Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı: FETÖ/PDY ile iltisak iddiasıyla meslekten çıkarma kararının, somut delil yetersizliği nedeniyle iptali ve temyiz incelemesi.
Özet: Bu kararda, olağanüstü hal kapsamında FETÖ ile iltisakı olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edilen bir yargı mensubunun, ihraç kararının iptali ve maddi tazminat istemine ilişkin davada, davacı hakkındaki adli soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kesinleştiği, tanık beyanlarının ve şüpheli sıfatıyla verdiği ifadelerin soyut kaldığı, ByLock yazışmalarında ve dijital materyallerde davacıyı örgütle ilişkilendirecek somut bir tespitin bulunmadığı gerekçeleriyle, davacının örgütle irtibat ve iltisakını ortaya koyan yeterli delil olmadığı sonucuna varılarak meslekten çıkarma kararının hukuka aykırı bulunup iptal edildiği açıklanmaktadır.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Kurulu
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:████████ sayılı kararının, iptal ve kabule ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve...sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maaşlarına karşılık 10.000,00 TL maddi tazminatın ve görevden uzaklaştırılması nedeniyle alamadığı 2.750,00 TL'nin ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:████████ sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş;
Dava Konusu Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı Kararının İptali ile Bu Karar Nedeniyle Yoksun Kaldığı (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) Maaşlarına Karşılık 10.000,00 TL Maddi Tazminatın Ödenmesi İstemi Yönünden:
"Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanı yönünden, yargı mensubu olarak görev yapan E.Ö.Y. isimli şahıs tarafından, davacının FETÖ'yü öven veya irtibatını gösterir herhangi bir sözüne veya davranışına şahit olmadığı, ancak FETÖ/PDY'nin sözde bağımsız adaylarını desteklediğini düşündüğü şeklinde soyut, şahsi kanaatini içerir nitelikte ifade verdiğinin görüldüğü, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik somut herhangi bir bilgiye sahip olmadığı anlaşılan tanık E.Ö.Y.'nin soyut nitelikteki bu beyanının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Davacının şüpheli sıfatı ile verdiği beyanı yönünden, lise son sınıfta eğitim amacıyla FETÖ/PDY yapılanmasına ait dershaneye gittiğini, daha sonra örgüte ait yurtta ve evde kalmadığını beyan eden davacının bu beyanlarının, bir başka ifadeyle örgüte müzahir dershaneye giderken eğitim saikiyle hareket ettiğinin aksini ve örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının örgüte müzahir dershaneye sırf eğitim saikiyle gittiğine yönelik beyanının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Davacının adının geçtiği ByLock yazışması yönünden, liste halinde isimlerine yer verilen hakim ve savcıların birçoğunun halen görevde olması hususu ile birlikte örgüt tarafından hakkında daha fazla bilgi toplama gayreti içinde olunduğunu gösteren ve davacıyı örgütle ilişkilendirecek herhangi bir ifadeye yer verilmediği anlaşılan yazışma içeriklerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu yönünden, her ne kadar davalı idare tarafından, davacının FETÖ ile iltisaklı olup örgütün propagandasını yapan internet sitelerine erişim sağlanması ile dijital materyallerinde örgüt liderinin sözlerini yazdığı şarkının seslendirildiği video kaydı bulunması hususlarının davacının FETÖ ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüşse de, sadece bu sitelere giriş yapılmış olmasının ve örgüt liderinin sözlerini yazdığı şarkının seslendirildiği video kaydının bulunmasının tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen hususların davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Diğer hususlar yönünden, davacının kardeşi hakkındaki tespitlerde davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği görüldüğünden, davacının kardeşine yönelik tespitlerin ve davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı,
Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen başkaca soruşturma bulunup bulunmadığı yönünde (davacının ilgi dosyası ...) yapılan █████/2020 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen █████/2021 tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesini... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin (davacının E:... sayısına kayıtlı dosyasında) █████/2020 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da, davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,
Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarına karşılık olmak üzere davacının talebi aşılmamak koşuluyla 10.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesi gerektiği,
Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu,
Davacının Görevden Uzaklaştırılması Nedeniyle Alamadığını İleri Sürdüğü Maaşlarına Karşılık 2.750,00 TL Tazminat İstemi Yönünden:
7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 11. maddesinin 2. fıkrası ve Anayasa'nın 159. maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Kurulunca hakim ve savcılar hakkında verilen meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına dair kararları ile meslekten çıkarma cezalarının dışındaki kararlarına karşı yargı yoluna başvuramayacakları açık olduğundan, davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu kararına karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle görevden uzaklaştırma işleminden kaynaklanan tazminat isteminin de incelenmesine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve... sayılı kararının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarına karşılık olmak üzere davacının talebi aşılmamak koşuluyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesine, görevden uzaklaştırılması nedeniyle alamadığı 2.750,00 TL tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
:Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının karşılanmadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, Dairece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu noktasında katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, davacının hâkimlik ve savcılık mesleğinde kalmasının uygun olup olmaması yönünden yapılan değerlendirmede sübut derecesinin aranmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, Dairenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile işbu dosyadaki gibi verilen iptal kararlarının gerekçelerinde ciddi çelişkiler bulunduğu, davacı hakkında ifade veren tanığın, yapıya müzahir adayları destekleyen hakim ve savcılarla keskin bir çizginin çizildiği 2014 yılı HSYK seçimleri döneminde, söz konusu seçim bölgesinde aynı havayı teneffüs eden ve beraber mesai yapmış olan bir kişi olarak, N.Ö.'nün davacıya yardımcı olduğunu söylediğine, seçimde bağımsız diye bilinen listeyi desteklediğini düşündüğüne yönelik beyanlarının delil olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğu, ByLock yazışma içeriklerinde ismi geçen erkeklerin "5" olup olmadığının sorulduğu, cevaben de erkeklerin hiç "5" olmadığının belirtildiği, kadınlarla ilgili olarak böyle bir ifadenin yer almadığı, bununla birlikte "5" olup olmamanın örgüt jargonunda ne anlama geldiği hususunda herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği, kişilerin "5" olup olmamasının örgütle irtibat/iltisak açısından ne anlam ifade ettiğinin, "5" olmayanların örgütle irtibat/iltisaklı olmadığı anlamına gelip gelmediğinin, davacının da aralarında bulunduğu kadınlar için sorulan "bayanların dr.leri kimler" hususunun, neyi ifade ettiğinin araştırılmadığı, konu ile ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğünden bilgi, açıklama istenilebilecekken buna yönelik bir ara karar yapılmadığı, davacıdan ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucunda hazırlanan rapora ilişkin olarak, davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olup örgütün propagandasını yapan internet sitelerine giriş yapması ile hard diskinde Samanyolu adlı televizyon kanalında "Mevlid Kandili Özel" adlı programda sözleri örgüt elebaşı Fetullah Gülen'e ait "Aç sinemi ummanlar gibi olsun" adlı şarkının seslendirildiği bölüme rastlandığı hususunun, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını açıkça ortaya koymasına rağmen Daire tarafından tek başına örgütle irtibat/iltisakı gösterir delil olarak kabul edilemeyeceği şeklindeki gerekçeyle buna itibar edilmediği, Dairenin bu gerekçesinin hukuki dayanağının olmadığı, davacının iltisak ve irtibatını gösteren bu kadar delilin rastlantı, tevafuk, tesadüf veya yanlış anlaşılma ile açıklanmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, idarelerinin kişinin iç dünyasında yıllar öncesindeki bir güdülenmenin aksini ispat etmesi, bu bağlamda bir tespiti dosyaya sunması mümkün olmadığı gibi Dairenin de bunu öngöremeyeceği, davacı hakkındaki tespit ve deliller, aile bireyleri başta olmak üzere sosyal çevre bilgileri ve idarelerinde bulunan kayıtlarının bir bütün olarak değerlendirildiği, meslekten çıkarılan ilgililer hakkında işlem tesis edildiği tarihte idarelerince yapılan değerlendirmeyi destekleyen ve idari/adli süreçte taraflarına gönderilen bilgi ve belgelerin yargı yeri ile paylaşılmasının, işlemin dayanağı delillerin sonradan tespit edildiği anlamına gelmeyeceği, bu şekildeki bir ifadenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, parasal ve özlük hak, maddi, manevi tazminat ve faize ilişkin taleplerin yasal dayanaktan yoksun olduğu, 685 ve 375 sayılı KHK'lar, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası ve 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği █████/2017 tarihi öncesi için hiçbir şekilde parasal ve özlük hak, maddi ve manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
:Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının temyize konu iptal ve kabule ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun █████/2024 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptal ve kabule ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararın iptali, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarına karşılık olmak üzere davacının talebi aşılmamak koşuluyla ... TL maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi, görevden uzaklaştırılması nedeniyle alamadığı... TL tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:████████ sayılı kararının temyize konu iptal ve kabule ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava; yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maaşlarına karşılık 10.000,00 TL maddi tazminatın ve görevden uzaklaştırılması nedeniyle alamadığı 2.750,00 TL'nin ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 138. maddesinde, hâkimlerin bağımsızlığı vurgulanmış ve vicdani kanaatlerine göre hüküm vermeleri gerektiği belirtilmiş, hiçbir organ veya kişinin mahkemelere veya hâkimlere emir veya talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği veya tavsiye ve telkinde bulunamayacağı vurgulanmıştır. 139. maddesinde ise hâkim ve savcıların görevlerinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler, disiplin cezaları ve meslekte kalmalarının uygun olmadığı yönünde verilen kararlar olarak ikiye ayrılmıştır. █████/1983 tarih ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hâkimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" kenar başlıklı 53. maddesinde de disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma işlemi ile hâkimlik ve savcılık görevinin sona ermesi sonucunu doğuran diğer işlemler ayrı ayrı belirtilmiştir.
Dolayısıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların, bu kişilere disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlardan ayrı nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.
667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi ile "terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen" üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bu kişiler hakkında uygulanmak üzere olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte yeni bir tedbir getirilmiştir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Nitekim davalı idare, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararları, anılan yargı mensuplarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis etmiştir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını "kavuşan, bitişen, birleşen", irtibatlı kavramını ise "bağlantılı" olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bu bağlamda, üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunu söylemek mümkün olacaktır.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 2014 yılı HSYK üye seçimleri zamanında davacıyla aynı yerde görev yapan tanığın beyanı, üniversiteye hazırlık döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine ilişkin kendi beyanı, davacının dijital materyallerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun dava konusu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle de davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının temyize konu iptal ve kabule ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!