Baro levhasına yazılma talebinin reddi davasında Bölge İdare Mahkemesi kararının İYUK 46. madde kapsamında temyize kapalı olması nedeniyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddi.
Özet: Danıştay, Adalet Bakanlığının geri gönderme yazısı üzerine Türkiye Barolar Birliği tarafından İstanbul Barosu levhasına yazılma talebi reddedilen davacının açtığı iptal davasında verilen bölge idare mahkemesi kararının temyiz incelemesini, söz konusu ret işleminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde belirtilen "belli bir meslekten çıkarılma" sonucunu doğuran işlemlerden olmadığı ve bu nedenle temyize kapalı "kesin" bir karar niteliğinde olduğu gerekçesiyle, esasını incelemeden reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARIDavacı ... tarafından, İstanbul Barosu levhasına yazılma talebinde bulunan davacının talebinin Adalet Bakanlığının geri gönderme yazısına uyulmak suretiyle reddine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptali istemiyle Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği'ne karşı açılan davada; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru incelendi.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.Olayda; İstanbul Barosu levhasına yazılma talebinde bulunan davacının talebinin Baro Yönetim Kurulunca reddi üzerine yaptığı itirazında ilk etapta itirazının Türkiye Barolar Birliğince haklı bulunarak kabul edildiği ancak Adalet Bakanlığının söz konusu kararı tekrar görüşmek üzere geri göndermesi üzerine davalı Türkiye Barolar Birliğinin geri gönderme yazısına uyulmak suretiyle davacının itirazının reddine karar verildiği görülmekte olup bakılan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı, 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, davacı hakkında tesis edilen işlemin meslekten çıkarılma sonucunu doğurmadığı sonucuna varılmıştır.Bu durumda, temyize konu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, █████/2024 gününde oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OY
:(X)- 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, ..." hükmü düzenleme altına alınmıştır.Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte bu sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşılmakta olup, dava konusu işlemin mahiyeti itibarıyla yasada tanımlanan belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlerden olduğunun kabulü ile bu işlemin iptali istemiyle açılan dava hakkında verilen kararın da temyiz edilebileceği sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.