İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen Haksız Fiil Kaynaklı Trafik Kazası Sonucu Araç Değer Kaybı Tazminat Davasında Sigorta Limiti ve Ekspertiz Uyuşmazlığı
Özet: Bu dava, davacının aracının trafik kazasında hasarlanması sonucu oluşan değer kaybının tazmini talebiyle açılmış olup, davacı mevcut tazminatın yetersiz olduğunu ve bağımsız eksper raporuyla belirlenen değer kaybının daha yüksek olduğunu ileri sürerken, davalı sigorta şirketi ise sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı kaldığını, sigorta limitinin dolduğunu ve davacının değer kaybı talebinin TRAMER sistemi üzerinden atanmış ekspertiz raporu sunulmadığı için usulen reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ------ ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı ---- plakalı araç, ----tarihinde müvekkile ait----- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda ---plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası kasko hasar ekspertiz raporunda davacıya ait araçta ---- hasar meydana geldiği tespit edildiğini, ancak, davacının aracında sigorta şirketince belirlenenden daha fazla hasar meydana gelmiş ve araçta değer kaybı oluştuğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğunu, ----- başvuru sayılı dosya kapsamında araçta oluşan hasar ve değer kaybı talep edilmişse de davalı aracın ---- şirketince davacıya ait araç için ----- tutarında ödeme yapıldığı ve poliçe limitinin dolduğu belirlendiğini, ödenen bu tutar davacının aracında meydan gelen hasarı ve değer kaybını karşılamak için yetersiz olduğunu, davacıya ait ------ plakalı araç ----------paket olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli yüksektir. Meydana gelen değer kaybının hesaplanması için bağımsız eksperden alınan raporda ---- reel değer kaybı meydana geldiği belirlendiğini, değer kaybının hasarın niteliği nazara alındığında belirlenen bu miktardan da yüksek olduğunu düşündüğünü, ---------- karar sayılı kararı, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı istemine ilişkin olup değer kaybı ile ilgili emsal nitelikte davalarda uygulama alanı bulduğunu, Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alındığını, dolayısıyla işbu karar sonrası bu metoda göre hesaplama yapılması gerektiğini, izah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik, değer kaybı bedeli olmak üzere 100,00-TL tazminatın poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinen aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Uyuşmazlığın ------- tarihli trafik kazası nedeniyle zarar gören araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı tutarının tahsili istemine ilişkin olduğunu, kazaya karışan ----- plakalı aracın müvekkili --------- tarihlerini kapsayan --------- ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı bulunduğunu, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, bu nedenle ---- uyarınca sigortalıya rücu imkanının doğabileceğini, bu ihtimal nedeniyle HMK 61 kapsamında davanın sigortalı ----- ihbar edilmesinin talep edildiğini, kazanın ----- günü saat 00:45 sıralarında -------- kesişimindeki kavşakta---- plakalı sürücüsü firar olan araç ile ------ plakalı araç arasında çarpışma sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı şekilde gerçekleştiğini, ------- plakalı aracın kasko poliçesi haricinde kalan aksesuar parçası için yapılan başvuru üzerine vasi -------10.499,83 TL hasar onarım bedeli ödendiğini, davacı taraf aracının kaza tarihinde ----- tarafından kasko sigortalı olduğu, onarımın ------- tarafından karşılandığı ve müvekkile rücu edildiğini, kalan teminat limiti kapsamında -----------ödeme yapıldığını, kaza tarihinde araç başına zorunlu poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu ve bu limit kapsamında toplam ödeme yapılarak araç başına limitin dolduğunu, bu nedenle ayrıca poliçe ekinde yer aldığı belirtilen -------yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini, ---- genel şart değişikliği ile değer kaybı talebinde --------bünyesinde kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan eksper tarafından düzenlenmiş değer kaybı raporunun başvuru evrakı haline geldiği, somut olayda ---- sisteminden atanmış eksper raporu sunulmadığı için başvurunun eksik evrakla yapıldığı ve bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini, dosyada bilirkişi incelemesi yapılacaksa ------ sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ------değişikliklerinin, poliçenin ----- dönemini kapsaması nedeniyle uygulanması gerektiğini, bu değişikliklere ilişkin yürütmenin durdurulması bulunmadığından ekinde yayımlanan katsayı ve formüllerle değer kaybının hesaplanmasının zorunlu olduğunu, teminat dışı hallerin de bu çerçevede dikkate alınması gerektiğini, faiz bakımından sigortalı aracın hususi araç olduğu, uyuşmazlığın haksız fiil niteliği taşıdığı ve bu nedenle uygulanacak faizin yasal faiz olduğu, bu doğrultuda ---------sayılı karara dayanıldığı ifade edilerek sonuçta davanın sigortalıya ihbarı, araç başına teminat limitinin dolduğu gözetilerek ------ bakımından kalan limitin dikkate alınması, ----- üzerinden eksper ataması yapılmadan yapılan başvurunun eksik evrak sayılması nedeniyle davanın usulden reddi, bilirkişi incelemesi halinde --- tarihli genel şartlar uyarınca değer kaybının tespiti, yasal faiz uygulanması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, --------Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Kazası Tespit Tutanağı, -------- Kayıtları, Hasar Dosyası ve --- Poliçesi,-----Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Uyuşmazlık Hakem Kararı, Bilirkişi Kusur ve Değer Kaybı Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi otomobilinde meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince---- limiti tükendiği için ---- poliçesi ------ ek teminatına bağlı olarak ------ Genel Şartlarının 1. maddesine göre sıralı sorumluluk ilkesi gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkin olarak HMK'nin 107. maddesi kapsamında açılmış belirsiz tazminat davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada tensip zaptı hazırlanarak taraf/taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ------- poliçesi yönünden KTK'nin 97 ve 99 maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması, incelenmesi ve değerlendirilmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve Yargıtay uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, ----------------motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.------ Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere işletenin sorumluluğunu -------trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının poliçede yazılı hadlere kadar teminat altına alan sigorta türüdür. ---- ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından sıralı bir sorumluluk benimsenmiştir. ----Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk değil, sıralı bir sorumluluk öngörmüştür.----- Bu nedenle, aracın---- sigortacısının, olay tarihi itibariyle aracın ----sigortacısının limitini aşan kısımdan ve temin ettiği ----- poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. Ana ilkeler bu olmakla birlikte somut olayda ----- içinde ------- ek ----- limiti bulunduğu vurgulanmalıdır. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. ------Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliler ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; --- tarihinde saat 00.45 sularında -----üzerinde davacının malik/işleteni olduğu dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki------ plaka sayılı hususi otomobil ile davalı sigorta şirketine kaza tarihine kapsar şekilde ----- başlangıç ve bitiş tarihli ---poliçeli, dava dışı------ adına kayıtlı kaza sırasında sürücüsü belirlenemeyen ---- plaka sayılı hususi araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 83.maddesin gereğince kazaya ilişkin olarak ------- tarafından düzenlenen Yaralamalı /Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada davacının araç sürücüsünüe herhangi bir kusur izafe edilmediği; kusurun tamamen davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından, 2918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki meydana gelen haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı bedeli üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasara göre oluşan değer kaybının belirlenmesi ve varsa yapılan ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış ve işin niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge ve deliler de dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden kusur ve değer kaybı yönünden delil niteliğinde bulunan resmi nitelikteki maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına, poliçeye ve hasar dosyasına göre kazanın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamı nazarında öncelikle kazaya karışan sürücülerin kusur durum ve oranı ile varsa oluşan hasara göre aracın markası, modeli, km ve sair özellikleri dikkate alınarak değer kaybına ilişkin olarak rapor düzenlenmesi için dosya mahkememizin yargı çevresine göre -----Adliye Mahkemesi Bilirkişilik -------- Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmesine karar verilerek dosya kendisine tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi--- tarafından düzenlenen -------- tarihli raporda özetle; ---- plakalı otomobilin firari sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu , ----- plakalı aracın sürücüsü ------ kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu araç değer kaybı bedelinin ----- olduğu, Davalı----- kazaya etken ----- plakalı aracın ---- tarihleri arası ------ sayılı poliçesi ile trafik sigortacısı olduğu, trafik sigortası ----- yılı teminat limitinin araç başına ---- olduğu, poliçenin ------kapsamında ----- değerinde maddi hasar teminatı içerdiği, davalı sigorta şirketinin hasar bedeline yönelik --- tazminat ödediği,---- sigortasının trafik sigortasının bittği noktadan başladığı, ----- kapsamında bakiye teminat limitinin ---- olduğu, davalının değer kaybından teminat limitleri içinde sorumlu olduğu, temerrüt tarihinin bildirim tarihi ------ olduğu yönünde tespit, hesap ve kanaatine ilişkin rapor verilmiştir. Mahkememizce işbu kusur raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı hiçbir itiraz ileri sürülmemiştir. Bununla birlikte davacı vekili tarafından dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talebin arttırıldığı ve harcın tamamlandığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede öncelikle bilirkişi raporundaki kusur durumu ve dağılımının kaza tespit tutanağını teyit ettiği, kusur dağılımının her halde olaya ve delillere uygun olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Zira davalı sigorta şirketinin öncesinde yapmış olduğu ödemeleri de gözetildiğinde kazada kusurun KTK'nin 84/g) Şeride tecavüz etme asli kuralının ihlali nedeniyle % 100 oranında sigortalı araç sürücüsünde olduğu kabul ve takdir edilmiştir. ---- Davacı taraf ----limiti tükendiği için ---- poliçesinde ek teminat olarak yer aldığı anlaşılan --------- kapsamında bakiye zararın tazmini için davalıya yönelmiştir. Buna göre kazadan ve oluşan hasardan doğan değer kaybına gelince bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği üzere aracın marka ve modeli, kilometresi, önceki kazaları gibi ikinci el satışını etki eden tüm kriterler nezdinde aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki ---- olarak belirlenen farkın günün ekonomik koşullarına ve ikinci el araç alım/satım piyasına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış, ----- ve talep olan ------- değer kaybının her halükarda zarar içinde kaldığı tespit edilmiştir. Böylece işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu gibi esesan itiraza uğramadığı için esasen bağlayıcı hale de gelen uzman bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Böylece somut olayda kusur ve değer kaybı bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; oluşan değer kaybı zararının yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın ------ sigortacısı tarafından poliçe kapsam ve limitlerine göre tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporu gereğince talebin artırıldığına ve harcın tamamlandığına da muttali olunmuştur. Binaenaleyh, davacının davasını TBK- 49, 50/1,51, KTK- 85/1-son, 91/1, 86/1 , 88/1 ve,------ Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında esastan haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle, taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı sigorta şirketi yönünden KTK'nin 97 ve 99. maddesi gereğince başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, zarar veren sigortalı aracın hususi niteliğine göre ----- uygulaması gereğince yasal faiz uygulanmasının gerekmesi ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere göre bakiye poliçe teminat limiti gibi tüm hususlar gözetilmek suretiyle sonuçta davanın kabulü ile--- değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden araç başına maddi ----- poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.----------6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1maddesi gereğince davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ancak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretine gelince; işbu dava ------------ yönünden 2918 sayılı KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve sürücü yönünden 6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasındaki düzenleme gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. ------ Bu kapsamda somut olayda taraflar yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk giderinden ise davacı sorumlu tutulmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 60.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harcının ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.023,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.460,20 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----------bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı 615,40 TL peşin harç, 1.023,00 TL tamamlama harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 97,50 TL posta masrafı ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.438,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ------ Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!