Danıştay, daire başkanının liyakata aykırı ve gerekçesiz görevden alınarak araştırmacı atanması işleminin hukuka aykırılığına dair alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Danıştay, bir kamu görevlisinin liyakat ve kariyer ilkeleriyle atandığı daire başkanlığı görevinden, idarenin takdir yetkisi ve farklı bir kadroya atama iddialarına rağmen somut ve hukuken kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın araştırmacı kadrosuna atanması işleminin hukuka aykırı bulunarak iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönündeki alt mahkeme kararını onamış, davalı idarenin temyiz başvurusunu reddederek işlemi hukuka aykırı bulmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... İşletmeleri Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
:...'yı Temsilen ... SendikasıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava Konusu İstem
: Dava; Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü emrinde ... Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, bu görevden alınarak davalı idare emrine araştırmacı olarak atanmasına ilişkin Yönetim Kurulunun... günlü, ... sayılı kararının iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; sırasıyla alt görevlerde uzun süre görev yaptıktan sonra kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak atandığı daire başkanlığı görevinden haklı ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir gerekçeye dayanmadan alındığı anlaşılan davacının, yürüttüğü daire başkanlığı görevini gereği gibi yerine getirmediği, aksattığı, verimsiz olduğu yolunda geçerli somut bir tespitte de bulunulamaması karşısında daire başkanlığı görevinden alınarak araştırmacı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden (█████/2021) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından; idarenin takdir yetkisi ortadan kaldırılarak ve hukuka uygunluk denetiminin sınırları aşılarak karar verildiği, davacının █████/2022 tarihli dilekçesindeki talebi doğrultusunda ve 375 sayılı KHK'nın ek 18. maddesi uyarınca müşavir olarak atandığı, davacının müşavirlik görevine başladıktan sonra araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptalini istemesinin hukuka aykırı olduğu, zira bu işlemin halihazırda yürüyen bir işlem olma özelliğini kaybettiği, müşavirlik kadrosunun daire başkanı kadrosuna denk bir kadro olduğu, aralarındaki tek farkın cüzi nitelikteki maaş farkı olduğu, davacının kazanılmış haklarının emeklilik müktesebi de dahil olmak üzere korunmaya devam ettiği, aleyhlerine açılan bir davada ... İdare Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, hukuka ve mevzuata uygun işlem yapıldığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI
: Davacı tarafından; 35 yıllık memuriyet hayatı boyunca kamuya yararlı birçok hizmette aktif rol aldığı, kesinleşmiş bir cezasının bulunmadığı, takdir yetkisinin hukuka ve hakkaniyete aykırı kullanıldığı, isteği olmaksızın alt dereceli kadroya atandığı, işlemin somut gerekçesinin bulunmadığı, kazanılmış hak aylık dereceleri ve özlük haklarının ihlal edildiği, daire başkanı kadrosunun müktesebi ve kazanılmış hakkı olduğu, 35 yıllık hizmet hayatında Ticaret Daire Başkanlığının Merkez ve Taşra alt birimlerinde yer alan bütün pozisyonlarında çalışmak suretiyle liyakata uygun bir şekilde yükselerek daire başkanlığı görevine atandığı, emsal yargı kararları uyarınca da dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dava; Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü emrinde ... Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, bu görevden alınarak davalı idare emrine araştırmacı olarak atanmasına ilişkin Yönetim Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun, dava konusu idari işlemin, neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu, yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde idarenin, davacıyı daire başkanı kadrosuna 657 sayılı Kanun'un 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır.Uyuşmazlık konusu olayda, idarenin sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, davacının, daire başkanı olarak görev yapmış olduğu süre ve daha önce bulunduğu görevler dikkate alındığında; davalı idarece, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık; dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.