Davacının tarım Bağ-Kur hizmet süresinin tespiti, kurum işleminin iptali ve ödenen primlerin iadesi talepli davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının dairece tekrar bozulması.
Özet: Bu hukuki metin, tarım Bağ-Kur sigortalılığı tespiti veya prim iadesi talebiyle açılan kurum işleminin iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davayı kabul etmesini takiben, bölge adliye mahkemesinin kararı kısmen bozarak sadece prim iadesine hükmetmesi, yüksek mahkemenin ise kararı usul eksiklikleri nedeniyle bozarak yeniden yargılama yapılmasını istemesi üzerine, bölge adliye mahkemesinin önceki bozmaya uyarak davanın kısmen kabulüne dair verdiği son kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi sonucu, yüksek mahkemenin bölge adliye mahkemesi kararını bir kez daha bozmasına ilişkin gerekçeleri içermektedir.

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının Tarım Bağ-Kur primlerini düzenli ödediği ve sigortalılık şartlarını haiz olduğu iddiasıyla terditli olarak, davalı Kurumun 23.08.2017 tarihli işleminin iptali ile Tarım Bağ-Kur hizmet süresinin ve ödediği primlerin tespitine veya bu mümkün olmadığı takdirde primlerin ödeme tarihinden en yüksek mevduat faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının davalı Kurum, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi ve 02.08.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un geçici 18. maddesinde öngörülen başvurular için altı aylık başvuru süresi ve hesaplanacak prim tutarlarının ödenmesi içinde tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık ödeme süresinin ön görüldüğü, bu hakkın kullanılması için belli sürelerin ön görüldüğünü, davacının 2003 yılında çıkarılan bu Kanun'un sağladığı kolaylığa rağmen Kanundan yararlanma yoluna gitmediği, geçmişe dönük çeşitli defa yasal düzenlemeler yapıldığı, Kanunda verilen sürelerde davacı müracaat etmediği, geçmişe dönük tescil hakkını kaybettiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile davalı Kurumun 23.08.2017 tarihli ve 85513264-203.99-E.4415191 sayılı davacının talebinin reddine dair işlemin iptaline, davacının Ziraat Odası kaydı nedeniyle 12.06.2003 - 04.07.2011 dönemi itibariyle Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve bu dönem için oluşturulan prim borcunun 6111 sayılı Kanun'dan yararlanarak toplam 12.000 TL ödenmek suretiyle ihya edildiğinin tespitine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2017 tarihli ve E.████████ K. ████████ sayılı Kararıyla; "...davacının 2926 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde, 01.10.1998 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalılığın şartlarını taşıdığı, bu nedenle davacının 23.05.2011 tarihli başvurusuna istinaden Kurumca tevkifata istinaden tescilinin yapıldığı ve tevkifat olmaması nedeni ile başvuru tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun uyarınca başvuru tarihi itibari ile ziraat odası kaydına göre yapılan tescilin yerinde olduğu, yapılandırmadan yararlanarak geçmişe yönelik sigortalılık şartlarının taşınmadığı dönem yönünden sigortalılık hakkı kazanmayacağı anlaşılmıştır...." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile davacının 23.07.2017 tarihli Kurum işleminin iptali istemine ilişkin talebinin reddine, 6111 sayılı Kanun'dan faydalanarak ödediği toplam 12.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararıa.Birinci Bozma Kararı1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi temyiz isteminde bulunmuştur.2.Dairemizin 05.10.2022 tarihli ve █████████ E. ██████████ K. sayılı ilamında, "... Mahkemece; öncelikle davacının beyanı alınmak suretiyle davaya konu edilen hizmet süresi ve ödenmesi gereken prim tutarından neyin amaçlandığının açıklattırılıp sonucuna göre inceleme yapılmalı, diğer taraftan dava dilekçesinde 23.08.2017 tarihli Kurum işleminin iptalinin talep edildiği dikkate alındığında, Mahkemece de gerekçeli kararın hüküm fıkrasında söz konusu işlemin iptaline karar verilerek hüküm tesis edilmişse de esasen söz konusu yazı içeriğinin tahsis talebinin reddine ilişkin olduğu, eldeki davada buna ilişkin bir talebin ileri sürülmediği de görülmekle bu husus üzerinde de durulmak suretiyle dava konusu uyuşmazlık tam olarak tespit edilmeli, sonucuna göre deliller toplanmak suretiyle bir karar verilmesi yoluna gidilmelidir. ...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.b.İkinci Bozma Kararı1.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamından, davacının 27.05.2011 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden dilekçe ile ibraz ettiği 18.09.1998 tarihli tevkifata istinaden 01.10.1998 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı, 19 kodu ile sigortalılığın aynı tarih itibariyle durdurulduğu, daha sonra 27.05.2011 tarihli başvuru ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 17. maddesi kapsamında ihya işlemi ve 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma işleminin tesis edildiği, primlerin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tahsil olunduğu, ancak 17.08.2017 tarihli dilekçe üzerine yapılan işlemle sigortalılık şartları taşımadığı gerekçesiyle sigortalılığın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yeniden değerlendirildiği, 01.06.1998 - 31.12.1998 tarihleri arasında ve 23.05.2011 tarihinden itibaren devam edecek şekilde sigortalılığın kabul edildiği, Ziraat Odası kaydının 12.06.2003 tarihinde başladığı ve devam ettiği, 27.05.2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında 12.06.2003- 23.05.2011 arası prim borçlarının yapılandırıldığı, 2011 yılında toplam 12.000,00 TL prim ödemesinin davacı tarafından yapıldığı, yapılan ödemenin süresinde ve usule uygun olduğu, ... Bingöl Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 28.09.2023 tarihli yazısında, davacıya 12.06.2003 - 23.05.2011 tarihleri arası yani 7 yıl 11... gün (2861 gün) hizmet verilmesi halinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında (SSK'dan) emekliliğe hak kazanacağı açıklamasının yapıldığı anlaşılmakla, davacının Kuruma yaptığı 17.08.2017 tarihli başvurusu itibariyle emeklilik şartlarının bulunduğu değerlendirilmiştir. Netice itibariyle dosya kapsamı ve tüm bu yasal mevzuat doğrultusunda davanın kabulüne, Bingöl Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 23.08.2017 tarihli işleminin iptaline, tahsise ilişkin davacının 17.08.2017 tarihli talebini takip eden ayın başından, yani 01.09.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığın gerekçesiyle, davanın kabulü ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 85513264-203.99-E.4415191 sayılı ve 23.08.2017 tarihli işleminin iptaline, davacının 12.06.2003 - 23.05.2011 tarihleri arası 7 yıl 11... gün (2861 gün) süreyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, Kuruma yapılan 17.08.2017 tarihli tahsis talebini takip eden 01.09.2017 günü itibariyle davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.2.Dairemizin 21.02.2024 tarihli ilamında; "...Dosya kapsamı incelendiğinde, bozma sonrasında davacı asilin alınan beyanına göre dava ile talebinin tahsis talebinin red eden Kurum işleminin iptali, kurum tarafından kabul edilmeyen Tarım Bağ-Kur sigortalık süresinin tespiti ile tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak ödenmeyen aylıklarımın faizi ile birlikte tahsilinden ibaret olduğu, Mahkemece, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti noktasında gerekli araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuştur.Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, davacının ... Kurumunun 1998/8. ayına ait tevkifat listesinde adının yer alması nedeniyle Kurum tarafından davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı 01.10.1998 tarihi itibariyle tescil edildiği ve Kurumca kabul edilen sigortalılık dönemlerinin ise 01.10.1998 - 31.12.1998, 23.05.2011 - 04.07.2011 - 08.12.2012 - 26.12.2012 dönemleri oduğu,12.06.2003 - 26.12.2012 tarihleri arası ziraat odası kaydı olduğu, anılan ziraat da kaydının Kuruma 23.05.2011 tarihinde bildirildiği, davacının 12.06.2003 - 23.05.2011 tarihleri arasını 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırarak 10.994,78 TL ve 1.005 TL olarak toplam 11.999,78 TL ödeme yaptığı, Kurumun daha sonra anılan döneme ilişkin hizmeti sehven verildiğini bildirerek bu döneme ilişkin sigortalılığı iptal ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece öncelikle davacının sigortalılık dönemine ilişkin talebe ilişkin olarak davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak hususlar ayrıntılı olarak araştırılmalı, bu bağlamda zirai faaliyetin devamlılığı ve niteliği kapsamında davacının hangi ürünleri yetiştirdiği, tarımsal faaliyetini yaptığı ürünlere yönelik, özel ve kamu kurum ve kuruluşlar nezdinde müstahsil makbuzlarının, tevkifat listelerinin, tevkifat ödeme dekontlarının ve tevkifata esas tüm belgelerin bulunup bulunmadığı Kurumdan ve ilgili olabilecek (Ofis, tekel, şeker fabrikaları, ... Kurumu vb.) kuruluşlardan sorulup, varsa mevcut kayıtlardaki tevkifatların da kuruma intikal edip etmediği hususu ayrıca araştırılmalı,sigortalılık niteliğinin bulunmadığı sonucuna varılması halinde hem sigortalılık döneminin tespiti hem de yaşlılık aylığı talebine yönelik istemin reddine karar verilmeli, bunun sonucuna göre de davacı tarafından prim olarak ödenen tutarın iadesi bakımından bir karar verilmelidir.." gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava dilekçesinde, 30.04.2023 tarihli dilekçede ve 02.05.2023 tarihli celsede Bağ-Kur sigortalılığının tespiti, buna aykırı Kurum işleminin iptali, emeklilik aylığı bağlanması ve bu mümkün olmaz ise yatırılan primlerin iadesi talebinde bulunulduğu; 23.08.20 17... .05.2023 tarihli Kurum yazılarında, davacının 1 adet 18.09.1998 tarihli tevkifatına göre Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 01.10.1998 günü başlatıldığı, 31.12.1998 tarihinde kaydın kapatıldığı, 12.06.2003 tarihli ziraat odası kaydının 23.05.2011 tarihinde Kuruma intikal ettirdirildiği ve 23.05.2011 günü tekrar Bağ-Kur sigortalılığının başlatıldığı, 4/1-a (SSK) süreleri düşürüldükten sonra oda kaydının silindiği, 26.12.2012 tarihine kadar hizmet verildiği, 12.06.2003-23.05.2011 tarihleri arasında sigortalıya sehven hizmet verildiği gerekçesiyle bu dönemdeki hizmetin iptal edildiği, Bağ-Kur kapsamında emeklilik için 58 yaş, 15 tam yıl (5400) gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta priminin bildirilmesi gerektiği açıklamasının yapıldığı; celp edilen evraka göre davacının 27.05.2011 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden dilekçesi ve 18.09.1998 tarihli tevkifatına istinaden 01.10.1998 gününden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı, 19 kodu ile sigortalılığın aynı tarih itibariyle durdurulduğu, daha sonra 27.05.2011 tarihli başvuru ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 17. maddesi uyarınca ihya ve 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma işlemlerinin tesis edildiği, primlerin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tahsil olunduğu, ancak 17.08.2017 tarihli dilekçe üzerine yapılan işlemle sigortalılık şartları taşımadığı gerekçesiyle sigortalılığın Kurum tarafından yeniden değerlendirildiği, 01.06.1998 - 31.12.1998 tarihleri arasında ve 23.05.2011 tarihinden itibaren devam edecek şekilde sigortalılığın kabul edildiği, Ziraat Odası kaydının 12.06.2003 tarihinde başladığı ve devam ettiği, 27.05.2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında 12.06.2003-23.05.2011 tarihleri arası prim borçlarının yapılandırıldığı, 2011 yılında toplam 12.000,00 TL prim ödemesinin davacı tarafından yapıldığı, SGK Bingöl Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 28.09.2023 tarihli yazısında, davacıya 12.06.2003-23.05.2011 tarihleri arası yani 7 yıl 11... gün (2861 gün) hizmet verilmesi halinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında (SSK'dan) emekliliğe hak kazanacağı açıklamasının yapıldığı; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ███████ 46... /1658 Karar sayılı ilamında, 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesinin, zirai faaliyetin devamlılığı ve niteliği kapsamında davacının hangi ürünleri yetiştirdiği, tarımsal faaliyetini yaptığı ürünlere yönelik, özel ve kamu kurum ve kuruluşlar nezdinde müstahsil makbuzlarının, tevkifat listelerinin, tevkifat ödeme dekontlarının ve tevkifata esas belgelerin araştırılması, varsa mevcut kayıtlardaki tevkifatların Sosyal Güvenlik Kurumuna intikal edip etmediği hususunun tespit edilmesi, sigortalılık niteliğinin bulunmadığı sonucuna varılması halinde sigortalılık döneminin tespiti ve yaşlılık aylığı taleplerinin reddedilmesi, davacı tarafından prim olarak ödenen tutarın iadesi yönünde karar verilmesi gerektiğinin ifade edildiği ve Dairemizin 2023/4 90... /1696 Karar sayılı ilamının bozulduğu anlaşılmakla; Yargıtay bozma ilamına uygun şekilde yapılan inceleme ve yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dahilinde uyuşmazlık konusu döneme ait sigortalılık iradesini ortaya koyan zirai faaliyetin, Kuruma intikal eden tevkifatın bulunmadığı ve buna göre de emeklilik şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmış, hizmet tespiti ve yaşlılık aylığı taleplerinin reddine, 6111 sayılı Kanun kapsamında davacı tarafından ödenen 12.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine yönelik karar verilmiştir.VI.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne dair hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığını tespiti ,yaşlılık aylığı bağlanması, aksi Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının faiziyle tahsili bunlar olmadığı takdirde 6111 sayılı Kanun kapsamında ödediği primlerin iadesi istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.