Cinsel istismar iddiasıyla memuriyetten çıkarılan öğretmenin, adli yargıda beraat etmesi sonucu idari cezanın iptali ve parasal haklarının iadesi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından temyiz incelemesi.
Özet: Bu yargılamada, cinsel istismar iddiasıyla devlet memurluğundan çıkarılan bir öğretmenin durumu ele alınmış; ilk derece mahkemesi, mağdurenin ifadelerinin tutarlı olması ve olay örgüsünün yaşamın olağan akışına uygunluğu gerekçesiyle disiplin cezasını hukuka uygun bulmuştur. Ancak, bölge idare mahkemesi, davacının adli yargıda çocuğun basit cinsel istismarı suçundan beraat etmesi ve adli mahkemenin mağdurenin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, suçun sübuta erdiğine dair şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirtmesi nedeniyle, disiplin işlemini hukuka aykırı bularak iptal etmiş ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar vermiştir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
:Adana ili, Seyhan ilçesi, ... İlkokulunda ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacı hakkında tesis edilen disiplin cezasına dayanak soruşturma raporu ve ekleriyle birlikte davacıya isnad edilen fiil nedeniyle açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında alınan ifadeler ve toplanan deliller birlikte incelendiğinde; davacının kendisine cinsel istismarda bulunduğu mağdurenin disiplin soruşturması aşamasında soruşturmayı yürüten müfettişe vermiş olduğu ifade ile ... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde görülen yargılamada mahkeme huzurunda vermiş olduğu ifadelerin birbirleriyle paralellik gösterdiği; bunun yanında her sabah 06:00- 06:30 sıralarında okulun yakınında bulunan camiye gelen davacının, 06:30-07:00 sıralarında okula gelen mağdure ile karşılaşmasının pek muhtemel olması, mesaiye 08:50 sıralarında gelen davacının her sabah 06:00 - 06:30 sıralarında okulun yakınında bulunan camiye geldiğinin mağdure tarafından bilinme imkanının olmamasına ve mağdurenin henüz 10 - 11 yaşlarında olmasına ve bu nedenle olmayan cinsel durumları var gibi anlatamayacak olmasına karşın, kendi düşünce ve hayal dünyası ile oluşturma olanağı bulunmayan olay örgüsünü istikrarlı olarak mükerreren anlatmış olduğu halleri de dikkate alındığında, olayın disiplin hukuku açısından sübuta ermiş olduğu açık olup, davacıya isnad edilen fiil nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine ilişkin talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacı hakkında adli yargı yerinde yapılan yargılama sonucunda verilen kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvurusu üzerine yapılan yargılama sonucunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla ''...Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında saat 06:30 sıralarında camiye gittiğini, okula saat 09:00 sırasında geldiğini beyan ettiği, Tanıklar ... ve ... sanığın saat 08:30-09:00 sıralarında okula geldiğini beyan ettikleri, olay tarihi itibariyle suçun işlendiği iddia edilen saatlerde havanın karanlık olduğu, birçok velinin çocuklarını okula getirdiği, olay yerinin okula gidiş yolu olduğu, olayın kimse tarafından görülmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın savunmasının tanıklar tarafından doğrulandığı, aşamalarda değişen ve hayatın olağan akışına aykırı olan mağdurenin somut beyanı dışında delil elde edilemediği dikkate alındığında; sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi...'' gerektiği belirtilerek davacının beraatine karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda cinsel istismar suçunun sübuta ermediği gerekçesiyle verilen istinaf mahkemesi kararı üzerine davacının isnad edilen suçu işlediğinden söz edilemeyeceğinden hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönünde verilen istinafa konu kararda ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Temyize konu karar; davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline dair kısmı yönünden incelendiğinde;
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceğinin hükme bağlandığı,
Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriğinin belirtildiği,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken, memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanındığı, yasa koyucunun, ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngördüğü,
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu,
Bu durumda; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği,
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu hususun, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı,
Temyize konu karar; davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin yukarıda yer verilen gerekçenin, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, yasaya uygun son savunma istenerek idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılmasını gerektirmesi nedeniyle, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, kararın bu talebe ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle,
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kısmının gerekçeli onanmasına, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
İdari yargı mercilerince verilen iptal kararlarının, işlemin tesis edildiği tarihten itibaren hiç tesis edilmemiş gibi idari işlemi tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldıran kararlar olduğu, işlemin iptaline ilişkin hukuka aykırılığın usule ya da esasa ilişkin olmasının, iptal kararının sonuçlarını ve uygulanma kabiliyetini farklı kılmadığı, aynı şekilde verildiği andan itibaren işlemi ortadan kaldırmaya yönelik hüküm ve sonuç doğurduğu,
Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen personele 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verildiği,
Bu itibarla, verilen iptal kararıyla, davacı hakkında tesis edilen devlet memurluğundan çıkarma işlemi, tesis edildiği tarihten itibaren tüm sonuçlarıyla ortadan kalkmış olup, idari işlem hiç tesis edilmemiş gibi davacının geriye dönük parasal haklarının ödenmesinin de iptal kararının zorunlu bir sonucu olduğu, bu durum karşısında, fiilen çalışamamış olması hukuka aykırı işlemden kaynaklanmış olan davacının, devlet memurluğundan çıkarıldığı tarih itibarıyla elde edecek olduğu parasal hakların Devlet memurluğundan hiç çıkarılmamışcasına işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği,
Sonuç olarak, ilk derece mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, istinafa konu kararın parasal haklar yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılması, bu kısım yönünden davanın kabulü ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmadığı, bu nedenle davacının parasal hak kaybından söz edilemeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü, istinafa konu kararın parasal haklar yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulü ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!