Danıştay 6. Daire, İzmir Aliağada arkeolojik sit alanında planlanan liman/geri sahası değişikliğinin iptali davasında davacının feragat etmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Özet: Bir şirket tarafından, İzmir ili Aliağa ilçesindeki yaklaşık 20 hektarlık alanı kapsayan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin; bölge planına aykırılık, arkeolojik sit alanı üzerindeki olumsuz etkiler, kamu yararı gözetmeme ve planlama bilimsel esaslarına aykırılık iddialarıyla iptali istemiyle açılan davadan, davacının bilahare feragat etmesi üzerine, mahkeme tarafından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ... Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL
: ... Liman İşletmeleri ve ... Nakliye ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ
: İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Mahallesinde yer alan yaklaşık 20 hektarlık alanı kapsayan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından █████/2023 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu plan değişikliğinin İzmir Bölge Planına aykırı hazırlandığı, plan değişikliği ile arkeolojik sit alanına ayrıca yük getiren bir fonksiyon yüklendiği, bölgenin antik dokusunun tahribata uğrayacağı ve çevre üzerinde öngörülemez etkilerinin olacağı, dava dışı bir ticari şirketin alan kazanmasına yönelik plan değişikliği olduğu, kamu yatırımı söz konusu olmadığı gibi çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesinden de bahsedilemeyeceği, dava konusu plan değişikliğine dayanak oluşturan imar planlarına ilişkin ÇED işleminin yerel mahkemece iptaline karar verildiği, dava konusu plan değişikliği ile kamu yararı gözetilmediği, amaç ve içerik olarak mevzuatta belirlenen sınırlar dahilinde hazırlanmadığı ve planlamanın bilimsel esaslarına ve teknik gerekliliklerine aykırılık taşıdığı, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin koruma ve kullanma dengesinin sağlanması ilkesine riayet edilmediği, gerekli araştırma ve analizlerin yapılmadığı, lejant gösterim tekniklerine uyulmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI
: Uyuşmazlık konusu alanın, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında “sanayi ve depolama alanı" ve "2. ve 3. derece arkeolojik sit alanı" olarak tanımlanan bölge içerisinde yer almakta iken teklif kapsamında yaklaşık 20 hektarlık liman/liman geri sahası olarak düzenlendiği, alan içerisinde bulunan ... ada, ... parselin bulunduğu 1. derece arkeolojik sit alanının ise arkeolojik sit alanı sembolü ile gösterildiği, alanın batı kısmında yer alan kıyı kesiminde Nemport Limanının bulunduğu ve teklif kapsamında liman ile entegre liman/geri sahasının planlanmak istendiği, gerek bölge planlarının mekânsal plan kademeleri içerisinde yer almaması gerekse İzmir Bölge Planında Nemrut Limanlarının gelişimi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmelerin, davacı tarafından öne sürülen bölge planına aykırılık iddialarının gerçeği yansıtmadığı, itiraza konu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının lejant paftasında hâlihazırda “liman/liman geri sahası" kullanımının yer aldığı, plan değişikliği açıklama raporunda planlama alanı ve yakın çevresine yönelik analizlere yer verildiği, teklif kapşamında ÇED Genel Müdürlüğü, İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü görüşlerinin alındığı, diğer yandan plan değişikliğine konu alan içerisinde orman vasıflı alanın bulunmadığı, liman geri sahasının kıyı tesislerinin ÇED belgelerinin iptal edilmiş olmasının planlama sürecinin durdurulmasını gerektirmediği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından davadan feragat edildiği bildirdiğinden ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi uyarınca feragat kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağından, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Dava; İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Mahallesinde yer alan yaklaşık 20 hektarlık alanı kapsayan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından █████/2023 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemi ile dava açılmış, davacı vekili tarafından █████/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde, idari davalarda feragat istemleri üzerine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağını hükme bağlamaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 309. maddesinde: "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. " hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun'un 310. maddesinde, "(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmü, 311. maddesinde, (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin 1. fıkrasının yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesinde; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309. maddesinde; feragat beyanının dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı hükmü, 311. maddesinde ise; feragatın kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Davacı vekili tarafından █████/2024 tarihli dilekçe ile yasal şekle ve esasa uygun olarak davadan feragat edilmiş olması karşısında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollamada bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanununun 311. maddesi uyarınca feragat kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağından dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen...- TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
3. 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca alınan ...- TL karar harcının üçte ikisi mahsup edildikten sonra geri kalan ...-TL karar harcının davacıya iadesine,
4. Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 15. maddesi uyarınca feragat dilekçesi verilmeden önce davalı idare tarafından savunma verildiği görüldüğünden ...-TL vekalet ücretinin davalı idareye verilmesine,
5. Davalı yanında müdahil tarafından yatırılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak müdahile verilmesine,
6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7. Bu kararın tebliğini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!