İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında, davacının eş rızası alınmadığı kefalet iddiasından feragat ederek davanın sona ermesi.
Özet: Davacı, hakkında başlatılan icra takibine konu kredi borcundan, kefaletinin geçersizliği ve davalının alacaklı sıfatının bulunmadığı gerekçeleriyle borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali talebiyle menfi tespit davası açmış, davalı ise davacının asıl borçlu olduğunu ve borcun geçerliliğini savunmuştur; ancak davacı daha sonra davasından feragat etmiş, davalı da feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmamıştır.

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı tarafından, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe taraflarınca █████/2024 tarihinde itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, davalı tarafın, davacının kefil olarak imzalamış olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak borcunun bulunduğu bahsiyle, 11.420,76-TL icra takibine giriştiğini, ancak söz konusu borçtan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, takip dayanağı olan ve davalı ile dava dışı 3. kişi arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davacının usule uygun bir kefaleti söz konusu olmadığını, davacının eşinin muvafakati de alınmadığını, bu nedenle kefalet sözleşmesinin de geçersiz olduğunu, kefalet sözleşmesinde eş rızasını düzenleyen TBK 584/1 maddesinde belirtilen, eşin rızası alınmadan yapılan kefalet sözleşmelerinin kesin bir şekilde hükümsüz olduğu açıklandığını,davacı aleyhine icra takibi başlatan davalının, alacaklı sıfatı bulunmadığından icra takibi de yapmasının hukuken mümkün olmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile ilgili krediden ve takipten kaynaklı davacının borçlu olmadığının tespitine, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takibinin iptaline, davalının %20’den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, takipten kaynaklı olarak davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; Görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğundan işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davalı banka ile imzaladığı tüketici nitelikli İhtiyaç Kredi Sözleşmesi uyarınca borçlu olduğu dava dilekçesi ekinde sunulan İhtiyaç Kredi Sözleşmesi ile dava konusu icra takibine konu 03.03.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile sabit olduğunu, davacı tarafça tamamıyla kötü niyetli açılan işbu davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekiğini, dava konusu tüketici kredisine ilişkin ihtiyaç kredi sözleşmesinde davacı borçlu müteselsil kefil konumunda olmayıp asıl borçlu sıfatına haiz olduğunu, sözleşmede müteselsil kefil bulunmadığından davacı tarafın kefalet sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı ile davacı davacı arasında █████/2021 tarihinde 10.479,47 TL limitli 36 vadeli bireysel kredi niteliğinde İhtiyaç Kredi Sözleşmesi düzenlendiğini, borçlu tarafından kullanılan işbu tüketici kredisine ilişkin █████/2022 tarihinde ödenmesi gereken 484.78TL tutarındaki 1. taksidi, █████/2022 tarihinde ödenmesi gereken 484.78TL tutarındaki 2. Taksidi vadelerinde ödenmediğinden banka tarafından alacağın tahsili yoluna gidildiği ve 03.03.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi düzenlerenek borçluya tebliğ edildiğini, belirtilen süre içerisinde dava konusu borç ödenmediğinden banka alacağını tahsil amacıyla Ankara Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esasına kayden davacı borçlu aleyhine takip başlatıldığını, borca borçlu vekili tarafından yetkili icra dairesinin İzmir İcra Dairesi olduğu belirtilerek yasal süresi içerisinde yetkiye itiraz edilerek takip durdurulduğunu, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesine gönderilip ... Esasına kaydı yapılan dosyada ödeme emri düzenlenmesine müteakip davacı tarafça kötü niyetli olarak işbu dava ikame edildiğini, alacağın likit ve haklı bir alacak olmasına rağmen davacı tarafından haksız ve mesnetsiz açılan bu dava sebebiyle alacağın geç tahsil edilmesi söz konusu olduğunu, talep edilen alacağın hukuken mevcut ve takip edilebilir bir alacak niteliğinde olduğunu, borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasının haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek, işbu davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle dava şartı eksiklikğinden usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, kararı verilemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış, Mahkemenin ... Esas ... Karar sayılı gönderme kararı ile Mahkememize gönderilen dosyanın yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı vekili 19.06.2025 tarihinde Uyap sistemi üzerinden gönderdiği tarihsiz dilekçe ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili 30.06.2025 tarihinde Uyap sistemi üzerinden gönderdiği tarihsiz dilekçe ile feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davadan feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat, davaya son veren hem usul, hem maddi hukuka ilişkin taraf (davacı) işlemlerinden biri olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragatin geçerliliği için davalının veya mahkemenin kabul beyanına ihtiyaç yoktur.
Davacı vekilinin davadan feragat ettiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden ilam harcının 1/3'ü olan 205,13 TL harcın 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile 410,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!