Kamu kurumu asıl işverenliğinde alt işveren işçisinin toplu iş sözleşmesinden doğan alacakları hakkında bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: İşçinin, sendika üyesi olarak alt işveren nezdinde davalıya ait işyerinde çalıştığı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı, ikramiye ile sosyal yardım alacaklarının ödenmediği iddiasıyla açtığı davada, davalının ihale makamı olduğunu ve hizmet alımının 4734 sayılı Kanunun 3/(g) maddesi kapsamında yapıldığı için asıl işveren sıfatıyla sorumlu olmadığını savunmasına karşın, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş; davalının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, davalı kurumun 4857 sayılı İş Kanununun 2/7 hükmü gereğince asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğuna ve işçinin toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklara hak kazandığına hükmederek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay ise bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 49. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İşçileri Sendikasının üyesi olduğunu, davalıya ait işyerinde alt işverenler nezdinde çalıştığını, ... kararıyla yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesi hükümlerinin davacı hakkında uygulanmadığını ve bir kısım alacaklarının ödenmediğini, davalı işverenin ödenmeyen alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek ücret farkı, ikramiye ve sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, alt işverene bırakılan hizmet alım işinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmüne göre değil aynı Kanun'un 3/(g) hükmü kapsamında ihale edildiğini, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, dava dışı Şirket ve kişilerin işçisi olduğundan davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, hizmet alım sözleşmesinin ilgili maddelerine göre işçilerin mali ve sosyal hakları ile özlük haklarından ihaleyi alan Şirketlerin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava dışı yüklenici firma işçisi olarak davalıya ait işyerinde çalıştığı, davalı ... tarafından hizmet alım ihalelerinin 4734 sayılı Kanun'un 3/(g) hükmü gereğince yapıldığı, davalı işverenin asıl işveren sıfatıyla davacının toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklarından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmü gereğince sorumlu olduğu, davacının üyelik tarihi gözetildiğinde talep konusu döneme ilişkin toplu iş sözleşmelerinden yararlanacağının kabulünün isabetli oluğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, alacakların hesaplanmasına esas sürelerin/dönemlerin ve ücret miktarlarının isabetli bir şekilde saptandığı, ilgili toplu iş sözleşmesi hükümlerinin isabetli bir şekilde belirlendiği, talep edilen alacakların bilimsel esaslara ve yerleşik içtihatlara uygun olarak hesaplandığının anlaşıldığı, arabuluculuk son tutanak tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem yönünden bir alacak hesaplaması yapılmadığı, dava ve ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan bir alacağın bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Teşekkülün ihale makamı olduğunu, sorumluluğunun bulunmadığını, davacının her türlü işçilik alacaklarından yüklenici Şirketlerin sorumlu olduğunu, hizmet alım sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun'un 3/(g) hükmü kapsamında yapıldığını, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmü kapsamında yapılmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.