İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde görülen, reklam hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, iptal edilen faturalara dayalı icra takibine karşı borçsuzluğun tespiti ve telif hakkı ihlali iddialarının ele alındığı menfi tespit davası.
Özet: Bu menfi tespit ve istirdat davasında davacı, daha önce iptal edildiğini iddia ettiği faturalara ve bu fatura tarihinden önce işleyen faizlere dayalı icra takibine borçlu olmadığını, takibin haksız kesinleştiğini belirterek borçsuzluğunun tespiti ile ödenen bedelin iadesini talep etmiştir. Davalı ise taraflar arasında mail yazışmalarıyla kurulmuş, reklam filmi ve fotoğraf çekimlerini içeren bir eser sözleşmesi bulunduğunu, hizmetlerin eksiksiz ifa edilmesine rağmen davacının bakiye ödemeleri yapmadığını ve eserleri kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle icra takibinin haklı olduğunu savunmuştur. Yapılan incelemede bilirkişi raporu, icra takibine konu edilen faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, ancak davacı tarafından davalıya 600.000 TL ödeme yapıldığını tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi TespitDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin borçlu olarak yer aldığı ... 11. İcra Müdürlüğü ... e. Sayılı dosyasında ilamsız icra dosyasına ... ve ... nolu faturalar ve buna dayalı işletilen faizlere ilişkin toplam 1.330.938,78 TL asıl alacak ve fer'ileri talepli ile takip başlatıldığını, açılan icra takibini dayanağı olarak gösterilen faturaların daha önce iptal edilmiş olup, iptal edilen faturalara dayalı ve fatura tarihinden önce işletilmiş faizlere yönelik başlatılan takibe yasal süresinde itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini,takibin haksız olduğunu bu nedenle huzurdaki davada davalıya karşı menfi tespit davası açıldığını , davalıya borçlu olunmadıklarının tespiti ile ödeme yapılan bedelin istirdatına karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşılmıştır.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu , menfi tespit davası ile istirdat davasının aynı dava dilekçesi içerisinde birlikte talep edilemeyeceğini, her iki dava türünün şartlarının farklı olduğunu, istirdat davasının ancak cebri icra tehdidi altında yapılan bir ödeme söz konusu ise açılabileceğini, somut olayda bu koşulların gerçekleşmediğini , Esasa ilişkin olarak ise; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 2023 yılı içerisinde “...” ibareli ürün ve hizmetlerin tanıtımına yönelik reklam filmi, teaser filmi, web filmi ve fotoğraf çekimlerini kapsayan bir eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunu, söz konusu sözleşmenin yazılı şekle tabi olmayıp tarafların mail yazışmaları ile kurulduğunu, bu kapsamda reklam film yapım bütçesi ve ödeme planının taraflarca kararlaştırıldığını , 10.05.2023 tarihli mail yazışmaları ile ödeme planının kesinleştirildiğini, 16.05.2023 tarihinde ilk taksit olan 600.000,00 TL’nin ödendiğini, ancak kararlaştırılan diğer taksitlerin ödenmediğini , Fotoğraf çekim bütçesinin de taraflarca mail yoluyla onaylandığını, buna rağmen düzenlenen faturaların davacı tarafından haksız şekilde iade edildiğini , Müvekkili şirket tarafından üstlenilen 3 adet teaser film, 1 uzun web filmi, 6 kısa film ve fotoğraf çekimlerinin tamamlanarak 13.06.2023 tarihinde davacıya teslim edildiğini; buna karşın davacı tarafından bedeller ödenmeksizin söz konusu eserlerin internet sitesi, ...ve ... hesapları üzerinden yayınlanmaya devam edildiğini, bu hususun noter tespit tutanakları ile sabit olduğunu , taraflar arasındaki sözleşmede mali hakların devrinin ödemelerin tamamlanması koşuluna bağlı olduğunu, bedellerin ödenmemesi nedeniyle mali hak devrinin gerçekleşmediğini, buna rağmen eserlerin davacı tarafından kullanılmasının FSEK kapsamında hak ihlali teşkil ettiğini , Ödeme yapılmaması üzerine ... 13. Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderildiğini ve akabinde ... 11. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin haklı ve yerinde olduğunu ,Ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın...soruşturma sayılı dosyasında, taraflar arasında ticari hizmet sözleşmesi bulunduğu ve hizmetin ifa edildiği yönünde tespit yapıldığını, davacının bedel ödemediğinin belirtildiğini , , davacının borçlu olmadığının tespiti ve istirdat taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açıldığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık; asıl alacak ve fer' ileri yönünden borçlu olunmadığının tespiti kapsamında, menfi tespit ve istirdat talepli olarak açılmıştır.Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların incelenen 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinde; davaya konu davalı şirketin davacı şirkete düzenlediği 07.07.2023 tarihli, ... nolu, Genel Toplamı 139.511,40 TL ve 07.07.2023 tarihli ... nolu, Genel Toplamı : 1.716.024,00 TL faturaların kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, Davacı şirketin 23.05.2023 tarihinde davalı şirkete 600.000,00 TL ödemede bulunduğunu, Davalı şirketin, ... 11. İcra Dairesi ... Esas dosyasında davacı şirket aleyhine 1.255.511,40 TL Asıl Alacak (516.000,00 + 600.000,00 + 139.511,40) ile 75.427,38 TL İşlemiş Faiz (9.159,02 + 39.036,99 + 27.231,37) olmak üzere toplam 1.330,938,78 TL tutarında icra takip işlemi başlatmış olduğunu, Taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmadan reklam filmi prodüksiyon işinin gerçekleştiği, mahkemece edimlerin ifa edilmesi nedeniyle sözleşmenin kurulduğunun kabulü halinde davacının kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, mahkemece yazılı sözleşme bulunmaması nedeniyle FSEK m. 52 hükmünün uygulanacağının kabulü halinde davacının ödediği bedelin iadesini talep edebileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 2023 yılı içerisinde gerçekleştirilen reklam filmi, teaser filmi, web filmi ve fotoğraf çekimlerine ilişkin olarak taraflar arasında geçerli bir eser sözleşmesi kurulup kurulmadığı, söz konusu edimlerin ifa edilip edilmediği, mali hak devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği ve bu kapsamda davacının icra takibine konu alacaktan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dosya kapsamı, taraf beyanları, mail yazışmaları, noter tespit tutanakları, icra dosyası, ticari defter kayıtları ve █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde;Taraflar arasında 2023 yılı içerisinde reklam filmi yapımına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, söz konusu ilişkinin yazılı bir sözleşmeye bağlanmamış olmakla birlikte tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile mail yazışmaları üzerinden oluştuğu, reklam film yapım bütçesi ve ödeme planının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Nitekim
: TBK m. 1 hükmü gereği, “Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.” Tarafların sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde anlaşmalı sözleşmenin kurulması için yeterlidir (TBK m. 2/1). Yine TBK m. 12/1 düzenlemesi gereği, “Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir.”Ayrıca, TTK m. 21/3 düzenlemesine göre, “Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.” Amir düzenlemeleri sunulu e posta kayıtları ile birlikte incelendiğinde;Dosyada yer alan taraf dilekçelerindeki beyanlardan tarafların müzakerelere başladığı, dosyada yer alan e-postalarında davacının davalıya proje kapsamında kullanılması muhtemel tasarımlara ilişkin eskiz çizimler dışında eski çizimlerini de gönderdiği, davacının 03.02.2020 tarihli e-postasında her bir kullanım için fiyat teklifinde bulunduğu görülmektedir.Taraf iddialarından ve dosyadaki yazışmalardan sözleşme Müzakereleri esnasında sözleşmenin ifa edilmeye başlanmış olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasında bir eser taahhüt sözleşmesi kurulmasının amaçlandığı söylenebilecektir. Dolayısıyla ifa edilmeye başlanmış bir sözleşmenin geçersiz olup olmadığı ya da sözleşme öncesi görüşmelerden kaynaklı sorumluluğun doğup doğmadığının tespiti dürüstlük kuralı gereğince belirlenecektir.Yani burda uyuşmazlık FSEK 49 vd maddelerine göre hakların devir edilip edilmediği değil, sözleşme öncesi görüşmelerden kaynaklı tarafların yüklendiği sorumlulukların yerine getirilip getirilmediğidir.YİBBGK T. 30.9.1988, E. ..., K. ... sayılı kararında da işaret edildiği üzere; ifa edilmiş sözleşmenin kanuna aykırı olduğunun iddia edilmesinin TMK 2. Hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği içtihat edilmiştir. .Bilirkişi heyetinde yer alan sektör bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde davalı yanca hazırlanan reklam Materyallerinin davacının sosyal medya hesaplarında yayınlandığı hususu tespit edilmiştir. Bu nedenle bu reklam materyallerinin teslimi ve yayınlanması ile sözleşmenin taraflar arasında bağıtlandığının kabulü gereklidir. Dolayısıyla davacının kararlaştırılan bedeli ödeme yükümlülüğü altında olduğu anlaşılmıştır. Dosyada bulunan beyan ve deliller incelendiğinde kararlaştırılan reklam materyallerinin hazırlandığı ,davalının edimlerini ifa etmiş olması nedeniyle TBK m. 97 gereğince davacının ödeme sorumluluğunun bulunduğu sabittir.Toplanan deliller kapsamında taraflar arasında reklam filmi prodüksiyon işinin gerçekleştiği ve tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile mail yazışmaları ile sözlü olarak anlaşmanın gerçekleştiği, reklam film yapım bütçesi ve ödeme planının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Dinlenen tanıklardan .... reklam ajansı çalışanı olup meydana getirilen ve davacıya teslim edilen ve davacı tarafından yayınlanan eserlerin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olduğunu, ... ise taraflar arasındaki anlaşma bedelinin mail yazışmalarında belirtildiği şekilde onaylandığını ancak davacı yanca ödeme yapılmadığını , tarafların sözlü olarak anlaşma yaptığını, 600.000 TL ödeme yapıldığını, 3 taksitde ödeme yapılacağı halde 2 taksit olarak öngörülen ödemenin yapılmadığını, bu yönde maillerin bulunduğunu bildirmiştir. Davacı tanıklarından ... şirketi temsile yetkili olduğundan beyanlarının dava davayı aydınlatmaya yönelik olmadığı, kaldi ki bu davacı tanığının dahi beyanında , bir uzun film, teaser filmleri, kısa filmler ve fotoğraf konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını , ancak sözleşmemin imzalanmadığını , ödeme planı çerçevesinde ilk ödeme olan 600.000.-TL'nin ödendiğini, bildirdiği, teaser filmlerin teslim edildiğini, bizzat izlediklerini beyan ettiği ,ancak işin ayıplı şekilde teslim edildiği yönünde yada gecikmeli olarak teslim edildiği yönünde bir beyanda bulunmadığı, hatta sosyal medyada teaserlari kullandıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla toplanan delillere göre taraflarca İfa edilen bir sözleşmenin salt yazılı olmadığını savunan davacı beyanı nazara alınarak geçersiz sayılması dürüstlük kuralına aykırı olacaktır. Toplanan deliller hükme dayanak olarak alınan HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu bilirkişi raporu dikkate alındığında; taraflar arasında sözlü anlaşmanın kurulduğu, anlaşmaya göre davacı tarafından reklam film yapım bütçesi ile ödeme planı kapsamında 600.000 TL nin ilk taksit olarak davalıya ödendiği, kalan iki taksitin ise davalı yanca üretilen iş faaliyeti kapsamında edimini yerine getirdiği halde ödemesini alamadığı, toplanan delillere göre Davalı taraf taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya uygun olarak gerek fotoğraf bütçesi, gerekse film çekim prodüksiyon bütçesi onaylandığı halde davalı tarafından kesilen 07.07.2023 tarihli ... ve ... faturaların iade edildiği, reklam filmi yapım bütçesinin 2. ve 3. taksit ödemesi ve fotoğraf bütçesi ödemesi yapılmadığı, mali inceleme kapsamına göre; davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 07.07.2023 tarihli faturaların ticari defter kayıtlarına işlendiği, davacı tarafından 23.05.2023 tarihinde 600.000,00 TL ödeme yapıldığı, icra takibine konu toplam alacak miktarının 1.330.938,78 TL olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça üstlenilen reklam filmi prodüksiyon işinin fiilen gerçekleştirildiği ve eserlerin davacıya teslim edildiği hususununda tartışmasız olduğu, her ne kadar davacı tarafça yazılı sözleşme bulunmadığı ve mali hak devrinin gerçekleşmediği ileri sürülmüş ise de; eser sözleşmesinin geçerliliği kural olarak herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların irade uyuşması ile kurulmasının mümkün olduğu, somut olayda da taraflar arasındaki mail yazışmaları ve gerçekleştirilen edimler dikkate alındığında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabul edildiği, Mali hak devrinin yazılı şekle tabi olmasının davacının kararlaştırılan bedeli ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, zira dosya kapsamından, davalı tarafça edimlerin ifa edildiği, eserlerin davacı tarafından internet ve sosyal medya mecralarında kullanıldığı ,mevcut delil ve dosya kapsamına göre davacının, ifa edilen eser karşılığında kararlaştırılan bedeli ödeme borcu bulunduğu , davacının, icra takibine konu alacak ve fer’ileri yönünden borçlu olmadığının tespiti ile istirdat taleplerinin yerinde olmadığı, davanın ispat edilemediği gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:1-Davanın reddine,2-732 TL ilam harcının yatırılan 22.729,11 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 21.997,11 harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı yana iadesine,3-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı yanın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 56 TL gider avansının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,7-Yargılama gideri vekalet ücretinin gerekçeli kararda açıklanmasına,Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026Katip¸Hakim¸