İnşaat sözleşmesi kaynaklı borç için tüzel kişilik perdesinin aralanması ve organik bağ tespiti talebinin eda davası niteliği nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddi.
Özet: Davacı, yüklenici şirketin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi, mali sorumluluklarını aksatması ve malvarlığı bulunamaması sonucu zarara uğradığını belirterek, yüklenici şirketin ortaklarının ve onlara ait başka bir şirketin "tüzel kişilik perdesinin aralanması", "organik bağ" ve "hakkın kötüye kullanılması" prensipleri çerçevesinde, dava dışı şirketin borçlarından sorumlu tutularak uğradığı zararın tazminini talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi davacının bu taleplerde hukuki yararı bulunmadığını, zira tespitin ancak bir eda davasında ileri sürülebileceğini ve halihazırda açılmış veya açılacak bir davada iddia/savunma olarak kullanılabilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar olmadığını gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
2....
HÜKÜM
: Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların şirketi olan ve bu nedenle de davalılar aleyhine işbu davanın ikame edilmesine konu olan dava dışı borçlu ...İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında, Beyoğlu 40. Noterliğinin 30.04.2010 tarih ve ... yevmiyeli, düzenleme şeklinde gayrimenkul hissesi karşılığında anahtar teslimi inşaat yapımı ve satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede arsa malikinin müvekkili, yüklenicinin ise ...İnş. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, sözleşmeye göre tüm hukuki ve mali sorumluluk ile yükümlülüğün yükleniciye ait olduğunu, müvekkili ile yüklenici arasındaki bu sözleşme ve inşaat nedeniyle, yüklenicinin eksik ve hatalı yaptığı/yapmadığı iş ve işlemlerle ilgili olarak arsada yapılan yapıların maliklerince İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi █████████ E., ████████ K. sayılı dava ikame edildiğini ve hem arsa sahibi müvekkili hem de yüklenici hakkında hüküm kurulduğunu, kurulan bu hüküm nedeniyle arsa sahibi müvekkili ve yüklenici aleyhine İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi ██████████ E. sayılı icra takibi başlatıldığını, takip incelendiğinde ise yüklenici şirkete ait herhangi bir menkul ve gayrimenkul mala rastlanmadığı gibi 3. kişi ve bankalar nezdinde de herhangi bir alacağa rastlanılmadığını, ancak müvekkilinin gayrimenkullerinin haczedildiğini, yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, yüklenici ile irtibata geçilmek istense de ulaşılamadığını ve borcu ödemediğini, yüklenici şirketin ortaklarının; ..., ..., ... olduğunu, davalı ...'nun, bir diğer şirketi ve davalı olan ... İnş. Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti. ile Bodrum’da aynı şekilde inşaat işi yaptığını, borçlu olan yüklenici şirketin müvekkili ile yaptığı sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, davalı şirketin tüzel kişiliğinin arkasına sığınarak, tüzel kişilik hakkını kötüye kullanarak aynı işi yapmaya devam ettiğini, tüzel kişilik hakkının kötüye kullanılması, organik bağ, tüzel kişilik perdesinin aralanması, hakkın kötüye kullanılması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi ve diğer nedenlerle; müvekkili ile arasında sözleşme olan ve sorumluluğu bulunan yüklenici şirketin icra dosyasına konu borcun ödenmesi amacıyla, şirketlerin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak faaliyet gösterdiği yıllarda şirketin elde ettiği kazançların kime ne şekilde ve ne zaman ödendiği, şirketlerin mal varlıklarının bulunup bulunmadığı ve malvarlıklarının ne şekilde ve nerede bulunduklarının araştırılması gerektiğini, şirketlerin ortak ve yöneticilerinin, yetkililerinin ve yetkilerinin kapsamının organik bağ ve tüzel kişilik kavramları açısından tespiti gerektiğini, bağlantı/bağımlılık açısından, iki süjenin (ticaret şirketinin) adreslerinin, organlarının, pay sahiplerinin/ortaklarının aynı kişilerden meydana gelip gelmediğinin incelenmesi, dürüstlük kuralı açısından, 3. kişiden mal kaçırmak, cezai şartı veya başka bir hukuki yaptırımı uygulanamaz hale getirmek için sırf bu amaçla sınırlı sorumlu bir şirket kurulması da dahil olmak üzere incelenmesi, perdeyi kaldırmayı haklı gösteren olguların bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek davalı ... ile davalı şirketin borçtan sorumlu olduğuna hükmedilmesini, müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı zararların tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut davada, davacının davalılar ile dava dışı şirket arasındaki organik bağın tespiti istemine ilişkin talepleri hakkında hukuki yararı bulunmadığı, aynı dava dilekçesi içeriğinde ayrıca eda talebinde de bulunulmuş olup; artık hukuki yararın varlığının mümkün görünmediği, dolayısıyla davacının isteminin, ancak bir eda davasında ileri sürülebilecek nitelikte olduğu, görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı, davanın ileri sürülüş şekli de gözetilerek davacının dava dışı ...İnşaat Ticaret Ltd. Şti.'nin tüzel kişilik perdesinin aralanması ve dava dışı tüketicilerin alacaklarını perdenin arkasında olduğunu iddia ettiği davalılardan istenebilmesi, bu yolla kendi borcunun azaltılmasına yönelik taleplerinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, davacı şirket ile dava dışı ...İnşaat Ticaret Ltd. Şti. isimli şirket arasında hisse karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, davacının arsa sahibi, dava dışı şirketin yüklenici olduğu, bu iki şirket aleyhine İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı uyarınca verilen hükmün infazı amacıyla ilgili davanın davacıları tarafından İstanbul Anadolu 21.İcra Müdürlüğünde ██████████ E. sayılı dosya ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, davacının dava dışı alacaklıların icra takiplerinde dava dışı şirkete ait herhangi bir malvarlığı unsuru bulamadıklarından bahisle huzurdaki davayı davalılara yönelik olarak ikame ettiği, davanın, dava dışı şirket ile davalılar arasında tüzel kişilik perdesinin aralanması talebine yönelik olduğu, davacı ile dava dışı şirket arasındaki ilişkinin, İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı uyarınca müteselsil sorumluluktan ibaret olduğu, davacının bir anlamda kendisi ile sözleşme ilişkisine girmiş olan ve mahkeme kararıyla birlikte müteselsil sorumlu olduğu dava dışı ...İnşaat Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin mal varlığı unsurlarının davalılar tarafından kullanılması nedeniyle müteselsil ilişkide alacaklılara karşı zor durumda kaldığını iddia ettiği, somut davadaki talebin bu aşamada ileri sürülmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığı, perdenin aralanması teorisi başlı başına bir dava türü olmayıp, bir davada uygulanması, uyuşmazlığın çözümünü öngören bir ilke olduğu, davacının akidi olan dava dışı şirket hakkında ne bir dava ikame ettiği, ne bir icra takibinde bulunduğu, kaldı ki somut olayda müteselsil borçluluklarında bir rücu hakkının doğduğunun dahi mevcut dava tarihinde belirlenemediği, bu teoriye göre zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmaması gerektiği, tüzel kişilik perdesinin aralanması kurumuna ancak bu halde başvurulabileceği halbuki davacının akidi olan dava dışı şirketin, huzurdaki davada davalı konumunda da olmadığı, davacının, dava dışı sözleşeni ...İnşaat Ticaret Ltd. Şti.'nin 3. kişilere kendisiyle birlikte olan müteselsil borçlarından; organik bağı olduğunu iddia ettiği davalıların sorumlu tutulması gibi soyut bir sorumluluk rejimine dair hüküm tesisi için huzurdaki davayı açtığı, zira şekli dava teorisi uyarınca -dava takip yetkisi istisnası hariç- bir davada taraf olmayan kimseler lehine hak ve borç doğuracak nitelikte karar verilmesinin de mümkün olmadığı, davacı tarafın herhangi bir alacak hakkı iddia etmeksizin ve yasal bir rücu ilişkisine dayanmaksızın; adeta icra takibinin alacaklıları yerine geçerek dava dışı şirketin tüzel kişiliğinin aralanmasına yönelik talebinde hukuki yararı dava tarihi itibariyle bulunmamakta olup, bu istisnai teorinin işletilmesi ancak bir dava sırasında ilkesel olarak başvuracak bir sorumluluk metodu olduğundan tek başına ihlal edilen bir koruma normu olarak düzenlenmediği, bu haliyle davacının bu ilke ile kendi sorumluluğunu azaltması gibi bir menfaati hukuk düzeni tarafından korunmadığı, bu ilke ancak somut olay özelinde ve ancak iç teselsülde rücu ilişkisinde dikkate alınabilir nitelikte olup, yukarıda da izah edildiği üzere davacının dava dışı şirketten alacaklı değil; bu şirket ile birlikte borçlu konumunda olduğu, müteselsil borçluların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 167/2 maddesi gereğince kendisine düşenden fazlasını ödemeden rücu imkanını kullanmasının mümkün olmadığı, dava dilekçesinde dayanılan maddi vakıalar uyarınca rücu imkanını kullandığına dair bir iddia ve olaya dayanılmadığı, zarar tazmini talebi yönünden de davanın dava açılma anında bulunması gereken hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalılara yönelik tüm taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) m.114/1-h maddesi ve aynı Kanun'un 115/2 hükmü uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddianın ileri sürülüş biçimi gözetildiğinde, davacının da taşınmaz satın alanlara karşı dava dışı şirket ile birlikte müteselsil olarak sorumluluğuna karar verildiği ancak kendisi tarafından da üçüncü kişilerce başlatılan icra takibi kapsamında dava tarihinde henüz borç ifasının yapılmadığı, kaldı ki ifa yapılsa bile müteselsil sorumluluk ilkesi uyarınca ödediği tutar bakımından kendisine karşı sorumlu hâle gelecek olan dava dışı ...İnşaat Tic. Ltd. Şti.'nden alacağını tahsil edememesi halinde bu şirket ile organik bağı bulunduğu ve perdenin aralanması teorisi kapsamında sorumluluk yöneltilebilecek davalılara karşı dava açılabileceği gözetildiğinde eldeki davanın erken açılmış olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalılar ile dava dışı borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu ve tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiği iddiasıyla, davacının dava dışı borçlu şirketten alacağın davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!