İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, temizlik hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen faturaların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, davalının fazla faturalandırma iddiaları ve ticari defter incelemesine dayalı dava.
Özet: Bu dava, temizlik hizmetleri sözleşmesi kapsamında davacının sunduğu hizmetlere ilişkin ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davacı alacaklarının tahsilini isterken, davalı ise fazla faturalandırma ve kusurlu hizmet sunduğu gerekçesiyle takibe itiraz etmiştir. Mahkeme, tarafların usulüne uygun tutulan ticari defterleri ile e-posta onayları sonrası düzenlenen bordrolara dair mali müşavir bilirkişi raporunu esas alarak alacak iddiasını değerlendirmiştir.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında █████/2023 tarihinde "Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği kendi personelini davalı şirkette istihdam ettiğini ve temizlik hizmeti sunduğunu, müvekkili şirketin sözleşme gereği davalı şirkete kesintisiz hizmet verdiğini, davalı şirketin üzerine düşen yükümlüğü yerine getirmediğini, hizmet gereği düzenlenen faturaların ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamı ve alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça akdedilen sözleşme kapsamı dışında fazla mesai ücretlerinin taraflarına "fazladan" fatura edildiğini, bu durum tespit edilip davacıya bildirildiğini, onlar tarafından da kabul edilerek iade edildiğini, fatura uygulamalarına duyulan güveni ciddi anlamda sarstığını, taraflar arasındaki ticari ilişki sonlandığını, halihazırda devam eden bir iş ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasındaki ödemeler fatura bazlı olarak değil, cari hesap sistemi üzerinden yürütüldüğünü, davacı tarafın sunduğu fatura, cari hesap bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gereken bir kalem olduğunu ve kesin, net bir alacak ifade etmediğini, davacı şirketin kusurlu hizmet sunumu nedeniyle müvekkilinin ciddi zararlara uğradığını, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan hizmet sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin tahsili istemiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeden kaynaklı cari hesap alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine 140.553,33 TL asıl alacak istemiyle başlatılmış olan ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında celp edilmiş olan BA- BS formları, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 1 mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda özetle;
Davacı şirketin 2024 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, 2024 Yılı envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle; davacı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirketin 2024 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, 2024 Yılı envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle; davalı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı tarafından, davalı şirkette çalışan işçiler ile ilgili oluşturulan bordro icmalleri davacı şirketin finans@dil-ka.com.tr uzantılı mail adresinden, davalı şirketin ...@... uzantılı e-mail adresine gönderildiği, maille onay verildikten sonra bordro icmallerine ilişkin faturaların düzenlendiği belirlenen vakıada;
Davacı şirket tarafından davalı şirkette günlük yevmiye ile çalıştırılan ve 2024/Ekim icmalinde isimleri yazılı 4 kişinin 4 günlük yevmiye bedeli olan 6.968,00.-TL tutar için; davacı şirket tarafından 02.11.2024 tarih, ... numaralı, Yardımcı Üretim İşçiliği hizmet bedeli içerikli KDV dahil 7.107,36.-TL fatura düzenlendiği ve yine 2024/Ekim icmalinde isimleri yazılı 12 kişinin çalıştığı günler ayrıntılı olarak belirtilerek bu çalışanlara ait bordro icmal tutarının 130.829,38.-TL olduğu ve bu tutar için davacı şirket tarafından 22.11.2024tarih, ... numaralı, Yardımcı Üretim İşçiliği hizmet bedeli içerikli KDV dahil 133.445,97.-TL fatura düzenlendiği, bu faturaların e-ticari fatura olduğu Gelir idaresi başkanlığı elektronik sistem üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği,
Davacı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin ödeme emri tarihinde davalı şirketten 629.297,68,.-TL cari hesap alacağının olduğu, ancak takibin davacı şirketin davalı şirkete 2024/Kasım ayında düzenlediği 140.553,33.-TL tutarlı 2 adet fatura üzerinden başlatıldığı,
Davalı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takip konusu iki faturanın da davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı, davalı şirketin ödeme emri tarihinde davacı şirkete 377.894,20.-TL cari hesap borcunun olduğu,
Taraf ticari defterlerindeki farkın 629.297,68-377.894,20— 251.403,48.-TL olduğu, bu farkın ise davalı tarafından davacı adına 05.12.2024 tarihinde düzenlenen ... numaralı “Zayi mal bedeli içerikli” 104.357,55.-TL ve yine 05.12.2024 tarihinde düzenlenen ... numaralı “gecikme faizi içerikli” 147.045,96.-TL bedelli toplam 251.403,51.-TL (0,3 kuruş irdelenmemiştir.) temel faturadan kaynaklandığı,
Bilindiği üzere; e- temel faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturanın TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi gerektiği, davacı şirketin bu faturalara Gelir idaresi Başkanlığı e-fatura iptal/itiraz portalı üzerinden 1 gün içerisinde 06.12.2024 tarihinde iptal talebi oluşturulduğu ve yine davacı vekili aracılığı ile ... 53. Noterliği 09.12.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi eşliğinde davalı şirkete geri gönderildiği ve davacı ticari defterlerine kaydedilmediği,
Mali yönden yapılan inceleme neticesinde, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacı tarafından takibe konu edilen faturaların herhangi bir itiraza yer verilmeden davalı ticari defterlerinde yer alması ve ödeme emri tarihinde davalı ticari defterlerindeki davacı alacağının 377.894,20.-TL olması ve yine davacının takip talebinin 140.553,33.-TL ile sınırlı olması bir araya geldiğinde;
Davalı şirket tarafından, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın; 23.01.2025 takip tarihinden itibaren, 140.553,33.-TL fatura alacağı üzerinden iptali, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil talebi ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı, █████/2020 Tarihli İlamı).
Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde taraflar arasında cari hesaba dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, davaya ve icra takibine dayalı olarak inceleme yapıldığından davacı tarafından düzenlenmiş olan 02.11.2024 tarih, ... numaralı, Yardımcı Üretim İşçiliği hizmet bedeli içerikli KDV dahil 7.107,36-TL bedelli fatura ile 22.11.2024 tarih, ... numaralı, Yardımcı Üretim İşçiliği hizmet bedeli içerikli KDV dahil 133.445,97-TL bedelli faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından itiraz edilmediği gibi iade de edilmediği, tarafların cari hesapları arasındaki farklılığın davalı tarafından davacı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan zayi mallara ve gecikme faizine ilişkin düzenlenen 2 fatura bedelinden kaynaklandığı, işbu faturaların ise davamızın konusu olmadığı, zira davaya konu edilen 2 faturanın davalı tarafın vermiş olduğu muvafakat doğrultusunda davacı tarafından düzenlendiği, alacağın konusunun toplam cari hesaba ilişkin olmaması sebebiyle davalı tarafın davacı aleyhine düzenlediği faturaların mahkememizce hesaplamada dikkate alınmamış olup davaya konu edilen fatura bedelleri bakımından tarafların defterleri kapsamında davalının davacıya borçlu olduğu kanaatine varılmakla davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 140.553,33 TL 'nin %20'si oranında olan 28.110,67 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 140.553,33 TL 'nin %20'si oranında olan 28.110,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 9.601,20-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.697,53-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.903,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 2.400,43-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 135,00-TL, bilirkişi ücreti: 7.000,00-TL olmak üzere toplam: 9.535,43-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!