargı yolunda görülmesinin caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle "Davalı/borçlu ... tarafından 10.06.2025 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... İlçesi, ... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir.Davalı/borçlu tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 55.284,92-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapılmış ve borçluya... ödeme emri gönderilmiştir.Davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir..Davalının davaya konu eylemi, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında haksız fiil teşkil etmekte olup, müvekkilin uğradığı zararın tazmininden sorumludur. Zararın kesin tutarı ancak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkabilecektir. Borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazları haksız ve dayanaksızdır. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalının ... 33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının şimdilik 23.618,30-TL (malzeme bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile tarafımıza ödenmesine, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE.Dava; ... 33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.Uyuşmazlık Mahkemesi'nin ... E., ...K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; "Dava, adli yargı yerinde davacı şirkete ait alt yapı tesisine hasar verildiğinden bahisle meydana gelen maddi zararın tahsili maksadıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması üzerine, vaki itirazın iptali ile zararın hasar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle; idari yargı yerinde ise, uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün (İSKİ) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır. Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle verdiği ileri sürülen zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak; ... 4. İdare Mahkemesinin ... tarih ve E....sayılı başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.".Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarenin kamu hizmeti yürüttüğü esnada kusuru ile davacının kablolarına zarar verildiğinin iddia edilmiş olması ve Uyuşmazlık Mahkemesi'nin emsal mahiyetteki aynı davacı ve aynı davalı bakımından vermiş olduğu karar da dikkate alındığında kamu hizmetinin yürütüldüğü esnada idarenin kusuru nedeniyle açılacak davalarda idare hukuku ilkelerine göre inceleme yapılması gerektiği ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının tüm yargı mercilerini bağlayıcı nitelikte olması nedeniyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Karar tarihi ve saati itibariyle davalı tarafından vekaletname sunulmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; tarafların yokluğunda verilen karar miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026BaşkanE-imzalıdırÜyeE-imzalıdırÜyeE-imzalıdırKatipE-imzalıdır