İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili için başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren davacı şirket ile acentelik sözleşmesiyle çalışan davalı arasındaki ilişkinin sona ermesi üzerine, yapılan hesaplamalar sonucu davalının 115.636,74 TL borçlu olduğunun tespit edilmesi ve bu borcun bir kısmının taşınır rehni paraya çevirme takibiyle, kalan kısmının ise ilamsız icra takibiyle tahsil edilmek istenmesi karşısında, davalının her iki takibe de haksız itiraz etmesi üzerine davacı, itirazların iptali, takiplerin devamı ve yasal icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle dava açmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek tüm iddiaları reddetmiş sayılmıştır.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; ... taşımacılığı alanında faaliyet gösteren davacı şirket, hizmet ağının çok geniş olması nedeniyle ve taşımacılık sektörünün doğurduğu ihtiyaçlar doğrultusunda, Merkez, Bölge Müdürlükleri, Transfer Merkezleri ve tüm ülkeye yayılan şubelerinin yanı sıra bu alanda bağımsız tacir sıfatıyla hizmet veren acentelerle faaliyetlerini sürdürdüğünü, bahsi geçen hizmet ağının sağlanabilmesi adına bağımsız tacir sıfatıyla hizmet veren acentelerden birisi de davalı olup davalı ... ile davacı şirket arasında, davacı şirketin ''... Acentesi''nin işletilmesine yönelik olarak 23.02.2021 tarihinde acentelik sözleşmesi tanzim edildiğini, Cari hesap sözleşmesi, acentelik sözleşmesinin eki niteliğinde olup sistemde değişiklik olduğu takdirde ve/veya her yıl, hak ediş oranları için tekrardan imzalandığını, davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki devam ederken davalı, "yürütmekte olduğum ... Acenteliğini 28 Şubat 2023 tarihi itibariyle sonlandırılması hususunda kymetli desteklerinizi arz ederim" şeklinde belirterek acentelik ilişkisini sonlandırmaya yönelik davacı şirkete fesih bildiriminde bulunduğunu, davalının fesih bildirimi davacı şirket tarafından kabul edilerek fesih süreci ile ilgili gerekli iş ve işlemler tamamlanmış olup yapılan hesaplamalar neticesinde davalının, acentelik sözleşmesinden, ticari ilişkiden ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı 115.636,74 ₺ borcu bulunduğu davalıya bildirilerek davalı ile davacı şirket arasında tanzim edilmiş Acentelik Sözleşmesi ve Ekleri, davalının talebiyle feshedildiğini, davalı yan, davacı şirket tarafından yapılan borç bildirimlerine olumlu yanıt vermediğini, davacı şirketin alacağının tahsiline yönelik atılan adımlardan netice alınamaması üzerine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine 75.000,00 ₺ bedelli taşınır rehninin paraya çevrilmesi talebiyle ilamsız icra takibi ikame edilmiş olup davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davalının davacı şirket ile arasındaki acentelik sözleşmesinden, ticari ilişkiden ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı 115.636,74 ₺ borcunu rehin bedelinin karşılamaması sebebiyle kalan 40.636,74 ₺ borcun tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış ve bu takibe de davalı tarafından itiraz edildiğini, öncelikle davalının, icra müdürlüğünün yetkisine yapmış olduğu itirazın reddini, haklı ve hukuka uygun davamızın kabulünü, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas ve 2023/... Esas sayılı dosyalarına haksız ve kötü niyetle yapmış olduğu itirazın iptalleri ile takiplerin devamını, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle davalı (borçlu) aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen alacağın tahsili için başlatılan icra tikibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın, taraflar arasında ... taşımacılığı acentelik sözleşmesi kurulduğundan bahisle sözleşme gereği davalının ödemesi gereken taşıma ücretinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin birinci fıkrasında acente, “Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimse” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre acentelik sözleşmesinin konusu bir iş görme olup, aracı acente ve ticari işletme adına sözleşme yapma yetkisine haiz acente olmak üzere iki tür acente bulunmaktadır. Her iki acentelik türünde de ticari işletme sahibine tabi olmama (bağımsızlık), acentelik ilişkisinin bir sözleşmeye dayanması, acentenin belirli bir yer veya bölge içinde faaliyet icra etmesi, faaliyetinin süreklilik taşıması ve meslek edinilmiş olması unsurlarının bulunması gerekir. Acentelik sözleşmesinde, müvekkil adına yazılı olarak sözleşme yapma yetkisi verilmediği sürece aracı acentelik söz konusu olacaktır.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ███████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında;"Acente olduğu belirtilen ...'ün müşterilerini kendisinin belirleyememesi, kendi adına antetli kağıt kullanamaması gibi bağımsız bir tacirde bulunması gereken yetkilere sahip olmaması ve teslim alınan kargoya konu malların alıcılarına ulaştırılması gibi müşterilerle sözleşme yapma veya aracılık etmenin ötesinde bir iş üstlenmemesi dikkate alındığında, somut olayda, 6102 sayılı Kanun'un anılan hükmünde belirtilen acente tanımı kapsamına giren bir ilişki bulunmamaktadır. 4857 sayılı Kanun'da belirtilen işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme unsuru mevcut olmadığından geçerli bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi de bulunmamaktadır. Dosya kapsamına göre, davalı ... ... ile ... arasında imzalanan acente sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve davacının ... ... çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. ... de muvazaalı işlemin diğer tarafı olup hiç kimse kendi muvazaalı işleminden faydalanamaz (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 16.09.2014 tarih ██████████ - 24159, 23.01.2017 tarih ████████ - 616 sayılı kararları). Buna göre, davalı ... ... A.Ş. ile ... arasındaki acente sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu 2/7 maddesi uyarınca muvazaalı olduğu ve davalının dava konusu işçilik alacaklarından sorumluluğunun kabulü ile bu nedenle acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğunun tespiti için ... tarafından ... ... aleyhine İzmir 3. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında açılan davanın sonuca etkisi bulunmadığından Mahkeme kabulü hukuka uygun olup davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamında da; "Acentelik sözleşmesinin “Acentenin faaliyet ve sorumluluk sınırları” başlıklı 4. maddesinde, acentenin gerek bölgesi içinde, gerekse yurdun başka bir yerinde ... ... dışında hiçbir gerçek ya da tüzel kişinin ... acenteliğini yapmamayı, kendi acentelik bölgesi dışından her ne gerekçeyle olursa olsun ... kabul etmemeyi, ... ... acenteliğini yaptığı işyerinde başka hiçbir işle iştigal etmemeyi, acentelik hak ve yetkilerini kısmen dahi olsa devir ve temlik etmemeyi, bu sözleşme hükümlerine kısmen dahi olsa aykırı davranmamayı kabul ve taahhüt ettiği, “Acentenin çalışma alanında yeni acentelikler açılması” başlıklı 6. maddesinde, acentenin faaliyet alanı için yeterli olmadığı kanaatine vardığı takdirde çözüm sağlayacağını düşünürse acenteye araç ve personel takviyesi yapılmasını da sağlayabileceği, “Demirbaş, araç temini ve kullanımı” başlıklı 7. maddesinde acentenin her halükarda ... ... tarafından belirlenen standartlarda demirbaş, mefruşat vs.’ kullanmasının asıl olduğu, daha önce şube olarak örgütlenen bu idari bölümde halen mevcut olan tüm demirbaş, araç, mefruşat vs.’nin kullanım haklarını (mülkiyet hakları ... ...’da kalmak kaydıyla) tutanakla devralacağı ve kullanılacağı, normal kullanım süreleri sonunda kullanılamaz duruma geldikleri tespit edildiği takdirde yenileme işlemlerinin ... ... tarafından sağlanacağı, acentede kullanılacak araçların ise her 5 yılda bir ... ... tarafından yenileneceği, “Acente yerinin kiralanması ve ortak sorumlulukları” başlıklı 8. maddesinde, acente kiralık bir gayrimenkulde faaliyet gösterecek ise kira sözleşmesinin ... ... nam ve hesabına ... ... Acentesi sıfatıyla imzalanacağı, her halükarda kiracılık sıfatının ... ...’ya ait olacağı, “Acentenin ortaklık durumu” başlıklı 22. maddesinde, acentenin bir tüzel kişi olması halinde iş bu sözleşmenin imza tarihindeki ortaklık yapısı ve hisse durumlarının ... ...’nun onayı olmadan değiştirilemeyeceği, “Taşıma ücretlerinin tespiti” başlıklı 23. maddesinde, kargoların şehir içi ve şehirlerarası taşıma, adresten alıp adrese teslim, nakliye, sigorta ve müşteriye yansıtılacak telefon ihbar ücretlerini münhasıran ... Kargonun belirleyeceği, “Personel yapısı ve sorumlulukları” başlıklı 26. maddesinin (b) bendinde, acentenin halen çalışan personeli uygun görür ve bu kişilerle çalışmak isterse; personelin devir tarihine kadar ki döneme ait işçilik hak ve alacaklarından ... ...’nun, devir tarihinden sonraki döneme ait işçilik hak ve alacaklarından ise acentenin sorumlu olacağı, 26. maddenin (c) bendinde, acentenin halen mevcut personeli istihdam etmek istememesi durumunda, söz konusu iş akitlerinin feshinden kaynaklanacak her türlü ödemenin ... kargoya ait olacağı, 26. maddenin (d) bendinde, acentenin sözleşmenin herhangi bir döneminde mevcut personele ek olarak ilgili yasal mevzuatın öngördüğü hükümlerle (6. madde hükmü saklı) personel alabileceği veya mevcut personelin iş akitlerini feshedebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dairemiz incelemesinden geçerek kesinleşen emsal dosyalarda, ... şirketlerinin kendi çalışanları ile yaptıkları acentelik sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun kabul edildiği dikkate alındığında, davalı şirket ile dava dışı önceki çalışanı... arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin de muvazaalı olduğunun kabulü gerekir." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda değinilen, istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen emsal dosyalarda, ... şirketlerinin kendi çalışanları ile yaptıkları acentelik sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun belirtildiği, somut olayda; davacı ... şirketi ile kendi çalışanı olan davalı arasında imzalanan sözleşmenin davalının; müşterilerini kendisinin belirleyememesi, kendi adına antetli kağıt kullanamaması gibi bağımsız bir tacirde bulunması gereken yetkilere sahip olmaması ve teslim alınan kargoya konu malların alıcılarına ulaştırılması gibi müşterilerle sözleşme yapma veya aracılık etmenin ötesinde bir iş üstlenmemesi dikkate alındığında, 6102 sayılı Kanun'un anılan hükmünde belirtilen acente tanımı kapsamına giren bir ilişki bulunmadığı, emsal kararlar dikkate alındığında imzalanan acente sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve davalının ... ... çalışanı olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin işçi- işveren ilişkisine dayandığı anlaşıldığından davaya bakmakla görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince USULDEN REDDİNE
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
4-Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ... Hakim ..
e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!