Bankanın icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, senedin tahrifat ve teminat niteliği ile borcun varlığı sorgulanıyor.
Özet: İcra takibinin ardından açılan bu menfi tespit davası, davacıların davalı banka tarafından tahsilat için kullanılan iki adet senedin tahrif edildiğini, teminat senedi niteliğinde olduğunu ve bu sebeple borçlu olmadıklarını iddia etmelerine dayanmaktadır; buna karşılık davalı banka ise senetlerin ciro silsilesi yoluyla meşru bir şekilde iktisap edildiğini, teminat senedi olmadığını ve davacıların takiplere karşı uzun süre itiraz etmeyip kötü niyetli davrandığını savunmakta olup, davacılar icra tehdidi altında aynı borcu ikinci kez ödememek adına ihtiyati tedbir kararı ile miktarın davalıya ödenmeyip dosya sonuçlanıncaya kadar icra dairesinde bloke edilmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalının elinde bulunan █████/2021 ödeme tarihli adi senette tahrifat yapıldığının ve aynı █████/2021 ödeme tarihli taşınmaz ipoteğine ilişkin adi senette tahrifat yapıldığının, davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile bu senede dayanarak yapılan icra takibinde, davalı tarafça------- Banka Alacakları İcra dairesi -------- esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip kapsamında davacı --------- taşınır ve taşınmaz mallarına üçüncü kişiler nezdinde ki hak ve alacaklarına haciz tatbik edildiğini, satış işlemlerine başlanıldığını, dava konusu alacağın esasen daha önce ifa edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli ve haksız takibi nedeni ile davacının aynı borcu ikinci kez ödemek durumunda bırakıldığını, dosya kapsımda yapılacak ödeme, asıl alacak, vekalet ücreti, icra harç ve giderleri toplamından ibaret olacağını, tamamen cebir ve icra tehdidi altında iradeye dayanmaksızın gerçekleştirileceğini, bu durumda eldeki menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesinin zorunlu hale geldiğini, dava konusu alacağa ilişkin iddia ve savunmaların halen derdest olsa dahi haciz ve satış baskısı nedeni ile davacının icra dairesine 653.984,33 TL yatırmak zorunda kalacağını, söz konusu meblağın doğrudan davalı alacaklıya ödenmesi halinde davacının aynı borcu ikinci kez ifa etmiş konumuna düşeceğini, haksız ve mükerrer ödemenin gerçekleşeceğini, ileride paranın davalıdan iadesinin imkansız hale geleceğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3 maddesi uyarınca menfi tespit veya istidat davası açılmış iken takibin devam etmesi halinde mahkemece davacı borçlunun korunması için davacı -------- tarafından --------- Banka Alacakları İcra dairesi ---------- esas sayılı dosyasına yatırılacak olan 653.984,33 TL 'nin dava sonuçlanıncaya kadar davalıya ödenmemesini, icra dosyasında bloke edilmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin bila tarihli cevap dilekçesinde özetle;
Davacıların, --------- Banka Alacakları İcra Md. --------- ve
--------- E. Sayılı dosyalarına konu edilen bonoların teminat senedi olduğu
iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, Bonoların ciro silsilesi içinde müvekkili bankaya intikal ettiğini,
Kredi borcu ödenmeyince --------Noterliğinin 10.03.2021 tarih ve ------ ---------
yevmiye no.lu ödememe protestosunun keşide edildiğini, -------- Banka Alacakları İcra Md. -------- ve --------- E. Sayılı dosyaları ile
kambiyo senedi özgü takip yoluyla icra takipleri açıldığını, davacıların iddia ettikleri gibi takibe konu edilen bonoların hiçbir şekilde teminat
senedi vasfını taşımadıklarını, Müvekkili Banka kendisine ciro silsilesi yoluyla gelen iki senetten kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla icra takibine konu ettiğini, İşbu icra takibi ikame edilmeden evvel her iki senet için ödememe protestosu keşide edilmiş olduğunu, davacılar tarafından işbu protestolara hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, Basiretli bir tacirin borcu olmadığını iddia ettiği senetler hakkında kendisine keşide edilen ödememe protestosunu gördüğü an yapması gereken hakkını aradığını, Ama nedense davacılar defalarca kendilerine tebligat yapılan dosya hakkında menfi tespit davası açmak suretiyle haklarını aramak için 3,5 yıl beklediklerini, Sırf bu husus dahi davacıların ne denli kötü niyetle hareket ettiğini göstermekte olduğunu, gelinen noktada Müvekkili Banka alacağını tahsil maksadıyla hukuk sınırları içerisinde hareket ederek icra takiplerini yürümekteyken davacıların haksız mesnetsiz ve hiçbir şekilde ispat edilememiş iddialarıyla alacağına kavuşmasına mani olunmaya çalışılmakta olduğunu, huzurdaki davanın tümden reddine karar verilmesini, davacılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,-------- Banka Alacakları İcra Dairesi --------- Esas numaralı dosya ve ---------- Banka Alacakları İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, İİK 72 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın --------- Banka Alacakları İcra Dairesi --------- Esas numaralı dosya ve --------- Banka Alacakları İcra Dairesi ---------- Esas sayılı takiplere dayanak senetlerin teminat senedi olup olmadığı ve davacıların bu senetler nedeni ile davalı bankaya borçlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın Bankacı bilirkişi ile hesap bilirkişisine tevdine, bilirkişilerden bankacı bilirkişisine banka kayıtları üzerine yerinde inceleme yetkisi verilerek davacı şirketin ve davacıların bankaya borçlarının bulunup bulunmadığının tespitine karar verilerek dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca yapılan inceleme
sonunda; Yukarıda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan
uyuşmazlık konusunun bağlandığı teorik sorun (2) sayılı bentte gösterilerek, takibe mesnet
her iki senedin teminat senedi olduğuna yönelik uyuşmazlık konusunun somut olay özelinde
(3) sayılı bentte yapılan incelenmesinden nazaran, mevcut delil durumu kapsamında davacı
senet borçlularının iddiasına nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere iştirak
edilmediği; Menfi tespit davalarında borç miktarının takip tarihi itibariyle öncelikle
belirlenmesi gerektiği; kat ihtarına konu toplam kredi borcunu her iki takip toplamında daha
fazla olması sebebiyle, her iki takibin başlatıldığı 19.03.2021 tarihi itibarıyla davacıların
borçlu bulunduğu; Davacılardan Şirket hakkında aynı kredi borcu kapsamında ---------
Gayrimenkul Satış İcra Dairesinde başlatılan -------- esas sayılı dosyada ipoteğin paraya
çevrilmesi suretiyle yapılan takip sırasında satış aşamasından önce davacı şirketin
2.470.000,00 TL ödediği; yukarıda uyuşmazlığını irdelenmesi başlığı altında (4) sayılı bentteki
hesaplama esaslarına göre (5) sayılı bentte yapılan hesaplamada ile gösterildiği üzere vaki
ödemenin MAHSUBUNDAN SONRA 11.07.2024 ödeme tarihi itibariyle 913.005,12 TL ana
para borcu kaldığı; bu tutara takipler kambiyo yoluyla başlatıldığından, 11.07.2024
tarihinden itibaren (takipteki ana para tutarı olan 250.000,00 TL üzerinden) avans faizi
yürütülebileceği; buna göre
: --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün -------- esas
sayılı dosyasında, bakiye borcun yukarıda belirlenen tutarı daha fazla olduğu dikkate
alındığında, takipteki güncel borç tutarı aşılmamak kaydıyla ve --------- esas sayılı dosya
ile tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla istenebileceği; ancak güncel borç tutarının
belirlenmesinde icra vekalet ücreti ve tahsil harcının dikkate alınamayacağı; sadece bu
dosyaya özgü masrafların dikkate alınması gerekeceği; binnetice işbu dosya yönünde borçlu
bulunduğu; --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas
sayılı dosyasındaki borç miktarının 11.07.2024 tarihi itibarıyla, yukarıda belirlenen
913.005,12 TL ‘den yüksek olmasına göre, bu dosya bakımından 11.07.2024 tarihi itibarıyla
913.005,12 TL borçlu bulunduğu; ancak takipteki alacaklı aslı 750.000,00 TL olduğundan avans
faizinin 11.07.2024 tarihinden itibarın bu tutara yürütülmesi gerekeceği; ancak güncel borç
tutarının belirlenmesinde icra vekâlet ücreti ve tahsil harcının dikkate alınamayacağı; sadece
bu dosyaya özgü masrafların dikkate alınması ve -------- esas sayılı dosya ile tahsilde
mükerrer olmamak kaydıyla tahsili gerekeceği; bu dosyaya davacılardan --------- taraf olmadığı; 11.07.2024 ile 01.12.2024 dava tarihi arasında davaya konu takiplerde
ödeme yapılmadığı; eğer dava tarihinden itibaren sonra ödeme yapılmış ise hükmün
infazında da dikkate alınması gerekeceği;
3. İşaret edilen hususlarla, tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin
tamamı Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, heyetimizin kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememizin 15.10.2025 tarihli ara kararıyla;
“--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün
--------- Esas sayılı dosyasının ve -------- Gayrimenkul İcra
Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderilerek tüm masraf ve harçlarının istenmesi ve müzekkere cevapları
geldikten sonra, iddia ve savunmalar irdelenmek suretiyle dosyanın önceki
bilirkişi heyetine tevdiiyle ek rapor tanzimi” görevi tevdine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez heyet bilirkişi ek raporunda özetle; Sayın Mahkeme’nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca, takip dosyaları
bağlamında yapılan masraflara ilişkin gönderilen bilgi ve belgeler dikkate alınarak yeniden
yapılan inceleme sonunda; Taraf itiraz ve beyanlarının ayrı ayrı incelendiği; davalı bankanın tahsil harcı
dışında kalan davacının ise tüm itirazlarına iştirak edilmediği;
Menfi tespit davalarında dava tarihi itibariyle borçluluk tutarının belirlenmesi
gerekmesine; davalı bankanın 18.05.2021 tarihinde kredi borcu kapsamında ipoteğin paraya
çevrilmesi yoluyla başlattığı takipte kredi borcunun 11.07.2024 tarihinde ulaştığı tutara
nazaran, üst sınır ipoteği olması sebebiyle takip borçlusunun ipotek limiti kadar ödeme
yapması nedeniyle, 11.07.2024 ödeme tarihi itibariyle, davalı bankanın bakiye alacak
miktarının 1.089.062,47 TL; 01.10.2024 dava tarihi itibariyle (ödeme ve dava tarihi arasına
oluşan faiz ve --------- E. sayılı dosya masrafları ile birlikte toplam) 1.229.970,91 TL borçlu
olduğu; Yargılamanın devamı sırasında --------- Esas sayılı dosyada yapılan ödeme
tutarı dikkate alındığında, davacının 04.09.2025 tarihi itibariyle 1.050.690,39 TL borçlu olduğu;
bu tutara 04.09.2025 tarihinden itibaren kredinin temerrüt faizi olan % 45 oranının (anılan
tarih itibariyle avans faiz oranı daha yüksek olmakla)
yürütülebileceği; buna karşılık --------- Esas sayılı dosyada Maliyeye aktarılan 22.397,00 TL
tahsil harcının iadesini maliyeden isteme hakkı bulunduğu (kök raporda açıklanan sebeplerle
mükerrer tahsil harcı olması nedeniyle); Yine borçlu hakkında başlatılan ve infaz gerçekleşemeyen -------- Esas
sayılı dosyada tahsil harcı borcu ve icra vekalet ücreti borcu oluşmayacağı; anılan dosyadaki
borcunun yukarıda açıklanan nedenlerle, 04.09.2025 tarihi itibariyle 1.050.690,39 TL olarak
kabulü ve bu tarihten itibaren % 45 temerrüt faizi ile anılan takip dosyasının masraflarıyla sınırlı
sorumlu olacağı; İşaret edilen hususlar ile tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin
tamamı Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, heyetimizin kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir .Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir .
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder . Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir .Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça TBK'nın 133/2 maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def'îler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Bununla birlikte borçlunun takas def'îni kullanması hâlinde ise, ne temel borç ilişkisine, ne de kambiyo senedi borcuna dayanılmakta, borçlu, kambiyo senedinden doğan borcu ile hamildeki alacağını takas etmektedir.
Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def'îlere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartlarını içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmî ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur.Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır . Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def'îdir. Bedelsizlik bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def'îni ileri sürebilir.Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK’nın 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def'îni dermeyan etme hakkını vermektedir.Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir deyişle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmî bedelsizliğe uğrar. Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır . Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def'î olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def'înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.Hemen belirtilmelidir ki, kambiyo senedinin üzerinde teminat kaydı var ise ancak neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise bu kayıt kambiyo senedinin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Dolayısıyla senet metninden anlaşılan bu def'î mutlak def'î niteliğinde olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.28. Kefalet borcu, temin ettiği asıl borcun fer'î olup, asıl borç herhangi bir sebeple düşerse, kefil de borçtan kurtulabilir. Kefil, kanunun kendisine tanıdığı bu ve diğer hakları kullanmaya yetkilidir. Asıl borç tediye (ödeme) ile vesair surette düşerse, kefalet gibi fer’î haklar da düşer. Kefil asıl borçludan daha fazla mükellefiyet altına giremez .Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;--------Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün--------- Esas sayılı icra takibine dayanak █████/2021 tarihli, 750.000,00 TL bedelli senedin senet borçlusunun davalı ..., lehtarının ..., senedin son hamilinin davalı banka olduğu, banka tarafından kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılıp takibin kesinleştiği, ------.Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra takibine dayanak █████/2021 tarihli, 250.000,00 TL bedelli senedin senet borçlusunun davalı ... ve ..., lehtarının ..., senedin son hamilinin davalı banka olduğu, banka tarafından kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılıp takibin kesinleştiği görülmüştür.Davacıların bonodaki imzaya itirazları yoktur. Bonodaki yazıların kendilerine ait olmadığını iddia etmişler ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778 inci maddesi yollamasıyla 680 inci maddesinde yer alan "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası hamile karşı ileri sürülemez, meğer ki hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun" düzenleme uyarınca bonoda açığa imza atılarak bono keşide edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu nazara alındığında davacıların bu yöndeki itirazları mahkememizce yersiz görülmüştür.
Ancak; davacılar, arasındaki temel ilişki olan kredi sözleşmesi kapsamında borcun ödendiğinden bahisle bedelsizlik iddiasına dayanmışlardır. Mahkememizce davacıların davalı banka ile akdettiği sözleşmeler celp edilmiş, dava tarihi itibari ile davacıların davalı bankaya borçlarının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi ek raporu ile; 01.10.2024 dava tarihi itibariyle 1.229.970,91 TL borcun bulunduğu tespit edildiğinden, hüküm ve denetime elverişli rapor dikkate alınarak dava tarihi itibari ile senet bedellerinin üstünde borç bulunduğu anlaşıldığından davacıların bedelsizlik iddiasının da yerinde olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 17.077,50 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 16.345,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL ara buluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 156.000,00 TL vekalet ücretinin ilk 45.000,00 TL'sinin tüm davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, kalan 111.000,00 TL'nin davacı ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı ...'nın, davacı ... ve ----------şti. vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!