Danıştay 10. Daire, Antalya Serbest Bölgedeki yatçılık firmasının üretim, alım-satım, bakım-onarım ve kiralama faaliyet ruhsatlarının iptaline ilişkin temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Bir yatçılık şirketinin serbest bölgedeki üretim, alım-satım, bakım-onarım ve işyeri kiralama faaliyet ruhsatlarının, Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca faaliyette bulunmama ve konusuz kalma gerekçeleriyle iptal edilmesine yönelik idari işlemin iptali talebiyle açtığı davada; şirket, COVID-19 salgınını mücbir sebep olarak ileri sürerek iptal işleminin hukuka aykırı olduğunu savunsa da, ilk derece mahkemesinin davanın reddine karar veren hükmü ile bölge idare mahkemesinin istinaf başvurusunu reddeden kararı, temyiz başvurusu üzerine Danıştay tarafından da hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
:...Yatçılık San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU
: Antalya Serbest Bölgesinde yat üretim, alım-satım, bakım-onarım ve kiralama faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, kendisine ait ANT-437 numaralı "Üretim", ANT-470 numaralı "Alım-Satım" ve ANT-497 numaralı "Bakım-Onarım" konulu faaliyet ruhsatlarının Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği'nin 14/c maddesine istinaden, ANT-506 numaralı "İşyeri Kiralama" konulu faaliyet ruhsatının ise konusuz kalması nedeniyle iptal edilerek işlemden kaldırılmasına ilişkin Antalya Serbest Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü'nün ...tarih ve... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI
: Davacı tarafından, eksik inceleme ile karar verildiği, █████/2017 tarihinde yapılan işlemin üretim faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 57 metrelik yarı mamul mega yatın üretim faaliyetinin █████/2017 tarihine kadar şirketlerince yapıldığı, bu tarihte ise malikin talebi üzerine üretiminin tamamlanması için diğer şirkete devredildiği, fatura ve serbest bölge işlem formu düzenlendiği, üretim ruhsatı kapsamında gerçekleştirilen bir faaliyet olduğu, Yönetmelikte mücbir sebep halleri hariç 3 yıl süreyle faaliyette bulunmama hususunun düzenlendiği, 2019 yılı Aralık ayında başlayan ve Dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgının mücbir sebep olduğu, bu durumun da dikkate alınması gerektiği, bu halde 3 yıl süreyle faaliyette bulunmama gerekçesinin yerinde olmadığı, ayrıca bu düzenlemenin 4 ruhsat için de uygulanması gerektiği, 2015 yılından itibaren kesintisiz olarak kira sözleşmelerinin ve kiralama faaliyetlerinin devam ettiği, Yönetmelik değişikliğinin olayda uygulanamayacağı, ruhsatlarının iptaline yönelik işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ...İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
Dava, Antalya Serbest Bölgesinde yat üretim, alım-satım, bakım-onarım ve kiralama faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, kendisine ait ANT-437 numaralı "Üretim", ANT-470 numaralı "Alım-Satım" ve ANT-497 numaralı "Bakım-Onarım" konulu faaliyet ruhsatlarının Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği'nin 14/c maddesine istinaden, ANT-506 numaralı "İşyeri Kiralama" konulu faaliyet ruhsatının ise konusuz kalması nedeniyle iptal edilerek işlemden kaldırılmasına ilişkin Antalya Serbest Bölge Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun ''Amaç ve kapsam'' başlıklı 1. maddesinde, ''Bu Kanun; ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek amacıyla serbest bölgelerin kurulması, yer ve sınırlarıyla faaliyet konularının belirlenmesi, yönetimi, işletilmesi, bölgelerdeki yapı ve tesislerin teşkili ile ilgili hususları kapsar.''; ''Faaliyet konuları ve koordinasyon'' başlıklı 4. maddesinde, ''Serbest bölgelerde, Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülecek her türlü sınai, ticari ve hizmetle ilgili faaliyetler yapılabilir. Üretici işletmelerin talepleri hariç olmak üzere, fiyat, kalite ve standartlarla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarına kanunlarla ve diğer mevzuatla verilen yetkiler serbest bölgelerde uygulanmaz. Serbest bölgelerde yapılan faaliyetleri değerlendirmek, bu bölgelerin geliştirilmesine ve sorunların çözümüne ilişkin stratejileri belirlemek ve önerilerde bulunmak üzere Serbest Bölgeler Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur.'' hükümleri yer almaktadır.
Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği'nin ''Faaliyetin Geçici Olarak Durdurulması ve Faaliyet Ruhsatının İptali'' başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, 'Aşağıda belirtilen hallerde, yapılacak değerlendirme neticesinde, gerek görülmesi durumunda Faaliyet Ruhsatı Genel Müdürlük tarafından iptal edilir ve Serbest Bölge Gümrük İdaresi konu hakkında bilgilendirilir.
1) (a) bendinde belirtilen süre sonunda, aykırı işleme devam edildiğinin veya aynı bendin birden çok sayıda ihlal edildiğinin Bölge Müdürlüğünce düzenlenecek tutanakla tespit edilmesi,
2) Mücbir sebep halleri hariç 3 yıl süreyle hiçbir faaliyette bulunulmadığının Bölge Müdürlüğünce tutanakla tespit edilmesi,
3) Faaliyet Ruhsatı Müracaat Formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara uyulmaması veya beyan edilen hususların gerçek dışı olduğunun sonradan yapılan inceleme ve denetimler sonucu tespit edilmesi ... '' düzenlemesi mevcuttur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı şirketin ilk olarak █████/2006 tarihli başvuru dilekçesi ile müracaat ederek Antalya Serbest Bölgesinde kiralayacağı açık alan üzerinde inşa edeceği üst yapıda yatırımcı kullanıcı statüsünde yat üretim konusunda faaliyet göstermek üzere üretim faaliyet ruhsatı talebinde bulunduğu ve bazı taahhütlerde bulunduğu, başvurusu üzerine █████/2005 başlangıç tarihli 45 yıl süre geçerli ANT-437 numaralı üretim konulu faaliyet ruhsatının düzenlendiği, akabinde █████/2006 tarihinde Antalya Serbest Bölge Yerleşkesi ... Ada..., ..., ... ve ... numaralı parsel üzerine 45 yıl süre geçerli ANT-437 numaralı üretim konulu faaliyet ruhsatının düzenlendiği, akabinde █████/2006 tarihinde Antalya Serbest Bölge Yerleşkesi ... Ada ..., ...,...ve ... numaralı parsel üzerinde bulunan 10.823 metrekare alan için yatırımcı açık alan kira sözleşmesinin akdediği, yine başvurular üzerine ANT-470 numaralı alım-satım konulu faaliyet ruhsatının, ANT-497 sayılı bakım-onarım konulu faaliyet ruhsatının ve ANT-506 sayılı işyeri kiralama konulu faaliyet ruhsatının düzenlendiği, söz konusu ruhsatlarla Antalya Serbest Bölgede faaliyet gösteren davacı şirket hakkında █████/2021 tarihinde yapılan incelemede ANT-437 numaralı "üretim" konulu faaliyet ruhsatı kapsamında son 3 yıl içerisinde dörtlü bazda ticaret hacminin bulunmadığının ve faaliyet ruhsatlarına ilişkin müracaat formlarında beyan ettiği taahhütleri yerine getirmediği tespit edildiğinden bahisle Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı işlemi ile davacıya ait ruhsatların iptal edildiği, bu işlemin davacı şirkete tebliği üzerine söz konusu ruhsatların iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, üretim ruhsatı kapsamında en son üretim faaliyetinin █████/2017 tarihinde gerçekleştirildiği, bu tarihten sonra yaşanan Covid-19 pandemi sürecinin ise mevzuatta aranan 3 yıllık süre hesabında mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği ayrıca hiçbir uyarı yapılmadan işlem tesis edildiği ileri sürülmüş ve mahkeme tarafından bu iddialar yerinde görülmemiş ise de; █████/2017 tarihinde üretim faaliyeti kapsamında yapıldığı ileri sürülen yarı mamul teknenin... tarihli ve ... sayılı Serbest Bölge İşlem Formu ve fatura karşılığında dava dışı üçüncü bir şirkete devredildiği, Serbest Bölge İşlem Formunda üretim faaliyet ruhsatı numarasının yazılı olduğu, söz konusu teknenin üretilerek yarı mamul haline davacı şirket tarafından getirildiğinin açık olduğu, dolayısıyla söz konusu işlemin üretim faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerektiği, bunun yanı sıra davalı idarece █████/2021 tarihli tutanakla davacının son 3 yıllık ticari faaliyetinin bulunmadığının tespit edildiği görüldüğünden Covid-19 salgının yaşandığı dönemin mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve 3 yıllık sürenin buna göre hesaplanması gerektiği, bu durumda davacının mücbir sebep halleri hariç 3 yıl süreyle hiçbir faaliyette bulunmadığından söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davalı idare tarafından, serbest bölgede faaliyet gösteren bazı firmaların faaliyet ruhsatı müracaat formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara uygun faaliyette bulunmaları ve yeniden inceleme yapılacağı yönünde uyarıldıkları görülmekte olup, idare tarafından bu husustaki takdir yetkisinin firmaların istihdam, üretim ve ihracat verilerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde tutarlı, hakkaniyetli ve kamu yararını gözeten bir yaklaşım çerçevesinde kullanıldığı savunulmaktadır.
Anayasa'nın 125. maddesinin dördüncü fıkrasının ilk cümlesinde ve 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi; idari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemleri yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural, aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da belirlemiş olmaktadır.
İdari faaliyetlerin temel ve ortak amacı, kamu yararını gerçekleştirmektir. İdarenin bu amacı sağlamak için yapacağı işlem ve eylemlerin türünü, zamanını ve yöntemini belirlemekte sahip bulunduğu takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun temel ilkelerindendir. Ayrıca idareler; eşitlik, kamu yararı, hizmet gerekleri, hak ve nesafet ilkelerine göre takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdürler.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin her ne kadar faaliyet ruhsatı müracaat formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara tam olarak uymasa da bazı firmaları uyararak yeniden inceleme ve denetim yapılacağını bildirdiği ancak aynı şekilde faaliyet ruhsatı müracaat formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara tam olarak uymamakla birlikte faaliyetlerine devam ettiği anlaşılan davacının ise faaliyet ruhsatlarının herhangi bir uyarı yapılmaksızın ve süre verilmeksizin doğrudan iptal edildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde takdir yetkisinin kamu yararı, eşitlik ile hak ve nesafet ilkelerine uygun kullanılmadığı da anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!