6361 sayılı Kanundan kaynaklanan tazminat davasında, VIOPta pay vadelisi temettü açıklamasının yol açtığı maddi manevi zararların tazmini, platformun kusuru ve arabuluculuk şartı tartışmaları.
Özet: Davacı, Borsa İstanbul A.Ş.nin VİOPta işlem gören dayanak hisse senedinin temettü dağıtımı sonrası futures sözleşmelerinin fiyat oluşumunda ilgili mevzuatta belirtilen öz sermaye hali uygulamasını hatalı yürüterek 2.100 TL maddi ve 2.500 TL manevi zararına neden olduğunu iddia ederek tazminat talep etmektedir; davalı ise öncelikle arabuluculuk şartının eksikliği nedeniyle davanın usulden reddini, esas yönünden ise davacının riskli VİOP işlemlerinin sorumluluğunun kendisine ait olduğunu ve temettü açıklanması durumunda fiyat oluşumuna ilişkin düzenleme yükümlülüğünün ihlal edilmediğini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ... piyasasında ticaret yapan ... isimli müşterek hesap sahibi olduğunu, işlemlerini gerçekleştirdiği aracı kurum hesabında vadeli pay piyasasında kar elde etmek amacıyla alım-satım yaptığını, █████/2023 tarihinde dayanak varlığı ... hissesi olan ... olan vadeli pay sözleşmesinden 25 kontrat uzun pozisyon açtığını, ...'te işlem gören şirketlerin hisse fiyatını etkileyebilecek açıklamaların ...'ta yayınlanmasına istinaden █████/2023 tarihinde saat 09:14'de ... tarafından ...'ta kar payı dağıtım haberi açıklandığını, şirketlerin temettü dağıtımını nakit ödeme şeklinde yapabileceği gibi, bedelsiz sermaye artırımı veya nakit ödeme + bedelsiz pay ihracı gibi her ikisinin birlikte de yapılabileceğini, ... 'ta paylaştığı haberde ilgili şirketin Yönetim Kurulu'nun █████/2023 tarihinde █████/2023'de 1 TL nominal değerli pay brüt %93, net %84 temettü ödemek üzere █████/2023 tarihinde Genel Kurul'un onayına sunulmak üzere karar aldığını bildirdiğini, %84 temettü ödemesi demek pay sahiplerinin hesabına 1 lot için 0,84 TL temettü yatırılacağını ifade ettiğini, VİOP'da pay vadelinin fiyat oluşumunda fiyatın bir önceki gün ... kapanışında ilen edilen baz fiyata göre +/-%10 marj ile işlem gördüğünü, hisse senedinin temettü ödemesi halinin "Öz Sermaye Halleri" olarak adlandırıldığını, şirketin nakit temettü ödemesi halinde ... A.Ş. ... Prosedürü gereğince temettü veriminin %10'un üzerinde değilse öz sermaye hali uygulaması yapılamayacağını, davalarının kabulü ile, ...A.Ş.'nin ilgili mevzuatta kendisine verilen görevin gereklerini yerine getirmeyerek yatırım hesabında neden olduğu 2.100 TL maddi zararın haksız fiilin gerçekleştiği █████/2023 tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle taraflarına ödenmesini, ...'un kusurlu uygulaması yüzenden müşterek hesap sahiplerinde sebep olduğu hüzün, keder ve üzüntüden kaynaklı 2.500 TL manevi tazminatın kusur sorumluluğu gereğince haksız fiilin gerçekleştiği █████/2023 tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk tutanağından da görüleceği üzere davacıların arabuluculuk başvurularında 2.100-TL tazminat talep etmiş, söz konusu taleplerini somutlaştırmamış olduklarını, işbu davanın ise 2.100-TL maddi, 2.500-TL manevi tazminat talebiyle açılmış olduğunu, davacıların arabuluculuk son tutanağında somutlaştırılmamış alacak kalemlerini davaya konu etmelerinin mümkün olmadığını, bu kapsamda öncelikle davanın usulden reddi gerektiğinin açık olduğunu, Mahkeme tarafından davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde ise davanın manevi tazminat talebi yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, sonuç olarak, işbu dava ile talep edilen alacaklar bakımından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların talebinin maddi tazminata ilişkin olduğu sonucuna varılması halinde ise manevi tazminat yönünden davanın tefrikine ve usulden reddine hükmedilmesini talep etmekte olduğunu, müvekkili şirket nezdinde payların, borçlanma araçları, türev ürünler ile kıymetli madenler ve kıymetli taşların işlem gördüğü dört adet piyasa ve bu piyasaların altında pazarlar bulunmakta olup, söz konusu piyasa ve pazarların işleyiş esaslarının değişiklik göstermekte olduğunu, davacıların davaya konu işlemlerini ... vadeli işlem ve opsiyon piyasasında gerçekleştirmiş olduklarını, vadeli işlem sözleşmelerinin; bir sermaye piyasası aracını, malı, kıymeti ya da finansal göstergeyi önceden belirlenen fiyattan ileri bir tarihte alma ya da satma yükümlülüğü getiren sözleşmeler olduğunu, kâr elde etmek amacıyla alım satım yaptığını beyan eden davacıların, işlem yaptıkları... sözleşmesi (...)’nin çok daha riskli olduğunu, dayanak varlıktaki düşüşe ya da artışa göre yüksek oranda kâr veya zarar elde edeceği riskini bilmekte ve bu riski kabul ederek işlem yapmakta olduğunu, davacıların zararlarının “...’un vadeli işlem sözleşmesine dayanak hisse senetlerinde temettü açıklanması durumunda fiyat oluşumuna ilişkin düzenleme yapmamasından” kaynaklandığını iddia etmekte olduğunu, bu iddianın doğru olmadığını, davacıların, mevcut kurallar çerçevesinde gerçekleştirdikleri işlemler neticesinde zarara uğradıktan sonra “şu kural olsa zarar etmezdim” gibi kurguya dayalı iddialarla kendi yatırım kararları sonucu uğradıkları zararın giderilmesini istemekte olduğunu, davacıların öz sermaye haline ilişkin düzenleme yapılmaması nedeniyle zarara uğradıklarını iddia etmekte ise de ... A.Ş. vadeli işlem ve opsiyon piyasası prosedürü’nün 47. maddesinde pay vadeli işlem sözleşmelerinde hangi durumlarda özsermaye uyarlamasının yapılacağı düzenlenmiş olduğunu, söz konusu düzenleme uyarınca nakit temettü dağıtımlarında özsermaye uyarlaması yapılmayacağını, söz konusu prosedürün █████/2017 tarihinde yürürlüğe girmesi ile davacıların dayandığı pay senedine dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde özsermaye halleri uyarlamalarına ilişkin esaslar genelgesinin yürürlükten kaldırılmış olduğunu, görüldüğü üzere, davacıların ...tarafından eksik düzenleme yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmamakta olup iddialarına dayanak gösterdikleri düzenleme -davaya konu borsa işleminden seneler önce- yürürlükten kaldırılmış olduğunu, davacıların işlem yaptıkları ...’e dayanak ... payına ilişkin temettü ödemesine ilişkin karar ...’ta açıklandıktan 1 gün sonra, █████/2023 tarihinde davacıların işlem yaptığı ...’inin fiyatı yükselmiş ancak davacıların pozisyonlarını sürdürmeyi tercih etmiş olduğunu, akabinde davacıların işlem yaptığı ..., ilerleyen günlerde değer kaybetmiş olduğunu, davacıların, işlem yaptığı ... fiyatlarının yükseleceği beklentisiyle pozisyonlarını kapatmadığının anlaşılmakta olduğunu, davacıların beklentisinin aksine söz konusu paya dayalı ...’in fiyatının düşmesi neticesinde kendi yatırım kararı sonucu zarara uğradığı görülmekte olduğunu, davacıların bu davranışı tamamen kendi beklentileri ve risk anlayışlarından kaynaklanmış olup sonuçlarından da yalnızca davacıların sorumlu olduğunu, davacıların, “Mart 2023 döneminde ... hissesi ile ilgili bir temettü beklentisinin bulunmadığını ve bu nedenle beklenmedik bir zarara uğradıkları” hususunu kesin bir bilgi gibi sunmaya çalışmakta olduğunu, oysa şirket tarafından Şubat ayında genel kurul tarihi ve gündem ilan edilmiş, gündemde yer alan maddeler arasında kâr payı dağıtımı hususuna da yer verilmiş olduğunu, yine davacıların işbu dava konusu...’i aldığı tarihten 1 gün sonra, █████/2023 tarihinde ... yönetim kurulu tarafından genel kurulun onayına sunulmak üzere temettü dağıtım kararı alındığı hususu ...’ta yayınlanmış olduğunu, davacıların kamuoyuna açıklanan tüm bu bilgilere rağmen VİS’te pozisyonunu sürdürmeyi tercih etmiş olduğunu, bununla birlikte, kâr payının dağıtılması ve kullanılmasına ilişkin hususlar şirket genel kurulunun devredilemez yetkilerinden olduğunu, hukuki bilgi sahibi olduğunun açık olan davacıların genel kurulda bu hususun görüşülmeyeceğini düşünmesi beklenemeyeceğini, davacıların maddi ve manevi zarar iddialarını haksız fiile dayandırmakta olduğunu, haksız fiil sorumluluğunun şartları olan hukuka aykırılık, illiyet bağı ve kusur unsurları ise somut olayda gerçekleşmemiş olduğunu, anılan nedenle davacıların tazminat talebine itibar edilmesinin mümkün olmadığını, manevi tazminat kişinin çektiği acı, elem ve ızdırabın giderilmesi maksadıyla oluşturulmuş bir kurum olup, davacıların uğradığını iddia ettiği 2.100-TL ticari zarar sonucunda manevi bütünlüklerinin ne şekilde zarar gördüğü anlaşıl(a)mamış olduğunu, işbu davada manevi tazminat talebinin koşullarının da oluşmamış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava , davalının mevzuatta kendisine verilen görevleri yerine getirmediği iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.Dava dışı ...A.Ş.'den davacıların hesap ekstreleri, ilgili işlemlere ait emri takip formları ve IP log bilgileri celp edilmiştir.Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, borsa / finans uzmanı bilirkişi ... ve hukukçu bilirkişi ... tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Halka açık şirketlerin NAKİT TEMETTÜ ÖDEMELERİ, sermaye artırımları, bedelsiz pay vermeleri gibi ...’ta ...’a dayalı vadeli işlem sözleşmelerinde ...doğuracak durumların aniden ortaya çıkan durumlar olmadığı, Davacıların aniden ve beklemedikleri bir fiyat düşüşü iddialarının somut vakıalar çerçevesinde açıklanabilir ve kabul edilebilir görülmediği,... Yönergesinde hangi hallerde özsermaye hallerine göre düzeltme yapılacağı ve hangi hallerde yapılmayacağının açık ve anlaşılır bir şekilde belirlendiği, Davacıların bu düzenlemeleri bilerek ve piyasanın işleyiş kurallarına vakıf olarak bu derece riskli bir piyasada yatırım yapmış olmalarının gerektiği, aksi halde kendi kusurları sebebiyle, bu düzenlemeleri okumadan ve anlamadan işlem yapmalarından doğan bir zararın sorumluluğunun düzenlemeyi yapan kuruma yüklenmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,Borsa gibi düzenlenmiş piyasaların sadece yatırım kuruluşlarında (aracı kurumlar veya yetkili bankalarda) hesap açtırmış ve bu aşamada bazı zorunlu risk bildirim formlarını ve sözleşmeleri imzalamış kişilerin işlem yapabilecekleri kapalı alanlar olduğu, bu kapalı alanın içine girmeyen kişinin bu piyasada işlem yapamayacağı,Bu kuralların Resmî Gazete veya düzenleyici kurumların web siteleri üzerinden kamuya duyurulmuş olması sebebiyle Davacıların iddialarına konu ettikleri derinlikteki bir teknik meseleyi bu kuralları okuyarak anlamalarının bekleneceği Davacıların ileri sürdükleri meselenin, finansal piyasaların oldukça ileri düzeyde teknik meselesi olabilecek bir konu olduğu, bu derinlikteki bir konunun ...'un ...’nün “47. Özsermaye Halleri Uyarlamaları” maddesi altında açık ve anlaşılır bir şekilde açıklandığı hususunda Davacıların bilgi sahibi olmamalarının beklenemeyeceği,Davacıların DÜZENLENMEDİĞİNİ iddia ettikleri meselenin Davalı ... tarafından açıkça düzenlenmiş ve kamuya açıklanmış olması sebebiyle bu yöndeki Davacı iddialarını doğrulama imkânının Bilirkişiliğimizce bulunamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.█████/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5'inci maddesinden, sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şarttır.Yine 7155 sayılı kanunun 22. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3'ncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır." cümlesi ile arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur.Yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanunun Dördüncü bölümünden sonra gelmek üzere; "Dava şartı olarak Arabuluculuk" başlığıyla eklenen Beşinci Bölüm ve maddeye göre;"Dava şartı olarak arabuluculukMADDE 18/A-(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.2-Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların davalı ...'nın 6362 sayılı SPK'na göre kendi bünyesinde işlettiği piyasalarda paya dayalı vadeli işlem sözleşmelerinde dayanak pay için temettü ödenmesi halinde bu temettünün vadeli sözleşme fiyatına da yansıtılması gerektiği halde gerekli düzenlemenin yapılmadığını iddia ederek, davalının kusuru nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının tazminini talep ettiği, tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya uygun olduğu , bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere ... hangi hallerde özsermaye hallerine göre düzeltme yapılacağının açık şekilde belirlendiği, davacının bu nedenle davalıdan maddi tazminat talep etme hakkı bulunmadığı, davacı yanın manevi tazminat talebine ilişkin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunmadığı anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının maddi tazminat talebinin esastan reddine,2-Davacının manevi tazminat talebinin usulden reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 732-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40-TL. harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.600-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olduğundan davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olarak karar verildi.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.