Danıştay 10. Daire, bir hastanede diyaliz ünitesi açılması başvurusunun reddi kararının iptali istemini temyizen reddederek onadı.
Özet: Davacı şirketin hastanesi bünyesinde diyaliz ünitesi açma talebinin Sağlık Bakanlığı ve valilik tarafından reddedilmesi üzerine açılan davada, şirketin, 2019 yılında yürürlükten kalkan yönetmeliğe göre yatırım şartının artık aranmadığı ve ünitelere yönelik ciddi masraflar yaptığı yönündeki temyiz iddialarına rağmen, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davanın reddi yönündeki kararları, temyiz incelemesi sonucunda hukuka uygun bulunarak Danıştay tarafından oy çokluğuyla onanmış ve böylece diyaliz ünitesi açma izni talebinin reddi kesinleşmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... San. ve Tic. A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ
: Av. ...2- ... Valiliği / ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.DAVANIN_KONUSU
: Davacı şirket tarafından, sahipliğinde faaliyet gösteren ... Hastanesi bünyesinde diyaliz ünitesi açılmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bila tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanılarak tesis edilen Aksaray Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, 2010 yılında yürürlüğe giren Diyaliz Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 2019 yılında yürürlükten kaldırıldığı ve yeni Yönetmelikte yatırım şartının aranmadığı, davalı idare tarafından 2013 yılında 13+1 diyaliz ünitesine izin verildiği, 2013-2018 yılları arasında diyaliz ünitesine yönelik ciddi masraflar yaptıkları ileri sürülmektedir.KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI
: Davalı idareler tarafından, hukuki dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY
:Dava; davacı şirket tarafından, sahipliğinde faaliyet gösteren ... Hastanesi bünyesinde diyaliz ünitesi açılmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bila tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanılarak tesis edilen Aksaray Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.Dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan █████/2010 tarih ve 27615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Diyaliz Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde, Yönetmeliğin üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından diyaliz hizmeti sunmak amacı ile açılan tesisler ve diyaliz hizmeti ile ilgili faaliyetleri hakkında uygulanacağı; 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, merkezin genel olarak, erişkin ve pediatrik diyaliz hastalarına hemodiyaliz ve/veya periton diyalizi yöntemlerinin uygulandığı, bu Yönetmeliğe göre kurulup işletilen günü birlik tedavi kuruluşunu ifade ettiği; 8. maddesinin 1. fıkrasında, merkezlerin, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından, sadece diyaliz uygulamak amacıyla ayrı bir merkez olarak kurulabileceği gibi, bunlara ait olan; hastane ve tıp merkezleri bünyesinde ayrı bir bölüm olarak da kurulabileceği; aynı maddenin 3. fıkrasında, bir bölgede yeni bir merkez açabilmek için o bölgenin hedef doluluk oranı hemodiyaliz cihazı başına düşen hasta sayısının (hasta/cihaz oranının) beş veya üstü olarak kabul edileceği, bölgedeki toplam hasta/cihaz oranı bu sayının altında ise yeni merkez açılmasına izin verilmeyeceği; 9. maddesinin 5. fıkrasında, özel hastaneler ve tıp merkezleri bünyesinde açılacak merkezlerin öncelikle kendi ruhsatlandırma mevzuatına uygunluğunun aranacağı, ilgili mevzuatına göre bünyesinde merkez açabilecek olanların işlemlerinin bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılacağı, bu şekilde açılacak merkezler bakımından sağlık kuruluşunun Bakanlıkça onaylanan ön izin projesinde diyaliz merkezi yeri gösterilmiş olması 8 inci madde kapsamında yapılacak planlamadan istisna bir hak vermeyeceği; geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında, bu Yönetmeliğin yürürlüğünden önce ilgili mevzuatına göre Bakanlıktan ön izin almış özel hastanelerden ön izin projesinde diyaliz merkezi yer alan ve bu merkez için yatırım yapmış olanlar Yönetmeliğin planlama hükümlerinden muaf olacağı hükmüne yer verilmiştir.Mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi, Anayasa'nın 124. maddesi gereği idareye tanınan anayasal bir yetkidir. Düzenleyici işlem yapma yetkisi olan idarenin, toplumsal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler gibi farklı nedenlerle var olan düzenlemelerde değişikliğe gidilebileceği ve bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği de kuşkusuzdur. Bununla birlikte idarenin düzenleme yapma ya da bu düzenlemeleri değiştirme yetkisi sınırsız değildir. Bu yetki hukukun genel ilkeleri ile anayasal ve yasal ilkelerle sınırlandırılmış durumdadır.Kazanılmış hak, objektif bir hukuk kuralının kişilere uygulanmasıyla objektif ve genel hukuki durumun kişisel bir işlemle özel hukuki duruma dönüşmesidir.Haklı beklenti ise, makul bir şekilde ortaya konmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösteren yerleşik ve istikrarlı bir yargı içtihadına dayanan, yeterli somutluğa sahip nitelikteki bir beklenti olarak tanımlanmıştır. (Anayasa Mahkemesinin █████/2015 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararı)Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket adına █████/2006 tarihinde ön izin belgesi düzenlendiği, söz konusu ön izin belgesi ekinde yer alan mimari projede 13+1 yatak kapasiteli diyaliz ünitesine yer verildiği, ancak özel hastanenin inşaatına başlanmaması nedeniyle ön izin belgesinin █████/2011 tarihinde iptal edildiği, Özel Hastaneler Yönetmeliğinde yapılan değişiklik sonrasında ön izin belgesinin iptal edilmesine ilişkin işlem geri alınarak █████/2013 tarihinde ön izin belgesinin yenilendiği, █████/2015 tarihli ön izin tadilat projesinde de 13+1 yatak kapasiteli diyaliz ünitesinin yer aldığı, 2015 yılı itibari ile yapımına başlanan hastane projesinin 2018 yılı itibari ile tamamlanıp hastane ruhsatının alındığı, akabinde davacı şirket tarafından ... Hastanesi bünyesinde diyaliz merkezi açılmasına izin verilmesi istemiyle █████/2018 tarihinde başvurulduğu, başvurunun █████/2010 tarihinden önce diyaliz merkezi için münhasıran yatırım yapıldığının ortaya konulamadığı gerekçesiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık ile ilgili olması bakımından, █████/2010 tarih ve 27615 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren mülga Diyaliz Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 2. fıkrası ile bu Yönetmeliğin yürürlüğünden önce ilgili mevzuatına göre Bakanlıktan ön izin almış özel hastanelerden, ön izin projesinde diyaliz merkezi yer alan ve bu merkez için yatırım yapmış olanların Yönetmeliğin planlama hükümlerinden muaf olacağı belirtilmiştir.Somut olayda, davacı şirket adına düzenlenen █████/2006 tarihli ön izin belgesi ekinde yer alan mimari projede 13+1 yatak kapasiteli diyaliz ünitesine yer verildiği, özel hastanenin inşaatına başlanmaması nedeniyle ön izin belgesinin iptal edilmesi sonrasında █████/2013 tarihinde ön izin belgesinin yenilendiği, ön izin belgesi ekinde yer alan Bakanlık onaylı mimari projede de yine 13+1 yatak kapasiteli diyaliz ünitesinin yer aldığı, bu nedenle özel hastanenin inşaatının tamamlanması üzerine düzenlenecek ruhsat sonrasında özel hastane bünyesinde diyaliz ünitesi açılması noktasında davacı açısından haklı bir beklentinin oluşması nedeniyle davacı şirket tarafından █████/2017 tarihinde su arıtma cihazı satın alındığı ve diyaliz ünitesine yönelik girişimlerde bulunulduğu, bilakis davalı idare tarafından da █████/2006 tarihli ön izin belgesinin özel hastane inşaatına başlanamaması nedeniyle bir başka ifadeyle davacı şirketin █████/2010 tarihinden önce diyaliz merkezi için münhasıran yatırım yapmış olmak şartını yerine getirmediği bilinmesine rağmen yatırım yapılması şartına yönelik herhangi bir şerh konulmaksızın ön izin belgesinin düzenlendiği görülmekte olup, bu nedenle davacının özel hastane bünyesinde diyaliz ünitesi açabilmesine yönelik haklı beklentisinin bulunduğu ve hukuk devleti ilkesi doğrultusunda haklı beklentinin korunması gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı şirketin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.